|
boxcigar
|
 |
« : Temmuz 26, 2007, 10:28:07 ÖS » |
|
21 Ekim 1964 tarihinde Antalya'da, Antalya doğumevinde dünyayagelmişim. Yani tipik bir Terazi burcuyum, sanatçı ruhlu, güzel olanherşeyi seven ve duygusal biriyim. Sanata olan düşkünlüğüm daha çocukdenecek yaşlarda kendisini göstermiş, hatta hatırlayabildiğim kadarıyla5 yaşlarında bir kemanım vardı.
O kemanı gitar şeklinde tutar çalar, ütünün kablosunu kendime mikrofon niyetine tutup şarkılar söylerdim. İlkokulu Özel Antalya İlkokulunda, ortaokulu ise yine AntalyaHızırreis Ortaokulunda okudum. O zamanlar az miktarda bağlama, birazcıkdaha fazla da gitar çalardım. Daha sonraları ilk müzisyenlikdenemelerine giriştim ve bir düğün salonunda gitar çaldım. Ve bu sırada(Antalya Lisesinde okurken) müzisyenlik işine iyice ısınmışken "benmüzisyen olucam...ve bu işin merkezi İstanbul !!!" diyerek İstanbul'aattım kendimi. Şimdiki adıyla İstanbul Üniversitesi DevletKonservatuarı olan (o zamanki adıyla Belediye Konservatuarı) kontrbasbölümüne girdim. Bu sırada sırasıyla Zeynepkamil'de Ceylan düğünsalonu, Etap Marmara, Astorya gece klübü ve şu anda hatırlayamadiğimbir çok gece klübünde bas çaldım ve bu arada birçok sanatçıya eşlikettim... Veee askerlik geldi... Acemi birliğimi Denizli Çavuş TalimgahTaburunda yaptıktan sonra dağıtımım Ankara Silahlı Kuvvetler ArmoniMızıkası Komutanlığına çıktı.( tabii ki tesadüf değildi...) Askerliğimesnasında hiç izin kullanmayarak 18 aylık askerlik görevimi 17 aydatamamladım. Bu 17 aydan sonra İstanbul'a döndüğümde bir gece klübünün açılışıdolayısıyla kurulan dans müziği orkestrasında çalışmaya başladım. Buönemli grubun üyeleri şöyleydi: Aşkın Arsunan-Keyboards, Vocals; ErcanEsendağ -Gitar,Keyboard; Ahmet Altuğ-Davul; Orhan Topçuoğlu-Percussion;Fatih Erkoç-Trombon,Keyboard,Vocals; Sertab Erener-Vocal ve benBas,Vocal. İki sene bu grupta çalıştıktan sonra sevgili Sezen Aksu'ylatanışmak şerefine nail oldum. Nasıl tanıştığım hep sorulmuştur bana,birkez daha burada anlatmak isterim...
Bir gün Aykut Gürel beniaradı, "Sezen Aksu'nun çok acele sana ihtiyacı var...Yarın provayagel." dedi. Saat 13.30 civarında Caddebostan Maksim gazinosundaSezen'le tanıştım (tabii ki daha önce de tanıyordum) bana Harun'un(Kolçak) rahatsızlandığını bu yüzden basçı lazım olduğunu onun için deAykut'u bulduklarını söyledi. O zamanlar cok meşhur olan bir parçayıHarun'la birlikte söylüyorlarmış, bu parçayı benimle birlikte söylemekistermiş,"Eğer becerebilirsem...?". Parça Aşkın Nur Yengi'nin ilkalbümündeki "Geri Dönmek"miş. Parçanın melodisini biliyordum ancaksözlerini hatırlayamıyordum. (Sözleri halen ezberleyemiyorum).
Gecegeç vakitte yattığım için yataktan kalkıp provaya gitmiştim. Onnoparçaya girdi, ardından Sezen ve benim parçaya gireceğim bölümegeliverdi. Ben sabah sabah bu ses benden çıkmaz dediysem de parçayagirmis bulundum. Surat ifadelerini görmenizi isterdim, acıklı acıklıOnno Sezen'e,Sezen de Onno'ya baktı. Ben israrla gece sesim yerinegelir diye parçayı katlediyordum. Akşam oldu, Sezen birliktesöyleyeceğimiz parçaya girdi. Ben heyecandan dizlerimin bağı çözülerekSezen'in yanında duruyordum. Arkada Yonca Evcimik elinde kocamanyazılmış sözlerle bana bakıyordu. Ve nihayet bana sıra gelmişti...Veben.... Gerisini biliyorsunuz zaten.... Ve birinci kasetim Med-Cezir için sevgili Uzay'la çalışmayabaşladık. Üç (3) ay kadar evde çalıştıktan sonra stüdyoya girdik. Birüç ay da stüdyo çalışması sürdü. Sonra kasetim hazırlandı ve 21 Mart1993 tarihinde piyasaya sunuldu. Haziran ayının başlarına kadar öyleceraflarda durdu kasetim... Ondan sonra ne olduysa (hala çözemedim)birden bire kasetim yok satmaya başladı.
Daha sonraları Sezen'leve,veya Sertab'la birlikte sahne çalışmalarımız oldu. Dikkat ettiysenizo dönemde benim hiç yalnız konserim olmadı. Çünkü sadece bir kasetimvardı ve takriben 45 dakika sürüyordu... Bütün bunların yanı sıraanneannemi kaybettim; Sertab üç adet ameliyat oldu ve sevgiliUzay'ımızı kaybettik. İşte tam bu sırada artık vücudum dirençsizkaldığı için beynimden virutik bir rahatsızlık geçirdim. 1.5 ayhastanede yattıktan sonra 3 ay evime kapandım. Takip eden 2.5 aysüresince de doktor kontrolü altındaydım. Bu kendimi soyutladığımdönemden sonra ilk kez Fahir Atakoğlu Açıkhava Konseri'nde sahne aldım. Onno'yla ikinci kasetim icin stüdyo'ya girdiğimiz tarih 7 Kasım1995. "Levent Yüksel'in 2. Kaseti" 19 Ocak 1996 tarihinde piyasayasunuldu. 21 Ocak 1996 tarihinde değerli Onno Tunç'u toprağa verdik.Ardından nihayet solo konserlerim olmaya başladı. İlk önce BostancıGösteri Merkezinde sahneye attım kendimi...Laf aramızda çokheyecanlandım ve konser boyunca hiç konuşmadığımı hatırlıyorum. Çeşitlisahne çalışmaları, konser ve turneler oldu ve olacak… 14 Temmuz 1997 tarihinde "Bi' Daha" Single'ını çıkarttım ve olanlaroldu. Bu sefer raflarda hiç beklemedi ve ulaşılması imkansız görünenbir satış rakamına ulaştı. Bu şarkı Türk halkı tarafından o kadar çoksevildi ve ilgi gördü ki maçlara slogan ve televizyon programlarınaisim oldu. 3 Nisan 1998 tarihinde 3. Albümüm olan "Adı Menekşe"yi yaptım. YineSezen Aksu'nun prodüktörlüğünü üstlendiği bu çalışmada aranjör AşkınArsunan'dı. Bu albüm sonrasında Türkiye'nin dört bir yanında çeşitlikonserle verdim ve inanılmaz eğlenceli bir turne yaşadım. Kasım 1998 itibari ile herşeye ara verdim ve stüdyoya kapandım. Busefer, Sezen'in üstünden prodüktörlük yükünü alarak, kendi albümütamamen kendim yapmaya başladım. Tabii ki her daim Sezen'e danışmayıihmal etmedim ve o zaman anladım ki prodüksiyon yapmak çok ama çokzor....Tam 2 yıl sürdü ve "Aşkla" albümü geldi. Hem satış olarak hem dedinleyicilerimden aldığım tepkilere dayanarak çok başarılı bir albümyaptığımı düşünüyorum. Sezen Aksu, Aysel Gürel, Bülent Ortaçgil,Mirkelam ve Ümit Sayın gibi çok takdir ettiğim ve sevdiğim insanlarlaçalışma şansına sahip oldum. Çeşitli klüp programları ve konserler bualbümle beraber hızlandı ve daha bir keyifli olmaya başladı. O dönemlerde Sertab Erener ile beraber yine, yeniden ! beraber sahnealmaya başladık. Gece klüplerinde ve çeşitli konserlerde çok güzelprogramlar yaptık. Ben şahsen çok eğlendim, galiba seyirciler içindeaynı şey geçerliydi ki çünkü hala bu özel gösteriye çeşitli zamanlardadevam ediyoruz. Bu arada, bir sezon boyunca Sezen'in orkestrasında basçalıp, onunla beraber konserlere katıldım. Ah, o kadar güzeldi ki...Çok mutlu bir şekilde Sezen'in arkasında bas çaldım, vokal yaptım,hopladım ve zıpladım ...!!
Yıl 2002 olunca yeni albüm zamanı deyip, yine çalışmalar başladı.
|