Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Klonlamanin Sakincalari  (Okunma Sayısı 342 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 29, 2007, 02:51:33 ÖÖ »

Metal, elektrot, implant gibi inorganik araçların yerine, biyolojikaraçların uygulamalı biyonik kullanımı, insanlık için geniş ufuklaraçıyor. Belki bizim yarattığımız makineler bizi geçecek, ama yavaş daolsa milyarlarca yıllık evrimin canlılara kazandırdığı yaşama, soyunudevam ettirme dürtüsünü de yabana atmamak gerek.

İnsan-makine kavgasında hemcinslerimiz, sınırsız sayıda bir yedeklerordusuna sahip olabilir. Yine bu kök hücrelerin manipülasyonu yolunadayanan bir yöntemle istediğimiz sayıda genetik kopyalarımızıçıkartabiliriz. Bu alandaki ilk örnek tabii ki kuzu (şimdi torun sahibikoyun) Dolly. Annesinin genetik kopyası.

Üretilme yöntemi çekirdek transferi. Annesinin meme hücrelerindenbiriyle üretildi. Yöntem şu: Araştırmacılar, bir hücreden, organizmanıntüm genlerini oluşturan DNA'yı taşıyan çekirdeği çıkartıyorlar ve buçekirdeği, daha önce kendi çekirdeği çıkarılmış bir yumurtaya aşılayıp,yumurtayı rahme yerleştiriyorlar.

Şimdiye kadar pek çok hayvan klonlandı. Getirilen tüm etik ve yasalsınırlamalara karşın, ilk insan klonlarının da 21. yüzyılın ilk beşyılı içinde ortaya çıkması bekleniyor. Ancak bu yöntemin sorunları daufukları kadar geniş. Bir kere, aşılanan embriyonların ancak çok küçükbir bölümü yaşayabiliyor.

Kopyalanmış canlıların kromozomları uçlarında bulunan ve yaşlandıkçakısalan telomer adlı uzantıların boyu da model canlıdaki kadar oluyor.Bir başka deyişle kuzu Dolly'nin hücreleri, doğduğunda annesindekilerkadar yaşlıydı. Bu da kopyaların erken ölümü demek.

Başka bir sorun da bizim kopyalarımızın yalnızca fizikselözelliklerimizi taşımaları. Boy, deri, saç, göz, deri rengi gibi. Oysabaşka özelliklerimiz, örneğin zekâmız yönelimlerimiz; yetiştirilmebiçimimiz, aldığımız gıda, eğitim, çevre gibi dış etmenlerin birtürevi. Dolayısıyla makinelerle savaş kaçınılmaz olursa kopyalarımız,en azından bazıları, cesur savaşçılar yerine pekala işbirliğine yatkınkorkaklar da olabilirler.

Kaldı ki insan kaynaklarımızı sınırsız yapmaya çalışırken kendibindiğimiz dalı da kesebiliriz. Çünkü çoğalmanın doğal yolu olan sekssayesinde ana ve babamızdan eşit ölçüde gen alıyoruz. Bu da biziileride ortaya çıkabilecek sağlık tehditlerine karşı dirençli kılacakyeni yeni gen bileşimleri sağlıyor. Klonlama uygulamasınınyaygınlaşması, insan gen havuzundaki zengin çeşitliliği tehlikelibiçimde daraltır.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas