|
boxcigar
|
 |
« : Temmuz 25, 2007, 04:22:22 ÖS » |
|
SÜREÇ NEDİR?
1. Girdileri olan, bunlara müşterileri için değer ekleyen ve çıktı üreten bir faaliyetler dizinidir. 2. Belirli bir çıktı (ürün ya da hizmet) elde etmek için,birbirleriyle etkileşim içerisinde bulunan insanlar, ekipman,malzemeler, yöntemler ve çevresel unsurların bir toplamıdır. 3. İşletme girdilerini, işletme çıktılarına dönüştüren etkinliklerin birleşimidir. 4. Süreçler, üç temel faaliyetler çeşidinin bir kompozisyonudur: Değeryaratan yani müşteriler için önem taşıyan faaliyetler; temel olarakfonksiyonel, bölümsel veya örgütsel sınırlar arasında iş akışınısağlayan faaliyetler; kontrol faaliyetleri. 5. Bir organizasyonelsüreç, başı ve sonu belli olan iş demektir. Yani, bu işi yapmak içingerekli alt işlerin ve detay işlerin oluşturduğu kümedir. 6. Süreçler, en yalın açıklamayla, bir işletmenin müşterileri için “ne yaptığı”dır. 7. Süreçler, işletmenin ürün/hizmetini yaratan mantıksal iş toplamıdırlar. 8. Bir iş süreci, bir veya birkaç çeşit girdinin alınıp bunlardanmüşteri için değer oluşturacak bir çıktının yaratıldığı faaliyetlertoplamıdır. Bu tanıma göre, örneğin “siparişin yerine getirilmesi” birsüreçtir; bu süreçte sipariş girdi olarak alınır ve sonunda siparişedilen malların müşterilere teslimi ile süreç tamamlanır. Teslim,sürecin yarattığı değerdir. 9. Süreçler, birbirlerini izleyendurum değişikliklerinin analizinden doğarlar, yani bir süreç, ilgilibir veya daha fazla varlığın durumunu değiştirme yoluyla, girdilerinçıktılara dönüştüğü faaliyetler dizisidir.
SÜREÇ YÖNETİMİ
Süreçlerinsürekli ve düzenli olarak izlenmesi ve geliştirilmesini garanti altınaalmak için yapılan bir dizi faaliyetlerdir. Süreç Yönetimi; süreçlerintasarımı, sürdürülmesi, müşteri ihtiyaçlarının daha iyi karşılanmasıiçin sürekli değerlendirme, analiz ve geliştirmeleri kapsayan birçevrimdir. TARİHSEL GELİŞİM
Yönetim olgusunun incelenmesi veörgütsel sorunların çözümlenmesinde, “BİLİMSEL METOD”un uygulamayabaşladığı, 19. Yüzyıl sonlarından günümüze - Süreç Yönetiminin içindebulunduğu çağdaş yaklaşım ve tekniklere - yönetim düşüncesiningeçirdiği evrim şu şekilde özetlenebilir.
1. KLASİK YÖNETİM DÜŞÜNCESİ (1880-1940)
KlasikTeori, iki ana fikir etrafında toplanmıştır: İlki, rutin işleringörülmesinde insan unsurunun makinelere ek olarak nasıl etkin birşekilde kullanılabileceği; ikincisi ise formal (biçimsel) organizasyonyapısının oluşturulmasıdır.
Klasik Teori’yi oluşturan en önemli ilkeler ise şöyle sıralanabilir:
* İşlerin en küçük parçalarına bölünmesi ve uzmanlaşma; * Tüm işlerin ve iş yapma usullerinin organizasyon yapısının, işletmepolitikalarının ve performans ölçütlerinin standartlaştırılması; * Örgütsel verimliliğin, üretim sürecinin rasyonellik derecesi ile ölçüldüğü mekanik bir süreç olarak ele alınması; * İşletmenin ana fonksiyonel sahalarının tespiti ve her bir sahadakiişlerin gruplandırılması yoluyla departmanlar oluşturulması; *Dikey yönü hiyerarşik yapıyı - yetki farklılaştırmasını, yatay yönü isedepartmanlaştırmayı - fonksiyonların farklılaştırmasını gösteren“BİÇİMSEL VE MEKANİK” örgüt yapılarının kurulması.
2. NEO-KLASİK YÖNETİM DÜŞÜNCESİ (1940-1960)
1930’luyıllarda “Yönetimde Beşeri İlişkiler” adı altında oluşmaya başlayan buyeni bir yaklaşım, II. Dünya Savaşı sonrasında yönetim düşüncesinde bir“okul”, yönetim uygulamalarında da bir “akım” halini almıştır.
Neo-klasikTeori’nin en önemli özelliği, Klasik Teori’nin eksik bıraktığı “insan”unsurunu, inceleme konusu yapmasıdır. Bu Teori’de, organizasyon yapısıiçinde çalışan “insan” unsurunu anlamak, onun yeteneklerinden azamiölçüde yararlanmak, örgüt yapısı ile insan davranışları arasındakiilişkileri incelemek ve organizasyon içinde ortaya çıkan sosyalgrupları tanımak konularında yoğunlaşılır.
Neo-klasik Teori’nin, Yönetim Düşüncesi’ne getirdiği yenilikler, ilkeler bazında şöyle özetlenebilir.
1. İŞ BÖLÜMÜ VE UZMANLAŞMA’ nın verimlilik artışındaki rolü kabuledilmekle birlikte; aynı olmasına yönelik olarak işlerinzenginleştirilmesi (JOB ENLARGEMENT) ve iş değiştirme (ROTASYON)kavramları ilk kez ortaya atılmıştır. 2. İşin salt içeriği değil,işi etkileyen çevresel faktörlerin de dikkate alınması; işi planlayanyöneticinin bu planlama sırasında çalışanların ihtiyaçlarını da gözönüne alması gerektiği öne sürülmüştür. 3. Organizasyonudepartmanlara ayırmada da beşeri hususlara ağırlık verilerek,fonksiyonel bölümlendirme yerine, “ürün” ya da “bölge” ölçütüne dayalıbir bölümlendirme tercih edilmiştir. Bunda temel neden, merkezkaçyönetime ve basık örgüt yapısına daha yatkın olmasıdır. 4. KlasikTeori’nin tek yönlü etkinlik ve verimlilik amacına, Neo-klasik Teori,çalışanların tatmini ve gelişmelerinin sağlanması gibi beşeri amaçlareklemiştir. 5. Daha etkin haberleşme ve yüksek moral açısındandaha uygun görülen az kademeli (basık) organizasyon şeklinin bir gereğiolarak, yönetim alanının geniş tutulması öne sürülmüştür.
3. MODERN YÖNETİM DÜŞÜNCESİ (1960-1980)
Neo-klasikTeori’den Modern Teori’ye geçiş dönemini oluşturan 1950-60 yıllarıarasında, Beşeri İlişkiler Yaklaşımı’na paralel olarak, istatistik vemühendislik disiplinlerinin katkılarıyla yönetimde “Sayısal Yaklaşım”ortaya çıkmıştır. 1960-70 Dönemi’nde ise, araştırmacıların katkılarıyla“Modern Yönetim Teorisi” olgunlaşmıştır.
Modern Teori’yi oluşturan iki önemli yaklaşım söz konusudur: SİSTEM YAKLAŞIMI VE DURUMSALLIK YAKLAŞIMI. a) SİSTEM YAKLAŞIMI
Buyaklaşım, organizasyonu, çeşitli parçalar, süreçler ve amaçlardanoluşan ve tüm bu parçaların, organizasyonunu amacını gerçekleştirmeküzere karar verme ve haberleşme süreçleriyle birbirlerine bağlandığıbir “ana sistem” olarak ele alır. Bu sistem, birbirleri ile ilişkili vekarşılıklı bağımlı alt sistemleri içine alır.
Sistem Yaklaşımı’nın Yönetim Düşüncesi’ne getirdiği en önemli yenilikler ve katkılar şöyle özetlenebilir.
* Bu yaklaşım, organizasyonları, çevreleri ile ilişkili “açık birsistem” olarak ele aldığından; çevresel faktörlerdeki değişmelereuyabilmek için bünyelerinde değişiklikler yapabilmelerine olanaktanımıştır. * Sistemin parçaları olan alt sistemler arasındaki“karşılıklı ilişki ve bağlılığın” vurgulanması yoluyla, organizasyondaneler olduğuna ek olarak, bunların nasıl ve niçin olduklarınındaaçıklanmasını sağlamıştır. * Organizasyonu etkileyen bütündeğişkenleri ve parametreleri birarada görmeyi sağlayarak, dahasağlıklı bir genelleştirmeyi olanaklı kılmıştır. *Yöneticilerin, tüm organizasyon sisteminin amaçlarını, bir bütün olarakve açık anlaşılabilir biçimde tanımlayarak ele almalarını gerektirir.
Kalite Yönetim Sistemleri / arif özkaya • 15/11/2006 - Süreç Yönetimi 1
|