|
317
|
Yaramazadam YASAM-MUZIK-MEDYA / Magazin & Astroloji / Burçlar nasıl özür diler???
|
: Temmuz 22, 2008, 05:32:03 pm
|
|
KOC: Bir kere butun Koc'lar dunya şekeri olduklarina inanirlar.. ozur dilemelerini gerektiricek bişey yaptiklarini ya da soylediklerini hic duşunmezler.. o yuzden dizlerinin ustune cokmek yerine basitce "ozur dilerim" derler.. bundan ne azi ne fazlasi
BOGA: Bir hata yaptiklarinda insanlarla yuzyuze bakmaya cok cekinirler.. hem zaten olan olmuştur.. o yuzden Bogalarin ozur dilemedikleri icin kaybettikleri cok arkadaşlari vardir
IKIZLER: Ikizler her ne yapmiş olurlarsa olsunlar, konuyu iyice derinlemesine bi araştirirsaniz mutlaka hakli cikacaklardir.. hakli olduklarini duşunmuyosaniz demek ki konunun yeterince derinine inmemişsiniz o da sizin sorununuz
YENGEC: Bir Yengec'in ozur dilemesini bekliyosaniz buna pişman olursunuz... her konuyu mutlaka kendi taraflarina cevirmeyi bu kadar iyi beceren başka bir burc daha yoktur... sonunda bir bakmişsiniz yalvar yakar olan sizsiniz.
ASLAN: Bir aslan hatasini telafi etmek icin elinden ne geliyorsa yapar.. size cicekler alir, evinizin karşisindaki duvara kocaman harflerle BENI AFFET yazar, ayaklariniza kapanip yalvarir..... sonunda affettiginiz zaman kis kis gulmeyi de ihmal etmez tabi, ne de olsa ona karşi koymak ne mumkun.
BAŞAK: Başak hata yaptigi zaman ozur dilemekten cekinmez, ama bunu ne zaman yapacagini kendi kafasindan planlar.. herkesi kendileri gibi sandiklari icin boyledirler.. onlara gore iş işten gecmiş olsa bile sonucta ozur dilemiş midir, dilemiştir.
TERAZI: Hata yaptiklari zaman bunu itiraf etmeye cekinmezler.. o kadar ictendirler ki zaten ozur dilerim demelerine firsat kalmadan siz affettiginizi soylemiş olursunuz.
AKREP: Ozur dilemenin bir formalite olduguna inanirlar.. o yuzden bir telefon acmak ya da karşiniza alip konuşmak yerine kart ya da mail yoluyla ozur dileyen insanlarin cogu bu burctandir.
YAY: Yay'larin kitabinda pişmanlik, ozur gibi şeyler yazmaz.. hatasiz kul olmaz şarkisi onlarin hayat felsefesidir. Başkalari onlara yanliş bişey yaptigi zaman da ayni tavri korurlar, cifte standart yapmazlar yani..
OGLAK: Onlardan basit bir "ozur dilerim"le kurtulamazsiniz.. uzuuuun bir aciklama beklerler.. 7 sayfalik bir savunma yazip da sonunda onu tatmin edebilmişseniz ne mutlu.
KOVA: Dunya tatlisi insanlardir.. hata yaptiklarini bilir ve saniyesinde durumu kurtarmak icin bişeyler duşunurler.. genelde de başarirlar .
BALIK: Kolay kolay ozur dilemezler cunku onlara gore herkesin olaylara bakiş acisi farklidir.. bir Balık ve ozur dilemek ha? şansinizi zorlamayin
|
|
|
|
|
324
|
Yaramazadam YASAM-MUZIK-MEDYA / Komikler / çocukların çıLdırtan soruLarı...
|
: Temmuz 22, 2008, 05:18:57 pm
|
**-Annee bu nee? -Buzdolabi yavrum. -Neden? **-Annee balıklar su içer mii?? **-Anne kedi mamasını yersem kedi olur muyum? -olmassın kızım. -Peki kedi benim yemeğimi yerse insan olur muu?? **Babaa,yeni aldığım ayakkabılarım hangi renk? -Kahverengi kızım. -peki baba,kahve ne renk??  **-bunu kırıyım mı? -hayır -bunu kırıyım mı* -hayır -bunu kırıyım mı? -kır Allah'ın cezası kırr -neden? **hamile bi kadına:-Sen çocuğunu niye yedin?  **anne pirincin üzerinde niye çizgi varr?
|
|
|
|
|
325
|
Genel / Serbest Kürsü / bu sırrı biLenLr anında öLür...
|
: Temmuz 22, 2008, 05:11:26 pm
|
|
PKK senelerdir neden bitmez diye düşünüledursun bu tür şeylerinde varolduğu gerçek. Bu işin kaymağınıda yiyenler var. Bunlar yalan yada doğru fakat birilerinin pkkyı yaşattığı ortada.
------------------------------------- Ergenekon'un karakutusu Güney'in polise verdiği ifade de iki önemli nokta var. Bunlardan biri Bitlis Paşa diğeri Ersever...
Ergenekon'un kilit ismi Tuncay Güney, polise verdiği ifadede Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis ile Binbaşı Ersever'in, Ergenekon'un PKK'ya silah satışından haberdar oldukları için öldürüldüğünü öne sürdü. Veli Küçük ile Doğu Perinçek'in TSK'ya ait 24 bin silahı K. Irak'a götürüp Talabani, Barzani ve PKK'ya verdiklerini iddia eden Güney'e göre Kırıkkale'deki silah fabrikası da delilleri yok etmek için bombalandı.
Kanada'da yaşayan Tuncay Güney'in, Ergenekon iddianamesine zemin hazırlayan 2001'deki ifadelerinin yer aldığı DVD'den çıkan şok iddialardan bir bölümü de Ergenekon'un işlediğini öne sürdüğü iki önemli cinayet ve Kırıkkale Silah Fabrikası'ndaki patlamayla ilgili.
Akşam gazetesindeyken “CIA Kuzey Irak'a silah sevkıyatı yapıyor” başlıklı bir haber hazırlayan Tuncay Güney, 2001'de gözaltına alındığında sevkıyatı aslında Ergenekon'un yaptığını ileri sürüyor. Tuncay Güney'in iki önemli cinayete ilişkin iddiaları şöyle:
“Cırtlak koyu yeşil BMV bir gece vakti Habur Sınır Kapısı'na geldi. Arabada Tuncay Güney ile gazeteciler A., B., ve D. de vardı. Veli Küçük'ün ekibiyle dönemin Bölge Valisi Ünal Erkan'ın arası iyi değildi. Gazeteci A. ekibe bu yüzden dahil edilmişti. A.'nın Erkan'la arası iyiydi. Sınır geçiş izinleri bu ilişki sayesinde kolayca alındı.”
Silahlar sınırda Ekibi Silopi Hac Konaklama Tesisi'nde resmi ve sivil üniformalı askerler karşıladı. Kapıda işlemleri JİTEM'ci Ali Balkan Mete'nin adamı olan, Küçük'ün oraya atanmasını sağladığı Gümrük Baş Muhafıza Müdürü C. Bey yaptırdı. Habur'u geçtikten sonra konteynırlı iki araba ekibi bekliyordu. Sınırı geçince önüne telle Irak plakası takılan BMW öndeydi, içinde 24 bin silah bulunan konteynırlı iki araç da arkadan geliyordu. Silahları, JİTEM'e çalışan gümrük müdürü biliyordu. Gazeteci A., konteynırların içinde silah olduğunu anlamış ve rahatsız olmuştu. B. bunu bilmiyordu, ancak şüphelenmişti. Gerçeği İstanbul'a gelince öğrendi. Ekip silahlarla Zaho'ya ulaştı. Gün ışıyana kadar Irak Milli Türkmen Partisi'nde kaldılar.”
Perinçek referans oldu “Burası Barzani bölgesiydi. Ziyaret görünüşte gazetecilerin Irak liderleriyle röportaj gezisiydi, Doğu Perinçek'in referansını kullanıyorlardı. Sonra Talabani bölgesine geçildi. Bir hafta sonra Erbil'e geçen ekipte bulunan gazeteci A., Tuncay Güney'le tartışarak Türkiye'ye geri döndü. JİTEM subayları, Tuncay Güney'e, konteynırlarda 24 bin silah olduğunu söylemişti. Silahların 12 bini Barzani'ye, 12 bini de Talabani'ye verildi. Kosret Resul, 'Silahların 6 binini biz aldık. Binbaşı T. 'yine' bizimle oynuyor' dedi. Kosret Resul, geri kalan altı bin silahın PKK'nın liderlerinden Cemil Bayık'a teslim edileceğini söyledi.”
Karşı çıkan öldürüldü Dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis ve JİTEM'in Doğu'yu kapsayan 4. bölgesinin komutanı Binbaşı Cem Ersever, Veli Küçük ile Ergenekon ekibinin kirli işlerini, Irak'a yapılan silah sevkıyatların çok iyi biliyorlar ve karşı çıkıyorlardı. Bu nedenle örgüt, Bitlis ve Ersever'i sevmiyordu. Daha sonra art arda ikisi de öldürüldü.
sahte rapor verildi Güney'e göre senaryo şu şekilde işledi: Eşref Bitlis Paşa'nın öldüğü haberi ilk duyulduğunda Veli Küçük, Perinçek'e konu üzerinde çalışmasını söyledi. Bitlis'in uçağının 'buzlanma' sonucu düştüğü rapor edildi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'de bu yönde açıklama yaptırıldı. Veli Paşa'ya bunu sordum, 'Buzlanma oldu. Bunun altında bir şey aramaya gerek yok. Komutan'dan daha iyi kim bilir' cevabını verdi. Aslında Küçük, Doğan Güreş ve Hasan Kundakçı'yı sevmezdi. Olay böylece örtbas edildi.
Suikastı ABD'li kadına yıktılar Veli Paşa daha sonra beni çağırdı. 'Bazı haberleri sızdıralım' dedi. Bir de 'Hemen bir kitap hazırlayın' talimatı verdi. Ben bu arada Akşam'da Elizabeth Shalgen aleyhine yayın yapıyordum. DEP'li il başkanları o dönem, ABD'ye gitmiş. Onları Cumhuriyet Senatosu'yla bu kadın görüştürmüştü.. Bu kadına saldırıyorduk. Sonra Veli Küçük bize Adana'daki Amerikan Konsolosluğu'nda ikinci konsolos olan Penikto'nun fotoğraflarını verdi. ABD'li subayların kamplardaki fotoğraflarını yayınladık. Aydınlık ısrarla, “Elizabeth Shalgen parmağı” diye haber yapıyordu. Küçük, beni çağırıyor, “Bak bir şey öğrendik. Bu Amerikalılar bizim Eşref Bitlis Paşa'yı öldürmüş” diyor ben de bunları Adnan Akfırat'a yazdırıyordum. Kadın hakkında Genelkurmay tahkikat başlattı. Ankara Shalgen'in geri çekilmesini istedi. Sonra ABD onu çekti.
Veli Küçük istemezse 'Yeşil' öldürülemez Polis sorguda Güney'den “Yeşil, Veli Küçük'ten habersiz öldürülebilir mi, Ersever öldürülebilir mi” sözlerini açmasını istiyor. Güney şu cevabı veriyor: “Öldürülemez. Kimse yapamaz böyle bir şeyi. İşaret etmesi lazım. Veli Paşa'dan herkes korkar. Emekli olması hiç önemli değil. Perinçek'in gözünüzde anarşist olması önemli değil. Onun dava arkadaşı. Bir diğer arkadaşının başçavuş veya teğmen olabilir. Kurmay başkanıyla iş yapmaz ama teğmenle, işlerini yapardı. Onlar her zaman 'emret komutanım' derlerdi. Çünkü bir yüzbaşı, bir üsteğmen için Küçük ütopyadır.
Bayık'a 6 bin silah verildi JİTEM subaylarının konteynırlarında 24 bin silah olduğunu söylediklerini anlatan Güney, “12 bini Barzani'ye, 12 bini Talabani'ye verildi. Kuzey Irak yönetiminin başbakanı Kosret Resul, 'Silahların 6 binini biz aldık' dedi. Resul, geri kalan altı bin silahın PKK liderlerinden Cemil Bayık'a teslim edileceğini söyledi. Bayık silahları almaya, İran'dan geldi. Dağıtımı Binbaşı Tamer yapıyordu. Bayık silahların TSK'dan geldiğini, işi Perinçek'in organize ettiğini çok iyi biliyordu.
Ersever'in ipi de çekildi Güney, üç hafta gibi kısa sürede Adnan Akfırat imzasıyla yayınlanan Eşref Bitlis kitabında benzer detaylar olduğunu söylüyor. Güney'e göre önemli detaylardan biri de Ersever'in suikastta kullanıldığı idi. Küçük, Ersever'i hiç sevmiyordu. Sorun çıkaran adamların hesapları bir bir görülüyordu. Ersever'in öldürülmesi de bir dosya kapatmaydı. Hiçbir soruşturma olmadı. Ersever, ölmeden önce Veli Paşa'yla kavgalıydı. Veli Paşa İzmit'e gelmesini söyledi. Gelmedi. İki Irak subayı Türkiye'ye sığınmış. Ersever, 'Gönderme' talimatına uymayıp subayları iade ediyor. Örgüte, dolayısıyla Veli Paşa'ya dikleniyor. Başbakanlık Poligonu'nda öldürüldü. Kendisi hatalıydı, Veli Paşa söyledi, “Hatalıydı” dedi. Ersever, Bitlis Paşa'nın en has adamıydı. Kapıyı vurmadan giriyordu. Manipülasyonlar yapılmasaydı, Ersever konusunda Küçük suçlanacak tahkikat açılacaktı.
Fabrika patladı deliller yok oldu Tuncay Güney'in polise verdiği ifadelere göre Kırıkkale Silah Fabrikası'nda meydana gelen patlamayla Veli Küçük ve ekibinin silah sevkıyatıyla ilgili deliller de yok edildi.
Güney şu bilgileri verdi: “Bence Irak'a, PKK'ya giden silahlar o kadar önemli değil. Veli Paşa, Karadeniz'den Elçibey'e (Azerbaycan) ve Çeçenistan'a giden silahlardan korkuyordu. TİKA olayı patlamıştı. Bu darbe olayı (Azerbaycan'da) patlamıştı. Veli Paşa'nın üzerine geleceklerdi. Ondan korkuyordu. Irak'takinden korkmaz çünkü Irak'ta ortalık çok karma karışık her şey birbirine girmiş. Ama Azerbaycan'da bu olmaz. Çünkü Elçibey'den sonra gelen Aliyev'le anlaşamıyorlar.” Güney, patlamayı Küçük'ün talimatıyla “Çevik Paşa yaptırdı” diye haberleştirdiklerini öne sürdü. Polisin “Diyelim ki Veli Küçük senden böyle bir talepte bulundu. Sen ne yapıyorsun” sorusunu Güney, “Aydınlık'a gidiyorum Doğu Bey ve Adnan Akfırat'a söylüyorum. Adnan hemen redakte edip kullanıyor. Sonra da basına servis yapıyoruz.” Polis bunun üzerine, “Peki patlama senaryosu nasıldı. Nasıl gerçekleştirildiğini yazdınız” diye soruyor. Güney'in cevabı şöyle oluyor: “Çevik Bir Albay, Lübnan'da PKK'lılarla Taşnak aracılığıyla masaya oturdu. Silahları sattı. Depodaki kaybın anlaşılmasını önlemek için de silah fabrikasına sabotaj yaptırdı.” (((ALINTI)))..
|
|
|
|
|