Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Özleme Dair - Can Dündar  (Okunma Sayısı 416 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
celluze
Ziyaretçi
« : Temmuz 21, 2008, 01:27:12 ÖÖ »


Yüreğimi sıkıştıran bu kesif hüzün, belki de terketmişlere özgü gizli bir terkedilme duygusudur.




Özledim seni...

Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...

Beynimi uyuşturuyor özlemin...

Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.

Sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenarakoyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı,hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksuküskünlüğünü...

Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, birçift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken... ya dakolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken...

Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler, geceler boyu nöbettuttuk başında... o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessizdualar ederek...

"Atlattı" müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi:

"Yaşayamaz artık bu evde... yüksek binalar ve beton duvarların grikentinde" dedi, "O gitmeli... ve kendine yeni bir hayat çizmeli..."

Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana...

Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek...

Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...

"Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana ne zor...

Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken...

... seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...

... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

... ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arkakoltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimizonca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzakyeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlıkgözyaşları dökmek ne zor...

... ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...

... yokluğunu beklemek, ne zor...



* * *



Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerekpanikliyorum. Bütün engelleri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesizsokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başınıokşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmekgeçiyor içimden...

Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü birterkedilme korkusunu da yüreğimin derinlerinde duyarak sana koşmak,yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve

"Geri dön bebeğim" demek istiyorum:

"Geri dön... kulüben seni bekliyor..."
Kayıtlı
yaramazadam
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 750



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Temmuz 21, 2008, 09:04:15 ÖS »

çok beğendim
ama bırakmamalıydı....
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas