Eldebulunan bunca esere ve bilgiye rağmen, eski Mısır'ın gizemi bir türlüçözülemiyor. M.ö. 3000 ve daha öncesine kadar giden bu uygarlığın, 20.yüzyılın düzeyini bile aşıyor olması oldukça düşündürücüdür Gizemi çözülemeyen uygarlıklar arasında eski Mısır'ın çok özel bir yerivar. Koskocaman piramitler, mezarlar, hazineler, anıtlar, mumyalar,yazıtlar ve yığınlarca bilgi, asırlardan beri didik didik ediliyor...Fakat yine de gizemi çözülemiyor...
Sanki burada her şey bir sır. Yoksa insan aklı, Mısır'ın gizeminiçözecek düzeye gelmedi mi?.. Bu uygarlığın yaratıcıları kimlerdi?..Onlar insan değil miydi?
Tanrılar neden insan gibi?..Eski Mısır kültüründe Hıristiyanlık ve Müslümanlıkta olduğu gibi tek veulaşılmaz bir Tanrı yoktu. Değişik görevlerde birçok Tanrı vardı. BuTanrılar toplumsal ve siyasal yaşamı belirliyorlardı.
Onların en büyük özelliği insan biçiminde veya insana çok benzeyenbiçimlerde olmalarıydı. Bunun yanında onların insanlar gibi yemekyedikleri, evlendikleri, çocuk sahibi oldukları ve kavga ettiklerianlatılır...
Gerçekte böyle Tanrılar yoksa. Mısırlılar onları nasıl ve niye uydurmuş olsunlar?
Eğer böyle her şeye yön veren varlıklar varsa, onlar kimlerdi? Onların üstünlükleri nereden geliyordu?
Akla hemen bazı bilim adamlarının ortaya attıkları tezler geliyor. EskiMısır'ın çözülemeyen gizeminin ardında, bir başka gezegenden gelmişakıllı varlıklar yatıyor olmasın!..
ölümden sonra hayatEski Mısırlılar, yaşamın ölümle bitmediğini kabul ederlerdi. Bu,onlardabir inanç meselesi değildi. Sanki, onlar yaşamın ölümle bitmediğinibiliyorlardı (!).. Onlara göre, ölen bir insanın ruhu öteki dünyayagidiyordu. Orada bir tören düzenleniyor, bu törende ölenin kalbitartılıyordu.
Bu tören sırasında Yeraltı Tanrısı Anubis elinde bir terazi tutardı.Ölünün kalbi bu terazinin kefelerinden birine konurdu. Öteki kefede deadaleti ve doğruluğu ölçebilecek bir tüy bulunurdu. Eğer ölü adil vedürüst bir yaşam sürmüşse kefeler dengelenirdi...
Mısırlıların ölüm Kitaptarı'ndan birindenAnhal papirüsü. Anhal'nın ruhunun tartıldığını göstermektedir. Doğrulukve adalet bir tüyle belirtilmiştir. Horus, Anubis ve Thoth (yarısıkırçıl balıkçıl, yarısı maymun biçiminde) bu tartı sahnesinekatılmışlardır Tarot iskambil kâğıtlarından "büyücü." Frieda Harris tarafından Aleister Crowley için çizilmiştir (altta).
Eğer kalp, tartıda eksik gelirse, yemesi için Amemt adlı canavaraverilirdi. Bütün bu olan biteni Tanrıların Kâtibi(!) Thoth, kaydageçirirdi! Bu Thoth kimdi? Bütün bunlar rahiplerin uydurduğu masallarmıydı? Yoksa bir türlü ortaya çıkarılamayan gerçeklere mi dayanıyordu?..
Thoth'un kitabıEski Mısır'ın gizemini çözmek isteyen herkesin karşısına çok ünlü birkitap çıkar. Bu kitabın adı Thoth'un Kitabı'dır. Tanrıların KâtibiThoth'un, ölen insanların yargılanma törenlerinden, ölümden sonrakihayata, evrenin sırlarına kadar her şeyi bu kitapta yazmış olduğu kabulediliyordu.
Bu kitap nerededir? Eski Mısır'ın gizemini ortaya çıkarmak isteyen ünlüİngiliz büyücü Aleister Crowley kendisinin Tanrılarla iletişimkurduğunu ileri sürdü. Thoth'un Kitabı adıyla bir kitap yazdı. EskiMısır'ın gizemlerini anlattı. Tarot denen iskambil kâğıtlarıyla açılanünlü falı da bu kitapta yorumladı.
Tarot falıBelki de insanlığı en çok meşgul eden fal eski Mısır'dan kalan Tarotfalı oldu. Çünkü bu fal sıradan bir fal değildi. 1781'de Antoine Courtde Cebelin adında bir bilim adamı Mısır'ın gizli öğretilerinin Tarotfalının kâğıtlarının yirmi ikisinde bulunduğunu ileri sürdü. Ona görediğer kâğıtlar sonradan bilerek değiştirilmişti. Çünkü gizli öğretinin,bilmeyen kişilerin eline geçmesi ve onlar tarafından kötüyekullanılması istenmiyordu
Osiris heykeli. Asasıyla döveni, Mısır'da tan mı başlattığınısimgelemektedir. Asa ve döven bugün de doğaötesi gizemlerle uğraşan kimselerin simgesidir (Üstte).Horus'u emziren isis. 'Meryem Ana ve Çocuk dirilişte önemli bir rol oynamıştır. Osiris inancından kaynaklanırPiramitler ve hiyeroglif yazıEski Mısır denince herkesin aklına koskocaman piramitler gelir.Bunların yapılışlarında harcanan güç ve kullanılan teknik 20. yüzyılınteknolojisiyle bile açıklanamamaktadır. Ayrıca çok sayıda mezar vetapınak, zaten var olan gizemi daha da artırır.
Eski Mısır'ın bir de kendine özgü yazısı vardı. "Hiyeroglif adı verilenbu yazı basit bir alfabe değildi. Harflerin yerine resimlerle ifadeedilirdi. Örneğin, güneş yazmak için ortasına bir nokta konan bir daireçizilirdi.
Hiyeroglif yazısı 20 yıllık bir uğraşıdan sonra çözüldü. Fakat eskiMısırlıların neden böyle bir yazı kullandıkları anlaşılamadı. Bu kadargelişmiş bir uygarlıkta, daha kolay anlaşılabilen bir yazıkullanılabilirdi. Bu yazının aslında çok kolay ve anlaşılabilirolduğunu, gezegenler arası iletişimde kullanılabileceğini ilerisürenler de oldu
Büyüleyici mumyalarEski Mısır'ın bugünün insanlarını hâlâ bu derece etkilemesinin birbaşka nedeni de mumyalardır. Her yıl hiç eksilmeden, bütün dünyadan çoksayıda turist Mısır'a gelir ve merakla, ortaya çıkarılmış mumyalarabakarlar... 19. yy'da bazı mumyaların açılması sırasında birbirleriniezenler oldu.
Ortaçağın Arap doktorları mumyanın birçok hastalığa iyi geldiğinitespit ettiler. Bu, Avrupa'ya da bir anda yayıldı. Fakat eskiMısırlıların ölülerini böyle üstün bir teknikle ve çok büyük özengöstererek niye mumyaladıkları anlaşılamadı
Güneş Tanrısı Ra kayığında. Şahin biçiminde gösterilen başından, Horus'la nasıl eş tutulmuş olduğu görülmektedir (üstde).Thoueris (Ta-urt). Doğum Tanrıçası. Çoğunlukla arka ayaklan üzerinde doğrulmuş bir suaygırı olarak gösterilir Sıra AvrupalılardaMumyacılığın nasıl ortaya çıktığını araştıran herkesin karşısına Tann Osiris çıkar.
Osiris, eski Mısır'ın ünlü bereket ve yeniden dirilme Tanrısıdır.Tanrıça isis ile evlendikten sonra Horus isimli bir oğlu dünyaya geldi.
Ardından kardeşi Seth'in karısıNephthys'i sevdi. Ondan da Anubis adında bir oğlu oldu.
Bunun üzerine iki kardeş arasında çok şiddetli bir kavga çıktı. SethOsiris'i öldürdü. Onun bütün parçalarını Mısır'a dağıttı. Bu hikâyedeburaya kadar her şey normaldir. Fakat daha sonra Osiris'in karısı tsisortaya çıkar ve kocasının parçalarını bir araya getirir. Onu mumyalarve hayata döndürür
Yeryüzü Tanrısı Geb ile gökyüzü Tanrısı Nut'un birleşmesi. Bu birleşmeden Osiris, İsis, Seth ve Nephthys doğmuşturİşte mumyacılığın kökeninde yatan hikâye budur. İsis kimdi? Hayali birTanrı mı, yoksa üstün bir varlıktan gelen insanüstü bir yaratık mı?Kocasını nasıl hayata döndürdüğü bilinmiyor.
Acaba o zamanlar parçalanan bir insanın vücudunu bir araya getirenüstün bir tıp tekniği mi vardı?.. Mumyalama, yani ölü bir bedenintekrar hayata dönmesi için ilaçlama o zamanlar için gerçekten mümkünmüydü? Hemen bütün dinlerde ölümden sonra hayatın devam ettiği kabuledilir. Fakat ölenin bedenini korumak, tekrar dünyaya gelmeye hazırtutmak bir tek eski Mısır'da vardır.
Acaba bu nereden geliyordu?
Mumyacılığın kökeniMısır'ın açıklanamayan bir gize.mler ülkesi olarak düşünülmesi oldukçaeskidir. Burayı ilk inceleyenler eski Yunanlılardır. Daha sonra bugizemi çözme işini Romalılar devraldılar. Onları da Araplar izledi.
Özellikle Araplar, eski Mısır'la ilgili öyle etkin bilgiler derledilerki, eski Mısır'ın gizeminin çözülmesi şöyle dursun, daha da anlaşılmazhale geldi. Mısırlıların hem geçmişin hem de geleceğin bilgisinibildiklerini ilk ortaya atan Araplardır...
Herkes Mısır'ı araştırıyorAvrupalıların Mısır'la yaygın olarak ilgilenmeleri ise, 18. yy'da oldu.Mısır'a ilişkin birçok bilgi, burayı inceleyen seyyahlar, arkeologlarve bilim adamlarınca âdeta Avrupa ülkelerine akmaya başladı.
Fransız yazar Jean Terrasson Yunanlılardan ve Romalılardan kalmışMısır'ı anlatan yazıları topladı. Bunları Set hoş'un Yaşamı adlıkitabında bir araya getirdi.
Londralı Operatör Thomas Greenhil, Mumyalama Sanatı adıyla, bir kitapyazdı. Kuzey İngiltere'deki pamuk değirmenleri Mısır'ın etkisi altındayapıldı. Tüm Avrupa' da doğaötesi güçlerden yararlandıklarını iddiaeden büyücüler, eski Mısırlılardan elde edilen bilgilerle eldekibilgileri birleştirdiler...
Mesajların amacıEski Mısır uygarlığını anlama çabalan bugün de sürmektedir. Elde edilenbilgiler çoğaldıkça araştırmacıların işi daha da zorlaştı. Bir yandankazılar yapılıyor. Bir yandan eski kazılar yeniden değerlendiriliyor.Arkeologların ve bilim adamlarının ortaya koydukları bilgilerbirleştiriliyor.
Yine de işin özü açığa çıkmış değil. Belki de bugünün insanı eskiMısır'ın gizemini, çözemeyecek... Belki de bu gizem insanın şöyle eliniuzatıp da yakalayacağı bir yerdedir... Kim bilir?..
Mısırlıları araç olarak kullanıp binlerce yıl sonrasına mesajbırakanlar, bizim bu mesajları anlamamız için biraz daha bekleyeceğebenziyorlar
Mısır piramitleri 4000 yıldır sessiz ve dimdikduruyorlar. Bu dev yapıtların nasıl ve niye yapıldıkları ortayaçıkarılamıyor. içlerinde bir sır sakladıkları belli... Ama bu sırrın neolduğu bütün araştırmalara rağmen gün ışığına çıkarılamadıEski Mısır uygarlığını inceleyen pek çok bilimadamı, bir piramidin inşa bloklarını kaldırmanın en muhtemel yolunun,tarihi yapı etrafında yavaş yavaş dönen bir çamur tuğlası rampasıolduğu konusunda hemfikirdir. Bu, daha çok Firavun Diyozer'inkl gibibir basamaklı piramit ortaya çıkaracaktır! Daha sonra, işi bitirmekiçin ilave bloklar, rampanın tepesine çekilebilecek ve rampa yavaşyavaş söküldükçe, bloklar yerlerine koyulabilecektirPiramitler eski Misir uygarlığının sembolleridirler. Bu uygarlığıngücünü temsil ederler. Fakat bu gücün nereden geldiği bir türlüanlaşılamaz...
Mısır'ın bomboş çöllerinde sakince beklerler. Gökyüzüne doğru sanki birşeyleri işaret ederler. Görünüşte biçimleri basittir. Herkes onlarınyapılarının kolayca anlaşılacağını zanneder. Oysa aldatıcı, esrarengizve karmaşıktırlar...
Zaman unutuluyor...Dünyanın başka yerlerinde de piramitler vardır, ama Mısır'dakilerfarklıdır. Onların, başta gelen ilk özellikleri büyüklükleridir. Öyleki, bu büyüklük, piramidin yanına giden herkeste bir heyecan uyandırır.
Sanki o anda yaşam durur. Herşey anlamsızlasın Dünya, insana, taştan ve gökyüzünden ibaretmiş gibi gelir...
Bir piramidin içine giren ise bambaşka duygular yaşar. Bir kere, burada zaman unutulur. Bu, çok olmuştur.
Piramitlerin içinde dolaşanlara o günün tarihi sorulduğunda çoğu kezdoğru cevap alınamamıştır. Piramidin içinde yaşanan duygular daçeşitlidir.
İnsanın içine birden bir sıkıntı düşer. Bunu korku, merak ve heyecan izler. Bazen bir anlık ferahlama duyulur...
Neden yaptılar?..Eski Mısırlıların piramitleri neden yaptıkları hakkında birtakımdüşünceler ortaya atıldı. Ama gerçek neden bir türlü bulunamadı.
Piramitlerin nasıl yapıldıkları hakkında da birbirinden değişik, çoksayıda teori vardır. Fakat hiç kimse, kesin bir inşa planını bugünekadar ele geçiremedi
ilk kez taş kullanıyorlarM.Ö. 2650 yıllarında Mısır'da 3. sülale iş başındaydı. Firavun Diyozer,Sakkara kenti yakınlarında ünlü Basamaklı Piramit'i yaptırdı.
O çağda Mısır'ın başkenti, bugünkü Kahire'nin biraz güneyinde kalanMemfis kentiydi. Basamaklı Piramit bu kentten görünürdü. Menfis'teoturanlar yüksekliği 60 m'yi bulan bu dev yapıtı hayranlıklaseyrederlerdi. bulan bu dev yapıyı hayranlıkla seyrederlerdi.
Bu piramit, ölmüş firavunların anısına dikilmişti. Mısır mimarisininilk taş yapı denemesidir. Daha önceki mezarlar hep kerpicten yapılırdı.
Yıldızlara uzanan merdiven mi?Basamaklı Pirumit'in yapımı, toprağın 30 m kazılması ile başladı. Buraya taştan tek katlı bir mezar odası yerleştirildi.
Başlangıçta toprağın üzerinde sadece bir kat vardı. Sonradan bu katınüzerine basamaklı 3 kat eklediler. Toplam 4 kat oldu. Ardından 2 katdaha eklenince, 6 katlı ünlü Basamaklı Piramit ortaya çıktı. Bupiramidin neden basamaklı olarak yapıldığı tam olarak bilinmiyor.Kimilerine göre bu basamaklar kayaların taşmmasınm gerektirdiği birzorunluluktan doğdu. Y.a'ni o zamanki yapı tekniği ile ilgiliydi.
Kimileri ise, basamakların ölü firavunları yıldızlara ulaştıracak merdiveni simgelediğini söylüyorlar
Yaklaşık olarak M.Ö. 2650' de, Sakkara'da FiravunDiyozer'ln mezarının üzerine inşa edilen ilk gerçek piramit, ilkyüksekliği 60 m'den fazla idi (üstte).Nil boyunca çeşitli mevkilerde, 40 kadar önemlipiramide rastlanır. Ancak, Büyük Piramlt'in yerleştirildiği yerözellikle dikkate değer. Eski Mısır'ın doğu ve batı sınırları arasındatam ortada bulunur ve merkezi piramit olarak çizilmiş bir çeyrek daire,Nil deltasının tamamını kapsar (altta).
Büyük piramitler geliyorM.Ö. 2500-2400 arasında 4. sülale iş başındaydı. Bu sülaleden FiravunSinofru,Sakkara'nın güneyindeki Dashur bölgesine iki piramit yaptırdı.
Ardından Gize'deki üç ünlü piramit inşa edildi, Keops'un büyükpiramidi, onunla hemen hemen aynı boydaki Kcfren ve en küçükleriMikerinos.
Büyük Piramit, boyutları, içindeki odalarıyla eşsiz bir yapıdır. Yeraltından, geçitlerle diğer iki piramide bağlıdır.
Büyük piramit, aynı zamanda piramit vapımımn doruk noktasıdır İlkyapıldığında 146 metreydi. Tabanı kare biçimindedir. Bu karenin birkenarının uzunluğu yaklaşık 231 metredir.
Bugünkü uzunluğu 137 metredir. Tepesindeki taşların bir kısmı alınarak ortaçağda Kahire'de bazı yapılarda kullanılmıştır.
Büyük Piramit, tam adıyla söylemek gerekirse, Keops'un Büyük Piramidibütün zamanların en yüksek piramididir ve aynı zamanda en kusursuzudur.
Firavun Keops törensiz mi gömüldü?Mısır'da piramitlerin sırrını çözmek isteyen herkes, Keops'un BüyükPiramidi'ni inceler. Sanki bu dev anıtta insanları kendine çeken birgüç vardır.
Büyük Piramit'in yapılma amacı neydi? İlk anda bu yapının bir mezarolduğu akla geliyor. Gerçekten de, şimdi Kral Odası diye adlandırılanbölümde bir lahit bulunmakta. Fakat bu odada bir ölü gömme töreniyapıldığına dair hiçbir belirti yoktur. Eğer Firavun Keops buradayatıyorsa, onu geleneksel ölü gömme töreni yapmadan mı gömdüler?..
Kral Odası'na gitmek için görkemli Büyük Galeri'den geçmek gerekiyor.Buranın uzunluğu 47,5 m, yüksekliği 8,5 m, eni ise 2 m'dir. Belki deKeops ölünce rahipler burada bir tören düzenlemişlerdir. Fakat yinedebir sorunçözülemeden kalıyor. Büyük Galeri'nin başladığı yere ulaşankoridor çok alçaktır. Buradan geçmek isteyen biri, ancak iki büklümolursa, bu işi başarmaktadır. Koskoca firavunun gömüldüğü odaya nedenböyle dar bir koridordon gidiliyor olsun?..
Dünyanın yuvarlak olduğunu biliyorlar mıydı?Üç büyük piramit neden başka yere değil de Gize'ye yapılmıştı? Bu bölgenin özelliği mi vardı?
Bugün, eski Mısırlıların coğrafya ve evrenle ilgili bilgilerinin çokfazla olduğu biliniyor. Piramitlerin yapıldığı yerlerden yola çıkarak,onların, o zamanlar Dünya'nın yuvarlak olduğunu bildikleri ilerisürülüyor. Aynı zamanda enlem ve boylamların derecelerinihesapladıkları, dolayısıyla Dünya'nın çevresini ölçtükleri kabulediliyor. Sadece piramitler değil, hemen tüm tapınaklar ve yeni kurulankentlerin yerleri bu bilgilere göre tayin edilmiş olabilir mi? Yapılanhesaplar bunu doğrulamaktadır
Altın ölçüyü nereden öğrendiler?Büyük Piramit incelendikçe ortaya çok çarpıcı özellikler çıkmaya devam ediyor.
Yapılan hesaplara göre bu piramidin yüksekliği ile tabanı arasındakioranı olan 'pi' sayısını veriyor. Bir dairenin çevresinin, o daireninçapına oranı olan pi sayısını bilmek, ancak ileri derecede birmatematik ve geometri bilmek ile mümkündü
Bundan başka yine Büyük Piramit üzerinde yapılan ölçümler eskiMısırlıların "Altın ölçü"yü de bildiklerini ortaya çıkardı. Altın ölçü,bir yapının, insan gözüne en uygun ve en ahenkli görünüşü olması içinbulunmuş bir ölçüydü. Bunu bulan ve uygulayanların Eski Yunanlılarolduğu sanılırdı...
Devasa ölçülerBüyük Piramit'in 2.500.000 kireçtaşı bloğuyla yapıldığı hesaplandı.Blokların boyutları 1.2x1.2x0.75 m'dir. Ağırlıktan ise 2,5 tondur.Ayrıca 15 ton ağırlığında büyük bloklar da vardır. Büyük Piramit'te2.700.000 metre küp taş vardır. Bunların toplam ağırlığı ise 6 milyontondur. Bu, New York'taki Empire State binasının ağırlığının ikikatıdır.
Büyük Piramit, en doğru olarak 1925 yılında James Humphrey Çöle tarafından ölçüldü.
Çöle, bazı blokların eksik olmasına rağmen köşelerin gerçek yerlerinisaptadı. Kenarların ölçümünde 3,8 cm'lik bir hata payı olduğunuaçıkladı.
Büyük Piramit'in kenarlarının ölçüleri şöyledir: Kuzey 230, 253 m,güney 230,454 m, doğu 230, 391 m, batı 230, 357 m. Bu ölçümlere göre enuzun ve en kısa kenar arasında yalnızca 20. l cm'lik bir fark vardır.
Çöle, piramidin özgün yüksekliğini hesaplama girişiminde bulunmadı.Kenarların 50°51 eğimli olduğunu kabul etti. Bu da 146, 65 m yüseklikdemektir. Bu konuda daha önce Arkeolog Sir Flinders Petrie biraraştırma yapmıştı. Petrie 1883'te yayınladığı araştırmalarındapiramidin yüksekliğinin yapıldığı sırada 146,70 m olduğunu belirtmiştir.
1864'te. iskoçya Kraliyet Astronomu ve Edinburgüniversitesi Uygulamalı Astronomi Profesörü Charles Piazzi Smythtarafından hazırlanan Büyük Piramit'in bir kesiti. Smyth, girişgeçidinin, M.ö. 2170 yılında Alfa Draconis yıldızının bulunduğu yer ileaynı hizada olduğuna inanıyordu10.000 kişi çalıştıYapılan değerlendirmeler, Büyük Piramit'in 20 ile 30 yıl arası birsürede yapıldığını göstermektedir. Çalışan insanların sayısının ise4000 ile 10000 arasında olduğu düşünülmektedir. Bu insanlar sürekli birşekilde çalışmışlardır. Ayrıca taş ocaklarında da yüzlerce insançalışmaktaydı. Yaz sonunda 3-4 ay boyunca Nil nehri taşardı. Bu dönemde100.000'den fazla insan, bir yıl sonraki taş ihtiyacını, yapım alanınataşırdı. Bunun yanı sıra, hazırlanmış olan bloklar inşaat bölgesineçıkarılırdı. Piramidin ortadaki ana yapısı için yakında bulunan taşocaklarından daha düşük kalitede taş getirildi.
Sfenks, işte böyle bir taş ocağından alınan ve daha sert olan birkayadan yapılmıştır. Piramidin içindeki odaların iç yüzeylerininkaplanmasında kullanılan granit ise Yukarı Nil Vadisi'nden getirilirdi.Yüzeyde kullanılan daha kaliteli kireçtaşı ise Kahire'nin doğusundanehir boyunca uzanan Mokattam tepelerindeki Tura taş ocaklarındansağlanmaktaydı
Taslar nasıl tasındı? Yıllar geçip mühendisler Mısır bilimine ilgi duyunca, Mısırlarınkullanmış olabilecekleri yapım teknikleri üzerinde düşünmeyebaşladılar. Bunlardan bir tanesi piramidin belli düzeylerine vinçyerleştirmiş olabileceklerini ileri sürdü. Bu vincin aşağıda dev birbocurgata ulaşan ve çeşitli makaralardan geçen çok uzun ipleriolmalıydı. (Oysa uzmanlar, Mısırlıların makarayı bilmediklerinibelirtmektedirler.)
August Choisy adında bir Fransız mimar, Mısırlıların, bu bloklarıkaldırmak için çift kaldıraç kullanmış olabileceklerini söylemektedir.Böylece blokları düz olarak belli bir düzeye kadar yükseltip daha sonraeğimli bir biçimde daha yukarı düzeylere kaydırmış olabilirler.
Sakkara'da Firavun Diyozer'in harap olmuş piramidi (üstte).Daha başkaları ise 2 metre yükseklikte bir sütunun desteklediği sağlambir çubuktan oluşan denge kolu tekniği üzerinde durmuşlardır. Bir taşblok, demir bir çubuğun kısa ka|an yanı ile askıya alınmaktaydı. Buçubuk bir metre uzunluğunda olabilirdi. Diğer ucuna karşıt ağırlıkyapacak taşlar asılmaktaydı. Çubuğun uzun yanı 4,5 metre kadarolabilirdi. Daha sonra da işçiler bloğu havaya kaldırıp kızak veyaherhangi bir başka desteğin üzerine bırakabilirlerdi.

Asvvan'daki taş ocağındabırakıldığı şekilde, bitmemiş bir dikilitaş. Taşçıların, bunu tek birağır taş parçası olarak taşıyabileceklerinden emin oldukları açıktır.Ama nasıl? (üstde)
RampalarÇoğu kişi Mısırlıların bu taş blokları ker***ten yapılmış rampalarüzerinden yukarı çektiklerini ileri sürmüştür. Mezarlardan birinde bunugösteren bir resim bulundu. Resimde tapınakta kullanılacak bir sütununrampadan taşınması görülmektedir.
Ayrıca piramitlerin yapılmış olduğu yörede birkaç rampa kalıntısına darastlanmıştır. Mısırlılardan kalan bir papirüste ise 366 metreuzunluğunda, 27,5 metre genişliğinde ve 30,5 metre yüksekliğe ulaşacakbir rampa için gerekli olan tuğla sayısının hesaplamalarıbulunmaktadır. Fakat boyutlardaki rampa ile Büyük Piramit'in inşaedilmesi mümkün değildir. Bazı kimseler Mısırlıların bu rampaların yanısıra onlara yardımcı olacak küçük rampalar da yaptıklarını ilerisürmektedirler. Bu daha küçük rampaların da piramidin tüm çevresineyapılmış olduğu varsayımı belirtilmektedir. Oysa, bu tür rampaların çokbüyük bir taş bloğun taşınması için güvenli olmadığı ileri sürülerek,bu fikre karşı çıkılmaktadır
Taşlara büyü mü yaptılar?Taş blokların nasıl taşındığı ile ilgili en çarpıcı iddia Araptarihçilerden geldi. Onlar, eski Mısırlıların blokların üzerine büyülütılsımlar koyduklarını ve bunların sayesinde hareket ettirdiklerinikabul ediyorlardı...
Piramitlerin üzerine daha çok şey söylenebilir. Ama, işin içinden kolay çıkılacağa benzemiyor...
Şu dünyanın hali ne kadar garip. İnsanoğlu 20. yüzyılda 150 katlıgökdelenler, kıtaları ikiye bölen barajlar, kanallar, 7 katlı metrolarve nehirlerin akışını değiştiren barajlar inşa etti. Fakat piramitlerinnasıl yapıldığını hâlâ çözemiyor...
Pramitlerin GücüAsırlardan beri Mısır piramitleri üzerineyapılmadık araştırma, söylenmedik söz kalmadı. Fakat sonuç ne? Sıfırasıfır, elde var sıfır. Çünkü, hâlâ piramit büyük, insan küçük.Aşağıdaki yazıda konuya değişik açılardan yaklaşılıyor...İnsanlarda korku ve saygı uyandıran Büyük Piramit'te gizli bir bildirimi var? Bazı yazarların ileri sürdükleri gibi, birçok eski bilgilerburada mı saklanmaktadır?
Mısır piramitleri, özellikle de Gize'de Keops'un Büyük Piramit'i,şaşkınlık uyandıran yapıtlardır. Bunlar, büyük emeklerle, belirliamaçlar doğrultusunda yapılmış olmalıdırlar. Mısır kültüründefiravunlar Tanrı olarak kabul edilirlerdi. Piramitler de Tanrılarınmezarları. Fakat bu açıklama hiç kimseyi tatmin etmiyor. Sonuçta"Herpiramit, büyük bir mezardır" demekle, konu kapanmış olmuyor.Piramitlerin, mezar olmalarının ötesinde, bazı bilgileri geleceknesillere aktarmak üzere yapıldıktan kabul ediliyor
Piramitler kutsaldır.Eski Mısırlılar, piramitlere kutsal varlıklar olarak taptılar. Firavun2. Amenhophis dönemine, yaklaşık MÖ 1430'lara, ait bir yazıt vardır.Piramitlerin yapıldığı dönemden bin yıl sonra yazılmıştır.
Bu yazıtta Keops ve Kefren piramitlerinin bulunduğu yerin kutsal olduğuyazılıdır. O zamanlar, başta firavunlar olmak üzere, bütün Mısırlılarburalarda ibadet ederlerdi
Tahıl ambarıBazı uzmanlar, piramitlerin yapılış nedeni olarak bir başka iddiaortaya attılar. Zamanın firavunu, rüyasında 7 zayıf sığırın, 7 besilisığırı yediğini görmüştü. Havari Yusuf, bu düşü şöyle yorumladı:
"Yakında Kutsal Kitap'ta sözü edilen 7yıl sürecek bereket dönemi gelecek..."
Buna göre, bolluk döneminde elde edilecek ürün, piramitlerdesaklanacaktı. Yani piramitler, birer tahıl ambarı olarak yapılmışolmalıydılar
Piramitler Bilimi Kurumu' nün kurucusu AdamRutherford, 4 Şubat 1974' te, ölümünden kısa bir süre fince BüyükPiramit'i geziyor (üstde).19. yy'da Krallık Gökbilim Uzmanı İskoçyahCharles Piazzi Smyth'ln 'Büyük Piramlt'tekl Mirasımız' adlı kitabındanbir gravür. Resimde Büyük Piramit'in sütunlu büyük geçidinde meşalelertaşıyan Mısırlıların tören alayı görülüyor (altta)Uzaydan gelenlerYapılış nedenleri konusundaki açıklamalann en sonuncusu, piramitlerinuzaylılarca yapıldığıydı. Uzaydan gelenler, piramitleri gezegenlerarasıbir yol gösterme sisteminin işaret kuleleri olarak inşa etmişler ya daettirmişlerdi. Bazılarına göre, piramitlerin yapılmasına ve cephelerineyön verilmesine yol açan teknoloji de, bu görüşle açıklanacaktı...
içinde ne saklı?19. yüzyılda Mısır uygarlığını incelemek, âdeta moda oldu. Ortaya yeniteoriler atıldı. Birçok uzman, Eski Mısırlıların kendilerinden sonrakikuşaklara bir mesaj iletmek istedikleri görüşünde birleşiyorlardı.
Piramitleri taştan yapmışlardı. Çünkü taş, kalıcıydı. Eski dönemlerin bütün bilgileri ve sırlan piramitlerde saklıydı...
Piramitlerin yapılış nedenlerini ilk araştıranlardan biri İngiliz YazarJohn Wilson'dı. Wilson, 1856'da "Eski Uygarlıkların Kaybolan GüneşSisteminin Ortaya Çıkarılması" adlı kitabını yayınladı.Bu kitaptapiramitlerin, insanlardan çok Tanrılarla ilgili olduğu iddiası yeralıyordu.
Dünyanın çapıBüyük Piramit'le ilgilenenlerden biri de, ingiliz Matematikçi JohnTaylor'dı. Taylor, özellikle Büyük Piramit üzerinde çalıştı. Çünkü buyapının oranları çok ilginçti.
Taylor, eski Mısırlıların bazı gerçekleri belirtmek için Büyük Piramit'i yapmış olduklarına inandı.
Mısırlılar, bulduklarının sonradan unutulacağını düşünüyorlardı Buyüzden bildiklerini, onlan anlayacak bilgi düzeyinde bir nesilgelinceye kadar gizlemek istediler. Bu bilgiler arasında dünyanın çapıda vardı.
Taylor, Büyük Piramit'e dayanarak yaptığı hesapta, dünyanın çapının12.625.60 kilometre olduğunu buldu. Günümüzde yapılan teknik ölçümlerde aynı sonucu vermektedir
Tanrılar sakladıİskoçyalı Gökbilim Uzmanı Charles Piazzi Smyth, "Büyük PiramittekiMirasımız" adıyla 1864'te bir kitap yayımladı. O da, bazı uzunlukölçülerinin Büyük Piramit'tesaklandığına inanıyordu. Bu ölçülerin,Fransızların metre sistemi değil, İngilizlerin kullandıkları ölçüsistemi olduğunu savundu.
Büyük Piramit'i yapanların kullandıktan birimi, Mısırlıların yeryüzününkutup ekseni konusunda bildiklerinden çıkardıklarını gösterdi. Bubirime "Piramit İnç" adını verdi, 1 piramit inç, 1.00099 İngiliz incineeşitti, (l inç = 2,54 cm)
Pi sayısıPiazzi Smyth, henüz Büyük Piramit'i gidip görmemişti. Yaptığı incelemelerinde çıkan ölçülerin tekrar tekrar ortalamalarını aldı.
Sonunda, piramidin kaidesinin her kenarının 232.81 m ve yüksekliğinin148.21 m olması gerektiğine karar verdi.Daha sonra, bu yeni ve çokkesin sayılan kullandı, yeni hesaplar yaptı. Büyük Piramit'inyüksekliğinin, kaidesinin iki katına oranının 1:3.14159 olduğunu buldu.Bu da pi sayısına, yani bir dairenin çapının, çevresine oranına eşitti.
Sahte dinler1924'te İngiliz Mühendis David Davidson, "Büyük Piramit: TannsalBildiri" adlı kitabıyla öteki araştırmacıları izledi. Davidson'a göre,Büyük Piramit başka konulann yanı sıra, yerçekimi yasası gibi bilimselgerçekleri de içeriyordu.
Bu arada, araştırmacı Adam Rutherford, piramitleri inceleyen 4 ciltlikkitap yazdı. Daha sonra, İngiliz Piramitler Bilimi Kurumu'nun kurucusuve başkanı oldu. 1974' te ölümüne kadar bu görevde kaldı.
Rutherford, Büyük Piramit konusunda şunlan yaayordu:
"Büyük Piramit, evrensel olarak incelendiğinde ve tam tamınaanlaşıldığında, sahte dinler ve yanlış kuramlar ortadan kalkacaktır.Gerçek dinle gerçek bilimin uyum içinde olduğu görülecektir."
Rutherford, kitabının baş sayfasına Büyük Piramit'in içinin planınıbastırmıştı. Her yıl için l piramit incini ölçek olarak aldı. Çağlarınkronolojisini ölçtü. Örnek olarak, yaptığı şemada sütunlu büyük geçidintepe basamağımnın arkasını 1914 yılı olarak kabul etti. Buradan,İsa'nın ve Azizlerin saltanatlarının son bin yılının 1979'da sonaereceğini hesapladı
Büyük Piramit'in yeriBüyük Piramit'le ilgilenenler, birçok görüşler ortaya attılar. Piramit30 derece kuzey enleminin çok yakmındaydı. Tam olarak, ekvatorla kuzeykutbu arasındaki uzaklığın üçte birine denk gelen yerde inşa edilmişti.
Ayrıca, 30 derece doğu boylamına da çok yakındı. Bu enlem ve boylamçizgilerinin arasında kalan alanda bulunan Büyük Piramit, dünyaüzerinde yerleşime elverişli bir merkezi belirtiyordu. Piramit,pürüzsüzce yontulmuş taşlardan yapılmıştı. Eski Mısırlılar, piramidinduvarlarına vuran güneş ışığının yansımalarından saat ve gün hesabıyaparlardı. Büyük Piramit yapıldığında, İnen Koridor, Kutupyıldızı'nıngökteki en alt konumuyla aynı düzeydeydi. Bütün yapım evrelerinde 5rakamının geçmesiyse, bir rastlantı değildir. Piramidin her kenarınınuzunluğu "kutsal dirsek" (1 dirsek = 0,444 m) ölçüsüyle bir yılıngünlerinin sayısı olan 365'e eşitti
Şans olabilir mi?Bu konuların esrarlı biçimde yorumlanmasına karşı çıkan kişiler,Mısır'ın ve Büyük Piramit'in burada bulunmasını büyük bir şanssayarlar. Piramidin ön yüzünün bakacağı yönün saptanmasındaki doğruluk,teknik bakımdan şaşırtıcıdır
Mısırlıların bunu nasıl başarmış oldukları bugün de anlaşılamamaktadır.Ancak, bu, yalnızca güneşin doğuşunun ve batışının yönlerini debelirtebilir. Dev gibi büyük güneş saatleri ve takvimleri hakkındakidüşünceler yalnızca birer varsayımdır.
Büyük Piramit'in yapıldığı dönemde kutba böyle yakın bir yıldız yoktu.Bu nedenle, Mısırlılar koridora belirli bir eğim verirlerkenKutupyılıdızı'nın kutba yakınlığını bir neden olarak almış olamazlar
Mucizelere ve esrarengiz konulara inanmayanlar, Mısır piramitlerindeçözülemeyen her şeyi, bir şans eseri olarak görürler. Onlara göre birneden aramak gerekmez
Dört yanından tırmandılarEvrensel Zafer Kilisesi için Büyük Piramit, var olmanın esrarını temsileder. Onlara göre, varlıkta fiziksel, duygusal, akılsal ve ruha dayalı4 tabaka bulunur. Piramidin merkezi insanın yüreğini temsil eder.Tepesi ise, insanda olmayan üçüncü gözdür. Büyük Piramit'in zirvesinekonacak olan kapak taşıysa, her şeyi gören gözdür. Kilisenin üyeleri,Mısır'a giderek, belirli bir noktayı araştırmaya giriştiler. Onlaragöre, bu noktada insanın varlığı çok etkin oluyordu. Sanki insankendini aşıyordu. 1972'de Mark ve Elizabeth Prophet ile kilisenin çoksayıda başka üyesi, Mısır'da bunu yaşadıklarını iddia ettiler.
Ayrıca, Büyük Piramit'in 4 yanına tırmandılar. Gün doğarken tepesindebuluştular. Buraya solmayan türde bir çiçek bıraktılar. Bu çiçeğiAmerika'dan, Colorado Springs'ten getirmişlerdi...
Karısıyla birlikte Büyük Piramit'te firavununodasında bir gece kalan, doğaüstü güçlerle uğraşan Aleister Crowley(üstde). Crowley, odanın astral ışıkla aydınlanması üzerine, elindekikitabı mum olmaksızın da okuyabildiğini ileri sürdü.Rutherford'un, Büyük Piramit'in içini gösterençizelgesi. Her yıl için piramit incini kullanarak, çağlannkronolojisinin nasıl ölçüleceğini gösteriyor (altda)
Piramitte balayıBüyük Piramit'in içinde yaşayan varlıkları bulanların sayısı azdeğildir. 1903'te Aleister Crowley, ilk karısı Rose Edith ile balayındafiravunun odasında bir gece geçirdi.
Tek bir mumun ışığında dua okumaya başladı. İtiraflarında yazdığınagöre, çok geçmeden bütün oda astral ışıkla aydınlandı. Bunun üzerinemumu söndürdü.
Gizil geçitler1930 dolaylarında Paul Brunton, Büyük Piramit'te bir gece geçirdi.Kendisini hazırlamak için 3 gün oruç tuttu. İçeri girdiğinde kapıüzerinden kilitlendi.
Firavunun odasına giden dik sütunlu geçitlerden geçti. Lahtin yanınaoturdu. Işığı söndürdü. "Gizemli Mısır'da Bir Araştırma" adlı kitabındaanlattığı öyküye göre, karanlıkta dolaşan korkunç doğa güçlerini farketti.
İddiasına göre, iyi niyetli varlıklar geldiler. Eski Mısır rahipleriningösterişli giysilerini giymişlerdi. Piramidin gizli geçitlerini gezmesiiçin yoi gösterdiler. Sonunda kendine geldiğinde her taraf zifir gibikaranlıktı. Oysa aradan yalnızca bir iki saat geçmişti
Piramit biçimli kiliseTexas'taki Houston Hıristiyan Birliği, Mısır piramitleriyle ilgilendi.Büyük Piramit'in küçük ölçüde bir modelini yaptı. Modelin yüksekliği22.8 metreydi. Piramit biçimi, bir kilise için de uygundu.
Ancak, bu birliğin papazlarından John D. Rankin, düşünde, piramitşeklinde evler gördü. Bunun üzerine halkı piramit biçimli evleryapmamaları için uyardı. Bu tür yapıların ürettikleri ruhsal enerjininistenmeyen etkiler yaratacağını düşünüyordu
Her derde devaPiramit gücünün çeşitli yönlen başka kişiler tarafından da incelendi.Model olarak yapılmış bir piramidin ister üzeri kapatılmış olsun,isterse bir yapı iskeleti halinde olsun, içinde neler olabileceğihakkında çok sayıda iddialar ortaya atıldı. Piramit biçimi yapılarıniçinde olmayan yoktu: Boşalan piller yeniden doluyor, su tatlılaşıyor,yiyecekler uzun süre bozulmadan durabiliyor, tohumlar daha çabukfilizleniyor, evcil hayvanlar sıhhat kazanıyor, salon bitkileri uzunsüre dayanıyor, kristaller alışılmadık biçimler alıyor, yaramazçocuklar sakinleştiriliyor, âdet krampları azalıyor, meditasyonda dahaiyi konsantre olunuyor, insan zekâsı keskinleşiyor, cinsel dürtülerartıyor...
Kahveyi tatlılaştanyorBu iddiaları ileri sürenler, piramidin gücünün gerçekliğineinananlardı. Daha kuşkucu olan başka kişilerse, bir kenara bırakılankuru pillerde daha yüksek bir voltajın kendiliğinden birikeceğini ilerisürdüler. Bu tür olaylarda varılan yargılar kişiseldi. Ayrıca dakanıtlanmaları güçtü. Araştırmacı Bili Kerrell ile Katfiy Groggin,1975'te yayınladıkları Piramit Enerjisinin Rehberi adlı kitapta şöyleyazıyorlardı:
"Bir fincan kahveyi yaklaşık 20 dakika kadar piramidin altına bırakın.Acılığının gittiğini, tatlılaştığını göreceksiniz. Asit derecesi deazalmış gibi gelecektir."
Yaşam gücünün simgesiPiramidin gücüne inananlardan Londralı Alan Geffin, evreni enerjidenyapılmış ve geometrik modellerden düzenlenmiş olarak tanımlar. Onagöre, piramit, yaşam gücünün simgesidir.
Alan Geffin, California Santa Monica Piramit Gücü'nün yaptığı 15 cm'likdeneysel karton piramit uyarlamasından, kendisinin 1.8 m'lik meditasyonçerçevesine kadar her tür piramit üzerinde çalıştı. Piramit gücünüyadsıyan bilim adamlarının dar görüşlü oldukları sonucuna vardı.
Gizli odaları bulmak içinNobel ödülü alan Luiz Alvarez, oluşturduğu Ortak Piramit Projesi'yle Mısır ve ABD arasında bağlantı kurdu.
1966'dan 1970'e kadar süren bu proje,1 milyon dolardan fazlaya mal oldu.
Proje üzerinde çalışan grup, Kefren Piramidi'nin altındaki tonoza birkozmik ışın dedektörü (katı maddelerden de geçer) yerleştirdi.
Bu piramit, Gize'nin ikinci piramidiydi. Sonra, bir yılı aşkın bir süreiçinde, her 24 saat, yapıya giren kozmik ışınları saptadılar.Piramitteki boş alanların beklenenden da"ha çok kozmik ışıngeçireceğini düşündüler. Böylelikle şimdiye kadar ortaya çıkarılmamışgizli odalar kendiliğinden ortaya çıkacaktı
Bilime başkaldırıBilgisayarın çıkardığı sonuçlar her gün değişiyordu. Ein ShamsÜniversitesi'nden gruba katılan Dr. Amr Goneid, şöyle bir açıklamayaptı:
"Bu, bilinen bütün bilim ve elektronik yasalarına başkaldırmaktır.Belki piramidin geometrik çizgileri önemli bir yanılgıyla çizilmiştir.Bu durumda çalışmalarımız etkilenecektir.
Belki de açıklanmayacak bir giz vardır. Doğaüstü güçlere inanma,firavunların laneti, büyücülük, ya da sihir deyin, nasıl istersenizöyle adlandırın. Ancak, piramitte bilimin yasalarına başkaldıran birgüç var."
Ancak, gerçek sorunun kozmik ışın dedektöründe olduğuna karar verildi.Başka şeylerin yanı sıra, dedektörün çalışması için neon gazıgerekiyordu. Neon gazının kirlenmesiyse, dedektörü güvenilmez halegetiriyordu. Sonunda grup, bir milyon "kozmik ışın olayının"kayıtlarının üçte birini attı. Piramidin ortasında büyük bir odanınbulunmadığını açıkladı ve işin peşini bıraktı
Tepeye tırmanıyorlarBelki de piramit gücü olaylarının en heyecanlısı Werner von Siemens ileHalske'nin başından geçti. Halske, telgraf kablosu döşemek içinKıaldeniz'e gidiyordu. 14 Nisan 1859'da Gize'yi yeterince dolaşmak içingezisini bir süre Kahire'de kesti. Yanına mühendislerinden 10'unu aldı.30 kadar Arap rehberin yardımıyla Büyük Piramit'e tırmanmaya başladılar
Elektrik kıvılcımları çakıyorBu sırada serin bir rüzgâr çıktı. Çölün kumları beyaz bir girdaphalinde havaya kalktı. Zirveye çıktıklarında Werner von SiemensAraplardan birini taklit etti. Bir parmağını havaya kaldırdı. Bu olay,ıslığa benzeyen keskin bir sesin oluşmasına ve parmağınınkarıncalanmasına yol açtı.Siemens, elektrik akımlarının neden olduğuolayları tanıyabilecek bir kişiydi
Sonuçta...Siemens, dolu bir şarap şişesinin fçevresine ıslak bir kâğıt sardı.Şişenin madeni ve uzun bir boynu vardı. Bu ıslak kâğıtla onu bir Leydenkabına dönüştürdü. (Leyden kabı bir tür elektrik akümülatörüdür).
Kabı başının üzerine kaldırdığında, elektrikle yüklenecekti. Yaklaşık1.2 cm büyüklüğünde çatırdayan elektrik kıvılcımlarının oluştuğunugördü.O anda Araplar, mühendislerin büyücü olduklarını düşündüler.Onları piramidin zirvesinden indirmeye çalıştılar. Von Siemens'inolayla ilgili olarak yazdıkları şöyle:
"İyice sardığım şişeyi sağ elimde tuttum. Başımın üzerine kaldırdım.Bir an bekledim. Sonra şişenin boynunu yavaşça Arap rehberlerinbaşkanının burnuyla aynı düzeye getirdim.
Şişeye dokunduğumda, kendim de güçlü bir sarsıntı hissettim. Bundan,karşımdaki kişinin güçlü bir şokun etkisinde olduğunu çıkardım. Dilitutulmuş bir halde yere düştü. Birkaç saniye endişelendim. Sonra yerdenkalktı. Piramidin basamaklarından ok gibi inerek kaçtı(alıntı)