Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Izmir Basininda Çanakkale  (Okunma Sayısı 505 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
no_fear_06
:::...gOrGiAs...:::
Global Moderator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1 574


düŞmAn kElİmEsİnİN AnLmInI DoStLaRıMdAn öGrEnDiM


Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 16, 2008, 12:44:18 ÖÖ »

Çanakkale Muharebeleri,Birinci DünyaSavaşı içinde gerek İtilaf Devletleri, gerekse de İttifak Devletleriaçısından önemli bir yere sahiptir. Birinci Dünya Savaşı'nın uzamasınayol açan ve Türk ordusunun başarısıyla sonuçlanan bu muharebeler, Türkhalkı için bir moral kaynağı olmuştur. Bu kaynağı işleyen ve halkayayılmasını sağlayan basındır .Bu işlevlerini göz önüne alarak birşehir basınının, özellikle İzmir basınının seçilmesindeki amaç,İzmir'in Çanakkale muharebeleri ile olan bağlantısıdır. İzmir İtilafDevletleri donanmasınca Çanakkale ve İstanbul boğazlarını ele geçirmekiçin önemli bir koz ve baskı aracı görülerek bombalanmış, hatta döneminİzmir Valisi Rahmi Bey' e İzmir'i teslim etmesi halinde prenslik bileönerilmişti.
İzmir basını, Birinci Dünya Savaşı'ndaÇanakkale Muharebeleri'nin başladığı dönemde Ahenk, Anadolu, Köylü veDuygu adlı gazeteler ile Muallim adlı bir dergiden oluşuyordu.
İzmir gazetelerinin haber kaynağı,Karargah-ı Umumi' den yayınlanan resmi tebliğler, yabancı gazetelerdenve haber ajanslarından ve İzmir dışındaki diğer şehirlerin basınındanyapılan alıntılardır. Yabancı basın ve haber ajansları, Türkiye'dekigelişmeleri Türk basınından daha da iyi takip edebiliyor ve İzmirgazeteleri neredeyse haberlerinin çoğunluğu yabancı basındanalıntılarla veriyordu. Ancak, bu İzmir basının pasif kaldığı anlamınagelmemekteydi.
Nitekim, boğazdaki gelişmeler oldukça iyi değerlendirmelerle yansıtılıyordu.
Bilindiği gibi, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı içinde tekkazandığı cephe olan Çanakkale Cephesi ve buradaki muharebeler savaşınuzamasına yol açmıştır. Osmanlı Devleti, bu cepheye özel bir önemvermiştir. Bu önem, cephedeki kötü gelişmelerin,devletin uyguladığısansürle gizli tutulmasını, başarıların ise bütün yurtta coşkuylakutlanmasını sağlamıştır. Bu coşku her yerde olduğu gibi, İzmirgazetelerinden de halka aktarılmıştır.

Cephedeki başarıyı aktaran yazılar,halkınsavaşı sahiplenmesini arttırıp, bu haklı davanın kazanılması içinyardımların yapılmasını teşvik etmiştir. Osmanlı Devleti'nin diğercephelerindeki gelişmeler resmi tebliğler ve makalelerle bir ikiparagrafla geçiştirilirken, Çanakkale'ye sütunlar ayrılmıştır.
İzmir gazeteleri boğazlardaki gelişmeleriyakından takip ediyordu. Bazen önemli haberleri yakalıyor bazen deisabetli tahminlerde bulunuyordu. Örneğin, Anadolu Gazetesi'nin ilkgerginlik döneminde yakaladığı önemli haberlerden biri, İtilafDevletleri'nin kendi aralarında yaptıkları boğazlarla ilgili gizli biraskeri anlaşma idi.
Rusya ve İngiltere'nin yaptıkları buanlaşmaya göre, harp çıkarsa Rusya, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarınakarşı askeri harekata girişecekti. Yapılan önem tahminlerden biri deboğaza yönelik zorlamanın artacağı idi . Ahenk' in 16 Ekim tarihlisayısında yer alan bu tahmin doğru çıkmış ve İtilaf Donanması 1 Kasım1914'te İzmir Limanı'nı, ardından 3 Kasım 1914'te de boğazları topateşine tutmuştu. Artık hızlı bir şekilde Çanakkale Muharebeleri'nedoğru gidiliyordu.
İtilaf Devletleri boğazı geçme konusundaplanlar yapmaya başladılar. Bu doğrultuda , boğazdaki ve EgeDenizi'ndeki faaliyetlerini yoğunlaştırdılar. Çanakkale boğazını almayakararlıydılar. Oysa İzmir gazeteleri daha önceki tahminlerinin vehaberlerinin aksine, İtilaf Donanması'nın fazla dayanamadan çekipgideceğini yazmıştı. Örneğin Ahenk, "İngiliz ve Fransızlar ÇanakkaleBoğazı'nı zorlamak için dört beş gemiden fazla feda edemezler. Bununlaberaber iş bu fedakarlıkta beyhude olur. Çünkü Çanakkale gayr-i kabilteshirdir" diyordu.
İzmir basını saldırıya ihmal vermezken,23 Kasım 1914 'te Fransız ve İngiliz donanmaların Çanakkale'yesaldırmıştı. Ancak ,hükümet sansürle bu ve bundan sonra olabileceksaldırıları yok göstermeye başladı. Örneğin ,23 Kasım 1914'te yapılansaldırı,Karargah-ı Umumi tarafından yok gösterildi. Sonradan BirinciOrdu Komutanı olacak olan Von Der Goltz Paşa da bu saldırılarınolmadığına dair beyanat vermişti. Bu da Ahenk'te, "Von Der GoltzPaşa'nın Beyanatı"başlıklı yazıyla açıklanıyor ve Paşanın bu türsöylentilerden çabuk etkileneceği , dolayısıyla bunun önlenilmesiniistediği bildiriliyordu.
İtilaf Devletleri Çanakkale'yedüzenlenecek saldırının hazırlığını yaptıktan sonra, planlarıdoğrultusunda 19 Şubat 1915'te Gelibolu Yarımadası'nda Seddülbahir veErtuğrul, Anadolu tarafında da Kumkale ve Orhaniye giriş tabyalarınıimha etmek için saldırıda bulundular. Bu saldırıda Türk ordusundan 4kişi şehit olurken, 11 kişide yaralandı. Oysa, yayınlanan resmitebligatta, sadece bir Türk askerinin bacağından yaralandığı;İtilafDonanması'ndan "Amiral gemisi ağır surette olmak üzere üç zırhlı..."nında hasara uğradığı bildirilmişti.
Sansür dolayısıyla gerçek sayılarsaklanmıştı. Köylü saldırıyla ilgili haberinde, Türklerden sadece "birnefer şehit ve bir neferin"de yaralı olduğunu bildirirken Ahenk'te,İngiltere'nin bu saldırıya Fransa'nın dört zırhlısına karşın sadece ikizırhlısıyla katılmasının "İngiliz kurnazlık ve korkaklığının yeni birmisali" olduğunu ve "İngilizlerin ciddi tehlike gördükleri yeresefain-i harbiyeleri yanaştırmaktan tehaşi eyledikleri (sakındıkları)bununla da sübut bulmaktadır (ortaya çıkmaktadır). Çanakkale gibimüstahkem bir mevkii bombardıman için Fransız zırhlılarını önesürmüşler ve kendileri Fransızların altı zırhlısına bedel yalnız ikigemi göndermişlerdir.
Demek oluyor ki İngilizler Fransızlarıhala aldatmakta devam ediyorlar" şeklinde yorumluyordu. İzmirbasınının, haberler konusunda bazen çelişkiye düştüğü de oluyordu.Örneğin Ahenk Gazetesi, İngiltere'nin iki zırhlı gönderdiğini yazarkenKöylü Gazetesi de saldırıya dört İngiliz zırhlısının katıldığınıbelirmişti.
İzmir gazeteleri boğazların durumunu vegeleceğini tartışa dursun, İtilaf Devletleri Şubat ayındaki başarısızgirişimlerinin ardından, 18 Mart 1915'te kalabalık bir donanmaylaboğazı geçmeye çalıştılar ama başaramadılar. Bu saldırıda gerek İtilafDevletleri gerekse de Türk kuvvetleri çok kayıp verdi. İzmir gazeteleri18 Mart saldırısını önce Karargah-i Umumi'nin yayınladığı resmitebliğlerle duyurdu. Tebliğlerde İtilaf kaybına yer verilirken Türkkaybına değinilmiyordu. Tebliğleri yorumlar izlemeye başladı.
Yorumlarda, 18 Mart'taki girişim,İtilafların Balkan devletlerini siyasi maksatla korkutup kendiyanlarına çekmek, Mısır ve Sudan'da uğradıkları hasarı telafi etmekiçin yapılmış boş bir çaba olarak değerlendirilmiş ve İtilafların birkez daha başarısız olarak "Osmanlı ordusuna çatmanın kaça mal olduğunuÇanakkale hezimetinde" anladıkları ve bunu da itiraf ettiklerinedeğinmiştir. Öte yandan, itilafların bu harekatta da başarısızolmalarının Rus kamuoyunda İngiltere'ye karşı düşmanlığın oluşmasınayol açtığı yazılıyordu. Ruslar, başarısızlığın ve bütün kötügelişmelerin sorumlusu olarak İngilizleri görüyorlardı. Rusların savaşsonuna kadar devam ettirecekleri bu tutumu, Ahenk Gazetesinin RuslarınTürklerin "hasta adam" olmadığını görmekten duydukları telaş olarakdeğerlendirmişti.
18 Mart'ın ardından, İzmir basınında birkara harekatının olacağına dair haberler gündeme gelmeye başladı. Bunailişkin yorumlarda, genellikle kara desteği olmaksızın denizden yapılansaldırıların etkili olmayacağı, ancak buna da İtilafların cesaretedemeyeceği vurgulanıyordu.
Kara harekatının imkansızlıkları vezorluklarıyla ilgili tartışmalar sürerken, İtilaf Devletleri 25 Nisan1915'de Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yaptılar. Kara çıkarmasında heriki tarafta çok kayıp verdi. Bu cepheye çok önem verildiği için moraliyüksek tutmak amacıyla, önceden yapıldığı gibi Türk kayıplarıbildirilmedi. Buna karşılık, İtilaf saldırıları ve verdikleri kayıplar,onları moral açısından çöküntüye uğratmak amacıyla sık sık haberlerdeveriliyordu.
Ahenk'in, Daily Telegraph'dan alıntıyaptığı, River Clyde Gemisi'nden çıkartılan 300 kişinin tümününöldürüldüğünü bildiren haber buna bir örnektir........Bu haberlebirlikte bazı haberler de, Türklerin lehine propaganda aracı olarakveriliyordu. Bu haberlerden biri, İtilaf kuvvetlerinde yer alanMüslüman askerlerin Türk ordusuna katılmaları diğeri ise, esir edilenİtilaf askerlerinin Türkleri öven beyanatları idi. Örneğin, bir Fransızonbaşı beyanatında, Türkleri kırmızı fesli, şalvarlı uzun mavi püsküllüolarak bildiğini ama farklı olduklarını top ateşlerine iyi karşılıkverip düşman ateşinden iyi korunduklarını, Türkler süngü hücumundabaşarılı oldukları için de, Fransız ordu komutanlarının Türkleri iyiavlamak için yanlarına sokuluncaya kadar ateş ettirmeyip yakındanhepsini tümden temizlemeyi amaçladıklarını buna rağmen Türklerin iyisavaştıklarını belirtip yakalandığına çok üzüldüğünü ama "Türkler gibikahraman askerlere yakalandığı için bu üzüntüsünün geçtiğini"söylüyordu...
Kara muharebelerinin şiddetlendiği Mayısayından itibaren tarafsız devletlerin alacakları tavır da, İzmirbasınının gündemini belirleyen konulardan idi. Gazeteler sık sıkonların tavrı tartışan yayınlar yapıyorlardı...
Çanakkale Muharebeleri'nin devam ettiğive Türklerin başarılı oldukları haberlerinin yoğunlaştığı günlerde, heryerde olduğu gibi İzmir basınında da, sık sık İtilaf ve tarafsızdevletlerin gazetelerinin ve devlet adamlarının Çanakkale'deki Türkbaşarısını öven beyanat ve yorumlarına yer veriliyordu. Bu övgüler,Osmanlı devlet adamlarının beyanatları ile de destekleniyordu...İttihat Terakki yönetimi ve özellikle Enver Paşa Çanakkale'ye özel birönem vermekteydiler.
Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu özelönem üç farklı gelişme yaratmıştır. Birincisi, bu önem, cephedekileremoral veriyordu. İzmir gazetelerinde sık sık okuduğumuza göre, EnverPaşa zaman zaman hem Çanakkale Cephesi'ni, hem de orada yaralananaskerleri tedavi gördükleri yerlerde ziyaret ediyordu. Örneğin,Ahenk'te yer alan bir haberde Enver Paşa'nın Gelibolu'da yaralanıp,İstanbul'da Gümüşsuyu ve Gülhane'de tedavi altında olan askerleriziyaret ettiği ve bunlara madalya verdiği bildiriliyordu. İkincisi,Enver Paşa'nın pek sempati beslemediği Mustafa Kemal Paşa ile ilgiliidi.
Bu cephede başarının kazanılmasında, önce19 ncu Tümen Komutanı ve sonra da Anafartalar Grup Komutanı olarakbüyük rolü olan Mustafa Kemal Paşa'yla ilgili haberlere özel bir sansürkonulmaktaydı. Bu Enver Paşa'nın Mustafa Kemal'e duyduğu kişiselhırstan kaynaklanıyordu. Örneğin, İtilaf Kuvvetlerinin şanslarını birkez daha zorlamak amacıyla 6-7 Ağustos 1915'de yaptıkları çıkarmanınardından gelişen Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarındaki Türkbaşarısında, Mustafa Kemal Paşa'nın büyük rolü vardı. Ama, gazetelerdeAnafartalar'daki gelişmeler genel bir yorumla verilmiş ve MustafaKemal'den hiç bahsedilmemişti. Üçüncüsü de, bu önem dolayısıyla ülkebasınında İzmir örneğinde olduğu gibi yapılan yayınlarla, Türk halkısahip olduğu her şeyiyle bu cephede savaşanlar için yardımaçağırılmıştı. Bu çağrı etkili olmuştu ve İzmir gazeteleri hemen hemenher gün bu yardım haberleri ile doluydu.
Kara muharebelerinin etkisini yitirdiğive Çanakkale'den gelen çarpışma haberlerinin de azaldığı günlerdeyse,İzmir basınında, çarpışmanın başladığı Nisan ayından beri gündeminiyitirmeyen barış olacağı söylentileri ile İtilafların Gelibolu'dançekileceklerine ilişkin haberler daha sık yer almaya başladı.İngilizler, Çanakkale'de elde ettikleri başarı her neyse, bunukendilerine mal etmek ve özverilerini kanıtlamak için verdiklerikayıplarını abartırken, sömürgelerinin ve Fransızların kayıplarını azgöstermişlerdi.
Ahenk Gazetesi bu iddiayı desteklemekiçin, Avustralya ve Yeni Zelandalı esirlerden aktardığı haberinde,Anzakların, verdikleri kayıpların doğru rakamlarla açıklanmamasının,memleketlerinde tartışmaya yol açtığını ve ebeveynlerinin gönderdiklerimektuplardan birinde yazıldığı gibi "Çanakkale'ye gönderdiğimizAvustralya ve Yeni Zelanda askerleri demir zırh içinde midirler?Şimdiye kadar zayiat listelerinde bir şey görmedik" tarzındahayretlerini dile getirdiklerini biliyordu.
İtilaf kuvvetlerinin Gelibolu'dançekilecekleri haberine, Osmanlı devlet adamları da yayınladıklarıbeyanatları ile katılıyorlardı. Enver Paşa bir yorumunda, "kemal-iemniyetle vaadedebilirim ki sulh görmezden evvel düşman ayaklarınıoradan keseceklerdir. Ve geldikleri yere süreceğiz. Ve belki de dahailerilere kadar süreceğiz" iddiasında bulunuyordu.
İtilaf kuvvetlerinin Arıburnu veAnafartalar'dan çekilmeleri tüm yurt basını tarafından olduğu gibi,İzmir basını tarafından da büyük sevinçle aktarılmıştı. "Bu,Osmanlılık, Türklük namına ne büyük iftihara değer muvaffakiyetlerdir"sözcüğü bu yazılan ana temasıydı.
İtilaf basınıysa, Çanakkale seferini birhata olarak kabul ediyordu. Örneğin, Daily Mail "Feci Bir HayvanlığınTarihçesi" başlıklı bir yazısından yapılan alıntıda ÇanakkaleMuharebeleri'ni" birçok cesur adamın kanı pahasına oynanan oyunu veefkar-ı umumiyenin iğfal edilişi" olarak değerlendiriyordu. Olayınİslam dünyasına etkili olacağı hatta, Hint, Afgan ve Iraklılarıİngilizler aleyhinde ayaklandıracağı ve İngiltere'nin buraları bırakmakzorunda kalacağı yorumları yapılıyordu.
Kayıtlı
yaramazadam
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 750



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Temmuz 16, 2008, 03:16:29 ÖS »

güzel çalışma
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas