Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Meme Kanseri  (Okunma Sayısı 547 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Eylül 03, 2007, 12:15:11 ÖÖ »

MEME KANSERİ NEDİR ?
Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyankanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin,yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları vevücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine memekanseri denir.

MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ NEDİR ?
Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sıkgörüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu riskfaktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacaklarısöylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla memekanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu faktörleritaşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserineyakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır.Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağankontrollerini yaptırmalıdırlar.

Meme kanserine yakalanma riskini artıran faktörleri kısaca şu şekilde sayabiliriz;
Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseritanısı konan kadınların % 70’i, 50 yaş üzerindedir. Diğer bir deyimle,yaşı 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır. Bu nedenle, 50yaş üzerindeki her kadın, mutlaka yılda bir defa hekime baş vurarakmuayene olmalı ve mamografi dediğimiz meme filmini çektirmelidir.
Kişisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmişve tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığınormal kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır.
Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakınları arasında memekanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı,diğer kadınlara göre daha fazladır. Örneğin, kız kardeşi veya annesimeme kanserine yakalanan bir kadının, meme kanserine yakalanma riski,diğer kadınlardan 2- 5 kat daha fazladır. Bu kadınlar daha sık vedikkatli izlenmelidir. Bu şekilde sorunları olan kadınlar, meme kanserigenetik danışmanlığının yapıldığı kliniklere baş vurarak risklerinihesaplattırmaları gerekir. Eğer aile geçiş riski yüksek bulunursa,genetik testi yaptırmalıdırlar. Vakfımız polikliniğinde bu hizmetverilmektedir.
Daha önce meme biopsisi yapılmış olması: Memede bir kitle nedeniile biopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir. Bazıkanser olmayan iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskinideğişik oranlarda artırabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapısına göredeğişir. Örneğin, yapılan bir biopside, çıkartılan kitlenin patolojikincelemesi sonucu atipik hiperplazi tanısı konmuş kadınlarda ( butamamen iyi huylu bir tümördür), meme kanseri gelişme oranı normalkadınlara göre daha fazladır.
Fertil çağ süresi: Adet görmeye erken başlanması, menepoza geçgirilmesi, fertil cağı uzatmaktadır. Bu sırada kadın daha uzun süreöstrojen hormonu etkisi altında kalmakta, meme kanseri gelişme riskiartmaktadır. Erken menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyorise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadır. Elli yaşından sonraadet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski azda olsa artmaktadır.
Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlkçocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülmeoranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocukdoğurmayan kadınlarda risk hafif yükselmektedir
Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği: Varlıklı, sosyoekonomikdüzeyi yüksek olan kadınlarda, meme kanseri görülme oranı dahafazladır. Bu ailelerin kızları daha iyi beslendikleri için daha erkengelişmekte ve erken yaşta adet görmeye başlamaktadır. Ayrıca buçocuklar büyüdükleri zaman eğitim ve iş nedeni ile daha geç evlenmekteve daha geç çocuk sahibi olmaktadırlar. Bu nedenlere bağlı olarakfertil çağın erken başlaması, geç doğurma gibi nedenler sebep olaraksayılabilir. Ayrıca bunların dışında başka faktörler de rol almaktadır.
Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süreöstrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanserioranı artmaktadır. Fakat, hormon tedavisi almayan kadınlarda da, kalphastalıklarında ve osteoporoz gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır.Bu nedenle, menopoz yakınmalarının azaltılması amacı ile, östrojenverilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir hekim kontrolu altındayapılmalıdır.
Doğum kontrol hapı kullanılması: Bu konuda farklı görüşlerolmakla birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. Onyıl önce doğum kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risktamamen ortadan kalkmaktadır.
Alkol kullanılması: Fazla alkol alan kadınlarda, almayankadınlara göre risk nispeten artmaktadır. Günde 3 bardak yüksekdereceli alkol içen bir kadının meme kanserine yakalanma riski, hiçiçmeyen kadına göre 2 kat daha fazladır. Alkol alımının günde bir kadehile sınırlandırılması önerilmektedir.
Sigara: Sigaranın kesin bir etkisi gösterilememiştir. Fakat,genel sağlığı etkilediğinden dolayı bırakılması önerilmektedir.Şişmanlık ve yağlı beslenme: Bazı çalışmalarda şişmanlığın, özellikle50 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanserine yakalanma riskini artırdığıgözlenmiştir. Özellikle, doymuş yağların fazla bulunduğu yağlı et gibiyemekler ve yağlı süt ürünlerinin fazla alınmasının bu riski artırdığıileri sürülmüştür.
MEME KANSERİ RİSKİ AZALTILABİLİR Mİ ?
Egzersiz:
Yoğunegzersiz ve jimnastik yapan kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığıgözlenmiştir. Bu nedenle, tüm kadınlara önerilmektedir. Beslenme:Memekanseri ile beslenmenin önemli ilişkisi vardır. Sebze ve meyvedenzengin beslenme, ağır yağlı yiyeceklerden uzak durulmasıönerilmektedir. Günlük gıda alımına C vitamini, betakaroten gibiantioksidanların eklenmesinin koruyucu etkisi olduğu ilerisürülmektedir.
Kısaca,
şişmanlığın azaltılması,
alkol alınıyorsa bırakılması.
Hafif egzersiz yapılması(haftada 4 saat tempolu yürüyüş),
Sebze ve meyvenin bol tüketilmesi,
gibi basit önlemler ile meme kanseri riski % 30-40 oranında azaltılabilmektedir.

MEME KANSERİ ÖNLENEBİLİR Mİ ?
Henüz meme kanserini kesin önleyen bir yöntem henüz yoktur. Günümüzdebilinen tek yöntem, erken tanıdır. Erken tanı sayesinde, memekanserinin getirdiği sorunlar büyük oranda çözülebilmektedir. Bu sayedehastalığın toplumda yaptığı hasar en aza indirilebilir, yaşam süresi vekalitesi önemli ölçüde arttırılabilir.
Erken teşhis için bilinen en iyi ve etkili çözüm, kadınların riskdurumlarına göre belirlenmiş olan muayene ve tetkik protokollarınınuygulamasıdır.

MEME KANSERİ NASIL ERKEN TESPİT EDİLEBİLİR ?
Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı riskfaktörlerine göre değişmektedir. Bu risk faktörlerinin arasında enbaşta yaş gelmektedir. Daha genç yaşlarda ortaya çıkabilmesine rağmen,ilerleyen yaş gruplarında bu risk artmaktadır. Bu nedenle ilerleyen yaşgruplarında erken teşhis için alınması gereken önlemler, daha erken yaşgruplarına göre farklılık göstermektedir.
Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, her ayın belirli bir dönemindekendi kendilerini muayene etmelidirler. Bu muayene sırasında memedokusunda farklılık olup olmadığı araştırılır. Eğer bir değişikliktespit edilirse derhal bir hekime baş vurulmalıdır. Bir değişikliksaptanmasa bile, üç yılda bir kez hekim tarafından muayeneedilmelidirler.
Kırk yaşına gelen kadınların, kendi yaptıkları periyodikmuayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmelerigereklidir. Ayrıca her yıl veya iki yıl ara ile mamogrofiyiçektirmeleri gereklidir.
Elli yaşından sonra, kadınlar kendilerinin periyodikmuayenelerine ve her yıl bir defa hekim muayenesine devam etmeli vemamografi dediğimiz meme filmini her yıl çektirmelidir. KADINLAR KENDİLERİNİ NASIL MUAYENE ETMELİDİR ?
Erken teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisinimuayene etmesi gerekir. Her ay düzenli olarak kendisini muayene edenbir kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi çok daha erken fark eder.
Kadınlara kendilerini muayene etmesini öğreten çeşitli kitap vebroşürler var. Fakat bu çoğunlukla yetersiz kalmaktadır. Mememuayenesini öğreten silikon meme kiti ve video filmleri bulunmaktadır.Vakfımızda meme muayenesi eğitimi, bu araçlar ile seminerler şeklindeverilmektedir.

MUAYENE SIRASINDA FARK EDİLEBİLECEK DEĞİŞİKLİKLER NELERDİR?
Aşağıda değişiklikler fark edildiğinde, gecikmeden bir hekime baş vurulmalıdır:
Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle,
Meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği,
Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması,
Memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması,
Memenin şeklinde değişiklik,
Meme başlarının pozisyonlarında değişiklik,
Meme başında ortaya çıkan akıntı.

MAMOGRAFİ NEDİR ?
Mamografi, düşük dozda çekilen bir meme rontgen filmidir. Memede,muayene ile saptanamayacak kadar küçük anormalliklerin tespit edilmesiamacı ile çekilir. Mamografinin gerçek değeri budur. Çünkü, bu sayede,hastalık muayene ile tespit edilebilecek safhadan önce saptanır. Bunedenle kesin hayat kurtarıcıdır. Kırk yaşını geçen kadınlar her yılveya iki yılda bir mamografi çektirmeli ve her yıl uzman bir hekimememe muayenesi olmalıdır. Elli yaşını geçen kadınlar ise her yılmamografi çektirmeli ve hekime muayene olmalıdır.

MAMOGRAFİ NE ZAMAN ÇEKTİRİLİR ?
Mamografi çekilirken meme, iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçesıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu zamandamamografi çekilmesi, özellikle memeleri hassas kadınlaraönerilmektedir. Adet bitimini takip eden hafta, memelerinhassasiyetinin en az olduğu zamandır. Ayrıca adet bitimini takip edenhafta, hormonal nedenlerle memelerin şişliği en alt düzeydedir ve busırada daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu sebeplerden dolayı herhangiözel bir durum olmadıkça, mamografi çekiminin, adetin bitimini takipeden haftada yapılması önerilmektedir.

MAMOGRAFİ ÇEKTİRMEYE GİDERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ ?
Mamografi çekilirken belden yukarısı çıplaktır. Bu nedenle çekimegelirken iki parça elbise giyilmesi önerilir. Bu sayede çekim sırasındabelden üstü kolaylıkla çıkartılabilir. Filmi etkileyebileceğinden,koltuk altlarına deodorant, talk pudrası, losyon gibi şeylersürülmemelidir.

MEMEDE BİR KİTLE TESPİT EDİLDİĞİNDE NE YAPILMALI?
Memede bir kitle tespit edilince bunun kanser mi, yoksa başka birhastalık mı olduğu araştırılmalıdır. Şunu önemle vurgulamak gerekir ki,memede saptanan her kitle kanser değildir. Bu nedenle, memede şüphelibir kitle saptanınca, hemen korkup telaşlanmaya ve paniğe kapılmayagerek yoktur. Memede bir kitle saptandığında, bir hekime başvurarakdaha ileri tetkiklerin yapılması gereklidir.

MEME KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça önemli gelişmelerolmuştur. Bir çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar,önemli ölçüde, hastalığın saptandığı safhaya göre değişir. Hastalık nekadar erken safhada saptanırsa tedavi olanağı ve seçeneği o kadar fazlaolmaktadır.
Meme kanseri tedavisi, günümüzde, uzmanlardan oluşan ekiplerceyapılmaktadır. Böyle bir ekip içinde cerrah, onkolog, radyasyononkoloğu, radyolog, patolog, psikolog, plastik cerrah, fizyoterapistgibi, tıbbın değişik dallarından bir araya gelmiş ve özellikle çalışmaalanları meme kanseri üzerinde yoğunlaşmış hekimler bulunur.

MEME AMELİYATLARI NELERDİR ?
Günümüzde meme kanserinin tedavisinde, cerrahi girişimin birkaç farklıuygulaması vardır. Bu uygulamalar temel olarak, memenin alınmadankorunmasına yönelik olanlar ve memenin tümünün çıkartılmasına yönelikolanlar olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Bunlara ek olarak da,alınan memenin yerine, plastik cerrahi teknikler ile yeniden memerekonstrüksiyonu yapılması ameliyatları vardır

KEMOTERAPİ NEDİR ?
Kanser hücrelerini öldürücü ilaçlarla yapılan tedavidir. Bu ilaçlarağızdan veya damardan verildikten sonra tüm vücuda yayılır. Genellikle,aynı anda birkaç ilaç birlikte verildiğinde daha etkili olduklarından,değişik kombinasyonlar halinde verilirler. Kemoterapi, belirli bir süreverilir ve sonra ara verilir. Bu aralarda hastanın kendisinitoparlaması sağlanır. Daha sonra tekrar bir süre ilaç verildikten sonraara verilir.
Bazı olgularda lokal olarak yapılan cerrahi tedaviye ek olarak, ilaçtedavisi de eklemek gerekebilir. Hastalarda cerrahi tedavi sonrasıyapılan tetkiklerde, herhangi bir bölgede kanser kalmamış olsa bile,koruyucu önlem olarak bir süre ilaç tedavisi yapılabilir. Bu tedaviyeadjuan kemoterapi denir.

HORMON TEDAVİSİ NEDİR ?
Bazı meme kanseri hücreleri, içerdikleri hormon reseptörleri(algılayıcıları) aracılığı ile dişilik hormonu olan östrojene duyarlıolabilir. Yani, östrojen hormonu bu kanser hücrelerinin büyümelerine veartmalarına neden olabilir. Hormon tedavisinde amaç, bu şekildeöstrojen reseptörü içeren ve bu hormona duyarlı olan kanser tiplerinde,östrojen etkisinin ortadan kaldırarak kanserin gelişmesininönlenmesidir. Bu amaçla günümüzde kullanılan ilaç, tamoxifendir.Tamoxifen tedavisi, genellikle en az iki yıl ve en fazla beş yılsürmektedir.

IŞIN TEDAVİSİ (RADYOTERAPİ) NEDİR?
Işın tedavisi, meme bölgesine ve koltuk altına uygulanarak, cerrahigirişimden sonra kalma olasılığı olan kanser hücrelerinin öldürülmesinisağlamak amacı ile yapılır. Bu tedavinin de, diğer tedaviler gibi bazıyan etkileri vardır. Bu tedaviyi gören kadınların çoğu halsizliktenyakınırlar. Memede şişme ve ağırlık hissi ortaya çıkabilir. Bu yan etkiyaklaşık bir yılda kendiliğinden kaybolur. Tedavi edilen bölgedekideri, güneş yanığı rengini alabilir. Bu da yaklaşık bir yıl içindeazalır.

ERKEKLERDE DE MEME KANSERİ GÖRÜLÜR MÜ ?
Kadınlara kıyasla daha az görülmekle birlikte, erkeklerde de memekanseri görülebilir. Her 100 meme kanserinden birisi erkeklerdegörülür. 1993-1997 yılları arasında, erkeklerde görülen meme kanserioranı % 50 artış göstermiştir. Bu nedenle erkeklerin de bu konudaduyarlı olmaları gereklidir.

DÜNYADA MEME KANSERİ GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?
Meme kanseri bir çok ülkede, kadınların en korkulu sağlık sorunu olmaözelliğini taşımaktadır. Günümüzde ABD’ de, sekiz kadından birisi memekanserine yakalanmaktadır. Bu oran Avrupa ülkelerinde on kadındabirdir. Meme kanseri ile ilgili sayıları şu şekilde sıralayabiliriz;
1950-1970 yılları arasında ABD’ de, 1milyon kadın meme kanseri nedeniile hayatını kaybetti. Bu sayı ABD’nin 2. Dünya savaşı, Kore ve Vietnamsavaşlarında kaybettiği insan sayısından fazladır. 1998 yılındaAvrupa’da 1 milyon kadın, meme kanserin nedeni ile tedavi görmektedir.2000 yılında dünyada 1 milyon kadına, yeni meme kanseri tanısıkonacaktır. Dünyada her 11 dakikada 1 kadın, meme kanseri nedeni ilehayatını kaybediyor. Dünyada her 3 dakikada 1 kadına, yeni meme kanseritanısı konuyor.

TÜRKİYEDE MEME KANSERİ GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?
Türkiye’ de sağlıklı bir istatistik bulunmuyor. Gerek beslenme, gerekseiklim açısından, ülkemiz şartlarına yakın sayabileceğimiz bir Akdenizülkesi olan İtalya istatistiklerini ülkemize uyguladığımızda, Türkiye’de her yıl 30 bin kadın meme kanserine yakalanmaktadır.
Sayılar soyut kavramlar oldukları için fazla bir anlam taşımayabilir.Fakat bir an durup düşünürsek, yakın çevremizde, akraba ve dostlarımızarasında, bu sorun ile karşılaşmış birkaç tanıdığımızı, mutlakaanımsayacağız. Sorunun hiç de sandığımız kadar bizden uzak olmadığını,güç de olsa kabul etmeliyiz.

DÜNYADA MEME KANSERİ ARTIŞ GÖSTERİYOR MU?
Hastalığın diğer bir özelliği de, görülme sıklığının artıyor olmasıdır.Kırk yıl önce 1960 yıllarında, ABD’ de yirmi kadından birisinde memekanseri görülürken, günümüzde sekiz kadından birisinde meme kanserigörülmektedir. Hastalığın gösterdiği bu artış, tüm gelişmiş batıülkelerinde izlenmektedir. Meme kanseri görülme oranı artış göstermeklebirlikte, teknolojik gelişme ve erken tanı olanaklarının artmasınabağlı olarak, meme kanseri ölüm oranı aynı kalmıştır, artmamıştır.

MEME KANSERİNDEN ÖLÜM ORANI YÜKSELİYOR MU?
Batı ülkelerinde sivil toplum örgütlerinin çalışmaları ve hükümetlerinsağlık politikaları sonucu, meme kanseri ile ilgili toplum bilincioldukça yüksek seviyede gelişmiştir. Bunun sonucu erken tanı olanaklarıyaygın olarak kullanıldığı için, meme kanserine bağlı ölüm oranı düşükkalmaktadır.
Türkiye’ de ise, bu konudaki toplum bilinci yeterince gelişmemiştir.Erken tanı olanakları yetersizdir. Bu olumsuzlukların sonucu, Türkkadını meme kanseri konusunda çağdaş erken tanı olanaklarından mahrumolduğu için, tanı çok geç konulmaktadır. Hastaların büyük bir çoğunda,ilk tanı sırasında çok geç kalındığı için,uygulanacak tedaviseçenekleri fazla olmamaktadır.

MEME KANSERİ TOPLU TARAMASI NASIL YAPILIR ?
Mamografi, memenin rontgen filminin çekilerek, kanserin erken dönemdesaptanmasına yardımcı olan bir yöntemdir. Bu yöntem ile, toplumdabelirli bir yaşın üstündeki tüm kadınların meme filmi çekilerek, memekanseri erken safhada yakalanmaya çalışılır. Bu şekilde toplumda memekanseri taramasının yapılabildiği mamografiye, tarama mamografisidenir.
Tarama mamografisi, dünyada en yaygın kullanılan meme kanseri erkentanı yöntemidir. Amerikan Kanser Enstitüsü, 40 yaş üzerindeki herkadının, yılda bir defa mamografi çektirmesini ve uzman bir hekimtarafından muayene edilmesini önermektedir. Türkiye’de gelişmişteknolojik donanımlı mamografi merkezlerinin sayısı sınırlıdır. Buaygıtların kalibrasyonu düzenli olarak yapılmamaktadır. Filmi çekenteknisyenlerin eğitim düzeyleri yeterli değildir. Bu filmi okuyupdeğerlendiren bir radyoloji uzmanın deneyimli olabilmesi için, yılda enaz 8 bin mamografi filmini değerlendiriyor olması gereklidir.Türkiye’de tüm bu özellikleri taşıyan tanı merkezi sayısı oldukçaazdır.

MEME KANSERİ TEDAVİSİNİ KİM YAPAR?
Meme kanserinin tedavisi, günümüzde multidisipliner bir yaklaşımgerektirmektedir. Hastanın ilk ameliyatını yapan cerrah, ilaçtedavisini uygulayan onkolog, ışın tedavisini uygulayan radyasyononkoloğu, teshisin konulmasında kilit rol alan patolog ve plastikcerrah mutlaka bir ekip çalışması içinde birlikte hastayı ele almalı vehastanın tedavisini birlikte planlamalıdır. Bu hekimler meme kanserikonusunda yeterince bilgili ve uzmanlaşmış olmalıdır. Alınan memeninyerine, rekonstrüksiyon yapılarak hastaların bedensel kayıplarının enaza indirilmesi, çağdaş meme kanseri tedavisinin ayrılmaz parçasıdır.Bu nedenle plastik ve rekonstrüktif cerrahi, bu ekip içinde yerinialmalıdır. Ameliyat sonrası erken dönemde kol ve omuz hareketlerininkazanılmasında, geç dönemde kolun şişmesi şeklinde seyreden lenfödemtedavisinin yapılmasında, fizik tedavi ve rehabilitasyonun önemi çokbüyüktür. Meme kanseri sadece hastayı değil, çevresindeki insanları dapsikolojik olarak önemli ölçüde etkileyen bir sosyal bir sorundur.Böyle bir ekip içinde psikolojik desteği sağlayan psikoloğun bulunması,mutlaka gereklidir. Hastaların hemen tümü büyük bir bilgi açlığıiçindedir. Özellikle beslenme konusunda kendileri yeterincebilgilendirilmemektedir. Ekip içinde bulunan bir diyet ve beslenmeuzmanı, bu açığı kapatacaktır. Bu ekiplerin birlikte çalıştığı memepoliklinikleri, gelişmiş ülkelerin çoğunda vardır. Yapılan bilimselaraştırmalar, meme kanseri hastalarının, bu konuda uzmanlaşmışkliniklerde tedavi görmeleri ile, çok daha başarılı sonuçlarınalındığını göstermiştir.

MEME PROTEZİ NEDİR?
Meme ameliyatı olmuş ve plastik rekonstrüksiyon yapılmamış kadınlar,beden görümlerini korumak amacı ile protez meme kullanmaktadır. Batıülkelerinde bu konuda eğitimli protez hemşireleri, hastanın ölçülerinialmakta ve uygun protezin seçimine yardımcı olmaktadır. Bu hizmet,eğitim ve deneyim gerektirmektedir. Ülkemizde bu protezlerin satışı,sıradan satış elemanlarınca yapılmakta ve ülke alım gücünün çoküzerinde ücret istenmektedir. Uygun bir organizasyonla, bu sorunçözülebilir ve ücret üçte bire düşürülebilir. Bu sayede hizmet toplumuntüm kesimlerine yayılabilir.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas