Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Salih BOZOK YAVERI ATATÜRK'Ü anlatıyor..  (Okunma Sayısı 704 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
no_fear_06
:::...gOrGiAs...:::
Global Moderator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1 574


düŞmAn kElİmEsİnİN AnLmInI DoStLaRıMdAn öGrEnDiM


Üyelik Bilgileri Site
« : Ağustos 07, 2007, 11:42:50 ÖS »

Can Dundar tarafindan derlenerek kaleme alinmis olan " YAVERI ATATÜRK'Ü ANLATIYOR "isimli , kitaptan.....

Ugrunaölecek kadar saygi, sevgi besledigi Atatürk icin kalbine kursunsIkmakta tereddut etmeyen bir subayin anilarini , kitabin 1-10.sayfalari..

~~~~~~~

Atatürk'ün yaveri Salih Bozok , şuursuzca sarayin merdivenlerinden asagiya kostu.
Alt katta bos buldugu bir odaya dalip kapiyi kapatti.
Az sonra iceriden tek el silah sesi duyuldu.
Sesi duyup kosanlar iceride onu kanlar icinde buldular.
Tabancasindan kalbine sıktıgı bir kursunla devrilmisti .

Atatürk'ü ugruna olecek kadar seven bu adam kimdi ?
Ne olmustu ona ?...
Kursunu kalbine sıktı ise o gunu nasil anlatabilmisti ?

Yukaridaki yazida hatali bir sozcuk vardi ;
Bozok merdivenleri "şuursuzca" inmemisti .

SalihBozok'un hayatta kalan tek cocugu 80 yasindaki Muzaffer Bozok, zamanzaman yaslanan gozleri ile o mesum 1938 yilini soyle anlatmisti ;

"Ben oyil 17 yasinda , Galatasaray 10. sinifta talebeydim. Babam iseSavarona'da idi. Bana haber yollamis ,"Bu hafta sonu arabagonderecegim, gelsin onunla konusacaklarim var" diye.
"Eyvah yine top oynadigimi duydu, haslayacak" diye korktum. Kizdiginda cok sert olur,hatta doverdi.

O gun bir makam arabasi kapiya dayandi.
MoskofZiya diye taninan uniformali bir sofor beni evden aldi.Arabada Kel Ali" Ali Cetinkaya" vardi. Elini optum. Birlikte Savarona'ya gectik.

O ters, aksi , vurdu mu cinlatan babam gitmis, yerine musfik, sevecen, cana yakin bir adam gelmisti. Beni karsina oturttu ;

-Bakevladim , dedi.Artik koca adam oldun, seninle acik konusacagim.Hakikatleri bilmelisin ; Atatürk cok hasta , son gunlerini yasiyor.Onuancak bir mucize kurtarir. Sagligi icin hep dua ediyoruz ama sayet onabir sey olursa ben de yasamamaya kararliyim. Benim icin ondan sonrahayat dusunulemez artik...

Bunlari o kadar ciddiyetle soylemisti ki, ben karsisinda aglamaya basladim.

-Aglama ogluk,erkek adam aglamaz, dedi.
Iceride uyuyan Atatürk'ün sesimi duyup rahatsiz olabilecegini soyledi. Beni susturdu.
Konustuklarimizinaramizda kalmasini istedi. Annemler o sira Avrupa'da idi. Onlaratelgraf cekip bir an once trenle donmelerini istemis. Sen kendine cekiduzen ver, annenler gecikirse senin yapacagin seyler var. Aileninerkegi sensin, annen, ablalarin sana emanet. Oku memleketine faydalibir adam ol dedi.
Babam bunlari soylerken hickira hickira agliyordum.
Hic bir sey soylemedim. Beni optu ve ugurladi.

Henuz 17 yasinda iken babasinin olum kararini kendisinden dinleyen bir cocuk ne hisseder ?
Korku ?... Endise ?... Huzun ?...
Belki hepsi birden.

Sonradanbir sabah, bir baska ayrintiyi ogrenmis Muzaffer Bozok...Okula gitmekuzere kapidan cikarken, banyoda tras olan babasi; "gel evladim, opeyimseni" diye yanina cagirmis. Orada vedalasirken babasinini gogsunukapattigini fark etmis...

MegerSalih Bozok, Atatürk'ün ardindan secebilecegi en kolay olum yonteminibelirlemek icin hekimlere danismis. Atatürk'ü tedavi eden doktorlardanbirine ;

-Doktor, insan kalbinin hangi tarafina kursun yerse olur, diye sormus

Doktor ;
-Ac gogsunu gostereyim, demis.

Bozok, doktorun parmagiyla gosterdigi noktayi hemen tendurdiyotla isaretlemis.
-Yanlis yere nisan alip ona kavusamamaktan korkuyordum, demis daha sonra...

10Kasim sabahi muhafiz komutani Ismail Hakki Tekce'nin odasinda yaptigisey "suursuz" bir feveranin yansimasi degil, aylar suren bir hazirliginsonucuymus.

Bozok,odaya girdikten sonra tam isaretledigi noktaya sIkmis kursunu... Lakinvucudu cok yagli oldugu icin kursun kalbi bir, iki milimetrelik birsapmayla siyirmis, cigerini boydan boya delip gecmis, sirtina saplanipkalmis...

Dostlari kanlar icinde hastahaneye kaldirmislar Bozok'u...

Operator (Kara) Kamil beyin vucuttan cikarttigi O kursunu Salih Bozok'un kizi olene dek boynunda kolye olarak tasimis.

10 kasim 1938'i anlatirken ;
"O sabah ben herzamanki gibi mektebe gittim" diyor Muzaffer Bozok :

-saat09.30 da muduriyete cagirdilar." Eve gitmen lazim " dediler. Sokagacikar cikmaz olanlari anladim. Cunkü bayraklar yari yariya inmisti.

EvimizOsmanbey'de idi "nerede babam" diye sordum. "Şişli Sıhhat Yurdunhastahanesinde" dediler. Kosarak gittim. Olup biteni orada ogrendim.Ata'mi kaybetmistim, babami da kaybetmek uzere idim. Babam cani cokkiymetli bir insandi. Boyle bir seyi yapabildigine inanamadim once.Ancak Atatürk sevgisi o kadar buyuktu ki, onsuz bir dunyayi anlamsizbuluyordu"

Salih Bozok, intihar girisiminden sonra 1 yil olu gibi yasadi.
Zatenrahatsiz olan kalbi,bir de siyirip gecen kursunun etkisi ile heptenyorgun dusmustu. O sert, otoriter adam, sakin, suskun bir kisiligeburunmustu. Butun gun odasina kapaniyor, hic bir seyden zevk almiyordu.

Biraz iyilesir gibi olunca , Ismet Pasa kendisini Ankara'ya cagirtti ;

-Sen bana Atatürk'ten yadigarsin. Seni mebus yapmak istiyorum, dedi...

Ve Bozok ömrünün son 1.5 senesini Ankara'da Bilecik milletvekili olarak yasadi...
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas