Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İlk Gece ( zifaf gerdek gecesi )  (Okunma Sayısı 2166 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Ağustos 21, 2007, 10:40:24 ÖS »

İlk Gece ( zifaf gerdek gecesi ) ( cinsel ilişki) "Aman aceleye getirme!" uyarısı, yüzde doksan dokuz kulak ardıedilecektir. Nice zamandır hayalini kurup dört gözle beklediğiniz buişi gerçekleştirmek için acele etmenizden doğal bir şey olamaz. Sizikaygılandıran noktaları bir an önce çözümleyip geride bırakmayı istemekde doğaldır. Kaç zamandır kafanızı kurcalayan "acaba"lara bir an önceçözüm bulmak için sabırsızlanmaktan daha doğal bir şey de olamaz.Kısacası, ağırdan almak konusundaki tüm uyarı ve kararlara karşınduyduğunuz kaygı, merak ve heyecan büyük bir olasılıkla sizi evliliğinilk cinsel birleşmesinde aceleci olmaya itecektir.
Sonucun nasılçıkacağı önceden kestirilemez. Belki hiç pürüz çıkmadan doyumaulaşacaksınız, belki de çeşitli pürüzlerle karşılaşacaksınız.

Kadınınilk cinsel ilişki`ye (koitus) karşı duyduğu tipik, yaygın tepki bir düşkırıklığıdır: "Bunca lafını duyduğum şeyin olup olacağı bu muymuş?" Bukadın ilk cinsel ilişki`sindebüyük bir olasılıkla orgazm olmayacaktır.Erkeğin tipik tepkisi,çok çabuk orgazm olarak erken boşalmaktır(zamansız eja-külasyon). Gene tipik olarak, hem kadın hem de erkekbüyük bir ihtimalle, kendilerinde bir eksiklik olduğuna inanaraksuçluluk duygusuna kapılacaklardır ki bu tamamen yersizdir.

Nevar ki burada bir ayrıma parmak basmak gerek: aynı sorunlar evlilikilerlediği halde düzelmiyor, sürüp gidiyorsa o zaman eşlerin cinselyaşantısında gerçek bir aksaklık var demektir. Yürümeye yeni başlamışbir çocuğu ele alalım. Adımları sarsaktır, sendeler, düşer, kalkar genesendeler, üzülür, gene dener. Ve sonunda yürümeyi başarır. Gelgelelimaynı çocuk üç, dört yaşında hâlâ bir yaşındaki gibi "sendeliyorsa",durum değişir.


Yeni evlenen çiftlerin çoğunluğubirbirlerine alışmamışlardır, alışmaları gerekir. Birbirlerinin neyisevip sevmediklerini, vücutlarının ritmini öğrenmeleri gerekir. Dansetmeye de benzer iki vücudun birbirine uymayı öğrenmesi, ilk birleşmedeeşlerin ikisinin de güvensiz olması doğaldır. Bu güvensizliğin doğalolduğunu bilirseniz gerginliğiniz, korkularınız azalabilir ki bu da çokönemlidir. Çünkü bir kez, "Eyvah, bir bozukluk var," diye korkuyakapıldınız mı gerçek bozuklukların baş göstereceğinden eminolabilirsiniz.

Kadın bundan önce hiç cinsel ilişki`debulunmamışsa, onun bakireliğinin sona erecek olması nedeniyle hemkendinin hem de eşinin kaygı duymaları ve gerilim içinde olmaları daolağandır. Kadının gerginliği çoğunlukla vajina girişindeki kaslarıbüsbütün sıkıp büzer. Sinirlerimiz gerilince boyun, boğaz, omuzkaslarımız sıkışmaz mı? Bu da böyle bir sıkışmadır işte. Kimi zamangerginliğimizi fark edebilirsek kaslarımızı kendi kendimize, bilinçliolarak gevşetebiliriz. Kimi zaman da kaslarımıza söz geçiremeyiz.

"İlkgece"de cinsel ilişki sırasında gelinin geleneksel olarak çektiği canacısının başlıca nedeni vajina girişindeki kasların aşırı sıkışıpgerilmesidir. Vajinaya giriş (penetrasyon) yapmaya çalışan erkek cinselorganı penis bu işi gerçekleştirebilmek için vajina girişini zorladıkçakadın can acısı duyacaktır, işte bu kasları kadın bilinçli olarak, birdereceye kadar gevşetip gevşek tutabilir. Başarılı bir ilk gece yaşamakisteyen kadınlar, evlenmeden önce bu kasları büzüp gevşeterek alıştırmayapmalıdırlar, ilk cinsel ilişki`nin heyecanı sırasında bualıştırmaları hatırlayıp uygulayabilirlerse ilk penetrasyon sırasındadaha az can acısı duyacaklardır.
Kadının aşırı gerginliğini önlemekiçin yapılabilecek olan başka bir şey de kızlık zarı (himen)konusundaki masalları açıklığa kavuşturmaktır.


Gerçektekızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça ince birzardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradanakacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispetengeniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne varki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kasgevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık,penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya ve geçici birağrıya neden olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez.

Âdet sırasında tampon kullanan genç kızlarda zar gevşemeye alışmıştır.

Bunarağmen genç kız, ilk cinsel ilişki çocukluktan kalan "iyi bir kız" olmaisteği nedeniyle kendini bilinçsiz olarak gerebilir. Biz dönelim ilkgece`ye. Kaslarını kendi kontrol etmeyen kadının ilk cinsel ilişkisırasındaki heyecan arasında iyice gerginleşmesi doğaldır. Üsteliknormal olarak cinsel heyecanlanma sırasında vajinanın iç duvarlarınınsızdırdığı kayganlaştırıcı, nemlendirici salgılar da bu gerginlikyüzünden iyice kıtlaşacaktır. Bu yüzden kızlık zarı, normaldeolduğundan çok daha kalın ve gergin duracaktır.

Bu da erkeğinpenetrasyonu gerçekleştirebilmek için aşırı güç ve baskı kullanmasınıgerektirecektir. Böyle bir durum eşlerin ikisi için de ürkütücü birdurumdur! Kadın saldırıya uğramış gibi olurken erkek üstüne düşenibaşarabilmek uğruna sevdiği kadına ıstırap vermek zorunda kalarakdehşete kapılabilir.

Birleşmeye biraz ara vermek, konuşmak,dinlenmek, birbirinizi yüreklendirmek kimi durumlarda başarıyıkolaylaştırabilir. Biraz krem kullanmak da yarar sağlayabilir. Bu aradaerkeğin kaygı ve sinir gerinliği yüzünden tam erekslyon (penisindikleşip sertleşmesi) olmaması ilk gecelerde sık sık rastlanan birdurumdur. Bu erkeği müthiş sıkar ve üzer, çünkü bu konu güven vegururunun kökeni olan erkekliğiyle ilgilidir. Erkekliğinin sıfıraindiğini hisseder. Ama paniğe ve iktidarsızlık duygusuna kapılmamakiçin bilinçli çaba harcaması şarttır. Yoksa duygusal ve cinsel yöndensoğuklaşıp uzaklaşabilir.

Eşlerin ilk birleşmeler sırasındadüşebilecekleri en ciddi yanılgı herhangi bir nedenle soğukluğa kapılıpduygusal yönden birbirlerinden uzaklaşmaktır. Böyle bir tutum, kişininkendi kendini ve karşısındakini suçlamasına yol açar. Gerginliği artınrve yeni başarısızlıklara yol hazırlar. Böyle bir durumda kişinin kendikabuğuna çekilmesi de yanlıştır. Sevgi, anlayış ve hoşgörüye herzamandan çok ihtiyaç vardır.

Sımsıkı sarılışmak. Öpüşmek.Okşamak. Sevmek. Tatlı, yüreklendirici, umutlandırıcı sözlerfısıldamak, yapılması gerekenler bunlardır. Sizin kişisel olarakyapmanız gereken ilk ve başlıca şey de şunu hatırlamaktır: Bu ilksevişme yalnızca bir başlangıçtır ve önsözdür, asıl öykü daha sonragelecektir
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas