|
yaramazadam
|
 |
« : Haziran 23, 2009, 01:52:28 ÖÖ » |
|
Lale Manço 'Mançoloji'nin Kraliçesi' Bugün, 20 Eylül 2007
Ülkemizin bağrına bastığı ve hala yaşattığı sanatçı Barış Manço’yu, Hülya Okur HaberX okurları için Lale Manço ile yad etti. İşte o söyleşiden satır araları: "Babam, bir kızın babasına hayranlığının ötesinde kişilik olarak çok hayran olduğum bir insandı.", "Türkiye’deki ilk birine konan isimlerdir; Barış, Doğukan ve Batıkan.", "O zamanlar biraz çipi görünüşlüydüm. Barış’ında pek bayıldığı bir tip değildi o!" ,"Barış Manço bir müesseseydi.", "Barış Manço'nun eşi olmanın çok büyük bir ağırlığı var." "Onunla yaşadığım hayat, birkaç kişinin hayatına bedeldir.", "Bir kere benim çocuklarımın babası var, baba değil.", "Maddi dünyayı terk ettim" , "Ben bir tek bu evin peşinde oldum, orayı da müze haline getirebilmek için.", "Bir radyo kurup, her gün Barış’ın parçalarını çalamam", "İnsanın kanını donduracak kadar kıskanç olmayan bir kadınım"
BARIŞ MANÇO’NUN PARMAĞINDAKİ YÜZÜKLERE TAKILIRDI GÖZÜM KÜÇÜKKEN, NEDEN BU KADAR İRİ VE FAZLA DİYE, SAÇLARINA BAKARDIM, NEDEN BU KADAR UZUN VE BAKIMLI DİYE, ÇİZMELERİ AYAKLARINI NEDEN BU KADAR DERİNE GÖMÜYOR DERDİM, ŞARKILARINDAKİ SESİNİN TELLERİNDEN, DAVULUN PERDESİNE İNENE KADAR BIYIKLARINA TUTUNUP KALAN SÖZLERİN ASIL MUHATTAPI KİM DERDİM…. VE; KİM ONUN ALDIĞI NEFESİ BİZDEN İYİ TANIYOR, KOKUSUNU BİLİYORDU? KİM ONU AĞLARKEN GÖRMÜŞ DEĞİL, BİZZAT EVLATLARINI ELİNE VERDİĞİNDE GURURDAN AĞLATMIŞTI, KİM ONUN YÜZÜNE KAPANAN TOPRAĞININ GÜLÜ; LÂLE Sİ OLMUŞTU? KİM? KİM? KİM? İŞTE O!
HÜLYA OKUR- 28 kasım 1954 doğumlusunuz. 29 temmuz 1984 tarihinde tutukluluk geçiren emekli kurmay albay Turan Çağlar’ın kızısınız. Hayatınızı size sunan insanların, kendi hayatları için yapabileceği bir şey olmaması nasıl bir duygu? Çocukluğunuzu, gülerken dolan gözlerinizle nasıl anlatırsınız?
LALE MANÇO- 54 yaşındayım. Benim genç kızlığım 35 yıl öncesine rastlıyor. 35 yıl öncesindeki Türk aile geleneğine bakacak olursak, ben inanılmaz güzel bir ailede büyüdüm. Muhteşem bir babam vardı. Anlayış bakımından. Biz kızın babasına hayranlığının ötesinde kişilik olarak çok hayran olduğum bir insandı. Bu sadece benimle de sınırlı değildi. Bütün arkadaşlarım, babamın arkadaşlarının kızlarının çocukları babama ayrandı. Çünkü inanılmaz güzel ilişki kuran, onları anlayan, onlarla çok iyi dialogta olan bir insandı. Keşke o jenerasyon devam edebilseydi. Gittikçe değişen bazı şeyler var. Bu anlayışlar zaman içinde; korumacılığa, taassuba ve büyük şehirlerin getirmiş olduğu korkuların engellemesine rastlayan başka bir şeye dönüştü. Halbuki ben 18 yaşındayken arkadaşlarım benim evime çok rahat girip çıkarlardı. Erkek arkadaşlarımda dahil buna. Eğer bir yere gideceksek, evden alırlardı, babamla tanışırlardı, müsaade isterlerdi. Böyle bir anlayıştan geldim. O zaman için bir subayın bu anlayışta, bu hoşgörüde olması çok nadir rastlanabilecek bir özellikti. Dediğim gibi etrafında çok hayranlık uyandıran bir insandı. Bu bize düşkünlüğünden ve anlayışından kaynaklıydı ve bu hep de sürdü. Annem içinde öyleydi. Gelmiş geçmiş en mükemmel beyefendiydi babam.
HÜLYA OKUR- O mükkemmelliyetten güzel bir kızı bize bağışlamış….2. Dünya savaşının sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış " ismini seçtiklerini söylemektedir" Oğullarınıza da Doğukan(81) ve Batıkan(84) isimlerini koyması doğu ve batının barış içinde olması dileğinden kaynaklanmaktadır. Peki Lale, 16 c altında yaşayamayan nazlı bir ortam bitkisi olarak sizi nasıl ifade eder?
LALE MANÇO- Valla bence güzel ifade ediyor. Esasında lale o kadar hassas mı, zannetmiyorum. Çünkü lale bir kış çiçeği ve Martta çıkıyor ve ciddi dayanıklı. Barış, Türkiye’deki ilk Barış. Barış ismi konan en yaşlı erkek. O da iddia ederdi ve bu iddiayı çürütecek hiç kimse çıkmadı. Daha sonradan çok Barışlar oldu. Bu arada Doğukan ve Batıkan isimleri de ilk isimler. Ondan başka başlangıç yok.
HÜLYA OKUR- Barış Manço ile bozuk bir telefon sayesinde tanışmıştınız. Ablanızda misafirlikte iken, telefon bozulunca eniştenizin arkadaşı olan üst kat komşusuna telefon etmeye çıkıyorsunuz Kapıyı açan Barış Manço'ya "Telefon edebilir miyim?" diye soruyorsunuz ve aldığınız yanıt:"Benimle evlenirsen edebilirsin"... "Neden olmasın?" diyorsunuz. İçeriye girerek telefonunu edip, parasını ödemeye kalkınca; "Nasıl olsa evleneceğiz ne parası”oluyor. Bu âşıkane sohbete karşılık vermenizin nedeni ne idi?
LALE MANÇO- Esasında buna ben bir karşılık vermedim. Çünkü o zaman 21 yaşındaydım. Barış 32 yaşındaydı. Aramızda 11 yaş fark vardı. Aklımın ucundan da geçirmedim bunun bir aşıkâne sohbet olacağını. Bana komşunun genç kızına iltifat etmek için söylenen bir şey gibi geldi. Ablamın eşiyle, Barış sınıf arkadaşı Galatasaray’dan. Bunlar hep bence kaderin adımları. Adım adım bir yere geliyor ve sizi hayatınızın olması gerektiği yöne doğru itiyor. Bu zaman içerisinde gelişen bir ilişki oldu. O öyle bir espriydi. Barış o akşam;”Ben bilirim”in kayıtlarını yapıyordu. Evden çıkarken de öyle bir anda karşılaştım zaten. Plak kaydına gitmek üzereydi ve akşam ablamlara geldi. O zaman da çok üzerime alınmadım açıkcası. Benim için büyük bir adamdı o zaman. Fakat zaman içerisinde onun ilgisi beni etkiledi. 21 Yaş geriye ve kendi çocuklarıma baktığım zaman çocuk bir yaş. Etkilenmemek mümkün değildi böyle bir tarzdan, tavırdan. Benim şaşırdığım şey, Barış’ın benden etkilenmesi oldu. Ben o zamanlar biraz çipi görünüşlüydüm. Barış’ında pek bayıldığı bir tip değildi o.
|