Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: MASTURBASYON  (Okunma Sayısı 3793 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Ağustos 21, 2007, 10:37:03 ÖS »

MastürbasyonMastürbasyon, insanın kendi kendini cinsel doyuma ulaştırmasıdır.Mastürbasyon zararlı birşey değildir. Her yaştaki kadın, erkek veçocuklar bu yolla kedilerini tatmin ederler. Küçük çocuklar da bile çoksık rastlanır. Kazayla cinsel organlarına dokunurlar ve bu da hoşlarınagidince bu aktiviteyi devam ettirirler. Erkek çocukları daha sıkmastürbasyon yaparlar, çünkü; penis, klitorise nazaran daha kolaykeşfedilir. Araştırmalara göre 15 yaşına gelmiş çoğu erkek çocuğumastürbasyon yapmış bulunmaktadır
Mastürbasyon Genel Bakış

Eskidönemlerde mastürbasyon yapmanın imajı çok farklıydı. Kendi kendinitatmin etmenin zararlı olduğu sürekli vurgulanırdı. Zaman içerisindeyapılan araştırmalar sonucunda mastürbasyon un, aşırıya kaçılmadığısürece, zararlı olmadığı tespit edilmiştir. Aşırı kelimesinin açıkçabir tanımı bu dönemde bulunmamaktaydı.

Masters ve Johnson "aşırı" konusunda bir çok araştırma gerçekleştirdi. Bu araştırmalar sayesinde vardıkları sonuçlar şöyleydi:

  • Mastürbasyon normal ve doğal bir şekilde cinsel stresin atılmasında her yaştaki kadın ve erkekler için yardımcı olduğu,
  • Aşırı mastürbasyon diye bir kavramın olmadığı ve
  • Mastürbasyon un ne fiziksel ne de psikolojik bir zarar getirdiğiydi.
[/COLOR]Mastürbasyondenilince akla hep tek bir kişi ve onun kedini tatmin etmesi gelir. Herzaman bu geçerli değildir. Mastürbasyon a katılımcı veya seyirci olarakda iştirak etmek mümkündür. Çoğu kişi partneri mastürbasyon yaparkenseyretmenin uyarıcı olduğu söyler. Ayrıca, partnerinizi seyrederkenonun nasıl uyarılmak istediğini de öğrenme şansınız olmaktadır.Öğrendiklerinizi sevişme esnasında uygulamanız da hem sizin hem departnerinizin sevişmekten daha fazla zevk almanızı sağlayacaktır.

Mastürbasyonyapıp yapmamanız kişisel bir seçimdir. Eğer yapıyorsunuz bu kötü birşeyyaptığınız anlamına gelmez. Yapmıyorsanız da aynı şey geçerlidir.Araştırmaların sonuçlarına bakıldığında 21 yaşına gelmiş erkeklerin%97'si ve kadınların %90'nı mastürbasyonu denemiş oldukları ortayaçıkmıştır. Mastürbasyon konusunda söylenen bir çok gerçek dışı lafvardır. Mastürbasyon a ilk etapta kişisel eğitim aracı olarakbakılmalıdır. Ayrıca mastürbasyon kişiye cinsel rahatlılık, güvence veözsaygı kazandırır.

Mastürbasyon yapan kişilerin partnerleriyleseks hayatlarından mutlu olmadıkları varsayımı yapılamaz. Mastürbasyonsevişme esnasında da kullanıldığında kişilere değişik zevk tatmalarınısağlayacaktır. Yalnız kadınlar üzerinde yapılan araştırmalarda,kadınların mastürbasyon yapma sebepleri arasında partnerlerinin onlarıcinsel doyuma ulaştıramamaları en başta gelenlerden biridir.

Çoğukişi partnerleriyle beraber olamadıklarında mastürbasyon a başvurur.Sağlıklı cinsel hayatı olan çiftlerde partnerlerin mastürbasyonyapmaları onların ilişkisi açısında herhangi bir tehlike teşkiletmediği bilinmektedir. Yalnız bu görüş açısı pek yaygın değildir.


Partnerler İçin Mastürbasyon

Mastürbasyonçiftler için bir fırsattır. Kendilerine neyin ne derece zevk verdiğinibulma fırsatıdır. Bu da kişilerin cinsel hayatını zenginleştirmelerindeyardımcı olur.

Birlikte yapılan mastürbasyon seks hayatınızadeğişik bir alternatif olabilir. Birlikte yapılan mastürbasyon içinçeşitli pozisyonlar vardır. Örneğin, kadın ve erkek yan yana yatarlar.Kadının yüzü erkeğe dönük olarak vücütları birbirine değecek şekildeyatarlar. Erkek kadının ensesini yüzünü öpebilir ve ğöğüsleriniokşayabilir. Bu arada kadın eliyle cinsel organlarını uyarabilir. Erkekise kadın sürtünerek kendini doyum noktası getirebilir.

Birlikteuygulanan mastürbasyon seksin yapılamayacağı bazı tıbbi durumlarda daiyi bir alternatiftir. Örneğin kadının hamile olduğu durumlarda veyaerkekte ereksiyon sorunları olduğunda.


Kadınlar İçin Mastürbasyon

Seksesnasında kadınların en fazla %30'u orgazma ulaşibilir. %80'nindenfazlası ise orgazma mastürbasyon sayesinde ulaşabilir. Mastürbasyonvasıtasıyla orgazma ulaşmak kadınlar için normaldir.

Her kadınfarklı şekilde mastürbasyon yapar. Bazı kadınlar vücutlarını hareketettirerek bazıları ise ellerinin hareket etmesi ile doyuma ulaşırlar.Bazıları klitorisi direkt olarak uyararak bazıları da endirekt birşekilde onu uyararak doyuma ulaşırlar. Kadınlar sık sık yöntemdeğiştirirler çünkü aynı şekilde veya aynı bölgeyi sürekli olarakuyarmak o bölgedeki his oranını düşürebilir.

Uyarılan sadeceklitoris değildir. Klitorisin yakınlarındaki bölgelerden de kadınlaruyarılarak doyuma ulaşabilirler. Mastürbasyon esnasında vücudunadokunması veya ğöğüslerini okşaması da zevkini arttırabilir. Orgazmaulaşıldığında çoğu kadın kendini uyarmaya devam edip arka arka orgazmyaşama şansına sahiptir.


Erkekler İçin Mastürbasyon

Çoknadiren kadınlar erkekler kendilerini uyarırken onları seyretmefırsatını elde ederler. Esasında erkekler bu konuda açıkdavranabilseler kadınlar da partnelerinin nasıl zevk aldıklarınıöğrenme fırsatı elde edebilirler.

Erkeklerin cinsel odaklarıpenisleridir, özellikle de penisin baş kısımları. Genelde mastürbayonesnasında erkekler penislerini avuçlarının içinde ileri geri götürerekkendilerini tatmin ederler. Ama her erkeğin tekniği farklı olabilir.Bazıları penislerine hafif sürtüşmeden zevk alırken bazıları da bunuiyice hissetmek isterler. Bir erkeğin hoşuna giden diğer erkeğin hoşunagitmeyebilir.

Mastürbasyon esnasında erkeklerde en sık rastlananproblem ise çok hızlı bir şekilde mastürbasyon yapmalarıdır. Esasındadaha yavaş bir şekilde kendilerini uyarsalar, orgazmları da dahakuvvetli olacaktır. Orgazma ulaştıktan sonra çoğu erkek hareketleriniyavaşlatır çünkü penisin başı bu aşamada çok hassas halde olur. Kaygan,özel kremler kullanldığında bu yavaşlamadan kurtulabilirler.


MastürbasyonMASTURBASYON VE EBCED HESABI Cinsellik bir yaşından yüz bir yaşınakadar süren bir eylemdir. İnsana en büyük zevki verme gücüne sahip bueylem için o kadar çok hurafe yaratılmıştır ki, insanın, bu iş bir de'doğal' olmasaydı ne yapacaktık diye sorası geliyor. En geçerli ve enyaygın cinsel eylem, bilindiği gibi, mastürbasyon`dur. Buna Türkçede'otuzbir çekme' diyoruz. 'Eee, biliyoruz, ne gereği var şimdi bunların'diyenleri duyar gibi oluyorum. Herkes bildiğine göre ne söylenecektir?Otuzbir çekme denince, otuz bir`e ( 31 ) kadar sayılıp, 'iş' bitecekmidir? Kaç değerli vatan evladı bunun sayıyla ilişkisi düşünüp, kendinihelak etmiştir kimbilir. Bu konuda araştırma yapıldığı da pekgörülmüyor. Çünkü burada ele alınan temel nokta, kimin ne sıklıklamasturbasyon yaptığı veya otuzbir ( 31 )çekme konusunda ne düşünüldüğüdeğil, 'otuzbir'in ne anlama geldiği. 'Otuzbir', "Mastürbasyon; el yada başka bir nesne aracılığıyla, kendi kendine doyuma ulaşma.(Osmanlıcada. 'el' sözcüğünü oluşturan harfler, ebced hesabıyla 31değerindedir.) [Hulki Aktunç, Türkçenin Büyük Argo Sözlüğü(Tanıklarıyla), YKY, İstanbul, 1998] Hulki Aktunç, 'Otuzbir çekmek'maddesinde de şunları yazıyor: Masturbasyon yapmak. Otuzbir atmak,otuzbir saymak biçiminde de kullanılır." Yalçın Doğan'ın Kodes A.Ş.kitabından bir de örnek veriyor: "...Abimiz en kıralından karılarıçıkartıyor, sonra da 29-30-31 sayıyoruz..." Bu örnekten yola çıkarak,otuzbir çekme eyleminin sayıyla ilgili konusunda çok büyük yanılsama,yanılgı doğduğu ortaya çıkar. Masturbasyon yapan insanlar, 'sayarak'bir yere ulaşacaklarını sanmaktadırlar. Bu da özellikle erkeklerde,erken boşalmanın, kendi denetlemeyi öğrenmemenin, aceleciliğin birgöstergesi olarak zuhur eder. Üstelik insanların bu konudaki merakı dasürmektedir. jonathon1111; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 21; İl: İstanbulErkekler arasinda masturbasyon kelimesi yerine genelde 31 sayisikullanılır. Geçen arkadaşlarla derste, sınıfın en arka kısmında ateşlibi tartışmaya koyulduk, "Acaba niye 32 ya da 33 değil de, özellikle31?" Ortaya değişik fikirler atıldı ama ne yazık ki mantıklı bir cevapbulamadık. Bu konuyu gerekli kaynaklardan araştırıp, bulmaya kararverdik. Şimdi bir haftadır hepimiz bu konuyu internetten, HaydarDümen'in kitaplarından falan araştırıyoruz. Lakin henuz muvaffakolamadik. Ama sonuna dek araştırmalarımız sürecek. (Oyoyoy! Çok uzunhikaye. Hurafelik ne öğreneceksiniz. Ebcet hesabından haberdarolacaksınız. O hesapla el'in 31 rakamına denk düştüğünü göreceksiniz.Meselenin daha da içine girmek için Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ını, EmreKongar'ın Hocaefendi'nin Sandukası'nı okuyacaksınız. Vay ki vaydiyeceksiniz. Bi 31'in peşine düştük, nerelere geldik diyeşaşıracaksınız. Aman aman vazgeçtik deyip Haydar Dümen'in kucağına geridöneceksiniz. (Senin de bilmediğin bi beş vakit namaz be SiteSahibi])(itiraf.com'dan alınmıştır). Site sahibinin tavsiye ettiği kitaplarıokumak isteyenlere kolay gelsin... Biz kısaca 'işin özünü' açıklamayaçalışalım. 'El' eski yazıda '?I' şeklinde yazılır. Biraz otuzbir'ebenziyor ama bu 'el' in, 'el organı'yla bir ilişkisi yok. "el- ?I(a.h.): Arapça "harf-i ta'rif" olup kelimelerin başında bulunur veismin mana tarif ve tayin etmeye yarar. Arapçadaki terkiplerde, hasisimlerde ve Osmanlıcadaki izafet ve sıfat terkiplerinde kullanılır.Huruf-i şemsiyeden biriyle başlayan kelimelerin evveline geldiğinde Iyerine o harf şeddeli okunur: "eşşems" gibi." (Ferit Develioğlu,Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lugat: Eski ve Yeni Harflerle) İsminanlamını tanımlamaya ve açıklamaya yarayan 'el-' eki otuzbir rakamınabenzediği için, öyle kullanılagelmiştir. El ile yapılan işi çağrıştırsada köken itibariyle benzerliği yoktur. Aktunç'un bahsettiği 'ebcedhesabı' Mustafa Nihat Özön'ün Osmanlıca-Türkçe Sözlük'ünde şöyleaçıklanıyor: "Eski elifbelerde hecelemelerin alt tarafında bulunan biribarenin ilk sözü ve bütününün adı. ...Harfleri rakam gibi sayıp birkelime veya ibareden tarih veya başka sayı çıkarılabilecek şekildedüzenlemeye 'ebced hesabı' denir." Bir nevi kelime-rakam oyunundan,bizlere kalan otuzbir, gerçek içeriğini anlatmayan, anlamını taşımayan,bir takım bilinçaltı yapılandırmalar yaratan niteliğe bürünmüş ve belkide çok kişinin düşünmeden kendisini, "böyleyse, böyledir, ne gerek varbunları düşünmeye, hadi sayalım bir...ki..." kolaycılığına sevketmiştir. Nesilden nesile aktarılan bu olumsuzluk, cinselliğe patolojikbakışımıza da etken olmuştur. Oysa cinsellik 'hastalıklı' bakışıkaldırmaz. Ya çok cinsellik yanlısıyız ya da tamamen reddederizcinselliği. Teorik ve pratik yapısını ele almayız; düşünecek değiliz.Oysa, A.S.Neill, cinsellikten nefret edilmemesini söylüyor ve 'Sevgiylebirlikte olan cinsellik kendinden geçmenin en üstün basamağıdır;almanın vermenin en üstün, yüce biçimidir' diyor. Zamanınızı 'aşkhikayeleri'yle ilgilenmeye değil, aşk'ı yaşamaya ve cinselliğinfelsefesi geliştirmeye ayırın. Yaşınız önemli değildir!
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas