Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Kubİlay  (Okunma Sayısı 346 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
no_fear_06
:::...gOrGiAs...:::
Global Moderator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1 574


düŞmAn kElİmEsİnİN AnLmInI DoStLaRıMdAn öGrEnDiM


Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 14, 2008, 05:18:54 ÖS »

Adı Mustafa Fehmi Kubilay. Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep. Giritlibir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu. Kubilay bir Cumhuriyet öğretmeni.1930 yılında 24 yaşında iken, İzmir'in Menemen İlçesinde askerlikgörevini yapıyor.

Bundan tam 74 yıl önce, 23 Aralık 1930 sabahı Menemen'de irticaî birisyan meydana geliyor. Sabahın erken saatlerinde başlarında DervişMehmet isimli bir yobaz olmak üzere dördü silahlı, altı kişi belediyemeydanında tekbir getirerek dolaşmaya başlıyorlar. Daha sonra "Bizşeriat ordusuyuz" diye bağırarak Müftü Camii'ne giriyorlar. Camiyegiren bu grup üzerinde dini ibareler yazılı bir bayrakla, camidebulunanları ve merakla cami önünde toplananları birlik olmaya davetediyorlar. Elebaşıları olan Derviş Mehmet adlı salyalı yobaz camiidenamaz kılanlara kendini "Mehdi" olarak tanıtıyor ve dini korumayageldiklerini söylüyor. Arkalarında 70 bin kişilik halife ordusuolduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanlarınkılıçtan geçirileceğini tebliğ ediyor. Derviş Mehmet halka hitapederek: "Ey Müslümanlar, ne duruyorsunuz; Halife Abdülmecit hududageldi, Sancak-ı Şerif çıktı, gelin altında toplanalım, şeriatisteyelim" diye bağırıyor.

Daha sonra Derviş Mehmet ve arkasına takılan yobazlar, ellerindekiüzerinde dini ibareler bulunan yeşil bayrağı alıp uzunca bir sopayatakıyorlar. Yoldan geçen birine de meydanda bir çukur kazdırıp bayrağıoraya dikiyorlar.

Yobazlar bayrağın çevresinde dönmeye, hep birlikte tekbir getirip zikrederek bağırıyorlar:

"Şapka giyen kâfirdir. Yakında yine şeriata dönülecektir... Bize kurşun işlemez..."

Bunun üzerine yöre ahalisinden de bir alkış kopuyor... Çok geçmedenolup bitenler, ilçedeki Askeri birliğin kulağına gidiyor. Alaykomutanı, Cumhuriyet öğretmeni yedeksubay Kubilay'ı bir manga askerlebirlikte olay yerine gönderiyor. Kubilay ve emrindeki askerlerinsilahlarında mermi yok. Süngülerini takıp olay yerine gidiyorlar.

Kubilay, kimsenin bu işten zarar görmemesini ve kan akmamasını istiyor.Bunun içinde emrindeki askerlerini meydanın girişinde bırakıyor vegözlerini kan bürümüş, "Şeriat" çığlıkları atan yobazların karşısınatek başına dikilip, kan dökülmesini istemediğini ve bunun içinde teslimolmalarını istiyor. Daha Kubilay'ın son sözleri dudaklarındanayrılmadan bir silah sesi duyulur. Silahını ateşleyen bir yobazınkurşunu, silahında mermisi bile olmayan yiğit Kubilay'ı yaralayıp yeredüşürüyor. Hemen ayağa kalkan Kubilay güç bir hamle ile doğruluyor vecamii avlusuna doğru kaçıyor ama yarası ona daha fazla müsaade etmiyorve tekrar yere düşüyor...

Çevredeki kalabalık bu olayı sadece seyrediyor... Derviş Mehmet veyobaz arkadaşları o sırada Kubilay'ın başına çöküyorlar. Derviş Mehmetçantasını açıp testere ağızlı bağ bıçağını çıkarıyor ve yaralıyedeksubay yiğit Kubilay'ın başını orada kesip gövdesinden ayırıyor.

Kin ve nefret yobazların gözlerini öylesine bürümüş ki, tekbir sesleriile kesik baştan akan kanı içiyorlar. Derviş Mehmet yiğit Kubilay'ınkesik başını saçlarından tutup havaya kaldırıyor... Ve tekbir sesleriçınlatıyor meydanı... Yiğit Kubilay'ın kesik başını ellerindeki yeşilbayrağın sopasına geçirmeye çalışıyorlar ama bir türlü başaramıyorlar.Bunun üzerine oradan geçen biri kendilerine ip getiriyor ve kesik başıyeşil bayrağın sopasına ip ile bağlıyorlar...

Şehit Kubilay'ın kesik başı meydanda bir sancak gibi dururken... Tekbirsesleri yükseliyor ve "Ey ahali, din elden gidiyor" çığlıklarıMenemen'de yankılanıyor.

Silah seslerini ve tekbirleri duyan bir mahalle bekçisi koşarak olayyerine yetişiyor. Bekçi Hasan belindeki silahını ateşleyip yobazlardanbirini yaralıyor. Hemen ardından da yobazların açtığı ateş sonucuKubilay'ın başucunda bekçi Hasan da şehit ediliyor. Arkadaşınınyardımına koşan bekçi Şevki de yine yobazların silahından çıkankurşunlarla şehit ediliyor...

Menemen meydanında üç şehit kanlar içinde yatıyor ve Kubilay'ın kesikbaşı yeşil bayrağın sopasında bir sancak gibi dalgalanıyor... Bumanzara yobazları mutlu ediyor...Bu sırada askerler olay yerineyetişiyorlar. Komutan bu manzaranın karşısında irkiliyor. Vekarşısındaki yobazlara "Teslim olun" diye bağırıyor... Yobazlarınyanıtı kesin oluyor:

"Bize kurşun işlemez."

Bu sözlerinin üzerine askeri birlik ateş eder. Yobazlardan bazılarıorada yere serilirken, bazıları kaçar. Daha sonra hepsi birdenyakalanır.

Menemen olayı, genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Saitisyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayıdır. Ve yiğitbir Cumhuriyet öğretmeni ile yiğit iki tane mahalle bekçisinin hayatınamal olmuştur...

Hükümet sıkıyönetim ilan eder. Orgeneral Mustafa Muğlalı başkanlığındabir Harp Divanı kurulur. Olaya doğrudan veya dolaylı katılan bütünsanıklar Menemen'de yargılanır. 18 gün süren yargılama sonucunda kararaçıklanır:

40 kişi sorumsuzluğu nedeniyle salıverilmiş, 27 sanık beraat etmiş, 41 suçlu çeşitli hapis cezaları almıştır.

36 kişiye idam cezası verilmiştir.

Ancak bazılarının yaşı küçük olduğundan, onların ölüm cezaları ağır hapse çevrilmiştir.

Sanıklardan 28 kişi, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen'de idam edildi.Atatürk'ün emri üzerine yobazlardan bazıları Kubilay'ın şehit edilipbaşının kesildiği yerde asıldı.

Bir sanık sehpaya götürülürken kaçtı. İki hafta sonra yakalandı ve ertesi gün idam edildi.

Olayın hemen ardından Menemen'de devrim şehitleri bekçi Hasan, bekçiŞevki ve yedeksubay Kubilay adına anıt dikildi. Anıtın üzerinde şöyleyazar:

"İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz."

Olaydan hemen sonra Atatürk, Cumhurbaşkanı ve Başkomutan olarakGenelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa'ya 28 Aralık 1930 günübir taziye telgrafı göndererek, Cumhuriyet'e karşı suikast tertipleyenmütecavizleri lanetlemiş ve yiğit Kubilay'ı görevini yapan şehit olaraktakdirle anmıştır. Atatürk; "Hepimizin, dikkatimiz, bu meseledekivazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkıyla yerine getirmeyematuftur. Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkurecimuallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Beğ, temiz kanı ileCumhuriyet'in hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır."demiştir.

Laik Cumhuriyet'in genç öğretmeni, Atatürk'ün askeri Kubilay'ı,şeriatçı yobazlar tarafından şehit edilişinin 74. yıldönümünde bir kezdaha saygıyla anıyoruz...

İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas