Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Robert Fulton  (Okunma Sayısı 381 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 28, 2007, 08:06:15 ÖS »

Hikâye basit bir şekilde başlıyor; Pennsylvania'da (A.B.D.), 1765'teİrlandalı yoksul bir göçmen ailesinin bir oğlu doğuyor: RobertFulton... Üç yaşındayken babasını kaybettiği ve annenin bakımınakaldığı için çok geçmeden köy okulundan ayrılıp çalışma hayatınaatılmak zorunda kalıyordu. Ama bu gencin resme büyük yeteneği veözellikle eşine az rastlanır bir iradesi, çalışma gücü vardı. Yaptığıportreler sahiplerine tıpatıp benziyor ve genç adam tutkusunun ardındantaşralı müşterilerini bir yana koyup şansını denemek üzere Washington'agidiyor.

Şansının yardımını da görmüyor değil. Günün birinde genç ulusun değerlikişisi Benjamin Franklin'in karşısında buluyor kendini. Delikanlıportreye çalışırken, tutkularını bu değerli kişiye açma fırsatınıbuluyor: Yeteneklerini Avrupa'da sanatın vatanında geliştirebilir,Franklin acaba kendini orada ün yapmış bir kişiye, sözgelişi BenjaminWest'e tavsiye edemez miydi?

Bir süre sonra onu Londra'da görüyoruz. Perukalı, soylu kişilerinportrelerini yapıyor ve tablolarını Royal Academy'de sergiliyordu. Yaşıdaha yirmi altı ve kaderi birden değişiveriyor. Stanhope'nin portresiniyaparken ünlü mucit onu, sanatını bir yana koyup kendini tekniğevermesini sağlayacak kadar etkiliyor. Fulton, Stanhope'nin icadının birpüf noktası olduğunu düşünmektedir. Genç Amerikalı paleti, fırçayı biryana atıp ünlü teknikçinin açtığı yeni ufuklara doğru koşuyor: Wattmakinesi, buharlı gemi...

Kalbi sonsuz bir heyecanla çarpıyor. Bu defa West'in şaşkınlık dolubakışları karşısında cetveli alıp bundan böyle ölçekli resimler yapmayakoyuluyor. Kaleminden sırasıyla siper kazma makinesi, mermer kesmecilalama makinesi, kenevir ipliği tezgâhı, kanallar için dip taramagemisi, bir su arkı ve bir köprü tasarısı çıkıyor. 1796'da da ırmakgemiciliğinin geliştirilmesi üzerine bir makale yayımlıyor.

Bu verimlilik İngilizleri şaşırtıyor. Ressam Fulton'u beğenirkenTeknisyen Fulton'un karşısında güvensizlik duyuyorlar. Wattların,Murdockların, Arkwrightların ülkesinde, onun vatandaşlarına bir şeyleröğretebileceğin! sanmak ne görülmemiş cüret! Bu soğuk karşılanmaFulton'u hayal kırıklığına uğratıyor ve Fransızlar belki daha anlayışlıolurlar umuduyla Manş'ı geçiyor.

Primum vivere... Önce karın doymalı. Fırçalarını yeniden eline alıyorve tabiat manzaraları çizmeye koyuluyor. Parisliler onu iyikarşılıyorlar. Sanatı sayesinde Fulton, Laplace, Monge gibi çağın bilimadamlarıyla tanışma imkânını buluyor.

Yıl 1800; Fransa ile İngiltere arasında siyasal gerginlikler başgösteriyor. Birinci konsül Manş’ın ötesine geçmek istiyor, ama İngilizdonanmasından korkuyor. Ne var ki, öte yandan Fulton bu donanmayı yoketme imkânlarını getirmiş: Denizaltı ve torpil.

İyice belirtelim; söz konusu sadece bir proje ya da bir model değildir.Fulton'un denizaltısı suyun üstünde yelkenlerle, altındaysa elleişletilen bir manivela aracılığıyla ilerleyen 6.40 m. uzunluğunda birgemiydi. Balastların içine su doldurmak yoluyla dibe iniyor ve basılmışhava taşıyan bir depo, tayfalara 6 saat yetecek kadar hava sağlıyordu.Gerçekten Fulton'un 1801'de Brest'te 7.60 metreye dalan "Neutitis" adlıdenizaltısı tam altı saat suyun dibinde kaldı. Torpil de bu deneylersırasında ortaya çıkmıştı. Araç patlayıcı maddeyle dolu bir kesedenibaret olup askerin kendi elleriyle gidip düşman gemisine saplamasıgerekiyordu. Bu sakıncaya rağmen deney yine de büyük bir heyecanyarattı.

Napolyon da başta olmak üzere resmi makamların kafasızlığına insan birkere daha şaşmadan edemez. Kim bilir, belki de Fulton'un elindentutsalar, onu destekleselerdi yine onun sayesinde İngiliz donanmasınıçok zayıflatmayı başarabilirlerdi. İngiltere istilâya uğradı mı,kuşkusuz tarihin akışı değişirdi. Londra Hükümeti bu tehlikeyi sezerekgemi komutanlarını bir denizaltı saldırısına karşı hazır bulunmalarıiçin uyardı. Ayrıca, Fulton'a da projesini satın almayı teklif etti.

Büyük Amerikalı, icadının kapsamını Napolyon'un takdir edemediğinisezerek Jouffroy ve Stanhope'nin hayali olan buharlı gemiyi elealmıştı. Fransızın olumlu çalışmalarından ve vatandaşı Fitch'in aldığısonuçlardan haberi vardı. Bunlardaki kusurları buldu vegiderebileceğine inandı. Dostlarından birinin, Robert Livingstone'unmali yardımları sayesinde 1803'te ilk buharlı gemisini inşa etti. Buaraç tahtadan yapılmış olup 20-30 m. uzunluğunda, 3.20 m.genişliğindeydi. Çift etkili bir Watt makinesi 3.65 m. çapındaki çarkıçeviriyordu. 9 Ağustos günü, akşam saat altıda buharlı gemi Seineırmağında saatte 4,7 km. hızla dolaştı.

O yıllarda Auxiron ve Fitch ölmüşlerdi. Jouffroy markisi de sürgündebulunuyordu. Ne var ki Fulton da halkın güvensizliğini yenmekteötekilerden daha başarılı olamadı. Onlarca icadı eğlenceli biroyuncaktı, o kadar. Gelecek nasıl olsa yelkenindi. Napolyon belki dedonanmasına beklenmedik bir güç verecek olan bu deneylerinsürdürülmesini destekleyecek sabrı gösteremedi.

Fulton'un değeri yalnız, Watt'ınkine eşit diyebileceğimiz bir yaratmadehasına sahip oluşunda değildir. Aynı zamanda kötü şansına eşsiz birkararlılıkla karşı gelmesini bilmiş, yoluna dikilen önyargılar,çıkarlar, kayıtsızlıklar ve kötü niyetli kimselerle, görülmemiş birinat ve azimle savaşmıştır.

Fransa ve İngiltere değerini takdir edemediler, öyle mi? 1806'davatanına dönüyor. Ona olan güvenini kaybetmeyen dostu Livingstone'unsayesinde New York'ta Charles Brown' un tersanesinde bu defa gerçek birbuharlı yolcu gemisi inşa etmeye koyuluyor. Ve 10 Ağustos 1807'de"Clermont" Hudson'un sularına indiriliyor.

Clermont 40 m. uzunluğunda 3.60 m. genişliğinde ve sualtı derinliği 2m.'yi bulan bir tekneydi. 4.60 m. çapındaki iki çarkını iki silindirli,güçlü bir Watt makinesi çeviriyordu. Vapur, gazetelerin günlerden berialay konusu ettikleri "bu Fulton delisi"ni görmeye gelen kalabalığınönünde demir aldı. Ama gemi rıhtımdan ayrılıp yelken açmadan ve ötekiteknelerin arasından, dümencisine uysalca uyarak geçip uzaklaşınca,bütün bu alayların sonu geldi. Rıhtımı önce bir sessizlik, sonra daçılgın alkışlar kapladı. Fulton zaferi kazanmıştı.

Clermont, Hudson üzerinde, New York-Albany (260 km. uzaklıkta) arasındadüzenli seferler yapmaya başlayacağı 7 Ağustos gününde bu 260 km.'likyolu 32 saatte aldı. iyiden iyiye ağız değiştiren gazetelerin, yeniicadı hararetle övmelerine rağmen vapura tek yolcu bile binmeye cesaretedememişti. Dönüşte ise yalnız bir yolcu bindi ve Fulton adamın altıdolarını büyük bir heyecanla aldı. Zaferi, çetin bir mücadeleninmeyvesi olmuştu, ama kesindi. Kısa zamanda araçların sayısı artmayabaşladı. 1811'de Clermont'a üç kardeş daha ekledi ve Fulton-LivingstoneFirması başarılara doğru hızla ilerlemeye başladı.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas