|
boxcigar
|
 |
« : Temmuz 28, 2007, 10:30:03 ÖS » |
|
İnsanın öğrenme sürecinin ve çocuklara özgü, sevimli ancak mantığaaykırıymış gibi görünen kavramların ardındaki giz perdesini araladı.Felsefe ve ruhbilimin öncülerinden sayılan İsviçreli bilim damı.
Jean Piaget, meslek yaşamının büyük bir bölümünü çocukları dinleyip,gözleyerek ve dünyanın her köşesinden bilim adamlarının aynı konudahazırladıkları raporları inceleyerek geçirdi. Piaget sonuçta,çocukların yetişkinlerden çok farklı düşündüklerini ortaya koydu.
Kendilerini ancak dile getirebilen binlerce yeniyetmeyle yaptığıgörüşmelerden sonra, Piaget söz konusu yaş grubunun dışa vurdukları oşirin, ancak mantığa aykırıymış gibi gelen görüşlerinin ardındakendilerine özgü bir düzen ve mantığı olan düşünce süreçlerininyatabileceği sonucuna vardı. Einstein bunu, "yalnızca bir dahinin akılerdirebileceği basitlikte bir buluş" olarak nitelendirdi. Piaget'ninortaya attığı görüş, zekânın özünde yatan işlevlere yeni bir pencereaçtı.
10 yaşında yayımladığı ilk bilimsel raporundan 84 yaşında ölümüne dekuzanan, yaklaşık 75 yıllık yoğun bir araştırma süreci sonunda Piagetgelişimsel ruhbilim, bilişsel kuram ve genetik bilgi kuramı(epistemoloji) adı verilen birçok yeni bilim dalının gelişmesinekatkıda bulundu.
Eğitim konusunda düzeltimci biri sayılmasa da, Piaget, günümüzdeeğitime yeni bir çehre getirilmesini hedefleyen eylemlerin temelinioluşturan çocuk düşünce biçimini su yüzüne çıkarttı. Çağdaşinsanbilimcilerinin ortaya attıkları "soylu yabanıllar" ve "yamyamlar"türü öykülere kıyasla, Piaget, çok farklı bir görüş ortaya attı. Buaçıdan ele alındığında, Piaget'nin çocukların düşünce biçimini ilk kezciddiye alan bir bilim adamı olduğu söylenebilir.
Çocuklara aynı ilgiyle yaklaşan Amerikalı John Dewey, İtalyan MariaMontessorive Brezilyalı Paulo Freire gibi bilim adamları okullardahemen bir değişime gidilmesi yönünde çok daha yoğun bir çabaharcamalarına karşın Piaget'nin eğitime katkısı çok daha etkili oldu.
Jean Piaget'nin çocukların bilgiyle doldurulacak boş çuvallar olmayıpbilginin etkin yapıcıları oldukları, sürekli olarak kendilerine özgükuramlar yaratıp bunları sınadıkları yönündeki görüşü kuşaklar boyuncaeğitimciler tarafından saygıyla karşılandı.
Freud ya da B. F. Skinner kadar ünlü olmasa da, ruhbilimine katkısı çokdaha uzun ömürlü oldu. Bilgisayarlar ve internet çocuklara giderek çokdaha geniş kapsamlı sayısal dünyalara ulaşma olanağı tanırken,Piaget'in öne sürdüğü görüşler çok daha belirgin bir önem kazandı.
Piaget, İsviçre'nin Fransız kesimindeki, şarap ve saatleriyle tanınanNeuchatel Bölgesi'nde yetişti. Babası Ortaçağ bilimleri profesörü,annesi ise katı bir Kalvinist idi.
Küçük yaşta doğa bilimleriyle yakından ilgilenen dahi bir çocuktu. 10yaşındayken gerçekleştirdiği gözlemler yalnızca üniversite kitaplarındaaçıklamaları bulunabilecek türde çalışmalardı. Kitaplık görevlisininkendisine bir çocukmuş gibi davranmasına son vermek amacıyla albinozserçelerin görüş gücü üzerine kısa bir not yayımladı ve amacına ulaştı.
Doktorasını hayvanbilim konusunda yapan Piaget, herhangi birşeyikavramanın tek yolunun o şeyin nasıl evrildiğinin anlaşılması olduğunusavunan görüşünü ortaya attı.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Piaget, ruhbilimle ilgilenmeye başladı.Zürih'e giderek Carl Jung'un derslerine katıldı, ardındanParis'e giderek mantık ve ruhsal bozukluklar konusunda eğitim görmeyebaşladı. Alfred Binet'nin çocuk ruhbilimi laboratuvarında TheodoreSimonile birlikte çalışan Piaget, aynı yaştaki Parisli çocuklarındoğru-yanlış seçenekli zekâ testlerinde benzer yanlışlar yaptıklarınınayırdına vardı.
Onların uslama sürecinden son derece etkilenen bilim adamı çocuğun kafayapısının özüne inilerek insanın öğrenme sürecinin su yüzüneçıkartılabileceğini öne sürdü. Bu arada İsviçreli bilim adamları,çocukları oynarken inceden inceye gözleyip kullandıkları sözcükleri vesergiledikleri davranış biçemlerim kaydetmeye başladılar.
Rüzgâr Nasıl Oluşur?
En tanınmış deneylerinden birinde Piaget, çocuklara "Rüzgâr nasıl oluşur" diye soruyor ve karşılıklı konuşma şöyle sürüyordu:
Piaget: Rüzgâr nasıl oluşur?
Julia: Ağaçlar.
P: Nereden biliyorsun?
J: Onları kollarını sallarken gördüm,
P: Bu nasıl rüzgâr oluşturuyor?
J: (Elini yüzünün önünde sallayarak) İşte böyle. Ama onların kolları daha uzun. Hem daha çok ağaç var.
P: Okyanuslardaki rüzgâr nasıl oluşuyor?
J: Karadan oraya esiyor. Yok, yok. Dalgalardan...
Piaget, erişkin ölçütlerine aykırı olmakla birlikte, Julia'nıngörüşlerinin "yanlış da sayılamayacağını", bunların oldukça mantıklı veçocuğun bilgi edinme sürecine uygun olduğunu gördü. Çocuğun bilgisinisınarken "doğru" ya da "yanlış" biçiminde bir ayrıma gidilmesi olayıntam olarak kavranamaması ve çocuğa yeterince saygı gösterilmemesidemekti.
Piaget'nin amacı, rüzgarla ilgili sohbetten yola çıkarak, çocuklarınsözel bir açıklama getirmede erişkinler denli becerikli olamadıklarındabaşvurdukları yöntemlerle ilgili bir kuram oluşturmaktı.
Çocuğa Nasıl Davranmalı?
Kendisi bir eğitimci değildi ve böylesi durumlarda nasıl bir tavırtakınılması gerektiği yönünde asla kurallar koyma yoluna gitmedi.Gelgelelim, çalışmaları büyüklerin çocuğun davranışlarını hemendüzeltme yoluna gitmelerinin son derece yanlış olabileceğini, onlarakendi kuramlarını oluşturma olanağını tanımanın çok daha yararlıolduğunu ortaya koyuyor.
Piaget bu görüşünü belirtirken, "Çocuklar yalnızca kendi keşfettiklerişeyleri gerçek anlamda kavrayabilirler. Onlara bir şeyleri şipşaköğretmeye kalkıştığımızda, bu şeyleri kendilerinin yenidenkeşfetmelerini engellemiş oluruz." diyor.
Piaget'in izinden gidenler çocukların, nesnelerin gözden yittiklerindeyok oldukları, ayla güneşin insanı sürekli izlediği, büyük şeylerinyüzdüğü ve küçüklerin dibe çöktüğü türünde ilkel fizik yasalarınasonsuz bir hoşgörüyle yaklaşırlar. Einstein, kendi geliştirdiğigörecelik kuramının mantığa aykm gelmesinden olsa gerek, özellikle dePiaget'nin yedi yaşındakilerin daha hızlı gitmenin daha çok zamanaldığı konusunda diretmeleri yönündeki görüşünden çok etkilendi.
Hemen hemen her eğitimci Piaget'nin çocuğun gelişimiyle ilgili olaraköne sürdüğü dört aşamayı (duyumsal devinim, ön-edimsel, somut edimselve biçimsel edimsel) ezbere bilse de, onun çok daha önemli görüşleri,belki de eğitimciler tarafından "çok ağdalı" bulunduğu için, pek iyibilinmez.
Bilgi Kuramı
Piaget asla kendisini bir çocuk ruhbilimcisi olarak görmedi. Onun asılilgi alanı, Piaget bu konuya el atıp onu bir bilime dönüştürünceye dek,tıpkı fizik gibi felsefenin bir dalı olarak ele alınan bilgi kuramıidi. Piaget, bilgiye ulaşmanın birden çok yolu olduğunu ve bunlarınyargılama yoluna gidilmeden bir düşün adamının titizliğiyleincelendiğini öne süren, bir tür göreli bilgi kuramını oluşturdu.
Piaget'den bu yana söz konusu alanın sınırları kadınlara özgü düşüncebiçemleri, Afromerkezli düşünce biçemleri, dahası bilgisayara özgüdüşünce biçemleri gibi konularla daha da genişledi. Gerçekten de, yapayzekâ ve zekânın bilgi işlem modeli Piaget'e sanıldığından çok dahafazla şey borçludur.
Piaget'nin geliştirdiği kuramın özünde, çocukların bilgiye ulaşmayöntemlerinin derinliklerine inilmesinin genelde bilginin nasıl oluşupgeliştiğine ışık tutacağı görüşü yatmaktadır. Bu görüşün gerçekten debilginin daha iyi kavranmasına neden olup olmadığı ise, Piaget ileilgili her şey gibi, tartışmalı bir konudur.
Son on yıldır Piaget'nin görüşlerine bilginin beynin içsel bir öğesiolduğu yönünde bir görüşle karşı çıkılıyor. İncelikli deneyler yenidoğan bebeklerin Piaget'nin çocukların oluşturduklarına inandığıbilgilerin bir bölümüne doğuştan sahip olduklarını ortaya koyuyor. Nevar ki, bilişsel kuram alanında Piaget'nin günümüzde de dev konumunukoruduğuna inananlar için, bebeğin doğuşta sahip olduğu bilgi ileerişkinlerin sahip olduğu bilgi arasındaki fark öylesine büyüktür ki,yeni buluşlar bu açığı kapatmak şöyle dursun, olaya daha da gizemli birboyut kazandırmaktadır.
|