Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Kimyanın Tarihçesi  (Okunma Sayısı 510 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Kasım 09, 2007, 07:02:19 ÖS »

Ortaçağ

İslâm Dünyası'ndaki kimya çalışmaları, daha önce Hellenistik Çağ'daİskenderiye'de yapılmış olan simya çalışmalarından yoğun bir biçimdeetkilenmiştir. Bu çalışmalar sırasında yavaş yavaş belirginleşmeyebaşlayan Yapısal Dönüşüm Kuramı'na göre, doğadaki bütün metaller,aslında bir kükürt-civa bileşimidir; ancak bunların iç ve dışniteliklerinde farklılıklar bulunduğu için, kükürt ve civa kullanmaksuretiyle istenilen metali elde etmek mümkündür.

Bilindiği gibi, simyagerler, tarih boyunca, bu kurama dayanarak, kurşunve bakır gibi nisbeten daha az kıymetli metalleri, altın ve gümüş gibimetallere dönüştürmek istemişlerdir. İslâm Dünyası'ndaki kimyaçalışmaları da genellikle bu doğrultuda sürdürülmüştür.

Yine Müslüman simyagerlerin maksatlarından birisi de bu dönüşümügerçekleştirecek el-İksir'i, yani mükemmel maddeyi bulmaktır. Mükemmeleen yakın metal, altın olduğu için, genellikle bu çalışmalarda altınınkullanıldığı görülmektedir. İksir, aynı zamanda sonsuz yaşamın kapısınıaralayacak bir anahtar olarak da düşünülmüştür.

Simyagerler, Yeryüzü'ndeki metallerle Gökyüzü'ndeki gezegenler arasındada ilişki kurmuşlardır. Örneğin altın Güneş'le ve gümüş ise Ay'laeşleştirilmiş ve bu metalleri göstermek için Güneş ve Ay'a benzeyensimgeler kullanılmıştır. Bu simgeler, 18. yüzyıla kadar pek fazladeğişmeden gelmiştir; günümüzdeki simgeler ise 18. yüzyıldan itibarenşekillenmeye başlamıştır.

Ortaçağ İslâm Dünyası'nda, simyayı benimseyenlerle benimsemeyenlerarasında süregelen tartışmaların, kimyanın gelişimi üzerinde çok olumluetkiler yaptığı görülmektedir. Çünkü bu tartışmalar sırasında,taraflar, görüşlerinin doğruluğunu kanıtlamak için, çok sayıda deneyyapmış ve bu yolla deneysel bilginin artmasında önemli bir roloynamışlardır.

Yeniçağ

Bu dönemde kimya alanında maddenin yapısına ilişkin deneysel çalışmalarbaşlamış ve özellikle Boyle, Mayow ve Hook gibi bilim adamlarısayesinde yeni bir atom kuramı geliştirilmiştir.

Yakınçağ

Bu dönemde kimya, sanayinin belkemiği haline gelmiştir; ancak kimyaçalışmaları sadece sanayide değil, tıp başta olmak üzere değişik bilimdallarında da önemli rol oynamıştır. Atom konusundaki çalışmalar,genetik ile ilgili çalışmaları ve canlıların temel maddesi konusundayapılan araştırmaları büyük ölçüde etkilemiştir.

Bu dönemde çağdaş kimya, yanma olgusunu açıklayan Lavoisier tarafındankurulmuştur. Bu sayede Lavoisier, Filojiston Kuramı'nı yıkmış veoksijeni bulmuştur.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas