Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Sodyum Karbonat  (Okunma Sayısı 549 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Kasım 09, 2007, 07:32:47 ÖS »

XVIII. Yüzyılda en verimli iki sanayinin madencilik ve dokuma olduğunuhatırlatalım. Kimya, dokuma alanında, lavoisier'den önceki yıllarda dabüyük rol oynamıştı. O kadar ki, bu yüzyılın sonlarına kadar kimya herşeyden önce kumaş boyama sanatıydı diyebiliriz. O dönemde şu boyayıcımaddeler kullanılmaktaydı:

Meksika'dan, Kanarya Adalarından ve Hindistan'dan ithal edilen kırmızböceği; Meksika ve Antiller'den bakam ağacı; Hindistan ve Uzak Doğu'dançivit, Brezilya'dan brezil. Orta Doğu'dan mazı, vb. Bazen kumaş, boyayıkendiliğinden emerdi, bazen de boyadan önce kumaşı yağlardan arıtmakgerekiyordu. Kısacası, dokuma eskiden beri bilime dayanan bir teknikolmuştu.

Kumaşları yağlarından arıtmakta şapın ne gibi yararları olabileceğiniilk sezen, İngiliz Wtlliam Petty (1623-1687) olmuş ve: "Şap, kumaşlaboya arasında bir bağdır," demişti. Ama boyamada en yararlı çalışmalarıyapanlar Fransızlar oldular. Fizikçi Cisternay Du Fay (1698-1739) boyave şap oranını tam olarak tespit etti. Kimyagerler "Jean Hellot(1685-1766), Pierre-Joseph Macquer (1718-1784) ve İngiliz meslektaşlarıBancroft (1744-1818)" yüzlerce yıllık tekrarların dışında bir teknikbulmaya çalıştılar. "Boya Sanatının öğeleri" adlı eserin yazarı olanbüyük kimyacı Claude Berthollet (1748-1822), Lavoisier'nin görüşlerinedayanarak kimyaya, bilime dayanan bir yöntem kazandırmaya çalıştı.

İki başka teknik daha boyaya sıkıca bağlıydı: Birincisi, derisanayisinde de kullanılan şap üretimi. Şapın 1461'de Kilisetopraklarında keşfedilmiş olması nedeniyle, üretimi XV. yüzyılın sonunakadar Papalığın tekelinde kalmış, üç yüz yıl içinde de bütün Avrupa'yayayılmıştı. İskoçyalı Kimyacı Peter Spence 1845'te modern yöntemikeşfedinceye kadar şap üretiminde bir değişiklik görülmedi. İkincitekniğe gelince; bu, kumaşların beyazlaştırılmasıydı. Soldurma işlemi,kumaşları uzun zaman güneşe sermek yoluyla sağlanıyordu. Berthollet,Gobelins'deyken bunu klorun etkisinde bırakmakla elde etti. Sonra daklorlu tuz bileşimi icat ederek bunu, Paris yakınındaki Javel köyündesanayi çapında üretmeye başladı. Ev kadınlarının o gün bugündürkullandıkları Javel çamaşır suyu böylece bulunmuş oldu.

Kumaşları dokumak ve boyamakla iş bitmiyordu, bunları bir de yıkamakgerekiyordu. XVIII. yüzyılın sonuna kadar, yıkama bir sorun olmamıştı.Venezüela ve Mısır'dan gelmekte olan sodyum karbonattan ya da İspanyakıyılarında çıkarılan bir deniz bitkisini yakarak sabun imalediyorlardı. Bundan başka potasyum ve sodyum külleri de cam ve kâğıtüretiminde, yünlerin yağlardan arıtılmasında kullanılmaktaydı.

Ne var ki. Devrim öncesinden başlayarak İspanya ile ticaret yavaşlamışve birkaç yıl sonra da büsbütün durmuştu. O kadar ki, sodyum karbonatınyerini tutabilecek bir madde bulmak zorunluydu. 1788'de BilimlerAkademisi, bulana prim vaat etti. 1790'da Nicolas Leblanc (1742-1806)adlı bir aday çıktı. Orleans dükünün özel doktoru olan Leblanc, nötrtuzlar hakkında kayda değer araştırmalar yapmıştı. Şimdi de deniztuzunu, yüksek ısıda kömürün ve sülfirik asitin etkisinde tutarak yenibir madde imal etmeyi teklif etmekteydi. Fakat elde edilen maddekaliteli olmakla birlikte çok miktarda, pis kokulu bir kalıntıbırakıyordu ve bundan kurtulmanın nasıl mümkün olabileceğini kimsekestiremiyordu.

Bu, en sonunda pratik bir güçlüktü, ama Bilimler Akademisi bunu bahaneederek bilgine primi vermedi. Leblanc'a güveni sarsılmayan tek kişi,efendisi Orleans düküydü. Hatta Saint-Denis'de bir fabrika kurup bumaddeyi üretebilmesi için kendisine 200.000 frank sermaye verdi. Amaşanssızlık Leblanc'ın yakasını bir türlü bırakmıyordu. Devrim sırasındaOrleans dükü tutuklandı ve giyotinle idam edildi. Bütün mallarına elkonulduğundan, fabrika elden gitti. Böylece mucit günden güneyoksulluğa düştü. Sonunda 1804'te haklarını tanıdılar, ama bu defa dakapitalistler elinden tutmak istemediler. Herkes tarafından terkedilmiş ve umutsuz kalmıştı. Leblanc bu duruma dayanamayıp intiharetti.

Leblanc yönteminin sakıncalarının kolaylıkla giderildiğini ve nicesanayicinin onun sayesinde servet sahibi olduğunu düşünecek olursak, bukarayazı insanı daha çok üzüyor. Mucitin ailesi yoksulluk içindeyaşarken vatandaşlarından Jean Darcet adlı biri. (1777-1886), 'mamulü'verimli olmaktan çıkaran kalıntılarından kurtarmanın yolunu buldu. Osırada işi İrlandalı James Muspratt ele aldı (1793-1886). Sırasıylaeczacı çıraklığı, Wellington ordusunda asker ve İngiliz donanmasındasubay adaylığı yapmış olan bu serüvenci, 1822'de Liverpool'a yerleşmişve Leblanc yöntemiyle sodyum karbonatı imal etmeye karar vermiştiDarcet'nin yöntemini geliştirip buna yenilerini de ekledikten ve birçokmali güçlükler atlattıktan sonra bu maddeyi sanayileştirmeyi başardı.Malını bütün dünyaya kabul ettirmek için uzun yıllar çabaladı ve XIX.yüzyılın ortalarına doğru kesin başarıya ulaştı. 1863'te bütün dünyayayılda 300.000 ton mal satmaktaydı. Sodyum karbonat gelişmiş, büyükkimya sanayii kurulmuştu.

Yine aynı yıl içinde yani 1863'te yarım yüzyıldan beridirlaboratuvarları uğraştıran bir buluş daha sanayiide bomba etkisi yaptı:Yirmi beş yaşında bir Belçikalı kimyager daha kolay ve daha ucuz birüretim yöntemi öneriyordu.

Bu genç mucit Ernest Solvay (1838-1922) idi. 1836'da İskoçya�da, dahasonra Viyana, Leeds ve Paris'te denenip de mali felâketlere yol açanbir yöntemi başarıya ulaştırmıştı. Bu, tuzu amonyak ve karbonik gazlaişlemekten ibaretti. Reaksiyon sodyum bikarbonat vermekte, bundan da,ısıtılarak istenilen karbonat elde edilmekteydi. Hemen şuna işaretetmeliyiz ki, bu yöntemin basitliği bir görünüşten ibaret olup aslındaSolvay'ı uzun zaman uğraştırmıştı. Solvay'ın yönteminin gerçek birihtiyaca karşılık verdiğine de inanmamız gerekir. Çünkü birkaç yıliçinde Belçika, A.B.D. Almanya, Rusya ve daha birçok ülkelerde üst üstefabrikalar kurulmaya başlandı. Böylece Üretim 1875'te 40.000 tona,1895'te 1.000.000 tona yükseldi. 1902'de de dünyada üretilen 1.800 000ton sodyum karbonatın 1.650.000 tonu Solvay yöntemiyle eldeedilmekteydi.

Solvay, zavallı Leblanc'ın tersine şanslı çıkmış, büyük bir servet, ünve sevgi kazanmıştı. Ama bunları iyiye kullanmasını bildiğini de hemeneklemek gerekir. Her şeyden önce, çok zengin bir sanayici olduktansonra bile bilim aşkını kaybetmedi. Aynı zamanda büyük birinsanseverdi. Brüksel ve Paris'te enstitü ve kurumlar kurdu. 1911'de debütün dünya fizikçilerim Belçika'nın başkentinde toplayacak birkongreler sistemi meydana getirdi katkısının özellikle büyük etki vesonuçları olmuştur. Planck, Rutherford, Bohr gibi bilginler buluş veicatlarını burada açıklamışlar ve bu toplantılar Curie, Einstein,Jeans, Langevin, Perrin, Poincare ve daha başka ünlü bilim adamlarınınbir araya gelmelerine fırsat hazırlamıştı.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas