|
boxcigar
|
 |
« : Ağustos 15, 2007, 12:53:17 ÖÖ » |
|
ORGANIZASYON AÇISINDAN HASTANELERIN ÖZELLIKLERI Prof. Dr. Hikmet SEÇIM
Hastaneler Birer Hizmet Organizasyonlaridir
Organizasyonlari farkli kistaslara göre siniflandirarak yönetimlerini ve yapisal özelliklerini inceleyen bâzi çalismalar yapitmistir: Bunlardan biri de BLAU ve SCOTT'un yaptiklari siniflandirmadir. BLAU ve SCOTT organizasyonlari, ''organizasyonun varolusundan öncelikte kimin yararlandigi'' kistasina göre siniflandirmislardir. Bu kistasa göre organizasyonlari,
1. Yalnizca üyelerinin çikarlarini koruyan, üyeleri için faaliyette bulunan ortak yarar saglayan kuruluslar (sendikalar, Kulüpler, siyasi partiler, dini kuruluslar gibi). 2. Öncelikle mal sahiplerine yarar saglayan kuruluslar, Isletmeler (sanayi isletmeleri, magazalar, bankalar, sigorta sirketleri gibi); 3. Öncelikle müsterilerine yarar saglayan hizmet oryanizasyonlari ve 4. Kamu yararina faaliyet gösteren kuruluslar (Maliye Bakanligi, polis, itfaiye örgütleri gibi)
olarak dört kategoride toplamislardir. Hastaneler ise öncelikle müsterilerine yarar saglayan hizmet organizasyonlari arasinda sayilmistir. Çünkü hastanelerin varalusundan yararlananlarin basinda hastanenin müsterileri yani hastalar gelmektedir. Diger bir deyisle hastaneler hastalarin tedavi görmeleri amacina dayali olarak mevcudiyetlerini sürdürmektedirler. Çünkü gerek hastanelerde; gerekse diger orgonizasyonlarda, organizasyonun hayatini sürdürebilmeli, birinci derecede çikarlarina hizmet ettigi kimselere yararli olmaya devam etmesine baglidir. Dolayisiyla hastalara tedavi hizmeti veremeyen bir hastanenin, üyelerinin menfaatini koruyamayan bir sendikanin, sahibine kar saglayamayan bir isletmenin, toplum yararina faaliyet gösteremeyen bir polis örgütünün mevcudiyetinin de anlami olmamaktadir. Ancak toplumun saglik seviyesinin yükseltilmesine katkida bulunan (Koruyucu Saglik Hekimligi) fonksiyonu düsünüldügünde hastanelerin kamu yararina faaliyet gösteren kuruluslar arasinda yer aldigi ileri sürülebilir. Fakat hastanelerin esas kurulus nedeni hastalara tedavi hizmeti vermek oldugu için, hizmet organizasyonlari arasinda sayilmistir.
Hizmet kuruluslarinin, dolayisiyla hastanelerin en önemli özelligi hastalara verilen tedavi hizmetlerinin türünü niteligini ve kaliteini belirleme ve degerleme durumunda olamamalaridir. Bu husus, hastaneleri diger pek çok organizasyandan ayiran önemli bir özelliktir.
Hasta kendisi için gerekli olani bilemedigi için istismara açiktir. O'nun menfaatinin korunmasi hastanenin görevidir. Bu görevin laayikiyla yerine getirilebilmesi, hastane görevlilerinin, hastanin sagligini ön planda tutmalariyla mümkündür. Hastanin kendisine uygulanan ,tedaviyi kontrol etme olanagi olmadigindan tedavi hizmetlerinin gözetimi ve denetimi, tibbi hizmetlerin organizasyonunda önem kazanan hususlar olmaktadir. Özellikle hastanelerinde yapilan klinik arastirmalar, hasta açisindan risk unsuru tasidigindan, bu gözetim ve denetim konusu daha da önemli hale gelmektedir.
Hastaneler Karmasik Yapida, Açik-Dinamik Sistemlerdir
Hastaneler karmasik yapida orgariizasyonlardir. Hatta benzer büyüklükteki diger organizasyon en karmasik alanidir: Hastanenin karmasik yapida olmasinin çesitli nedenleri bulunmaktadir. Bunlardan biri, hastane disinda hastaneyi etkileyen etmenlerin yani hastane çevresinin çok karmasik olusudur . Bu husus özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde geçerlidir. Çünkü bu ülkelerde mesleki örgütlerin, kamu kuruluslarinin ve sigorta sirketlerinin hastaneler üzerinde önemli etkileri bulunmaktadir. Ayrica, yine bu' Ülkelerdeki hastanelerde gönüllülerin ve rahibelerin faaliyetleri önemli yer tutmaktadir.
Hastane çevresinin karmasik olusunun diger bir nedeni de, çok sayida farkli hastaliklardan sikayetçi olan hastalarin hastaneye gelislerindeki düzensizliktir. Bu yüzden, herhangi bir an için hastaneye olan talep dogru olarak tahmin edilememektedir . Hastaneye gelen hastanin tedavi talebinin, acillik özelligi göstermesi ve reddedilemez nitelikte olusu, gerek donanim, gerekse personel açisindan hastanenin her zaman kullanima hazir tutulmasini gerektirmektedir, Bunun bir,sonucu olarak, hastanede tam kopasite çalismayan ve zarar eden servisler veya birimler kapatilamamaktadir. Bu ise, hastanede fazla sayida personel istihdamina yol açmaktadir.
Hastanedeki asiri isbölümü ve uzmanlasma, yapisal , karmasikliga yol açan nedenlerden bir baskasidir. Özellikle 20. yüzyilda tibda ve teknolojide görülen büyük ilerlemeler yeni mesleklerin ortaya çikmasina ve tipda ihtisaslasmaya yol açmistir: Bu gelismelerin hastaneye yansimasi hastanede hem personel, hem de hizmet birimleri sayisinin hizla artmasina neden olmustur. Sözgelisi ABD'de 1908'de bir hastanede bir kalp hastasinin tedavisinde bes kisi görev almisken, 1938'de yine ayni hastanede bir kalp hastasinin tedavisinde 32 kisi görev almistir. Personel sayisindaki bu artis 1938 sonraasinda da hizla devam etmistir. ABD'de Department of Labor tarafindan 1971'de 27 hastanede yapilan arastirmada 800 degisik is ünvani saptanmistir. Verilen iki örnek hastanede personel sayisindaki hizli artisi ve asiri isbölümünü açiklikla ortaya koymaktadir. Bu derecede ayri uzmanliklarda bölünme olan personel, birbirlerine göre çok farkli seviyelerde ve farkli alanlarda egitim görmüstür. Yine bu personel kendi içinde çok farkli ihtiyaçlara, degerlere, egitimlere ve tutumlara sahiptir. Bu nedenle, gerek personel arasinda, gerekse görevlilerle hastalar arasinda süntüsmelerin ,yanlis anlamalarin ve gerginliklerin ortaya çikmasi kaçinilmaz olmaktadir. Ayrica, bu kadar farkli yapida ve özellikteki personelin faaliyetleri arasinda koordinasyonun saglanmasi da bir sorun olarak ortaya çikmaktadir. Dolayisiyla; hastana organizasyonunda koordinasyon ve haberlesme araçlari, organizasyonun basarisi açisindan önem tasiyan unsurlar olmaktadir.
Hastane içindeki birimler arasinda ve hastaneyle hastane disindaki kurum ve kuruluslar arasindaki iliskilerin sürdürülmesi ve koordinasyonun saglanmasi konusunan hastanelerde önem kazanmasi hastane içindeki güç'ün hekimlerden, tip kökenli olmayan ve hastane idareciligi alaninda formel egitim görmüs idarecilere kaymasinda etkili olmustur. ABD gibi bazi ülkelerde söz konusu olan bu gelisme, hekimlerin tamamiyle güçsüzlestikleri anlamina da gelmemektedir. Pek çok yerde formel yetkileri olmasa da hekimler güçlerini muhafaza etmektedirler. Bu sebepten: hastaneler güç ve statünün ayni kisilerde toplanmadigi biricik organizasyon türü haline getmistir.
Hastanedeki karmasikligin diger bir nedeni de, kullanilan teknalojinin karmasik olusudur. Tibbi teknolojinin hizla gelismesi sonucu, teshis ve tedavide kullanilan cihazlar, hem sayi olarak artmis hem de yalnizca uzmanlarin kullanabilecegi bir özellik kazanmistir. Dolayisiyla hastanedeki asiri uzmanlasmanin diger bir nedenini, bu teknolojik gelismeler olusturmaktadir. Teknolojik karmasiklik konusunda fikir verebilmek için, 1969 yilina kadar hastanelerde kullanilmak üzere 100.000 degisik cihaz üretilmis oldugunu belirtmemiz saniriz yeterli olacaktir.
Hastanelerin bir sistem olarak nitelendirmesinde çesitli kavramlar kullanilmaktadir. Sözgelisi hastaneler, sosyal sitemler, sosyo-teknik sistemler, çevreye uyum gösterebilen (adaptive) sistemler açik-dinamik sistemler olarak nitelendirilmektedir . Sosyal sistem kavraminda, organizasyonun çevreyle alan iliskilerine ve organizasyon içindeki biçimsel ve biçimsel olmayan iliskilere agirlik verilmektedir. Sosyo-teknik sistememler kavraminda ise, organizasyon içindeki sosyal (beseri) sistem ile teknolojinin birbirini karsilikti olarak etkiledigi hususu üzerinde durulmaktadir. Çevreye uyum gösterebilme, gerçekte tüm sosyal sistemlerin bir özelligidir. Çünkü, çevresine uyum gösteremeyen, çevresinin taleplerine ve çevresindeki degismelere cevaap veremeyen her türlü sosyal sistem giderek yok olmak durumundadir. Yok olmamak için de, sistemin çevresine açik olmasi gerekmektedir. Hastaneler ve benzeri tüm sosyal sistemler, girdilerini çevreden aldiklari ve çiktilarinin önemli bir kismini çevceye ,vedikleri için, bu açiklik kismen zaten vardir. Buna ilaveten, çevredeki degisikliklerin izlenebilmesi ve ihraç edilen çiktilarin çevreyi tatmin edip etmediginin kontrolu için geribildirim mekanizmasinin olusamasi ile organizasyonun çevresiyle ilgili diger baglantilari da kurulmus olmaktadir. Böylece açik-dinamik sistem çevreden aldigi girdileri dönüstürme süreçlerinden geçirerek elde edilen çiktilari yine çevreye veren, geribildirim mekanizmasinâ sahip sistem olarak tanitilmaktadir.
Açik sistem olarak hastanelere iliskin bilgiler ''hastanelerin tanimi'' kisminda verilmisti. Burada eklenmesi gereken husus, geribildirim mekânizmasinin hastaneler için önemli oldugudur. Çünkü hastanenin etkinligini tam olarak belirleyebilmek için bu mekanizmadan yararlanilmaktadir.
Hastaneler Matriks Yapida Faaliyet Gösteren Organizasyonlardir
Herhangi bir isletmenin organizasyon yapisi teskil edilirken yapisi teskil edilirken yapilanislerde biri de, isletmede yürütülecek faaliyetlerin belirti esaslara göre gruplandirilmasidir. Faaliyetler genellikle, mal ve/veya hizmete göre, bölgeye göre, müsterilere göre, sayi temeline göre, sürece göre veya islemlere göre ve zaman esasina göre gruplandirilmaktadir. Büyüklügüne, faaliyet konusuna, teknolojisine ve içinde bulundugu çevrenin özelliklerine göre bu gruplandirmalardan biri veya birkaçi birden esas alinarak organizasyona gidilmektedir. Gruplandirmada fonksiyon ve mal (hizmet). esasi birlikte alindiginda ortaya çikan yapiya matriks yapi denmektedi. Diger deyisle matriks organizasyon, faaliyetlerin fonksiyon esasina göre gruplandirildigi bir organizasyonun üstüne proje organzasyonunun monte adilmesile ortaya çikan bir yapidir.
Matriks organizasyonda iki tür yönetici bulunmaktadir: Fonksiyonel yönetici ile proje yöneticisi. Fonksiyonel yönetici, gruplandirilmis birtakim faaliyetlerin, dolayisiyta o bölümün yönetimini üstlenmis idarecidir. Sözgelisi, herhangi bir isletmede üretim faaliyetlerinin yürütüldügü üretim bölümünün yöneticisi bir fonksiyonel yöneticidir. Proje yöneticisi ise belirli bir malin (veya hizmetin) üretilmesiyle ilgili her türlü faaliyetin, planlanmasi, organizasyonu ve yürütülmesi sorumlulugunu üstlenmis idarecidir. Sözgelisi, orduda tatbikat gayesiyle yapilan ve çesitli askeri birliklerin katildigi bir hareketin sorumlulugunu tasiyan komutan veya büyük bir insaat firmaaasinin ayni anda yürüttügü baraj insaatinin sorumlugunu tâsiyan bir mühendis ile liman insaatinin sorumlulugunu tasiyan diger bir mühendis birer proje yöneticisi durumundadirlar. Fonksiyonel yönetici, isin kimler tarafindan, nerede(hangi Projede ve mesleki açidan nasil yapilacagi konulariyla ilgilenmektedir. Proje yönetcisi ise neyin ne zamen ne neden yapilacagini belirlemektedir. Projede çalisan personel her iki yönetiçiye de bagli bulunmaktadir. Amaç, projenin sonuçlandirilmasi oldugundan bu personel hizmetin yürütülmesi açisindan,proje yöneticisine, mesleki ve teknik konularda da fonksiyonel yöneticiye karsi sorumludur. Dolayisiyla proje yöneticisi ile fonksiyonel yönetici personeli (astlari) ayri olan iddarecilerdir. Bu durum her ikl yöneticinin otoritelerinin çatismasi, yetki alanlarinin asilmasi olasiligini dogurmaktadir. Bu bakimdan, matriks organizasyonun iyi isleyebilmesi için sorumluluk ve yetki alanlarinin çok net sekilde belirlenmesi, bu yapiya uygun, tutum ve davranislarin gelistirilmesi gerekmektedir. Sürekli haberlesme, sorunlari açik olarak tartisma, yardimlasma, sempati; ikna etme ve amaçlara açiklik kazandirma matriks yapida önem kazânan tutum ve davranis biçimleri olmaktadir.
Hastaneler matriks yapida faaliyet gösteren organizasyontardan biridir. Hastanede faaliyetlerin tibbi hizmetler, hemsirelik hizmetleri, seklinde gruplandirilmasi fonksiyonel örgütlenmeyi ifade etmektedir,
Tibbi hizmetlerden sorumlu olan bashekim, hemsirelik hizmetlerinde sorumlu olan bashemsire birer fonksyonel yöneticidir. Tibbi hizmetlerin, kendi içinde dahiliye, hariciye, göz …. Hastaliklari seklinde gruplandirilmasi ise, hizmet esasina göre gruplandirmayi ifade etmekte ve proje organizasyonuna esas olusturmaktadir. Burada, projenin konusu belirli türde hastalarin tedavi edilmesidir. Projenin kendisi ise herhangi bir hastanin tedavisidir. Sözgelisi, KBB hastaliklari servisinde bir hastanin tedavisi bir projedir. Çünkü, hastalara verilen tedavi ''sahsilestirilmis'' tedavidir. Bir KBB hastasinin tadavisinde uygulanan usuller ve tedaviye katilan elemanlar; baska bir KBB hastasinin tedavisinden farkli olabilmektedir. Bir hastanin tedavisinde yalnizca hekim ve hemsire yer alabilirken, baska bir hastanin tedavisinde hekim, hemsire, ameliyathane ve fizik-tedavi ve rehabilitasyon bölümü personeli de sosyal hizmet uzmani da yer alabilmektedir. Uygulanan tedavi ''sahsilestirilmis tedavi'' oldugundan, her hasta hekim için projedir: Projenin sorumlusu ve yöneticisi de, hastanin hekimidir. Tedavi ekibinde yer alan saglik personeli ise hizmetin, yürütülmesi açisindan hekime tedarik ve mesleki konularda da bagli olduklari fonksiyonel yöneticilere karsi sorumludur.
Hastaneler Günde 24 Saat Hizmet Veren Organizasyonlardir
Hastaneye gelen hastanin tedavisi acillik ve reddedilemezlik özelligi gösterdigi ve hastanedeki bir kisim hastanin sürekli bakim altinda tutulmasi gerektigi için hastanelerde tüm gün boyunca hizmet verilmektedir. 24 saat boyunca hizmet verilebilmesi için hastanedeki bir kisim personel vardiya ve/veya nöbet usulü ile çalistirilmaktadir. Özellikle gece çalisan personelin kisilerarasi iliskilerinde ve göreve bagliliklarinda zayiflik görüldügünden, hastanenin gece ve aksam vardiyalarindaki yönetimi, gerek hastane giderlerinin kontrolu, gerekse hastanin sagligi açisindan önem tasimaktadir.
Hastaneler Personelinin Önemli Bir Kismi Bayanlardan Olusan Organizasyonlardir
Hastanedeki insangücünün önemli bölümünü, yaklasik üçte birini bayanlar olusturmaktadir .Bayan personelin bir özellik olarak ele alinmasinin sebebi, bayan personel arasinda devir hizinin yüksek olmasidir.Aksam ve gece vardiyalarinda, tatil günlerinde çalisiliyor olunmasi, özellikle bayan personel için bazi problemlere sebep olmaktadir. Sözgelisi, ulasim zorluklari, çocuklarinin bakimi, kari-koca arasindaki huzursuzluklar bunlardan bazilaridir. Bu yüzden evlendikten sonra görevden ayrilmalar sik olmaktadir ve buna bagli olarak personel devir hizi yükselmektedir. Hizmetlerin aksamadan yürütülebilmesi için hastanelerde bu hususun dikakate alinmasi gerekmektedir.
|