Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Sibel Alas Biyografi  (Okunma Sayısı 345 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 26, 2007, 11:26:06 ÖS »

Sibel Alaş 13 Şubat'ta sabahın ilk saatlerinde Dünya'ya geldi.Günlerden Salı'ydı. Anne babasının ilk çocuğu, aile büyüklerinin ilktorunuydu. Bu yüzdendir ki genel inanışın aksine 13 pek uğurlu sayılırSibel’in sülalesinde. Her yılın 13 Şubat’ında ömürden ömür gidiyorpsikolojisi yerine, dünya Sibel’ siz ne kadar yalnız bir planet olurduneşesiyle kutlanır doğum günü.
Pek acayip bir çocuktu Sibel. Her minik önce anne yada baba derkenonun ilk kelimesi bir bisküvi markasıydı. İkinci kelimesi de birbankanın adı. Dört yaşında Ömer dedesinden okuma yazma öğrendi. Altıyaşında ilkokula başladı. Aynı yıl edebiyata merak sardı. Yedisindebabası ona bir mandolin aldı. Kitaplar ve müzikle olan dostluğu oyıllardan beri hiç bozulmadı.
İlkokul bitti, hayatının tam sekiz yılını geçirdiği ÇavuşoğluKoleji’nde orta öğrenim hayatı başladı. Okulunda İngilizce eğitimveriliyordu bu yüzden İngiliz ve Amerikan edebiyatına merak sarmasıgaripsenecek bir durum değildir. Ortaokulun ilk yılında, babasınınaldığı mandolin büyüdü gitar oldu. Okulun müzik sınıfına geçiş yaptı.Öğretmeni Önder Bali’ yi çok sevdi ondan çok şey öğrendi. Okulorkestrasına girdi. Yarışmalara konserlere katıldı arkadaşlarıyla.Yazdığı şiirleri gitarı eşliğinde okumaya başlayınca şiirlerin şarkıyabenzediğini farketti. İlk şarkı “Ağlama” öyle çıktı işte. Sorsanızhala, müzik, edebiyat, tiyatro ve sinemayla dolu o yılların yaşadığı engüzel yıllar olduğunu söyler.
Sonunda lise de bitti tabi. Mümkün olsa bir kaç sene daha uzatırdılise yıllarını ama sırada üniversite vardı. İstanbul ÜniversitesiAmerikan Edebiyatı bölümüne girdi. Bu arada Amerikan Edebiyatı varmıdır yok mudur tartışmaları gereksizdir. Elbette vardır. Üniversiteyıllarında hayatıyla ilgili her türlü kararı kesin olarak verdiğinidüşünüyordu. Edebiyatçı olacaktı bu bir. Üniversite de kalıp akademikkariyer yapacaktı bu iki. Ve asla evlenmeyecekti bu da üç. Sonuç...Kesin karar diye birşey yoktur.
Üniversite macerası boyunca pek çok edebiyatçı ve müzisyen dostedindi. Bir arkadaşının demesiyle, nasılsa boş vakit te var diyerekvokal yapmaya başladı. Hayatının önemli bir dönüm noktası olan birtanışıklık o zamana denk gelir. Zeki Aköz! Bu bey pek çok şarkıcınınmenajerliğini ve prodüktörlüğünü yapan bir kurttu. Sibel’ i vokalistolarak tanıdı sonra şarkı sözü ve besteler yaptığını farketti. Üstüneüstlük tuttu bir de aşık oldu. Yetmedi Sibel’ i de kendine aşık etti.Yaklaşık bir yıl boyunca Sibel’ i albüm yapmaya ikna etmek içinuğraştı. Bir yılın sonunda Sibel’in direnci kırıldı, nasılsa bağımlıdeğilim istediğim zaman bırakırım düşüncesiyle Sibel ilk albümü “Adam”ı yaptı. Ama bu çok ciddi bir bağımlılıkmış!!! Hem müzikle hem ZekiAköz’ le evlendi. Bir kızları var…Tuğçe, bir de oğulları var… Doğa.
Sibel yaptığı şarkıların insanlar tarafından sevildiğini, ezberlenipsöylendiğini, yaptığı işe değer verildiğini farkedince bu işi aslabırakamayacağını öğrendi. “Adam” dan sonra “Fem” geldi. Ondan sonra“Çocuk”. Bir takım tatsız sebepler bir süre uzaklaştırdı onu gözönünden. Ama müzikten hiç uzaklaşmadı. O yazdı başkaları söyledi ve çokmutlu oldu.
Şimdi yeni şarkılar zamanı. Hepsini kendi yaptı, söyledi. Hayatı birucundan tutmak gerek diye düşününce, üniversitedeki bir duvargazetesinin başlığı geldi gözünün önüne. “Carpe Diem.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas