Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Sağlık  (Okunma Sayısı 3861 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Ağustos 09, 2007, 01:32:54 ÖÖ »

Dahiliye (İç Hastalıkları) > Ağrı, Akdeniz Anemisi, Alerji, Anemi, Baş Dönmesi, Şeker, Diabet, Gastrit, Guatr, Hemofili, Hepatit, İshal, Kabızlık, Kalınbağırsak, Kanser, Karaciğer Kanseri, Kist, Lösemi, Şişmanlık, Obezite, Romatizma, Sindirim Sistemi, Terleme, Ülser
Kadın Hastalıkları (Jinekoloji) > Kadın,Aybaşı, Adet, Rahim kanseri, Bel soğukluğu, Meme kanseri, Menapoz,Frengi, Düşük, Anne Sütü, Doğum, Gebelik, Hamilelik, Kürtaj
Çocuk Hastalıkları > Çocuk,Akdeniz Anemisi - Talasemi, Alerji, Apandisit, Astım, Ateş, Boğmaca,Bronşit, Çocuk felci, Egzama, Ergenlik, Havale (Nöbet), İdrar kaçırma,Kabakulak, Kızamık, Lösemi, Nezle, Öksürük, Zatürre, Pnömoni
Kulak Burun Boğaz (KBB) > Anjin, Bademcik iltihabı, Boğaz ağrısı, Burun, Farenjit, Gırtlak, Horlama, Kulak iltihabı, Saman nezlesi, Sinüzit, Tükürük Bezi, Uçuk, Vertigo, Baş dönmesi

Kalp Damar > Kalp,Damar, Aort, Damar sertliği, Hipertansiyon, Yüksek tansiyon,Hipotansiyon, Düşük tansiyon, Kalp krizi, Kalp yetmezliği, Taşikardi,Çarpıntı
Enfeksiyon Hastalıkları > Enfeksiyon, Bağışıklık, İmmünite, Dizanteri, Çiçek hastalığı, Kuşpalazı, Difteri, Grip, Sarılık, İshal, Kabakulak, Kuduz, Mantar, Şarbon, Tenya, Tifo, Tetanoz, Uyuz, Veba, Zona
Cerrahi > Apandisit, Fıtık, Gangren, Basur, Hemoroid, İnce bağırsak, Kalın bağırsak, Karaciğer, Mide, Safra kesesi
Nöroloji > Ağrı, Alzheimer, Baş ağrısı, Fıtık, Beyin, İnme, Felç, Nevralji, Menenjit, Migren, Parkinson, Sinir Sistemi, Vertigo, Baş dönmesi
Dermatoloji (Deri Hastalıkları)> Akne, Bel soğukluğu, Deri kanseri, Egzama, Mantar, Nasır, Saçdökülmesi, Sedef Hastalığı, Psoriasis, Siğil, Sivilce, Uçuk, Uyuz,Vitiligo, Zona
Ortopedi> Artrit, Ayak bileği, Bacak, Bel, Boyun, Fıtık, Kalça ağrıları,Kas, Kemik, Kırıklar, Omurga, Omuz, Romatizma, Siyatik, Topuk
Üroloji (Bevliye) > Bel soğukluğu, Böbrek taşı, Erken boşalma, Frengi, İktidarsızlık, Kısırlık, Mesane, Penis, Prostat, Testis
Göğüs Hastalıkları > Göğüs, Akciğer kanseri, Astım, Boğmaca, Bronşit, Nefes darlığı, Zatürre, Pnömoni, Tüberküloz, Verem
Psikiyatri > Depresyon, Hipnoz, Fobi, Kekemelik, Stres, Şizofreni, Uyku bozukluğu, Uykusuzluk

Göz Hastalıkları > Göz, Astigmatlık, Arpacık, Daltonizm, İris iltihabı, İritis, Katarakt, Kornea, Miyop, Retina

Ağız ve Diş Hastalıkları > Diş, Ağız kokusu, Diş ağrısı, Tartar

Vüdudumuz> akciğer, anüs, ayak, bacak, bağırsak, baş, beyin, bilek, boğaz,boyun, burun, dalak, damar, dil, dirsek, gırtlak, göğüs, göz, incebağırsak, kaburga, kalın bağırsak, kalp, karaciğer, kulak, mide, omur,pankreas, parmak, penis, rahim, sinüs, tırnak, vajina, yemek borusu,yutak


Dahiliye (İç Hastalıkları)

İçhastalıkları departmanı çocukluk çağını aşmış bireylerin iç organsistemleri ile ilgili incelemeleri yapar. Bu sisteme ait organlarınfonksiyon bozukluklarıyla ilgili teşhis ve tedavi hizmetini verir.Bunun yanı sıra sağlık hizmeti verdiği her bireyi kendisinihastalıklarda koruması için alınması gereken önlemler konusundabilinçlendirir ve yönlendirir.

Genel dahiliye tıbbın tüm klinik branşlarına temel teşkil eden birdisiplindir. Sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların büyükçoğunluğunun problemleri iç hastalıklarının ilgi alanına girmektedir.Üst ve alt solunum yolu hastalıkları, hiper tansiyon, mide-bağırsaksistemi hastalıkları, böbrek hastalıkları, tiroid hastalıkları, şekerhastalığı, romatizmal hastalıklar gibi çok geniş bir skalayı kapsar.

İç Hastalıkları Bölümü Alt Birimleri

1. Acil Dahiliye
2. Romatoloji
3. Gastroenteroloji
4. Hematoloji
5. Nefroloji
6. Göğüs Hastalıkları
7. Endokrinoloji
8. Enfeksiyon
9. Dahili Yoğun Bakım
10. Check-up ve koruyucu hekimlik

Kadın Hastalıkları (Jinekoloji)

Jinekolojik Kontrol ve amaçları

Amaç: Jinekolojik kontroller ülkemizde halen rutine yerleşmemiştir.Yani birçok kadın hala bir problemi olduğunda jinekologa gider. Bukontrollerin amacı özellikle rahim ve yumurtalıklarla ilgili sorunlarıortaya koymak ve varolan sorunların takip edilmesidir. Bilindiği gibirahim ve yumurtalıklar karın içinde yerleşmiş organlardır ve sorunlarıher zaman bir belirti vermeyebilir. İlaveten her ay sürekli değişimgösteren bu organlarda erken devrede saptanan sorunların önünegeçilmesi daha kolay olmaktadır.

Ne zaman başlamalı ve ne sıklıkta yaptırılmalıdır ?

İlk adet kanaması olan kızların senede bir defa kontrolü yeterlidir.Evlenmiş veya cinsel yaşamı başlamış olan kadınlarda ise 6 ayda birjinekolojik kontrol yaptırması önerilmektedir. Herhangi bir sorunaçısından takip yapılıyorsa bu aralıklar hekim tarafındansıklaştırılabilir.

Jinekolojik kontrolde hangi organlar kontrol edilmektedir?

Jinekolojik muayenede vagina dış ve iç bölgesi, rahim dış kanalı, rahimve yumurtalıklar kontrol edilmektedir. Ayrıca her jinekolojik kontroldememe muayenesi(memede kitle ve sıvı gelmesi kontrol edilir) ve tiroidbezi(guatr açısından) kontrol edilmektedir. Senede bir vaginal smeartesti yaptırılması önemli bir konudur. Zira cinsel hayatı başlamış olankadınlarda bu test özellikle rahim dış kanalı kanseri açısından kolay,ucuz bir testtir. Her jinekolojik muayeneye ilaveten jinekolojikultrasonografi yapılması da önemlidir. Çünkü özellikle klolu kadınlardarahim ve özellikle yumurtalıkların normal büyüklükte olup olmadığınıbildiren en önemli yöntemdir.

Kontrollerde hangi testler yapılmalıdır ?

Herhangi bir sorun saptanmamışsa senede bir vaginal smear testi veultrasonografi muayeneye ilaveten yapılabilir. Menopozda ve 40 yaşüzerindeki kadınlarda senelik mamografi de yapılmaktadır. Özellikleyakınlarında meme kanseri saptanan kadınlarda 30 yaşından itibarenperiyodik mamografi yapılması önerilmektedir. Bunun dışında sorunayönelik testler hekim tarafından size önerilecektir.


Kadın Hastalıkları (Jinekoloji)
Kadın
Aybaşı
Adet
Rahim kanseri
Bel soğukluğu
Meme kanseri
Menapoz
Frengi
Düşük
Anne Sütü
Doğum
Gebelik
Hamilelik
Kürta
Çocuk Hastalıkları:
Bilgi için bkz: Çocuk Sağlığı

Çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi, normalden sapmalarıntespiti yoluyla hastalıkların belirlenmesi ve önlenmesi içingereklidir. Sağlıklı çocuk takibinde düzenli olarak boy, ağırlık ve başçevresi ölçümleri yapılmalıdır.

Bebeğin Aşıları Ne Zaman Başlar? Bu Aşılar Nelerdir?

Bebeğin aşıları doğar doğmaz başlayacak, anneyle birlikte hastanedentaburcu edilmeden önce ilk Hepatit B aşısı yapılmış olacaktır. Bununikincisi 1 ay sonra, üçüncüsü ise ikinciden 5 ay sonra yapılacaktır. 2ayını dolduran bebeğe, BCG ve karma, çocuk felci aşıları yapılacak,karma aşı 4-6 haftalık aralarla toplam 3 doza tamamlanacaktır.Doktorunuz karma aşıyla birlikte menenjit aşısının yapılmasını daönerecektir. Bebek ilk 6 ayını doldurunca, aşı sıklığı da azalacaktır.9 ayda kızamık, 15 ayda kızamık- kızamıkçık- kabakulak, 18 ayda karma,çocuk felci, menenjit aşısının tekrarı (rapel) yapılacaktır.Doktorunuzun önerisiyle, 1 yaşı dolunca suçiçeği, 2 yaşı doluncaHepatit A aşıları da yapılabilir.

Aşıyla Korunulabilen Hastalıklar Nelerdir?

Bilgi için bkz: Aşılar konusu

Verem, Kızamık, Hepatit B, Çocuk felci, Kızamıkçık, Suçiçeği, Difteri,Kabakulak, Zatürre, Boğmaca, Hemofilus influenza menenjiti, Tetanoz,Hepatit A

Anne Sütünün Yararları

Anne sütü üstün içeriği ile yenidoğan bebeği tüm gereksinimini 6 ayboyunca tek başına karşılayabilen, kolay sindirilebilen ideal birbesindir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde hafif veya hayatı tehditeden ciddi enfeksiyonlara daha az rastlanmakta, allerji, ani bebekölümleri anne sütü almayanlara göre daha az görülmektedir Bağışıklıksistemi güçlenmekte, özellikle solunum ve sindirim sistemienfeksiyonları azalmaktadır. Anne sütü alan bebek hastalansa bileenfeksiyonu daha kolay atlatmaktadır.

Annesini emen bebeğin zihinsel gelişimi, ilerideki okul başarısı dahaiyi olmakta, anne- bebek arasındaki bağ daha kolay ve güçlükurulmaktadır

Bebekliğinde yeterli süre anne sütü almış erişkinlerde lenfoma, lösemi,diyabet gibi bazı hastalıkların sıklığı da azalmaktadır

Bebek için sayılamayacak kadar çok yararları olan anne sütü, annenin degebelik öncesi formuna dönmesini kolaylaştırmakta;emziren anne bununiçin gerekli enerjiyi sağlamak üzere depolanan yağ dokusundankurtulmaktadır Ayrıca meme, yumurtalık ve rahim kanseri riskiazalmaktadır.


Çocuk Hastalıkları
Çocuk
Akdeniz Anemisi - Talasemi
Alerji
Apandisit
Astım
Ateş
Boğmaca
Bronşit
Çocuk felci
Egzama
Ergenlik
Havale (Nöbet)
İdrar kaçırma
Kabakulak
Kızamık
Lösemi
Nezle
Öksürük
Zatürre
Pnömoni
Kulak Burun Boğaz (KBB)

Poliklinik, KBB muayenesi

Mikroskop altında dış kulak yolu ve kulak zarı muayenesi. Bu yöntemledış kulak yolu ve kulak zarı hakkında tüm bilgiler elde edilir. Kulakzarı delikse ortakulak hastalıklarının teşhisi bu yöntemle çok kolayolabilir. Dış kulak yolundaki buşon (Kulak kiri) mikroskop ve aspiratöryardımıyla kulak zarına zarar vermeden temizlenir. Kronik orta kulakenfeksiyonlarında ortaya çıkan cerahat yine aspiratör yardımıyla aspireedilir. Spesifik antibiyotik seçimi için kültür alınabilir.

KBB Cerrahi

Burun (Deviasyon):Burunda nefes alıp vermeyi engelleyen en önemli neden septum denilenburun bölmesindeki eğriliktir. Hastanemizde deviasyon ameliyatı rijitoptikler yardımıyla yüksek başarı oranı ile rutin olarakgerçekleştirilmektedir.

Burun etlerinin alınmasıgenelde nefes alıp vermeyi engellemeyen alt burun etleri allerji, havakirliliği, sigara gibi nedenlerle genişleyip büyürler. Buruntıkanıklığına neden olan hastalanmış burun etleri, endoskopik yöntemlealınırlar.

Sinüzit Ameliyatı: Uzun süreli antibiyotik tedavisine cevap vermeyen kronik sinuzit vakalarına cerrahi yaklaşım önerilir.

Horlama ameliyatı: Gevşeyen dokularla birlikte bademcikler çıkartılarak dil arkası ile boğaz duvarı arasındaki mesafe genişletilir.


Kulak Burun Boğaz (KBB)
Anjin
Bademcik iltihabı
Boğaz ağrısı
Burun
Farenjit
Gırtlak
Horlama
Kulak iltihabı
Saman nezlesi
Sinüzit
Tükürük Bezi
Uçuk
Vertigo
Baş dönmesi
Kalp Damar

Kardiyoloji

Bölümün asıl amacı bireyleri kalp damar hastalıklarından korumak,hastalık ortaya çıkmış ise durdurmak, tedavi etmek ve hatta geriyedöndürmektir.

Kalp damar hastalıklarından en sık karşılaşılan ve hayatı ciddi anlamdatehtid eden kalp krizinin (myokard infarktüsü) tedavisinde en önemlihusus; çok kısa süre içerisinde (ilk saatler) hastaya müdahaleedilebilecek tıbbi şartların sağlanabildiği merkezleri oluşturmaktır.Kalp krizi; kalp adalesini besleyen koroner damarların ani olaraktıkanması sonucu ortaya çıkan çok ciddi bir klinik tablodur. Buhadisenin vuku bulduğu durumlarda çok kısa süre içerisinde hastanınanjiografi laboratuarına alınarak koroner anjiografisinin (kalp damarhastalığını ortaya koymak için günümüzde halen en güvenilir tanıyöntemi) ve gerekirse balon anjioplasti ve/veya stent uygulaması gibidamar açma işlemlerinin uygulanması gerekmektedir.


Kalp Damar
Kalp
Damar
Aort
Damar sertliği
Hipertansiyon, Yüksek tansiyon
Hipotansiyon, Düşük tansiyon
Kalp krizi
Kalp yetmezliği
Taşikardi
Çarpıntı
Enfeksiyon Hastalıkları

Ayrıca bilgi için bkz: Enfeksiyon konusu

İnfeksiyon hastalıkları, eski adıyla intaniye, mikroorganizmalarınneden olduğu hastalıkların tanı ve tedavisi ile uğraşan uzmanlıkalanıdır. Tüm dünya ülkelerinde infeksiyon hastalıkları en sık görülenhastalıklardır. İnfeksiyon hastalıkları tedavileri mümkün olanhastalıklardır.

Çok büyük bir kısmı uygun tedavi verilerek tam şifa ile sonlanırlar.Departmanın tanı kısmını oluşturan klinik mikrobiyoloji laboratuvarındahastalık etkeni mikroorganizmaların tespitine yönelik testleryapılmaktadır. Bakteriyoloji (bakteri bilimi), viroloji (virus bilimi),mikoloji (mantar bilimi), parazitoloji (parazit bilimi) ve seroloji(kanda mikroorganizmalara karşı oluşan antikorları araştıran bilim)klinik mikrobiyoloji laboratuvarının alt birimlerini oluşturmaktadır.
İmmünite
Dizanteri
Çiçek hastalığı
Kuşpalazı
Difteri
Grip
Sarılık
İshal
Kabakulak
Kuduz
Mantar
Şarbon
Tenya
Tifo
Tetanoz
Uyuz
Veba
Zona
Genel Cerrahi

Genel Cerrahi Bölümü, ilgi alanın genişliği nedeni ile birçok disiplinile işbirliği içinde ve eş güdümlü olarak çalışmaktadır.

Genel Cerrahi hastalarının büyük bölümünü çeşitli tipte kanser vakalarıoluşturur. Bu hastalar için tanı, ameliyat ve sonraki tedaviaşamalarının planlanmasında Gastroenteroloji, Radyoloji/GirişimselRadyoloji, Patoloji, Medikal ve Radyasyon Onkolojisi ile işbirliğiiçinde çalışılmaktadır.

Genel Cerrahi'nin bir diğer ilgi alanı da travmatolojidir. Travmalıhastalarda sıklıkla çoklu organ sistemi yaralanmalarının varoluşunedeniyle Ortopedi, Nöroşirurji, Üroloji, Kalp ve Damar Cerrahisibölümleri ile birlikte hareket edilmektedir. Özellikle şiddetli çokluorgan yaralanmalarında, tüm bu tıp dallarının eşgüdümünü Genel CerrahiBölümü üstlenmektedir.

Genel Cerrahi hastalarının tedavisinde en önemli aşamalardan biri deameliyat sonrasında hastanın en kısa sürede eski yaşamına dönecek halegelmesidir. Bu da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümü ile yakınişbirliği içinde çalışılarak gerçekleştirilmektedir.
Apandisit
Fıtık
Gangren
Basur
Hemoroid
İnce bağırsak
Kalın bağırsak
Karaciğer
Mide
Safra kesesi

Nöroloji

Birçok sistemik hastalık sinir sistemine ait bulgulara nedenolabilirken, nörolojik hastalıkların bazıları da diğer organsistemlerini etkilenebilir. Örneğin gebelikte değişen hormon düzeylerivücudun sıvı ve tuz tutmasını kolaylaştırır, kemiklerin korunaklıyüzeylerinden geçen sinirler bu seviyelerde ödem etkisi nedeni ile basıaltında kalarak zarar görürler. Sonuçta etkilenen bölgenin altındauyuşma, karıncalanma, ağrı, etkilenen kaslarda kuvvetsizlik gibibelirtiler ortaya çıkar. Benzer şekilde şeker hastalığı ve tiroidfonksiyon bozuklukları gibi hastalıklarda bu duruma zemin hazırlar. Buve benzeri pek çok nörolojik hastalık tek bir sisteme ait bulguvermediğinden, başvuru sırasında hastaların bir çoğu farklı branşhekimlerince görülür.
Nöroloji polikliniklerine başvuru şikayetleri başlıca; baş ağrıları,baş dönmeleri, inmeler, şuur değişikliği ile giden hastalıklar(epilepsi = sara vs), el ayak uyuşmaları, çeşitli kas güçsüzlüklerigibi durumlardır.
Yaşlı nüfusun artışı, hipertansiyon, kalp hastalığı ve diabet gibisistemik hastalıkların ve bunlara bağlı komplikasyonların daha sıkrastlanır olmasına yol açmaktadır. İnme bu komplikasyonların endramatik ve en korkulanıdır. Bu grup hastalar hastanemiz nörolojibölümünde multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.Sıklıkla başvurduğumuz Kraniyal tomografi ve/veya magntik rezonansgörüntülemesi, ekokardiografi ekstrakranial dopler gibi tetkikler inmekliniği ile başvuran hastalarımızda uygulanmakta, alınan sonuçlarhastalarımızın takip ve tedavilerine katkıda bulunmaktadır. Koma,ilerleyici inme, sık tekrarlayan nöbetler gibi hasta yaşamını tehlikeyesokan ciddi durumlarda hastalarımız takip ve tedavisi yoğun bakımünitesinde sürdürülmektedir.
El ve ayak uyuşmaları gibi sık rastlanılan yakınmalarla ortaya çıkannöropatileri değerlendirmek ve bel, boyun fıtığı gibi ağrılı durumlarıntanısında dinamik bir tanı yöntemi olan emg (elektro miyo-nörografi)tetkiki elektrofizyoloji laboratuarımızda yapılabilmektedir.
Başta epilepsi olmak üzere santral sinir sisteminin bir çokhastalığında ayırıcı tanı amacı ile kullanılan eeg (elektro ensafolografi) tetkiki de elektrofizyoloji laboratuarımızda yapılabilmektedir.
Toplumsal bir sorun olma yoluna giden iş gücü verimi ve üretkenliğiengelleyen baş ağrısı yakınmaları; baş ağrısı polikliniğimizdedeğerlendirilebilmektedir.
Baş AğrısıToplumda en sık rastlanan şikayetlerin başında gelen baş ağrılarınınönemli bir kısmını kendi başına bir hastalık grubunu olarak tanımlanan(migren, gerilim tipi baş ağrısı gibi) birincil baş ağrıları oluşturur.Geriye kalan düşük oran merkezi sinir sistemi veya diğer sistemleriilgilendiren bir hastalığın başlangıcı veya seyri sırasında ortayaçıkan baş ağrılarıdır. Bu grup ikincil baş ağrıları olarak adlandırır.Baş ağrısı olan hastanın değerlendirilmesinde ilk aşama dikkatli birnörolojik muayene ve ağrının nitelikleri ( başlangıç yaşı, sıklığı,yeri gibi ) ile ilgili hastadan doğru ve yeterli temel bilgilerinalınmasıdır.
Migren Nedir? Migren iyi huylu tekrarlayıcıataklarla seyreden bir hastalıktır. Başlıca semptomu genellikle 4-72saat süren baş ağrısıdır; Baş ağrısına kişinin atak sırasında normalişlevlerini zorlaştıran bulantı, kusma, ışık, ses ve kokudan rahatsızolma gibi semptomlar eşlik eder. Ataklar arasında hasta bütünüylesemptomsuzdur, yani günlük baş ağrıları migren değildir.


Nöroloji
Ağrı
Alzheimer
Baş ağrısı
Fıtık
Beyin
İnme, Felç
Nevralji
Menenjit
Migren
Parkinson
Sinir Sistemi
Vertigo
Baş dönmesi


Dermatoloji (Deri Hastalıkları)

Dermatoloji
Daha detay bilgi için bkz:Dermatoloji konusu

Günümüzde alerjik deri hastalıkları modern yaşam biçimleri, değişençevresel koşullar nedeniyle gittikçe artmaktadır. Atopik Ekzema, KontakEkzema, Ürtiker (Kurdeşen)gibi deri hastalıklarının nedenlerini bulmak;iç kaynaklı veya dış kaynaklı olup olmadığını anlamak ilk basamaktedavinin yanı sıra hastalıkların kronikleşmesini ve tekrarlamasınıönlemek açısından çok önemlidir.

Güneş ışınının deride bağışıklık sistemini baskılayıcı etkisine dayananbu tedavi biçimi özellikle Psöriasis ( Sedef Hastalığı) , Vitiligo(beyaz lekeler), Parapsöriasis, Mikozis fungoides (deri lenfoması) gibibağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarda yıllardır uygulananetkin , ağızdan alınan immunsupresif ilaçlara göre yan etki olasılığıçok düşük olan çoğunlukla tedavide ilk seçilmesi gereken bir yöntemdir.

PUVA, Re PUVA, Ultraviyole A, Ultraviyolet B ve el ayak PUVA tedavisişeklinde modern tasarlanmış Fototerapi tedavileri uygulanmaktadır.

Zührevi Hastalıklar

Cinsel temasla bulaşan hastalıkların erken tanı ve tedavisi toplum sağlığı ve koruyucu tıp açısından çok önemlidir.

Frengi (Sfiliz):Cinsel temasla deri ve mukozalardan bulaşan bu bakteriyel hastalık, ilkbelirtilerini deri ve mukozalarda yara, döküntü, kızarıklık şeklindegösterir.

Bel Soğukluğu (Gonore): Üretra, rektumgibi cinsel temasın olduğu, mukozal bölgelerde temastan iki-dört günsonra akıntı ile belirtilerini gösterebildiği gibi, çoğu hastalar,asemptomatik taşıyıcıdır.


Dermatoloji (Deri Hastalıkları)
Akne
Bel soğukluğu
Deri kanseri
Egzama
Mantar
Nasır
Saç dökülmesi
Sedef Hastalığı
Psoriasis
Siğil
Sivilce
Uçuk
Uyuz
Vitiligo
Zona
Ortopedi

İnsan vücudu dışından uygulanan kuvvetin oluşturduğu hasar travmaolarak tanımlanır. Ortopedik açıdan travma, kırık, çıkık ve kırıklıçıkık olarak tanımlanır.

Maalesef ülkemizde yaşadığımız trafik kazaları, ateşli silahyaralanmaları ve yüksekten düşmeler sonucu oluşan kırık, çıkık, kırıklıçıkıklar ile sıklıkla karşılaşmaktayız. Bu tür yaralanmalar sonucuoluşan hasarlar zamanında ve uygun şekilde tedavi edilmemesi durumunda,yanlış kaynama veya kaynamama ile sonuçlanmaktadır. Hoş olmayan busonuçlar, kişinin kalan yaşantısını gerek sağlık gerekse sosyal açıdanetkilemektedir.

Oluşabilecek bu tür olumsuz sonuçlar, hızlı bir şekilde en uygun tedavi ve deneyimli hekimlerce yapılması ile engellenebilir.

İnsan ömrünün uzaması ile özellikle bayanlarda menopoz sonrası kemikyıkımının artması ile osteoporoz (kemik kalitesi ve gücünün azalması)oluşmaktadır. Osteoporotik kemiklerin travmaya direnci daha azolduğundan, basit düşmeler ile ciddi kırıklar oluşabilmektedir. Buhastaların teşhis ve tedavisinin çok daha hızlı yapılması ve toplumakazandırılması esas amaç olmalıdır.

Anasayfa
Ortopedi
Artrit
Ayak bileği
Bacak
Bel
Boyun
Fıtık
Kalça ağrıları
Kas
Kemik
Kırıklar
Omurga
Omuz
Romatizma
Siyatik
Topuk
Üroloji (Bevliye)

Böbrekler , İdrar yolları , Mesane, Prostat , Penis ve Testislerinhastalıklarını ; erkeklerde infertilite (kısırlık) ve İmpotans(iktidarsızlık) konularını inceleyen ve tedavi eden bilim dalıdır.

Ürolojinin Konuları ;

- Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları
- Mesane (İdrar Kesesi) Hastalıkları
- Prostat Hastalıkları
- Penis ve Testislerin Hastalıkları
- Erkeklerde Zührevi Hastalıklar
- Çocuk Ürolojisi
- Jinekolojik Üroloji
- Endoskopik Üroloji
- İmpotans (İktidarsızlık)
- Erkeklerde İnfertilite (Kısırlık)


Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları

Böbrek ve idrar yollarının ana karnındaki gelişme bozukluklarına bağlıanomalileri , iltihaplanmalar , taş teşekkülü , kistler , iyi ve kötühuylu tümörler.

Mesane Hastalıkları

Mesane anomalileri , mesane ön duvarının kapanmaması, tıkanıklıklar,iltihaplanmalar, Divertiküller, iyi ve kötü huylu tümörler.

Prostat Hastalıkları

Daha detay Bilgi için bkz: Prostat nedir? konusu

Prostat mesane altında yer alan , mesaneden çıkıp dışarı açılan idraryolunu çepeçevre saran bir salgı bezidir. Görevi meniyi oluşturmaktır.Prostatın genç erkeklerde 'Prostatit' denilen iltihaplanmaları orta veileri yaşlarda iyi huylu büyümesi ve kanseri sıklıkla görülür. 45yaşından itibaren her erkeğin senede bir defa üroloji muayeneyaptırması gerekir.


Üroloji (Bevliye)
Bel soğukluğu
Böbrek taşı
Erken boşalma
Frengi
İktidarsızlık
Kısırlık
Mesane
Penis
Prostat
Testis
Göğüs Hastalıkları

Sigara

Sigara kullanımı başta kronik bronşit, akciğer kanseri, iskemik kalphastalıkları, hipertansiyon olmak üzere pek çok hastalığın oluşmasındarisk faktörü olarak rol oynamaktadır.

Akciğer Kanseri
Kanser hakkında Bilgi için bkz: Kanser nedir konusu

Akciğer kanseri erkeklerde en sık görülen ve her iki cinste en sıkölüme neden olan kanserdir. Günümüzde kalp ve damar hastalıklarındansonra en önemli ölüm nedenidir. Akciğer kanserinin gelişmesinde roloynayan en önemli etkenin sigara olduğu kanıtlanmıştır. Akciğerkanserinin erken tanısı tedavi başarısı ve sağkalım açısından büyükönem taşımaktadır. Şu anda Amerika ve Kanada'da akciğer kanseri tanısıkonan hastaların 5 yıllık yaşam şansı ortalama %15 dir. Bu, akciğerkanserinin erken dönemde şikayete neden olmamasından ve doktorabaşvurmayı gerektirecek öksürük, nefes darlığı, kanlı balgam gibişikayetler ortaya çıktığında artık hastalığın büyük sıklıklta ilerievrede olmasından kaynaklanmaktadır. Akciğer kanseri tanısı erkenevrede (evre I ) konulduğunda 5 yıllık yaşam şansı %70 lere çıkmakta,kanser tanısı kitle 1 cm'den küçükken konulduğunda bu oran %80-85düzeyine kadar ulaşmaktadır. Bu verilerden yola çıkarak erken tanınınönemi tartışma götürmez bir gerçektir ve tedavi başarısı ile sağkalımaçısından büyük önem taşımaktadır.

Astım
Daha detay Bilgi için bkz: Astım nedir konusu

Astım hava yollarının kronik inflamatuar bir hastalığıdır. Astımlıhastaların hava yolları, sağlıklı insanlarınkinden daha dardır. Bunedenle temiz havanın akciğerlere girmesi, kirli havanın ise çıkmasızorlaşmıştır. Özellikle gece veya sabaha karşı artan öksürük, hırıltıve nefes darlığı şikayetlerinden bir veya birkaçı ile kendini gösterir.Allerjik bireylerde saman nezlesi (allerjik rinit) ile birliktegörülebilir. Allerjik rinit burun akıntısı, burun tıkanıkığı, burunkaşıntısı ve hapşırma gibi şikayetler ile kendini gösterir.


Göğüs Hastalıkları
Göğüs
Akciğer kanseri
Astım
Boğmaca
Bronşit
Nefes darlığı
Zatürre
Pnömoni
Tüberküloz
Verem
Psikiyatri

Fiziksel kaynaklı olduğu düşünülen rahatsızlıkların psikolojiknedenlere dayanması oldukça sık görülen bir olgudur. İnsanın hayatınımutlu bir şekilde sürdürebilmesi için ruh sağlığına da önem vermesigerekir.

Depresyon nedir?
Daha detay bilgi için bkz: Depresyon nedir? konusu

Depresif duygular sağlıklı insanlarda istenmeyen ya da hayalkırıklığına neden olan yaşamsal olaylar karşısında ortaya çıkan,sıkıntı, üzüntü ve keder içeren duygusal tepkiler olup, yaşamın normalbir parçası olarak kabul edilebilir. Ancak psikiyatride ruhsal birrahatsızlık olarak kabul edilen depresyon duygusal bir tepkiden çokdaha şiddetli ve kişinin yaşamını olumsuz olarak etkileyen, hatta onuntüm yaşamsal işlevlerini bozan, belirli belirti kümelerinden oluşan birdurumdur. Temel özellikleri arasında kederli ve karamsar bir duyguhali, kötümser düşünceler, gelecek hakkında umutsuzluk, hayattan zevkalamama, enerji azlığı, psikomotor yavaşlama, iştah ve uykudüzensizlikleri bulunur.

Psikoterapi

En genel anlamıyla psikoterapi, tıbbi tedavi dışında kalan ruhsaltedavi yöntemi olarak tanımlanabilir. Uygulama ve teknik açısındanbirbirinden farklı psikoterapi türleri vardır: psikanalitik,bilişsel-davranışçı, destekleyici psikoterapiler gibi. Buradasayılmamış başka bireysel psikoterapi türleri olduğu gibi gruppsikoterapileri ve grup psikoterapi çeşitleri de vardır.


Psikiyatri
Depresyon
Hipnoz
Fobi
Kekemelik
Stres
Şizofreni
Uyku bozukluğu
Uykusuzluk
Göz Hastalıkları

Excimer Laser

Excimer Laser, arf gazı kullanılarak 193 nm dalga boyunda ultravioleışık üreten ve korneada yapılması gereken düzeltmeye göre ışını kontroleder. İçinde gelişmiş bir bilgisayar bulunan laser cihazıdır. Üretilenışık kornea dokusunun molekülleri arasında karbon bağlarını çözerekİstenilen miktarda kornea dokusunu ortadan kaldırararak korneaya yenişekil verir. Göze gelen ışınların retinada odaklanmasını sağlayarakkırma kusurlarını ( miyop, hipermetrop ve astigmat) düzeltir.

Lasık

Excimer Laser tedavisinde uygulanan bir yöntemin İsmidir.

Lasek

Korneası ince olan kişilere uygulanır. Ameliyat sonrası ağrı olmaz, göze 3-4 gün kontak lens takılır.

Wavefront

Göze gelen ışınların kornea dışındaki diğer katmanlardaki aberasyondenilen kırma kusurlarının tamamının düzeltildiği ameliyat tekniğidir."High order aberation" yüksek kırma kusurlu hastalarda, daha öncekigözlük yada kontak lensle olan görmelerinden daha iyisinin hedeflendiğitedavi şeklidir.


Göz Hastalıkları
Göz
Astigmatlık
Arpacık
Daltonizm
İris iltihabı, İritis
Katarakt
Kornea
Miyop
Retina
Ağız ve Diş Hastalıkları
Daha detay bilgi için bkz: Ağız ve Diş Sağlığı konusu

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş etiiltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasınınbulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir.Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir.Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyonodağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemlisağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğunolmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu“ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.


Ağız ve Diş Hastalıkları
Diş
Ağız kokusu
Diş ağrısı
Tartar
Vüdudumuz

Organ, biyolojide belirli bir görevi veya görevler bütününü yapan dokugrubudur. Latince organum ("alet, araç") sözcüğünden türemiştir.

Sıradan hayvanlar (insanlar dahil), kalp, akciğer, beyin, göz, mide,dalak, pankreas, böbrekler, karaciğer, bağırsaklar, deri, rahim veidrar torbası gibi organlara sahiptirler.

Bir dolaşım sistemi (veya kardiyovasküler sistem) maddelerin vücuttakidolaşımını sağlayan organ sistemidir. Ayrıca, vücut sıcaklığını vepH'yi dengelemeye yardımcı olur.

Üriner sistem idrarı (ürin) üreten, depolayan ve taşıyan sistemdir.İnsanlarda iki böbrek, iki idrar yolu (ureter), iki sfinkter kas veüretradan oluşur.

İnsan iskeleti, kemiklerden oluşur ve bağlar (ligamanlar), kirişler(tendon), kaslar, kıkırdaklar ve diğer organlar tarafından desteklenir.

Kas sistemi, hayvanların biyolojik sistemlerinden birisidir vehayvanların hem iç hem de dış hareketlerini sağlar. Omurgalılardaki kassisteminde üç farklı kas tipi bulunur: kalp kası, çizgili kaslar ve düzkaslar.

Lenfatik sistem veya lenf sistemi lenf sıvısı, lenf damarları ve lenfdüğümlerinden oluşan bir organ sistemidir. İkinci bir dolaşım sistemiolarak tanımlanabilecek olan lenf sistemi yine de yapısı itibariyledolaşım sisteminden çok farklıdır. Dolaşım sisteminden bağımsız olarakçalışan lenfatik sistem bağışıklık sistemi içeriğini yine dolaşımsistemine boşaltır ve genel olarak bağışıklıkta rol alır.

Örtü sistemi, hayvan anatomisinde sıklıkla bir hayvanın en büyük organsistemidir ve deri, saç, tüyler, pullar, tırnaklar ve deri bezleri ileonların ürünlerini (ter gibi) kapsar. Dış çevre ile vücudu ayırır vevücudu dış çevreye karşı korur.

Sindirim sistemi veya gastrointestinal sistem, sindirim borusu(sindirim kanalı veya gastrointestinal kanal) ile sindirim bezleriniiçeren, çok hücreli hayvanlarda yiyeceğin vücuda alınımı, sindirilmesi,gerekli besin ve enerjinin absorbe edilmesi ve atık maddelerin vücuttanatılması ile ilgilenen organ sistemidir.

Sinir sistemi, bir hayvanın içsel ve dışsal çevresini algılamasına yolaçan, bilgi elde eden ve elde edilen bilgiyi işleyen, vücut içerisindehücreler ağı sayesinde sinyallerin farklı bölgelere iletimini sağlayan,organların, kasların aktivitelerini düzenleyen bir organ sistemidir.

Üreme sistemi, bir canlının üremesinde rol alan anatomik yapıların bütününe verilen bir isimdir.


Vüdudumuz
akciğer
anüs
ayak
bacak
bağırsak
baş
beyin
bilek
boğaz
boyun
burun
dalak
damar
dil
dirsek
gırtlak
göğüs
göz
ince bağırsak
kaburga
kalın bağırsak
kalp
karaciğer
kulak
mide
omur
pankreas
parmak
penis
rahim
sinüs
tırnak
vajina
yemek borusu
yutak



Dahiliye (İç Hastalıkları)--- 1 ---
Ağrı, Akdeniz Anemisi, Alerji, Anemi, Baş Dönmesi, Şeker, Diabet, Gastrit, Guatr, Hemofili, Hepatit, İshal, Kabızlık, Kalınbağırsak, Kanser, Karaciğer Kanseri, Kist, Lösemi, Şişmanlık, Obezite, Romatizma, Sindirim Sistemi, Terleme, Ülser




Ağrı

ağrılı aybaşı hali
Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.
ayak ağrıları
Çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.
baş ağrıları
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.
bel ağrısı
Esaslı bir hastalıktan kaynaklanmayan bel ağrıları, çoğunlukla yorgunluk sonrası görülür. Dinlenmekle geçer. Uzun süren bel ağrılarında mutlaka doktora görünmek gerekir.
boğaz ağrısı
Havasızlıktan, toz, sigara içmek, burun tıkanıklığı, dişeti iltihabı gibi nedenlerden kaynaklanır.
böbrek ağrısı
Böbrek ağrısının nedenleri çeşitlidir. Bunlar arasında: böbrek taşı, böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği, böbrek uru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan borularda taş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi olabilir. ağrılar sırasında terleme ve kusma da görülebilir.
çağrışım (fikir iştirakı)
Bir düşüncenin, fikrin, anının kendiliğinden otomatik olarak başka düşünceleri bilinç alanına getirmesidir.
çağrışımların gevşemesi
Fikirlerin tümüyle ilişkisiz biçimde bir konudan diğerine atladığı düşünce akışı; ağır ise konuşma dikişsiz (enkoheran) olabilir.
diş ağrısı
Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer nedenlerden kaynaklanır.
göz ağrısı
Göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.
kalp ağrısı
Kalp üzerinde hissedilen ağrıya tıp dilinde prekardiyal ağrı denir. Kalp ağrısı nefes darlığı ve şok ile görülürse; enfarktüs krizinden şüphe edilir. Bu gibi durumlarda hastayı fazla hareket ettirmemek, istirahat etmesini sağlamak ve doktora başvurmak gerekir. Kalbin ön kısmında devamlı olarak ağrı varsa; nedeni psikolojik olabilir.
karın ağrısı
Karın boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya rahimde görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde ağrılara yol açar. Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur. Karın ağrıları, hastalığın yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da yavaş yavaş başlar. ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Doktora danışmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
klang çağrışım (anlamsız çağrışım)
Anlam bakımından bağlantısı olmayan ancak ses uyumu olan sözcüklerin birbirini izlemesi.
kulak ağrısı
Kulak ağrısı başka bir hastalığın belirtisidir. Kulak borusu zarı iltihabı, kulak nezlesi, ortakulak iltihabı, kulak yolundaki çıban, boyun bezeleri, yüz nevraljisi, bademcik iltihabı veya çene mafsalındaki hastalık, kulak ağrısına neden olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.
kulunç ağrısı
Şiddetli ağrılara ve özellikle kalınbağırsak kaslarının kasılması sonucu meydana gelen ve omuz başlarında hissedilen ağrılara, halk arasında kulunç denir. Bu çeşit ağrıların bazıları sabit, bazıları da gezici ağrı şeklindedir. Kalınbağırsağın kasılmasından kaynaklanan bu çeşit ağrılara, tıp dilinde kolik denir.
sinirsel ağrılar
Bu çeşit ağrılar, genelikle küt ağrı şeklindedir. Vücudun her yerinde hissedilebilir. Ama, çoğunlukla kalp çevresindeki ağrılardan şikayet edilir. Bazı kimseler de başlarını tıpkı bir çember gibi sıkan baş ağrılarından şikayet ederler. İşte bu çeşit ağrılar, bedeni bir arızadan kaynaklanmıyorsa, sinirsel ağrılardır.
Akdeniz Anemisi

talasemi
Kalıtsal bir kan hastalığıdır. Akdeniz kıyılarında yaşayanlarda daha sık görülür.
Alerji

alerji
Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir. Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.
baş ağrıları
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.
burun akıntısı
Burun akıntısının nedeni; nezle, saman nezlesi, sinüzit, müzmin nezle, alerjik burun iltihabı veya burna herhangi birşey kaçmış olmasıdır. Ayrıca kızamık başlangıcında da görülür.
egzama
Mayasıl diye bilinen egzama, derinin sulanması ile meydana gelen bir iltihaptır. Tıp dilinde; Erythema pernio denir. Kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar. nedeni; ruhsal olabileceği gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriş eden maddeler de olabilir. Bazı kimselerde de ırsidir. Vücudun hemen hemen her yerinde görülebilir ve bulundukları yere göre isimlendirilirler. Tedavinin ilk prensibi; üzülmemek ve egzamalı yerleri kaşımamaktır. Ayrıca, su ve sabunlu sudan olduğu kadar uzak kalmak da gerekir. Su yerine permanganatlı su ve rivanollu su kullanılır. Perhiz yapılır. Acılı, baharatlı ve yağlı yenmez.
göz sulanması
Göze toz kaçması, çapaklanma, göz iltihabı, nezle veya bazı alerjik hastalıklar göz yaşının fazlalaşmasına neden olur. Şikayetler soğuk havalarda daha da artar. Doktora başvurmak gerekir.
gözkapağı şişliği
Gözkapakları, çoğunlukla fazla ağlama sonucu şişer. Nezle veya kızamık sırasında da görülür. Bunlardan başka, kalp, böbrek, hastalıkları veya beze iltihaplanmasının da bir işareti olabilir. Bazı kimselerde de alerjiktir.
kurdeşen
Tıp dilinde Ürtiker denilen kurdeşen, bir çeşit alerjidir. Ciltte aniden başlayan ve birkaç saat süren dayanılmaz kaşıntılarla kendini gösterir. Ciltte görülen küçük, kırmızı kabarcıklar, bir süre sonra şişebilir. Bu belirtiler, bazen çok kısa zamanda geçer, bazen de uzun süre devam eder. Nedeni, böcek veya arı sokması, bozuk yiyecekler, bazı yiyecekler, bazı ilaçlar veya aşırı derecede heyecanlamadır.
saman nezlesi
Ot veya bitki tozlarının neden olduğu bir çeşit alerjik hastalıktır. Tıp dilinde pollenosis veya alerjik rinit denir. Daha ziyade, çiçeklerin açtığı aylarda görülür. Hastada şiddetli aksırmalar, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma ve sulanma, fazla miktarda berrak burun akıntısı ve öksürük görülür. Tedavinin ilk şartı, çiçeklerin açtığı sıcak ve rüzgarlı günlerde kırlara gitmemek ve güneş gözlüğü kullanmaktır.
sinüzit
Çene, alın ve şakak kemikleri içinde bulunan ve buruna açılan içleri hava dolu boşlukların, sinüslerin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Had ve müzmin olmak üzere iki çeşidi vardır. Nedeni burun iltihabı, nezle, grip, alerji, burundaki şekil bozuklukları veya buruna kaçan yabancı cisimlerdir. Hastanın yüzünde zonklayıcı bir ağrı, burnunda tıkanma, akıntı ve baş ağrısıyla birlikte gelen ateş görülür.

Anemi

anemi
Kısaca, halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi, alyuvarların sayı olarak az olması ve alyuvarların içerisinde bulunan hemoglobin adı verilen maddenin miktarının azlığıdır.
anemik
Kan değerleri düşük olan, yani kan sayımında eritrosit sayıları ve hemoglobin miktarı düşük olan kişi.
kala-azar
Leishmania donovani parazitinin sebep olduğu yüksek ateş anemi dalak ve karaciğer lezyonları ile belirgin ağır enfeksiyoz hastalık.
kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.
tere
İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler. Kanser, anemi ve lif hastalıklarına karşı etkili. Tere kanserle savaşan sebzelerin arasında olduğu gibi aynı zamanda en fazla kalsiyum, demir ve folik asit içerenlerin başında geeliyor. Tere gibi yeşil sebzeler yiyen kadınların, life ilişkin hastalıklara yakalanma riskleri daha az.
Baş dönmesi

başdönmeleri
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir. Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı. Araç tutmaları. Ani hava değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaç zehirlenmeleri. Düşük veya yüksek tansiyon. Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları. Kansızlık ve kan hastalıkları. Mikrobik hastalıklar. Beyin hastalıkları. Sara ve bazı ruh hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. baş dönmelerine yapılacak ilk iş; hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.
bayılmalar
Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk arasında bayılma tıp dilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijen azalmıştır. Bayılmanın nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani heyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar sertliği ve kalp hastalıklarıdır. Bayılmadan önce baygınlık hissi gelir. Sonra yüz kül rengini alır. Arkasından da terleme, çarpıntı, göz kararması ve baş dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk iş hastayı hemen yatırmak, elbise ve çamaşırlarını gevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak koklatılır.
damar sertliği
Vücuttaki kan damarlarının bir kısmının veya tamamının sertleşmesi sonucu, esnekliklerini keybetmesine; halk arasında damar kireçlenmesi tıp dilinde ise Arterio Skleroz veya Atheremo denir. Nedeni, kan damarlarının iç kısımlardaki hücrelerin esnekliğini kaybedip, zayıflaması veya kandaki yağlı maddelerin birikinti yaparak, damarı darlaştırmasıdır. Belirtileri baş dönmesi, baş ağrısı, titreme, yürürken sendeleme, düşünme ve öğrenme gücünde zayıflama, sinirlilik veya damarın sertleştiği bölgelerde ağrılar görülür. İlk belirtiler görüldüğünde önlem alınacak olursa, korkulacak bir şey yoktur. Hastanın neşe ve cesaretini kaybetmemesi ve doktorun tavsiyelerini yerine getirmesi iyileşmede atılacak ilk önemli adımdır. Damar sertliği teşhisi konan kimse, perhiz yapmalı, alkol ve sigara gibi keyif verici maddeleri bırakmalı, yumurta, tereyağı ve benzeri yiyecekleri terk etmeli, tuzu da azaltmalıdır. Ayak damarlarında meydana gelebilecek herhangi bir hastalığı önlemek için de dar ayakkabı giymekten kaçınmalıdır.
gastrit
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.
gıda zehirlenmeleri
Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür. Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet eder. Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.
grip
Tıp dilinde influenza adı verilen bu hastalık bulaşıcıdır. Grip olan kişinin nefesindeki damlacıklarla yayılıp, salgın hale gelebilir. Paçavra hastalığı da denir. Aniden başlar ve devamlı olarak ateş yükselir. baş ve sırt ağrıları, titreme nöbetleri, nezle, öksürük, iştahsızlık, baş dönmesi de görülür. Tedavinin ilk şartı istitrahat etmektir. İyi tedavi edilmezse, başka hastalıklara da yol açabilir.
isteri
Psikonevrozlar grubuna giren bir çeşit hastalıktır. Tıp dilinde babinski hastalığı veya pithiatisme adı verilir. Hastalığın belirtileri; hastanın sosyal ve entellektüel seviyesine göre değişir. Hastanın gayesi, çevresinin ilgisini üzerine çekmektir. Bunun için aşağıdaki şikayetlerin biri veya birkaçı birden görülebilir. Hastada; ağrılar, baş dönmesi, bayılma, iştahsızlık, titreme, boğazında düğümlenme duygusu, kaslarda gerilme, geçici körlük, sağırlık, herhangi bir uzuvda uyuşma, hafıza kaybı görülür. Tedavinin temeli telkindir.
kanda kolestrol yüksekliği
Kolestrol, kanda, sinirlerde, beyinde, karaciğerde, dalakta, böbrek üstü bezlerinde ve safrada bulunan, yağ yapısında, kristal gibi beyaz görünümde bir maddedir. Görevi dokulardaki su dengesini sağlamak, alyuvarları zehirlere karşı korumak, sinir dokularının dayanıklığını sağlamak ve deri altında, dışarıdan gelecek mikroplara karşı koruyuculuk yapmaktır. 100 gram kanda; 180-230 miligram kolestrol bulunur. Bu miktar normaldir. 230 miligram kolestrol miktarı, kanda kolestrolün yükselmiş olduğuna işarettir. Tedavi edilmezse; damarsertliği, beyin ve kalpteki ince damarların tıkanmasına neden olur. Meydana Gelişi : Böbrek üstü bezleri, husyeler, yumurtalıklar bünyenin ihtiyacı olan kolestrolü imal ederler. Ayrıca hayvansal yağlar, süt, yumurta ve bitkisel hormonlarla da kolestrol alınır. Kanda, kolestrolün yükseldiğini anlamak için bir seri test yapmak gerekir. Ayrıca, hastanın cildinde oluşan sarı lekeler, göz altlarında beliren siyah halkalar, göz akında görülen sarı lekecikler, genel yorgunluk, iştahsızlık, hazımsızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, görme zayıflığı, ağız acılığı, nefes ve ter kokusu kolestrolün yükselmiş olduğuna işaret olabilir.
mide ülseri
Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi süresince istirahat edin - Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin - Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın - Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın - Diş sağlığına önem verin - Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.
onikiparmak bağırsağı ülseri
İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir.
tansiyon yüksekliği
Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre yüksek olmasına halk arasında tansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise hipertansiyon denir. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri hastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş ağrısı vardır.
vertigo
Genel anlamda baş dönmesi, hareket duygusu demektir. Ancak tansiyon düşmesi ile ilgili baş dönmeleri bu kapsamda değildir. Vertigodan kastedilen labirentit, iç kulak iltihabı, Meniere hastalığı gibi durumlarda olan baş dönmesi hissi Vertigo diye adlandırı
Şeker

şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı vardır. - şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir. - şekerli Diabet ankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. - Diabetik Koma aha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - şeker Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
altını ıslatmak
Tıp dilinde Enuresis denir. Altına ve yatağına işeyen çocuklar; genellikle anne ve babasından yeteri kadar sevgi ve ilgi görmeyen çocuklardır. Hastalık, belli bir nedenden kaynaklanmıyorsa; yapılacak iş, çocuğa ihtiyacı olan sevgiyi vermektir; ancak altını ıslatmak, herhangi bir böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığından da kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora gitmek gerekir.
baş ağrıları
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.
gevşek penis
Erkeklik organının sertleşmemesi, sağlık durumunun bozukluğundan kaynaklanır. En önemli neden sinir bozukluğudur. Kendine güvenememe, yorgunluk, içki, şeker hastalığı, uyuşturucu madde alışkanlığı da diğer nedenler arasında sayılabilir. Tedavinin ilk şartı; kötü alışkanlıkları bırakmak, kendine güvenmek, temiz havada dolaşmak ve yeterince gıda almaktır.
gözbebekleri iltihabı
Gözün bir kazayla yaralanması veya romatizmalı hastalarda üşütme sonucu ortaya çıkar. Bazen; şeker hastalığı, burun hastalıkları, ve frengili hastalarda da görülür. Tıp dilinde iritis denilen bu hastalık vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi gerekir. Hasta, ışığa fazla bakamaz. Gözlerinde veya gözlerinin üst kısmına gelen bölgede şiddetli ağrılar vardır. Gözlerde; sulanma ve kızarıklık da görülür. Göze dikkatle bakıldığında; renkli kısmın etrafındaki rengin de koyulaştığı görülür.
iktidarsızlık
Erkeklik organının (penisin) yeteri kadar sertleşmemesi sonucu, cinsel ilişkide bulunamamaya; halk arasında iktidarsızlık, tıp dilinde ise empotans denir. Kendine güvenememek, yorgunluk, tiksinti, sinir bozukluğu, alkolizm, şeker hastalığı, doğum kontrolü için uygulanan metotlar veya aşırı şişmanlıktan kaynaklanır. Ilık banyolar, açık havada dolaşmak ve dinlenmek başvurulacak ilk çarelerdir.
katarakt
Göz merceğinin bulutlanıp, görmenin bozulmasına halk arasında aksu, akbasma veya göze perde inmesi adı verilir. Çoğunlukla 50 yaşından sonra görülür. Nedeni göz yaralanması, şeker hastalığı, gözün uzun süre ışığa maruz kalması, damar sertliği veya beze hastalığıdır. Bazen doğuştan da olabilir. En çok rastlananı yaşlılığın neden olduğu katarakttır.
kısırlık
Erkek veya kadının döl vermemesi haline, halk arasında kısırlık, tıp dilinde ise sterilite denir. Nedenlerini, erkek ve kadında ayrı ayrı incelemek gerekir. - Erkeklerde KısırlıkNormal cinsel ilişkide bulunmayan veya menisi olmayan erkeklere kısır denir. Psikolojik etkenler, iktidarsızlık, erkek uzvunda görülen şekil bozukluğu, gereği gibi tedavi edilmemiş belsoğukluğu, yumurtaların yerlerine inmemiş olması, kabakulak hastalığı sırasında husyelerin iltihaplanmış olması kısırlığı doğuran en başta gelen nedenlerdendir. - Kadınlarda Kısırlık Cinsi münasebetlerin, hamile kalma ihtimalinin çok az olduğu zamanlarda yapılması, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarında görülen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid bozuklukları, beden yorgunluğu, sinir bozukluğu en başta gelen nedenlerdendir. Çocuk sahibi olmayan eşlerin, tepeden tırnağa kadar muayene olup, gerçek nedenleri, tespit ettirmeleri gerekir.
nefes kokusu
Tıp dilinde halitosis denilen nefes kokusunun nedenleri çeşitlidir. Genellikle aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır: - Hazımsızlık, geğirme, kokulu yiyecekler, alkol ve bazı ilaçlar - Burun veya sinüz hastalıkarı - Çürük dişler, ağız yaraları veya bademcik iltihabı - Kusma veya uzun süreli perhizler Diğer taraftan şeker hastalığı, kansızlık ve ateşli hastalıklar sırasında da nefes kokusu hissedilir. Herşeyden önce, ağız temizliğine çok dikkat etmek gerekir. Çürük dişler tedavi ettirilmeli, yenilen ve içilen şeylerin kokusuz olmasına dikkat edilmelidir. Hergün temiz havada yürümek de faydalıdır. Kısa sürede geçmeyen nefes kokularında bir doktora başvurmak gerekir.
nevralji
Sinir ağrısına tıp dilinde nevralji denir. Bilhassa, yüzde ve başta hissedilir. Ama vücudun diğer taraflarında da bulunabilir. Nedeni soğuk algınlığı, şeker hastalığı, damar sertliği, veya ağrı yapan sinir yakınında meydana gelen herhangi bir hastalıktır.
nikris hastalığı
Halk arasında gut veya damla hastalığı tıp dilinde ise podagra denir. Özellikle fazla içki içen ve fazla kırmızı et yiyenlerde görülür. Daha fazla erkeklerde rastlanır. El, ayak başparmağı, diz ve dirseklerde şişkinlik meydana gelir. Ağrı da vardır. Buraları dokunulmayacak kadar hassaslaşmıştır. Ateş 39,4 dereceye kadar yükselir. Tedavinin başarılı olması için mutlaka yatak istirahati gerekir. Gıda rejimi uygulanır. Acılı, tuzlu, sirkeli ve şekerli yiyecekler terkedilir. Alkol ve sigara bırakılır. Dana, koyun ve kuzu eti yenmez. Diğer etler, yağ, nişastalı yiyecekler mümkün olduğu kadar azaltılır. şeker yerine bal kullanıllır. Az patates, yağsız beyaz peynir, yağsız süt, yoğurt, enginar, havuç, kereviz, kiraz, lahana, fasulye, zeytin, maydanoz, armut, çilek, erik, kara turp, üzüm, domates, ve pırasa yenilebilir. Ayrıca mümkün olduğu kadar çok limon suyu içilir.
saç dökülmesi
Günde, normal olarak 80 saç kılı dökülür. Bundan fazla dökülme yaşın ilerlemiş olması, bazı ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları, kansızlık, verem, şeker hastalığı gibi bütün vücudu etkileyen hastalıklardan sonra görülür. Tıp dilinde alopesi adı verilen saç dökülmesi; basit saç dökülmesi ve pelad olmak üzere iki çeşittir.
semizotu
Mide ve barsak kanamalarında ve kanlı idrarda faydalıdır. Kanı temizler. şeker hastalığında susuzluğu giderir. Uykusuzluk, sinir ve zihin yorgunluğunda faydalıdır.
sık sık idrara gitme
Günde 4 veya 6 kez idrara gitmek normal sayılır. Bu sayı, içilen su miktarına göre değişir. Toplam idrar miktarı, 8 su bardağı kadardır. Bu miktarda ve idrara gitme sayısında fazlalık olduğu zaman gençlerde şeker hastalığı, ihtiyarlarda böbrek hastalığı veya prostat büyümesi düşünülebilir.
şişmanlık
Şişmanlık, alınan kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde obesite denir. İstatistiklere göre şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenle şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir.
verem
Akciğer veremi, tüberküloz, fitizi diye bilinir. Nedeni, koch basili denilen ufak kıvrık içinde küçük noktacıklar görülen çomak şeklindeki verem basilidir. Verem mikrobu insan vücuduna çeşitli yollardan girebilir. Bu yolların başında, solunum yolları gelir. Hastalık, çoğunlukla veremlinin balgamı veya veremli ineklerin sütü ile bulaşır. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, üzüntü, grip, boğmaca, kızamık veya şeker hastalığı vücudun direncini kaybetmesine ve hastalığın ihtimalinin artmasına neden olur. Verem, üç devrede gelişir. Birinci devrede, hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük, ve 38 dereceye varan ateş görülür.Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur. İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnci azalmaya başlar. Üçüncü devrede, varem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada, yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir. Tedaviye 4 ila 9 ay kadar devam etmek gerekir. Tedavinin ilk şartı temiz ve açık hava, bol gıda ve üzüntüsüz bir hayattır.
Diabet
Geniş bilgi için bkz: Diabet nedir?
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı vardır. - Şekersiz diabet : Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir. - Şekerli diabet ankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. - diabetik Koma aha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
Gastrit
Geniş Bilgi için bkz: Gastrit nedir?
gastrit
Mide iltihabı.
gastrit
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.
kusmak
Midenin içindekilerini, elde olmayarak ağız yolu ile dışarı atmaya kusmak, kusulan şeye de kusmuk denir. Kusmanın bir çok nedeni vardır. Örneğin, zehirli, bozulmuş yiyecekler, içki, gastrit ve ülser gibi mide hastalıkları, bazı besinlere karşı hassasiyet, bazı ilaçlar, kanser, mide kanaması, mide fıtığı, sinirlenme, migren, araç tutması, zehirlenme, kansızlık, sarılık, tiroid hastalıkları, hamilelik ve çocuklarda kabakulak, bademcik veya bağırsak hastalıkları sırasında kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, kusmanın nedenini belirlemektir. Tedavi nedene göre yapılır. Hasta kustuktan sonra, sırt üstü yatırılır. Birşey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir.
mide ülseri
Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi süresince istirahat edin - Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin - Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın - Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın - Diş sağlığına önem verin - Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.
onikiparmak bağırsağı ülseri
İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir.
öksürük
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. - Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. - Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. - Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz'un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır
Guatr
Geniş Bilgi için bkz: Guatr Nedir
guatr
Tiroid bezinin büyümesi sonucu ortaya çıkan ve boynun ortasında, yutkundukça aşağı yukarı hareket eden şişlikle kendini belli eden bu hastalığa guşa veya cedre de denir. Tıp dilindeki adı strumadır. guatr, özellikle geceleri nefes darlığı yapar. Bazen de rahatsız edici öksürüklere neden olur. İki çeşit guatr vardır. Basit guatr : Bu çeşit guatrda tiroid bezi balon gibi şişer. Nedeni alınan iyotun yetersiz olmasıdır. Dağlık bölgelerde oturanlarda, ergenlik yaşlarında ve hamilelerde çok görülür.
yumrulu guatr
Bu çeşit guatrda, tiroid bezinin iki yanında kabarıklık veya üzüm salkımını andıran şişlikler görülür. Her iki çeşit guatrda da endişelenecek bir durum yoktur. Ancak tedaviye erken başlamak gerekir. Yemeklerde iyotlu tuz kullanmak, mümkün olduğu kadar çok balık, pırasa, kuru erik, yumurta, taze fasulye, pazı, soğan, sarmısak, dut veya dut kurusu, havuç yemek; inek sütü, erik hoşafı, ve havuç suyu içmek çok faydalıdır. Ayrıca kabız olmamaya gayret etmek gerekir. Lahana, mısır ve turp da yenmemelidir.
titremek
Tıp dilinde tremor denilen titremek, irade dışında meydana gelen bir hastalık belirtisidir. El ve ayak titremesi; daha ziyade, nevroz, isteri veya nevrasteninin belirtisidir. Hafif titremeler, genellikle, guatr, alkolizm, kurşun veya cıva zehirlenmesi ya da ihtiyarlığın işaretidir. Şiddetli titremeler parkinson hastalığı ve uyku hastalığında görülür.
Hemofili

hemofili
Kanın normal sürede pıhtılaşmaması şeklinde kendini gösteren, erkeklere has bir çeşit kan hastalığıdır. Halk arasında kanama hastalığı denir. Irsi bir hastalıktır. Doktor tedavisi gerekir. Bu hastalığa tutulanların; az su içmeleri ve limon, portakal, kiraz veya ahududu yemeleri tavsiye edilir. Ayrıca vücudun herhangi bir yerinde kanamaya neden olabilecek davranışlardan da kaçınmaları gerekir.
Hepati Ne
Hepatit
Geniş Bilgi için bkz: Hepatit nedir?

karaciğer şişmesi
Herhangi bir karaciğer hastalığı sırasında, karaciğer hücrelerinin şişip, safra yollarını tıkanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıkktır. Tıp dilinde hepatit sarılık denir. Hastanın bütün dokuları, hatta gözlerinin akı bile sarıya boyanır. İdrarı esmerleşir. Deride kaşıntılar görülür.




Dahiliye (İç Hastalıkları)--- 2 ---

Ağrı, Akdeniz Anemisi, Alerji, Anemi, Baş Dönmesi, Şeker, Diabet, Gastrit, Guatr, Hemofili, Hepatit, İshal, Kabızlık, Kalınbağırsak, Kanser, Karaciğer Kanseri, Kist, Lösemi, Şişmanlık, Obezite, Romatizma, Sindirim Sistemi, Terleme, Ülser
İshal

ishal
İshal; normal katılıktaki dışkının sulu veya yumuşak; sümüklü, kanlı veya yağlı bir şekil alıp, sık sık tuvalete çıkmak ihtiyacını doğurmasıdır. Bazen de ağrı yapar. İshal ve kabızlığın birbiri ardınca sık sık görülmesi kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İshale halk arasında amel ve sürgün; tıp dilinde ise diare denir. İshalin nedenleri arasında; yiyeceklerin bozuk olması, veya yiyecek çeşitlerinin değişikliği, üşütme, isteri, bağırsak hastalıkları, kolera, dizanteri, tifo, nefrit, kalp, karaciğer veya akciğer hastalıkları sayılabilir. Bu nedenle kısa sürede geçmeyen ishallerde mutlaka doktora başvurmak gerekir. Neden ne olursa olsun tedavinin ilk şartı sıkı bir perhizdir. Hastaya açık çay, maden suyu içirilir, yoğurt yedirilir. Sütlü ve yağlı yiyecekler verilmez, peynir yedirilmez. Bol limonlu pirinç çorbası ve patates püresi yedirilir. Her saat başı bir elmayı yemesi tavsiye edilir.
logore ( söz ishali )
Kişinin çok fazla, tutarlı, mantıklı ve bolca konuşması.
anus kaşıntısı
Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.
dizanteri
Bulaşıcı ve salgın bir hastalıktır. Hastada, ishal görülür. Dışkısı kanlı ve sümüklüdür. İştahsızlık karın ağrısı ve ateş de vardır Su veya besinlerle bulaşır. İki çeşit dizanteri vardır. Amipli Dizanteri : Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastada kanlı ishal, ateş, karın krampları, kilo kaybı, ve halsizlik görülür. Basilli Dizanteri : Mikrobun vücuda girmesinden 2-7 gün sonra belirtileri ortaya çıkar. Hastalığın salgın halini almasında kara sinekler başrolü oynar. Hastada; kanlı ve balgam kıvamında ishal, karın ağrısı, halsizlik ve ateş görülür. Yapılacak ilk iş; hastayı, sağlamlardan ayırmaktır.
gıda zehirlenmeleri
Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür. Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. Baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet eder. Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.
ıleitis
İnce bağırsağın iltihaplanmasıdır. Hastada, karın ağrısı ve ishal görülür. Buna Crohn hastalığı da denir.
kalınbağırsak iltihabı
Daha ziyade bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir hastalıktır. Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp dilinde ülserli kolit denir. Hastalık aniden başlayıp, hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir. Hastada aniden veya yavaş yavaş gelen ishal görülür. Dışkısı kanlıdır. Hasta, karın ağrılarından şikayet eder, ateşi de yüksektir. Doktora başvurmak şarttır. Bu arada istirahat etmek ve bol vitaminli gıdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meşrubat ve süt içilmez. Çekirdek gibi kabuklu şeyler yenmez.
kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.
karın ağrısı
Karın boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya rahimde görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde ağrılara yol açar. Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur. Karın ağrıları, hastalığın yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da yavaş yavaş başlar. Ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Doktora danışmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
kramp
Kaslarda, şiddetli bir ağrı ile beraber istek dışı meydana gelen kasılmalara kramp denir. Çoğunlukla yorgunluk, fazla terleme ve ishalden sonra görülür. Atardamar hastalıkarından kaynaklanan kramplarda mutlaka bir doktora başvurmak gerekir.
öksürük
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. - Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. - Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. - Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz'un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır
raşitizm
Çocuklarda görülen bir çeşit kemik hastalığıdır. Nedeni, yeteri kadar D vitamini almamaktır. Çoğunlukla yeteri kadar güneş görmeyen, sıhhi olmayan, rutubetli, karanlık ve basık tavanlı evlerde yaşayan, yeteri kadar süt içmeyen ve haddinden fazla miktarda unlu gıdalarla beslenen çocuklarda görülür. Hastalık genellikle 2 yaşında ortaya çıkar. Çocukta huysuzluk ve devamlı terleme görülür, iştahı azdır. Bazıları kabızlık çeker, bazıları da ishal olurlar. Adaleleri gevşektir. Derileri soluk ve kansızdır. Dişleri geç çıkar ve erken çürür. Ayakta durmayı ve yürümeyi geç öğrenir. Bacak kemikleri çarpıktır. Düztabanlık görülür. Deniz, kum veya güneş banyoları, kış aylarında da, haftada 3 kere ılık banyo yaptırmak yaralıdır.
sarılık
Safranın kana karışıp, bütün dokuları hatta göz aklarını bile sarıya boyaması ile ortaya çıkan bir hastalık belirtisidir. Tıp dilinde ikter denilen sarılığın üç çeşidi vardır. - Hemolitik sarılıkKandaki alyuvarların tahrip olması sonucu safra, kana karışır. Hastanın idrar rengi normal, büyük tuvaleti ise koyudur. - Hepatik sarılık : Bir virüsün neden olduğu karaciğer iltihabıdır. Karaciğer hücreleri şişer ve safra yolları tıkanır. Belirtileri, yavaş yavaş görülür. Hastada ateş, iştahsızlık, ishal ve kusma vardır. En çok görülen sarılık çeşidi budur. - Obstrüktif sarılık : Nedeni, safra kanallarının tıkanmış olmasıdır. Ortak belirtileri ise şunlardır. Hastalığın neden olduğu sarı renk, önce göz aklarında görülür. Sonra yüz, boyun, gövde, kol ve bacaklara kadar yayılır. İdrarın rengi sarı ile koyu kahverengi arasında değişir. Ciltte de kaşıntı vardır. Büyük abdest, kil renginde ve fena kokuludur. Tedavinin ilk şartı, yatak istirahatidir. Sıkı bir perhiz uygulanır.
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı vardır. - Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir. - Şekerli Diabet ankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. - Diabetik Koma aha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
tifo
Mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın mikrobu çomak şeklindedir. Tifo basili adı verilen bu mikrop, çoğunlukla tifolu hastaların dışkılarında veya idrarlarında, kanlarında, tükürüklerinde veya vücutlarında görülen deri döküntülerinde bulunur. Tifo salgınına, lağım suları karışmış içme suları veya lağım suları ile mikroplanmış yiyecek maddeleri neden olur. Salgın daha ziyade yaz ve sonbahar aylarında görülür. Hastalık, mikrop vücuda girdikten yaklaşık 7-15 gün sonra ortaya çıkar. Hastalığın ilk günlerinde yorgunluk ve baş ağrıları görülür. Fakat hasta yatmak ihtiyacını hissetmez. Birkaç gün sonra ateş yavaş yavaş yükselmeye başlar. İştahsızlık, baş ağrısı, burun kanaması, bronşit, mide ve bağırsak bozuklukları ile birlikte ishal görülür. İlk belirtilerin ortaya çıkmasını takip eden birkaç gün içinde ateşi daha da yükselir. Göğsünde karnında ve sırtında pire ısırığına benzeyen kırmızı lekeler belirir. Bu günler içinde tansiyon düşer, nabız da yavaşlar. Hastalığın üçüncü haftasında karın gerginleşir ve şişer. Dışkı ise yumuşaklaşır, bağırsak kanamaları görülebilir. Bademcikler iltihaplanmış, hasta zayıflamıştır. Üçüncü haftanın sonlarından itibaren, ateş düşmeye ve diğer belirtiler kaybolmaya başlar. Tifo kalbi, beyni, böbrekleri, akciğerleri, karaciğeri, göz ve kulak sinirlerini etkiler. Bu nedenle iyi tedavi şarttır. Hastaya süt, yoğurt, ayran, hoşaf, meyva suları, limonata, portakal suyu, yumurta sarısı, yumurtalı çorbalar, iki kere çekilmiş etten yapılmış köfteler, sebze ve meyve püreleri verilir. Çok su içirilir.
Kabızlık

kabızlık
Tuvalete hiç çıkmama veya çok seyrek çıkmaya kabızlık, peklik ya da inkıbaz denir. Tıp dilinde ise konstipasyon adı verilir. Yeterince sulu şeyler yememe, sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı, sindirim sistemi bozuklukları, hormon dengesizliği, basur, fıtık boğulması, kabızlığı doğuran nedenler arasındadır. Ayrıca günlerinin büyük bir kısmını oturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde ve yaşlılarda görülür. Öncelikle kabızlığa neden olan hastalığı tespit etmek gerekir. Esas nedeni tespit etmeden alınacak müsil ilaçları kötü sonuçlar doğurabilir. Kabız omayı önlemek için, sebze çorbaları ve yemekleri, mercimek, ıspanak, salata, balık ve çavdar ekmeği yemek çok faydalıdır. Ayrıca erik reçeli, bal, üzüm, kayısı veya elma yemek; bol su veya şerbet içmek de yararlıdır. Müzmin kabızlıktan şikayet edenlerin de; fazla et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi yiyecekleri azaltmaları, kahve çay ve sigarayı en az miktara indirmeleri, alkolü bırakmaları gerekir. Kabızlığı gideren ilaçların fazla miktarda ve uzun süre kullanılması kötü sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ilaçları kullanırken tavsiye edilen miktarları aşmamak gerekir.
anus kaşıntısı
Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.
ateş
Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.
basur
Son bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve kanamalarına; halk arasında basur, tıp dilinde hemoroid denir. Başka bir hastalığın da belirtisi olabilir. kabızlık, hamilelik, şişmanlık, soğuk yerlerde fazla oturma, alkol alışkanlığı ve son bağırsaklardaki bazı hastalıklar, basura neden olur. Basurlar iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır. İç basur; makatın içinde meydana gelen basurlara verilen isimdir. Dış basur; makatın dışında, küçük, yuvarlak, eflatuni renkte tümörlerdir. Tedavide ilk şart, kabızlığı gidermektir.
baş ağrıları
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.
gıda zehirlenmeleri
Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür. Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. Baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet eder. Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.
hazımsızlık
Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür. Tedavinin ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt ile birkaç galete yenir.
karaciğer yetersizliği
Karaciğerin görevini yeterince yapmaması sonucu görülen bir hastalıktır. Belirtileri bağırsaklarda gaz, karın şişliği, sağ böğürde ağrı, burun kızarması, solgun renk, yüz ve elde çil gibi lekeler, paslı dil, ağızda acılık, mide bulantısı, kabızlık, çarpıntı, el ve ayak şişleri, görme ve işitmede azalma görülür. İdrar rengi, sabahları koyu, gündüz ise açık ve durudur. İdrara çok çıkılır. Hastanın çukulata, baharatlı yiyecekler, turşu, kızartmalar, ve yağlı şeyler yememesi gerekir.
öksürük
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. - Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. - Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. - Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz'un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır
raşitizm
Çocuklarda görülen bir çeşit kemik hastalığıdır. Nedeni, yeteri kadar D vitamini almamaktır. Çoğunlukla yeteri kadar güneş görmeyen, sıhhi olmayan, rutubetli, karanlık ve basık tavanlı evlerde yaşayan, yeteri kadar süt içmeyen ve haddinden fazla miktarda unlu gıdalarla beslenen çocuklarda görülür. Hastalık genellikle 2 yaşında ortaya çıkar. Çocukta huysuzluk ve devamlı terleme görülür, iştahı azdır. Bazıları kabızlık çeker, bazıları da ishal olurlar. Adaleleri gevşektir. Derileri soluk ve kansızdır. Dişleri geç çıkar ve erken çürür. Ayakta durmayı ve yürümeyi geç öğrenir. Bacak kemikleri çarpıktır. Düztabanlık görülür. Deniz, kum veya güneş banyoları, kış aylarında da, haftada 3 kere ılık banyo yaptırmak yaralıdır.
Kalınbağırsak

kalınbağırsak iltihabı
Daha ziyade bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir hastalıktır. Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp dilinde ülserli kolit denir. Hastalık aniden başlayıp, hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir. Hastada aniden veya yavaş yavaş gelen ishal görülür. Dışkısı kanlıdır. Hasta, karın ağrılarından şikayet eder, ateşi de yüksektir. Doktora başvurmak şarttır. Bu arada istirahat etmek ve bol vitaminli gıdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meşrubat ve süt içilmez. Çekirdek gibi kabuklu şeyler yenmez.
kanser
Kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişle vücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri, ya etraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz (yavrulama) denir. Kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri sürülmektedir. Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar - Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar - Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük - Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben ve siğillerde görülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazla devam ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. Kanserin görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve omurilikte %1 - Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6 - Memelerde %14 - Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3 - Karaciğer ve safra kesesinde %3 - Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kanser tedavisinde uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu, bu rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin de kanser olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi: Bir günlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya çavdar unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak, veya domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir. %10-15'I deniz ürünleri arasından veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar veya şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir. Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir. Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan meyveler yenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk, peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm, şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazoz dahil bütün meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu, bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda rejimi hiç aksatılmadan uygulanmalıdır.
kulunç ağrısı
Şiddetli ağrılara ve özellikle kalınbağırsak kaslarının kasılması sonucu meydana gelen ve omuz başlarında hissedilen ağrılara, halk arasında kulunç denir. Bu çeşit ağrıların bazıları sabit, bazıları da gezici ağrı şeklindedir. Kalınbağırsağın kasılmasından kaynaklanan bu çeşit ağrılara, tıp dilinde kolik denir.
Kanser

deri kanseri
Deri üzerinde ufak bir şişlik veya bir türlü iyileşmeyen bir yara şeklinde başlayabilen bir çeşit kanserdir. Şişlik, başlangıçta ufak bir yumru şeklindedir. Bir süre sonra aynı yer açılır ve yara haline dönüşür, sonra kabuk bağlar. Bu gibi durumlarda telaşlanmamak; ancak acele etmek gerekir. Erken tedavi edildiği takdirde iyileşir.
kanser
kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişle vücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser denir. kanser hücreleri, ya etraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz (yavrulama) denir. kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri sürülmektedir. kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar - Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar - Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük - Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben ve siğillerde görülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazla devam ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. kanserin görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve omurilikte %1 - Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6 - Memelerde %14 - Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3 - Karaciğer ve safra kesesinde %3 - Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. kanser tedavisinde uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu, bu rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin de kanser olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi: Bir günlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya çavdar unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak, veya domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir. %10-15'I deniz ürünleri arasından veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar veya şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir. Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir. Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan meyveler yenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk, peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm, şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazoz dahil bütün meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu, bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda rejimi hiç aksatılmadan uygulanmalıdır.
prostat kanseri
Prostat bezinin genişleyip, büyümesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastanın karın bölgesinin alt kısımlarında ve bacak aralarında ağrı vardır. Bazen sırtta ve kollarda da ağrı hissedilir. Doktor tedavisi gerekir.
rahim kanseri
Çoğunlukla rahim boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana gelen bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran kadınlarda daha fazla görülür. Tıp dilinde uterus kanseri denir. Vajinadan kan veya fena kokulu akıntı gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.
çekum (caecum)
İncebarsakla kalınbarsağın birleştiği yerdeki kesedir. Bu bölgede, iltihaplanma, ülserasyon veya kanser görülebilir.
dil iltihabı
Tıp dilinde Glossit denilen bu iltihaplanmanın nedeni, çürük dişler, dişeti iltihabı, sigara, çok sıcak veya çok soğuk şeyler yemeyi alışkanlık haline getirmiş olmaktır. İhmal etmemek gerekir. Çünkü dil kanseri veye dil ülseri belirtisi de olabilir. Mutlaka doktora başvurmak gerekir. Yapılacak ilk iş, sigarayı bırakmak, çürük dişleri tedavi ettirmek, ve kötü alışkanlıkları terk etmektir.
kan tükürmek
Tıp dilinde hemoptizi denilen kan tükürmek, önemli bir hastalığın habercisidir. Akciğer kanseri, verem, bronşit, mitral darlığı veya zatürreeden şüphelenilir. Ancak dişeti kanaması gibi pek önemli olmayan bir durumda olabilir. Bu nedenle, hastanın sırtına bir yastık konup, oturtulur. Vakit kaybetmeden doktor çağrılır.
kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.
kusmak
Midenin içindekilerini, elde olmayarak ağız yolu ile dışarı atmaya kusmak, kusulan şeye de kusmuk denir. Kusmanın bir çok nedeni vardır. Örneğin, zehirli, bozulmuş yiyecekler, içki, gastrit ve ülser gibi mide hastalıkları, bazı besinlere karşı hassasiyet, bazı ilaçlar, kanser, mide kanaması, mide fıtığı, sinirlenme, migren, araç tutması, zehirlenme, kansızlık, sarılık, tiroid hastalıkları, hamilelik ve çocuklarda kabakulak, bademcik veya bağırsak hastalıkları sırasında kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, kusmanın nedenini belirlemektir. Tedavi nedene göre yapılır. Hasta kustuktan sonra, sırt üstü yatırılır. Birşey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir.
lösemi
Halk arasında kan kanseri denilir. Kandaki alyuvarların aşırı derecede çoğalması sonucu meydana gelir.
mastektomi
Memenin her hangi bir rahatsızlık nedeniyle alınmasıdır. Basit mastektomi sadece meme dokusunun çıkartılmasıdır. Radikal mastektomi ise, kanser vakalarında baş vurulan memeyle birlikte, memenin altındaki kasların ve koltuk altındaki lenf bezlerinin de çık
metastaz
Herhangi bir organdaki kanser hücrelerinin, vücudun başka bir bölümüne atlamasıdır.
tere
İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler. kanser, anemi ve lif hastalıklarına karşı etkili. Tere kanserle savaşan sebzelerin arasında olduğu gibi aynı zamanda en fazla kalsiyum, demir ve folik asit içerenlerin başında geeliyor. Tere gibi yeşil sebzeler yiyen kadınların, life ilişkin hastalıklara yakalanma riskleri daha az.
Karaciğer Kanseri



kanser
Kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişle vücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri, ya etraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz (yavrulama) denir. kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri sürülmektedir. Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar - Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar - Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük - Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben ve siğillerde görülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazla devam ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. kanserin görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve omurilikte %1 - Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6 - Memelerde %14 - Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3 - karaciğer ve safra kesesinde %3 - Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kanser tedavisinde uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu, bu rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin de kanser olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi: Bir günlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya çavdar unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak, veya domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir. %10-15'I deniz ürünleri arasından veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar veya şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir. Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir. Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan meyveler yenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk, peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm, şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazoz dahil bütün meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu, bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda rejimi hiç aksatılmadan uygulanmalıdır.
Kist

kist
Etrafı membranla (zar) çevrili içi sıvı dolu oluşumlar. Büyüklükleri muhtelif olup vücüdun her tarafında oluşabilir.
kist hidatik
Bazı organlarda (daha çok karaciger, akciğer, beyin) ekinokok adı verilen parazitlerin neden olduğu içi berrak su görünümünde kistler.
kist sebase
Yağ bezlerinin büyümesi sonucu deri altında oluşan kistler.
polikistik
Bazı organlarda çok sayıda içi sıvı ile dolu oluşumlara verilen addır. Polikistik böbrek, polikistik meme gibi.
aybaşı kanamasının uzun sürmesi
Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.
ekinokok
Köpek ve kurtlar, nadiren kedilerde bulunan bir parazit olup larvaları memeli canlılarda büyüyerek hidatik kistleri yaparlar.
galaktosel
Memede, içi süt dolu kist.
Lösemi

lösemi
Halk arasında kan kanseri denilir. Kandaki alyuvarların aşırı derecede çoğalması sonucu meydana gelir.
fab sınıflaması
FAB terimi French-American-British sözcüklerinin baş harflerinden oluşur. Akut lenfoblastik lösemi (ALL) ve akut myeloblastik lösemide (AML) neoplastik hücrelerin morfolojik özelliklerine göre yapılan bir sınıflama sistemidir. FAB sınıflaması için wright
kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.
kaşıntı
Vücudun herhangi bir yerinde hissedilen ve böcek dolaşıyormuş hissi, hafif yanma ve batma gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkan kaşıntıya, tıp dilinde pruritus veya kaşeski denir. Kaşıntıyı doğuran nedenler çok çeşitlidir. Bunlar şöyle sıralanabilir: - Sabun, çamaşır tozları ve bazı boyaların neden olduğu kaşıntılar - Yün veya naylon iyeceklerin neden olduğu kaşıntılar - Bazı kimyasal maddelerin neden olduğu kaşıntılar - İstiridye, yumurta, süt, çilek, soğan gibi bazı besinlerin neden olduğu kaşıntılar - Bazı ilaçların neden olduğu kaşıntılar - Şeker, karaciğer, böbrek hastalıkları veya löseminin neden olduğu kaşıntılar - Kurdeşen, egzama, su çiçeği, kızamık, kızıl, kızamıkçık veya deri iltihabının neden olduğu kaşıntılar - Mantarın neden olduğu kaşıntılar - Kıl kurdunun neden olduğu kaşıntılar - İshal veya kabızlığın neden olduğu kaşıntılar - Sinirlilik ve ruhi sıkıntıların neden olduğu kaşıntılar Tedavinin ilk şartı, kaşıntıyı doğuran sebebi bulmaktır. Bu arada mümkün olduğu kadar kaşımamaya gayret edilir.
Şişmanlık

şişmanlık
şişmanlık, alınan kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde obesite denir. İstatistiklere göre şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenle şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir.
basur
Son bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve kanamalarına; halk arasında basur, tıp dilinde hemoroid denir. Başka bir hastalığın da belirtisi olabilir. Kabızlık, hamilelik, şişmanlık, soğuk yerlerde fazla oturma, alkol alışkanlığı ve son bağırsaklardaki bazı hastalıklar, basura neden olur. Basurlar iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır. İç basur; makatın içinde meydana gelen basurlara verilen isimdir. Dış basur; makatın dışında, küçük, yuvarlak, eflatuni renkte tümörlerdir. Tedavide ilk şart, kabızlığı gidermektir.
iktidarsızlık
Erkeklik organının (penisin) yeteri kadar sertleşmemesi sonucu, cinsel ilişkide bulunamamaya; halk arasında iktidarsızlık, tıp dilinde ise empotans denir. Kendine güvenememek, yorgunluk, tiksinti, sinir bozukluğu, alkolizm, şeker hastalığı, doğum kontrolü için uygulanan metotlar veya aşırı şişmanlıktan kaynaklanır. Ilık banyolar, açık havada dolaşmak ve dinlenmek başvurulacak ilk çarelerdir.
nefes darlığı
Tıp dilinde dispne denilen nefes darlığı önemli bir hastalığın belirtisi olabilir. Spor yaptıktan, koştuktan veya yorucu bir iş yaptıktan sonra nefes darlığı normal sayılabilir. Ancak ortada neden yokken nefes darlığından şikayet etmek mutlaka üzerinde durulması gereken bir konudur. Çünkü kansızlık, kalp hastalıkları, mide hastalıkları, bronşit, tiroid bezinin büyümesi, akciğer hastalıkları, zatürree, astım, zehirlenme, şişmanlık, nefes darlığına neden olabilir. Nefes darlığından şikayet edenlerin sigarayı kesinlikle bırakmaları, ağır yemekleri de terk etmeleri gerekir.
obesite
Aşırı şişmanlık.
obezite
şişmanlık.
romatizma
Umumiyetle eklem, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara romatizma denir. Romatizma ağrıları, vücudun her tarafında görülebilir. Halk arasında, romatizma ağrılarına yel denir. şişmanlık, hormon dengesizliği, karaciğer yetersizliği, beslenme dengesizliği, mide ve bağırsak bozuklukları, çürük dişler, sinüzit, bademcik iltihapları ve yaşlılık romatizmayı hazırlayan nedenlerin başında gelir. Ayrıca, soğuk ve rutubet de çok önemli rol oynar. Romatizmalı yerlerde ağrı, yanma veya üşütme ve şişlikler görülür. Ağrı bazen dayanılmaz dereceye varır. Hareket etmekte de güçlük çekilir. Tedavi edilmezse, kalp kapağı hastalığı veya bir başka hastalığa neden olur.3 çeşit romatizma vardır: - Akut eklem romatizması - Romatoid artrit - Dejeneratif romatizma
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı vardır. - Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir. - Şekerli Diabet ankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. - Diabetik Koma aha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
tansiyon yüksekliği
Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre yüksek olmasına halk arasında tansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise hipertansiyon denir. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri hastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş ağrısı vardır.
varis
Damarların büyümesi ve şişmesine varis denir. Çoğunlukla bacağın alt kısımlarında görülür. Nedeni ayakta fazla durmak, şişmanlık, kan damarlarındaki kapakların düzensiz çalışması veya jartiyer kullanmaktır. Belirtileri, deri yüzeyindeki damarlar eğri, büğrü olup şişerler. Deri rengini kaybeder. Akşam saatlerinde de ayak bilekleri şişebilir. Banyodan sonra, aybaşı halinde, sıcak havalarda veya uzun süre ayakta kaldıktan sonra, yorgunluk, bacaklarda ağrı, karıncalanma ve dolgunluk hissedilir.
Romatizma

adale romatizması
Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.
kalp romatizması
romatizma, iyi tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki kapakçıklara yerleşir. Bu kapakçıklardan; en fazla mitral kapakçık etkilenir ve daralıp, sertleşir, büzülür. Daha çok kadınlarda görülen kalp romatizması sonucu ortaya çıkan hastalığa mitral darlığı veya mitral stenoz denir. Hastada nefes darlığı, kuru öksürük, sık sık soğuk alma, morarma, el ve ayaklarda üşüme ve yorgunluk görülür. Tedavinin ilk şartı üzülmemek, her gün bir öncekki günden daha iyi olduğuna inanmak ve doktorun tavsiyelerine uymaktır.
romatizma
Umumiyetle eklem, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara romatizma denir. romatizma ağrıları, vücudun her tarafında görülebilir. Halk arasında, romatizma ağrılarına yel denir. Şişmanlık, hormon dengesizliği, karaciğer yetersizliği, beslenme dengesizliği, mide ve bağırsak bozuklukları, çürük dişler, sinüzit, bademcik iltihapları ve yaşlılık romatizmayı hazırlayan nedenlerin başında gelir. Ayrıca, soğuk ve rutubet de çok önemli rol oynar. romatizmalı yerlerde ağrı, yanma veya üşütme ve şişlikler görülür. Ağrı bazen dayanılmaz dereceye varır. Hareket etmekte de güçlük çekilir. Tedavi edilmezse, kalp kapağı hastalığı veya bir başka hastalığa neden olur.3 çeşit romatizma vardır: - Akut eklem romatizması - Romatoid artrit - Dejeneratif romatizma
aso
Antistreptolizin O için kullanılan kısaltma. Streptolizin, Hemolitik Streptokok adı verilen bakterilerin salgıladığı toksinin adıdır. Bu toksinin varlığını tespit için yapılan tetkike de kısaca ASO adı verilir. ASO, romatizma gibi bazı Hemolitik Strep
bademcik iltihabı
Bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. Bademcikler şiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir. Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve kalp hastalıklarına neden olabilir.
çekem
Fructus Visci albi Kabız, idrar artırıcı, kusturucu, kuvvet verici ve tansiyon düşürücü etkileri vardır. romatizma ağrılarında kullanılır.
gastrit
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.
gözbebekleri iltihabı
Gözün bir kazayla yaralanması veya romatizmalı hastalarda üşütme sonucu ortaya çıkar. Bazen; şeker hastalığı, burun hastalıkları, ve frengili hastalarda da görülür. Tıp dilinde iritis denilen bu hastalık vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi gerekir. Hasta, ışığa fazla bakamaz. Gözlerinde veya gözlerinin üst kısmına gelen bölgede şiddetli ağrılar vardır. Gözlerde; sulanma ve kızarıklık da görülür. Göze dikkatle bakıldığında; renkli kısmın etrafındaki rengin de koyulaştığı görülür.
kalp hastalıkları
Düzensiz bir hayat, yorgunluk, sinir bozuluğu, şiddetli romatizma veya doğuştan meydana gelen kalp hastalıklarında; daha geniş bir ifadeyle bütün kalp hastalıklarında aşağıdaki maddelere dikkat etmek gerekir. Sinirlenmeyin. Sigarayı bırakın. Şişmanlamamaya ve kilonuzu muhafaza etmeye çalışın. Fazla yorucu işler yapmayın. Uyku ve dinlenmenizi ihmal etmeyin. Koşmayın, acele etmeyin. Her gün bir öncekinden daha iyi olduğunuza inanın. Kabız olmamaya dikkat edin. Çürük dişleriniz varsa, tedavi ettirin. Fazla miktarda yağlı sığır veya koyun eti, sütlü şeyler yemeyin. Konserve, pastırma, salam, peynir, turşu, balık ve çikolata gibi şeyleri mümkün olduğunca azaltın. Yemeklere tuz koymayın. Yemeklerinizi mısırözü, ayçiçeği veya haşhaşyağı ile hazırlayın. Bol bol taze sebze ve meyve yiyin. Bol bol yoğurt yiyin.
kalp yetmezliği
Kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda muntazaman boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. Sol Kalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. Çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır. Sağ Kalp Yetmezliği : Hastanın ayak ve ayak bilekleri şişer. Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı, müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp hastalığıdır. Kaonjestij Kalp Hastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği bir arada olduğu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, müzmin bronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır. Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir: Sigara içmeyin. Yemeklere fazla tuz koymayın. Uykularınızı ihmal etmeyin. İstirahat edin ama devamlı olarak yatmayın. Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her şeyi kendinize dert etmeyin.
kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.
sandalos
Sandaraca Haricen ve dahilen romatizma ağrılarını dindirici olarak etkilidir.
siyatik
Üst bacağın arka kısmı, arka bacağın dış tarafı ve siyatik siniri boyunca yayılan ağrıya siyatik denir. Ağrı, bazen birdenbire gelir. Bazen de yavaş yavaş ilerler. Otururken, kalkarken, uzanırken hareketler zorlukla yapılır. Belkemiğinin aşağı bölgesi, hassastır. Ağrılar yürürken, öksürürken ve gerinirken daha da artar. Halk arasında sinir romatizması da denir. Nedeni, omurlar arasında kıkırdak disklerin yerinden oynaması, yani disk kayması, omurganın alt bölümünün iltihaplanmış veya zedelenmiş olması, dizkapağı iltihabı veya sinir iltihabıdır. Tedavinin ilk şartı yatak istirahatidir. Ayrıca yatak altına kalın bir tahta koymalı, iki yastıktan fazla da yastık kullanmamalıdır.
şişmanlık
Şişmanlık, alınan kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde obesite denir. İstatistiklere göre şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenle şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir
« Son Düzenleme: Ağustos 09, 2007, 01:42:19 ÖÖ Gönderen: boxcigar » Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #1 : Ağustos 09, 2007, 01:43:25 ÖÖ »

Dahiliye (İç Hastalıkları)--- 3 ---

Ağrı, Akdeniz Anemisi, Alerji, Anemi, Baş Dönmesi, Şeker, Diabet,Gastrit, Guatr, Hemofili, Hepatit, İshal, Kabızlık, Kalınbağırsak,Kanser, Karaciğer Kanseri, Kist, Lösemi, Şişmanlık, Obezite, Romatizma,Sindirim Sistemi, Terleme, Ülser [/FONT]

Sindirim Sistemi



Geniş Bilgi için Bknz: Mide hastalıkları



giardia

Tek hücreli organizmalardandır. Esas adı Giardia Lamblialis olup, sindirim sisteminde yerleşir.
kabızlık
Tuvalete hiç çıkmama veya çok seyrek çıkmaya kabızlık, peklik ya dainkıbaz denir. Tıp dilinde ise konstipasyon adı verilir. Yeterince suluşeyler yememe, sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı, sindirim sistemibozuklukları, hormon dengesizliği, basur, fıtık boğulması, kabızlığıdoğuran nedenler arasındadır. Ayrıca günlerinin büyük bir kısmınıoturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde ve yaşlılarda görülür.Öncelikle kabızlığa neden olan hastalığı tespit etmek gerekir. Esasnedeni tespit etmeden alınacak müsil ilaçları kötü sonuçlardoğurabilir. Kabız omayı önlemek için, sebze çorbaları ve yemekleri,mercimek, ıspanak, salata, balık ve çavdar ekmeği yemek çok faydalıdır.Ayrıca erik reçeli, bal, üzüm, kayısı veya elma yemek; bol su veyaşerbet içmek de yararlıdır. Müzmin kabızlıktan şikayet edenlerin de;fazla et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi yiyecekleriazaltmaları, kahve çay ve sigarayı en az miktara indirmeleri, alkolübırakmaları gerekir. Kabızlığı gideren ilaçların fazla miktarda ve uzunsüre kullanılması kötü sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ilaçlarıkullanırken tavsiye edilen miktarları aşmamak gerekir.
kanser
Kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekideüremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişlevücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri, yaetraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı kan damarlarıile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz (yavrulama) denir.Kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava kirliliği, vesigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri sürülmektedir.Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdakibelirtilerin biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veyarahimden gelen anormal kanama veya akıntılar - Göğüslerde veya vücudunherhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler -İyileşmeyen yaralar - Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayanöksürük - Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben ve siğillerdegörülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazladevam ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. Kanserin görüldüğüyerler aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin veomurilikte %1 - Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10,kadınlarda % 6 - Memelerde %14 - sindirim sisteminde%25 - Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3 - Karaciğer vesafra kesesinde %3 - Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında,akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak,mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kansertedavisinde uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu,bu rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin dekanser olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi: Birgünlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veyaçavdar unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan gübresiylegübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates,patlıcan, ıspanak, veya domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebzeçorbalarından seçilir. %10-15'I deniz ürünleri arasından veya soyafasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar veya şalgamdan seçilir. Haftadabir kere beyaz etli balık yenebilir. Ancak her hafta pişirme şeklinideğiştirmek gerekir. Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan meyveleryenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır.Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk,peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm,şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, vekuru bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazozdahil bütün meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal,sofra tuzu, bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda rejimihiç aksatılmadan uygulanmalıdır.


Terleme




ayak terlemesi
Ayakların normalden fazla terlemesigenellikle ter bezlerinin aşırı derecede çalışmasından kaynaklanır.Diğer taraftan, kalın çorap giymek, ateşli bir hastalık veya normalvücut sıcaklığının düşmesi de ayak terlemesine neden olabilir.
fazla terlemek
Haddinden fazla terlemek;sinir bozukluğu, fazla sıcak, tiroid bezinin çalışmasında görülenbozukluk, tüberküloz, raşitizm veya iskorbütten kaynaklanır. Ergenlikyaşlarında da fazla terleme görülür. Bu nedenle terlemenin asıl nedenini bulmak gerekir.
ağrılı aybaşı hali
Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşıkanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşıkanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanınbaşlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülengünlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara,çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbekaltında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusmagörülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.
bayılmalar
Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk arasında bayılma tıpdilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijenazalmıştır. Bayılmanın nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, aniheyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar sertliği vekalp hastalıklarıdır. Bayılmadan önce baygınlık hissi gelir. Sonra yüzkül rengini alır. Arkasından da terleme,çarpıntı, göz kararması ve baş dönmesi görülür. Bu gibi durumlardayapılacak ilk iş hastayı hemen yatırmak, elbise ve çamaşırlarınıgevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak koklatılır.
böbrek ağrısı
Böbrek ağrısının nedenleri çeşitlidir. Bunlar arasında: böbrek taşı,böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği, böbrekuru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan borulardataş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi olabilir. Ağrılar sırasında terleme ve kusma da görülebilir.
böbrek taşı
İdrarda bulunan oksalat billurlarının meydana getirdiği böbrek taşları,kum tanesi kadar olabildiği gibi pinpon topu büyüklüğünde de olabilir.Ufak taşlar böbrekten kolaylıkla çıkabilr. Büyükler ise böbreklerdenmesaneye giderken şiddetli ağrılara neden olur Göğsün yukarı ve önkısmında, kaburgaların altında, ani ve kıvrandırıcı ağrı hissedilir. terleme ve kusma da görülebilir. İdrarın rengi bulanık ve bazen kanlıdır.
güneş çarpması
Uzun süre güneşte veya sıcakta kalmak sonucu; aşırı terleme,ağrılı kramplar ve kanın koyulaşması şeklinde kendini gösterir.Yapılacak ilk iş; hasta giyinikse, hemen elbiseleri gevşetilip, gölgeyetaşınır. Yüzü, göğsü ve kolları soğuk su ile ıslatılır. Durumu ciddiise, ıslak bir çarşafa sarılarak hastaneye götürülür.
kalp yetmezliği
Kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşundamuntazaman boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. SolKalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır.Geceleri daha zor nefes alır. Çarpıntı, baygınlık ve terlemegörülebilir. Buna kalp astımı adı verilir. Nedeni; aort veya mitralkapaklarının hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır. Sağ KalpYetmezliği : Hastanın ayak ve ayak bilekleri şişer. Buralara, parmaklabastırılınca bir süre çukur kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar;hazımsızlık ve iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı,müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp hastalığıdır. Kaonjestij KalpHastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği bir arada olduğu zamangörülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, müzminbronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır.Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir: Sigara içmeyin. Yemeklere fazlatuz koymayın. Uykularınızı ihmal etmeyin. İstirahat edin ama devamlıolarak yatmayın. Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her şeyi kendinize dertetmeyin.
kemik iltihabı
Kemiğin ve iliğin iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilindeosteomyelit denir. Nedeni, cerahat yapan mikropların kana karışmasıveya derideki herhangi bir yaradan dağılan mikroplardır. Hastalanankemik, dokunulmayacak kadar hassastır. Hastada, terleme ve titreme görülür. Ağrılar aniden başlar. Vakit geçirmeden tedavi ettirmek gerekir.
kramp
Kaslarda, şiddetli bir ağrı ile beraber istek dışı meydana gelen kasılmalara kramp denir. Çoğunlukla yorgunluk, fazla terleme ve ishalden sonra görülür. Atardamar hastalıkarından kaynaklanan kramplarda mutlaka bir doktora başvurmak gerekir.
mide ülseri
Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelenyaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı,zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğeryetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güçyiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay,kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazıilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenlerarasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissivardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusuhafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üstkısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktansonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonrasırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terlemede görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazıkimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserinilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve sonbahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalarartar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviyebaşlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumdayapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerdensıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıylaaşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi süresinceistirahat edin - Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin -Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın - Sigara,çay, kahve ve alkolü bırakın - Diş sağlığına önem verin - Süt ve sütlüyiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmışbalık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.
migren
Halk arasında yarım baş ağrısı diye bilinen ve soğuk bir terlemeile birlikte gelip, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel bir başağrısıdır. Ağrılar bazen dayanılmayacak kadar şiddetli olur. Birkaçdakika sürebileceği gibi saatlerce hatta günlerce devam eder. Migren,herhangi bir hastalığın belirtisi olabildiği gibi, belirli bir nedenolmadan da görülebilir. İrsi olanlar da vardır. Başın yarısındazonklamalar, bulantı ve bazen kusma görülür. Gözünün önünde siyahbenekler, bulanık lekeler, uçuşur. Bazı kimseler, konuşmakta da zorlukçekerler. Ağrı geldiği zaman, karanlık bir odada sırt üstü yatmakoldukça etkilidir. Ayrıca, hazımsızlığı önlemek, haftada iki kere ılıkbanyo yapmak, sebze yemek ve kahve, çay, sigara, içki, gibi zararlışeyleri terk etmek gerekir.
onikiparmak bağırsağı ülseri
İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmakbağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağındameydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavieidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat,gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safrakesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormondengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğukyiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyeceklerve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesineyardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesindenşikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terlemede görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerdensonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk baharve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş,hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sıksık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir.
raşitizm
Çocuklarda görülen bir çeşit kemik hastalığıdır. Nedeni, yeteri kadar Dvitamini almamaktır. Çoğunlukla yeteri kadar güneş görmeyen, sıhhiolmayan, rutubetli, karanlık ve basık tavanlı evlerde yaşayan, yeterikadar süt içmeyen ve haddinden fazla miktarda unlu gıdalarla beslenençocuklarda görülür. Hastalık genellikle 2 yaşında ortaya çıkar. Çocuktahuysuzluk ve devamlı terlemegörülür, iştahı azdır. Bazıları kabızlık çeker, bazıları da ishalolurlar. Adaleleri gevşektir. Derileri soluk ve kansızdır. Dişleri geççıkar ve erken çürür. Ayakta durmayı ve yürümeyi geç öğrenir. Bacakkemikleri çarpıktır. Düztabanlık görülür. Deniz, kum veya güneşbanyoları, kış aylarında da, haftada 3 kere ılık banyo yaptırmakyaralıdır.
servi kozalağı
Cupressi Çocukların gece işemelerinde, haricen basura ve kokulu ayak terlemelerine karşı kullanılır.
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu birhastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şekermiktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar.Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğeredepo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır.Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandakişeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir.Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşitşeker hastalığı vardır. - Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arkatarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortayaçıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir.- Şekerli Diabet ankreasınsalgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şekerhastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. Şeker hastalığınıdoğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur.Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığınbaşlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı daartar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlıyorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayaktitremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, terkokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç,iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker hastalığı tedaviedilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görmezayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşitşeker koması vardır. - Diabetik Koma ahaziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanınıgeçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı,bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker EksikliğiKoması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme,titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıklabaşlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktardakarbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en aziki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafınıılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhizyapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve dişsağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açıkhavada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
verem
Akciğer veremi, tüberküloz, fitizi diye bilinir. Nedeni, koch basilidenilen ufak kıvrık içinde küçük noktacıklar görülen çomak şeklindekiverem basilidir. Verem mikrobu insan vücuduna çeşitli yollardangirebilir. Bu yolların başında, solunum yolları gelir. Hastalık,çoğunlukla veremlinin balgamı veya veremli ineklerin sütü ile bulaşır.Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, üzüntü, grip, boğmaca,kızamık veya şeker hastalığı vücudun direncini kaybetmesine vehastalığın ihtimalinin artmasına neden olur. Verem, üç devrede gelişir.Birinci devrede, hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları,öksürük, ve 38 dereceye varan ateş görülür.Verem basili bu devredetüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur. İkinci devrede hiçbir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri,eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarınayerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnciazalmaya başlar. Üçüncü devrede, varem basilleri kan veya lenfkanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada, yorgunluk, balgamlıöksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemelerigörülür. Bu devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir.Tedaviye 4 ila 9 ay kadar devam etmek gerekir. Tedavinin ilk şartıtemiz ve açık hava, bol gıda ve üzüntüsüz bir hayattır.


Ülser


dil ülseri
Dilde görülen; etrafı kırmızı, içi su dolu küçük kabarcıklar, dil ülserininbelirtisi olabilir. Derin ve sert kenarlı dil yaralarında, mutlakadoktora başvurmak gerekir. Diğer dil yaraları, hazımsızlık veya griptenkaynaklanabilir.
mide ülseri
Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseridenir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedaviedilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safraazlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecedekullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcımeşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun sürekullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır.Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır.Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir,dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmınabastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra;en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırtadoğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi veterleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan dagörülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Buişaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri,başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa,telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş,üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayretsarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdakihususlara kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi süresince istirahat edin -Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin - Bağırsaklarınızındüzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın - Sigara, çay, kahve ve alkolübırakın - Diş sağlığına önem verin - Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta,kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri vepatates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.
onikiparmak bağırsağı ülseri
İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmakbağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağındameydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseridenir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensizhayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak,safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormondengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğukyiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyeceklerve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydanagelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi sugelmesinden şikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, başdönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrıhisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bubelirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi içinyapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak,yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzakyaşamaya gayret etmektir.
ülser
Deri ya da mukoza üzerinde gelişerek altındaki dokularıda etkileyen açık yara.
ülseratif kolit
Kalın barsakla rektumun, kronik iltihabı ve ülserasyonudur.
ülseratif kolitis
Stres sonucuda ortaya çıkanbilen ve kalın bağırsakla rektumu kaplayan kanamalı yaralar.
varis ülseri
Daha çok, bacağın alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni,varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır. Hastalık bacağınalt kısmında, bileğe yakın bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortayaçıkar. Ayak bileği şişer, deri esmerleşir ve bazen de ağrı hissedilir.Doktor tedavisi şarttır.
çekum (caecum)
İncebarsakla kalınbarsağın birleştiği yerdeki kesedir. Bu bölgede, iltihaplanma, ülserasyon veya kanser görülebilir.
dil iltihabı
Tıp dilinde Glossit denilen bu iltihaplanmanın nedeni, çürük dişler,dişeti iltihabı, sigara, çok sıcak veya çok soğuk şeyler yemeyialışkanlık haline getirmiş olmaktır. İhmal etmemek gerekir. Çünkü dilkanseri veye dil ülseribelirtisi de olabilir. Mutlaka doktora başvurmak gerekir. Yapılacak ilkiş, sigarayı bırakmak, çürük dişleri tedavi ettirmek, ve kötüalışkanlıkları terk etmektir.
idrar yollarında yanma
İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser,mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı,apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalığıdoğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalığı doğuran nedenegöre yapılır.
kalınbağırsak iltihabı
Daha ziyade bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir hastalıktır. Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp dilinde ülserlikolit denir. Hastalık aniden başlayıp, hiç beklenmedik bir andakaybolabilir. Hastada aniden veya yavaş yavaş gelen ishal görülür.Dışkısı kanlıdır. Hasta, karın ağrılarından şikayet eder, ateşi deyüksektir. Doktora başvurmak şarttır. Bu arada istirahat etmek ve bolvitaminli gıdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meşrubat ve sütiçilmez. Çekirdek gibi kabuklu şeyler yenmez.
kusmak
Midenin içindekilerini, elde olmayarak ağız yolu ile dışarı atmayakusmak, kusulan şeye de kusmuk denir. Kusmanın bir çok nedeni vardır.Örneğin, zehirli, bozulmuş yiyecekler, içki, gastrit ve ülsergibi mide hastalıkları, bazı besinlere karşı hassasiyet, bazı ilaçlar,kanser, mide kanaması, mide fıtığı, sinirlenme, migren, araç tutması,zehirlenme, kansızlık, sarılık, tiroid hastalıkları, hamilelik veçocuklarda kabakulak, bademcik veya bağırsak hastalıkları sırasındakusma görülür. Tedavinin ilk şartı, kusmanın nedenini belirlemektir.Tedavi nedene göre yapılır. Hasta kustuktan sonra, sırt üstü yatırılır.Birşey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas