Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: HAREZMİ  (Okunma Sayısı 4493 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
celluze
Ziyaretçi
« : Mart 01, 2008, 06:52:51 ÖÖ »

HAREZMİ


Ebu Abdullah Muhammed bin Musa El-Harezmi,   Özbekistan'da doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Hayatı   hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Batı bilim dünyasında en   sürekli, en derin etkiler bırakmış matematikçi olarak tanınmıştır. (MS 770-840)Tam adı Muhammed Bin Musa el-Harezmi olan bu büyükbilim adamı, Horasan’da (Özbekistan’ın Karizmi kentinde)doğmuştur.Hayatının büyük bir bölümü Bağdat’da (Beytü’l Hikme’de)matematik, astronomi ve coğrafya konularında çalışarak geçmiştir.Cebirin kurucusu olan Harezmi’nin iki önemli   matematik kitabı vardır; "Cebir" ve "Hint Hesabı".Harezm'de temel eğitimini alan Harezmi gençlinin ilk yıllarında Bağdat'taki ileri bilim atmosferinin varlığını öğrenir.
İlmi konulara doyumsuz denilebilecek seviyedeki biraşkla bağlı olan Harezmi ilmi konularda çalışma idealinigerçekleştirmek için Bağdat'a gelir ve yerleşir. Devrinde bilginlerihimayesi ile meşhur olan abbasi halifesi Mem'un Harezmideki ilimkabiliyetten haberdar olunca onu kendisi tarafından Eski Mısır,Mezopotamya, Grek ve Eski hint medeniyetlerine ait eserlerlezenginleştirilmiş Bağdat Saray Kütüphanesinin idaresindegörevlendirilir. Daha sonra da Bağdat Saray Kütüphanesindeki yabancıeserlerin tercümesini yapmak amacıyla kurulan bir tercüme akademisiolan Beyt'ül Hikme 'de görevlendirilir. Böylece Harezmi Bağdat'tainceleme ve araştırma yapabilmek için gerekli bütün maddi ve maneviimkanlara kavuşur. Burada hayata ait bütün endişelerden uzak olarakmatematik ve astronomi ile ilgili araştırmalarına başlar.
Bağdat bilim atmosferi içerisinde kısa zamanda ünekavuşan Harezmi Şam'da bulunan Kasiyun Rasathanesin'de çalışan bilimheyetinde ve yerkürenin bir derecelik meridyen yayı uzunluğunu ölçmekiçin Sincar Ovasına giden bilim heyetinde bulunduğu gibi Hintmatematiğini incelemek için Afganistan üzerinden Hindistana giden bilimheyetine başkanlık da etmiştir.
Harezmi 'nin latinceye çevrilen eserlerinden olan El-Kitab 'ul Muhtasar fi 'l Hesab 'il cebri ve 'l   Mukabele adlı eserinde ikinci dereceden bir bilinmeyenli ve iki bilinmeyenli denklem sistemlerinin çözümlerini inceler.
El Harizmi matematiğin yanısıra astronomi ve coğrafya ilimlerinde de eserler vermiştir. Astronomik   cetvellerle ilgili kitaplar yazmış ve bu eserler 12. y.y. da Latince' ye    çevrilmiştir. Bunu yanısıra Ptolemy'nin coğrafya kitabını düzeltmelerle   yeniden yazmış, 70 tane bilim adamıyla birlikte çalışarak 830 yılında    bir dünya haritası çizmiştir. Dünyanın çevresini ve hacmini hesaplama  çalışmalarında yer almıştır. Güneş saatleri, usturlaplar ve saatler üzerine yazılmış eserleri de vardır.
El Harizmi'nin en çok ilgi gören eserleri Kitabü'lmuhtasar fi'l Cebr ve'l Mukabele ve Kitabü'l muhtasar fi Hisabü'l Hindidir.
Harizmi, doğu bilim dünyasında cebir ilmine ilişkin ilk eser yazan   kişidir. Bu bilim dalı daha önce az çok işlenmiş ve kısmen geometriden    ayrı bir ilim dalı olmaya başlamıştı. Birinci dereceden denklemler    çözülebiliyordu, hatta hesaplama metodlarıyla ikinci dereceden denklemlere çözüm bulunuyordu. Fakat henüz ikinci derece denklemlerin köklerini bulma yöntemi geliştirilmemişti.
İşte El Harizmi'nin El Cebr ve'l Mukabele kitabı ikinci dereceden    denklemlerin çözüm yolunu sistemli olarak işleyen ilk eser   niteliğindedir ve 600 yıldan uzun bir süre (15. yüzyıla kadar) el üstünde tutulmasının nedeni de budur.
Harizmi'nin Denklem Grupları
El Harizmi, adı geçen eserinde denklemleri iki grupta toplamaktadır:
Birinci grupta, çözümleri  derhal bulunabilen bizim bugünkü sembollerle ifade edersek
x2 = ax, x2 = n,  ax = nşeklindeki denklemlerdir.
Bunların çözüm kurallarını  gösterdikten sonra El- Harizmi ikinci  denklem grubuna geçer.
  x2 + ax = n,  x2 +n = ax,  ax + n = x2  Ve bunların çözümünü bugün  bildiğimiz metotla yapar.
Bu kitapta ayrıca, ikinci   dereceden denklemlerin hangi durumlarda iki kökünün , hangi durumlarda    çift kökünün olacağını ve hangi durumlarda denklemin reel kökü olamayacağını çok açık bir şekilde   belirtmiştir. Bu kuralları bir öğretmen yeteneğiyle ortaya koyduktan    sonra El Harizmi , bu kuralları geometrik olarak ispatlamıştır.
Harizmi'nin bu eseri matematik tarihi bakımından çok önemli gelişmelere    dayanak ve başlangıç olmuş 600 yıldan biraz daha fazla (15. y.y. sonuna   kadar) matematik öğretimi için temel sayılmıştır. Eser, Endülüs    medreseleri aracılığıyla Batı'ya geçmiştir. İlk Latince çevirisi 1183'te     yapılmıştır. Roger Bacon, Fibonacci gibi bilim adamaları eseri     hayranlıkla incelemişler, ve kendi öğretilerinde bu eserden faydalanmışlardır. 1486 yılında Leipzig Üniversitesi'nde okutulmaya başlanmıştır. 1598 -1599 yıllarında hala   cebir biliminde tek kaynak Harizmi'nin bu eseridir.
El Harizmi matematiğin yanısıra astronomi ve coğrafya ilimlerinde de eserler vermiştir. Astronomik    cetvellerle ilgili kitaplar yazmış ve bu eserler 12. y.y. da Latince' ye                        çevrilmiştir. Bunun yanı sıra Ptolemy'nin coğrafya kitabını düzeltmelerle yeniden yazmış, 70 tane bilim adamıyla                        birlikte çalışarak 830 yılında bir dünya haritası çizmiştir. Dünyanın                        çevresini ve hacmini hesaplama çalışmalarında yer almıştır. Güneş saatleri, usturlaplar ve saatler üzerine yazılmış eserleri de vardır
Bu kadar çok eser vermeye ve bu kadar çok çalışkan olmasına       karşın, dertleri yine bitmedi. College de France'ta bir yer boşalmıştı.       Cauchy hemen buraya seçildi. Yemin etme nedeniyle hükümetle ve       yöneticilerle arası açıldı. Yemini kabul etmediğinden yine açıkta kaldı.       Daha sonra hükümet hata yaptığını anladı ve Cauchy de görevinde kaldı.       Cauchy, tam dört yıl hükümete arkasını çevirip çalıştı. Ailesinden       aldığı terbiyeden olacak, Fransız Hristiyanlığı'nın inatçı bir Don       Kişot'u gibi bir davranış gösteriyordu. Bu davranışıyla hükümeti bile       güç durumlara düşürdüğü oluyordu. O, dini için eziyetler çekmiştir.       Arkadaşları tarafından iki yüzlü burjuva olarak suçlanmasına karşılık       hürmete değer bir matematikçiydi. Abel'e karşıda iyi ve namuslu davranmamıştı.
Cauchy'nin en önemli çalışmalarından biri de bu devreye       aittir. Leverrier, 1840 yılında Akademiye bir çalışma sundu. Hesaplar o       kadar fazlaydı ki, bunları incelemek olanaksızdı. Cauchy , hesapların       doğru olduğunu gerçeklemek için çalışmayı incelemeyi kendisi istedi.       Cauchy, Leverrier'in hesaplarını adım adım izleme yerine, kestirmeden       giderek, eseri gerçekleyecek ve az zamanda geliştirilebilecek yeni       yöntemler buldu. Hükümetle olan kavgası 1843 yılında daha da kızıştı.       Cauchy bu sıralarda elli yaşındaydı. Bakan, kamuoyunun alayı olmayı göze       alamadığı için, Cauchy'nin yerine başka birinin seçilmesini emretti.       Cauchy kendisini mertçe savundu. Onun bu savunmaları Galile zamanında       olsaydı kendisi şüphesiz yakılırdı. Her gelen hükümetin kendisinden       istediği yeminleri cesaretle kabul etmedi. Bu davranışları bazı hallerde       hükümetleri bile güç durumda bıraktı. 1848 yılında, Cauchy'den bu yemini       isteyen hükümet iş başından kovuldu. Yeni gelen hükümetin ilk işi de bu       yemini kaldırmak oldu. Cauchy'nin hayatı ve karakteri bize zavallı Don       Kişot'un hayatı gibi heyecan verir. Bu davranışlarından dolayı kendisine Don Kişot takma adı bile yakıştırılmıştır.
1852 yılında III. Napolyon yönetimi ele alınca yeniden yemin       koydu. Yalnız bu yeminden Cauchy'ye ayrıcalık tanındı. Cauchy bu       ayrıcalığa teşekkür bile etmedi. Hiç bir şey yokmuş gibi derslerine       devam etti. Bundan sonra da Sorbonne'un şerefi oldu. Cauchy'nin ilginç       bir yanı da, duygusal olmasıydı. O, matematikten ayrıldığında, aklı       yerine duygusal yanlarına göre hareket ediyordu. Bu davranış onda çok       görülürdü. Bu nedenle, bazı tutarsız davranışlara, hatta bazen onu       felaketlere götürüyordu. Hıristiyanlık, Müslümanlık ve politik konularda       çalkantılı devirler yaşamıştır. Bir zaman cizvitleri tutmuş ve onları       desteklemiştir. Sonuçta, Mayıs 1860 tarihinde toplu insan öldürülmesi olayı olmuştur.
Cauchy, eserlerini çok acele yazdığından, bu çalışmaları çok       eleştirilmiştir. Çok eser vermiştir. Eserlerinin tümü 789 ayrı       çalışmadır ve hepsi yirmi dört cilt kadar tutar. Fakat, bu kadar eser       veren bir kimsede bu kadar kusuru hoş görmek gerekir. Yaşamı ve hayatı       çok sadeydi. Onun iki şeyi vardı. Matematik ve din. Matematik ve dinden       başka her şeyde sınır gözetirdi. Kendisini ziyarete gelen Lord Kelvin'i       bile Katolik yapmak için uğraşacak kadar saf ve temiz duyguluydu.       Gauss'un tersine, kendisini çok üstün görüyordu. Bu nedenle yakınlarını       kırıyor ve son yıllarını kavgalarla geçiriyordu. İnatçı bir davranışı       vardı. Gürültücülere şiddetle karşı gelirdi. Haklı ya da haksız olsun,       kendi görüşünde ısrar ederdi. Bu davranışı yüzünden arkadaşları kendisini pek sevmezdi.
Akademiye seçilecek adaylara ilmi otoritesine göre oy       verilmesi neredeyse bir gelenekti. Cauchy bu oylarını, dini ya da siyasi       görüşü doğrultusunda verdiği söylenir. Şüphesiz, bu davranışın doğru       olup olmadığını bilemiyoruz ama, tutumu yüzünden en azından böyle bir       kanı etrafında bırakıyordu. Son yılları bu nedenle biraz acıklı geçmiştir.
Cauchy , 23 Mayıs 1857 günü altmış sekiz yaşındayken birden       bire bronşitten öldü. Bu bronşiti geçirmek için dinlenme yerine       çekilmişti. Orada ölümüne neden olan bir hummaya tutuldu. Aslında ölümü       hiç beklemiyordu. Ölümünden, birkaç saat önce, Paris baş piskoposuna       yapacağı iyiliklerden söz ediyordu. Yaşamı boyunca iyilik yapmayı çok       sevmişti. Papaza son sözleri "İnsanlar gelip geçer, fakat eserleri       kalır" dedi ve öldü. Gerçekten, Cauchy'nin eserleri bugün üniversitelerde yaşamaktadır.
Fonksiyonlar kuramında da çok yenilikleri olan Cauchy,       Cauchy-Riemann denklemleri, Cauchy teoremi, Cauchy integral formülü ve       Cauchy esas değeri buluşları sayılabilir. Bu saydığımız bağıntılar       oldukça genel buluşlardır. Karmaşık analizde çok uygulaması olan çok       derin konuları içine almaktadır. İstenildiği kadar da genişletilip ilmin diğer dallarına uygulanabilirliği vardır.
« Son Düzenleme: Mart 01, 2008, 06:56:36 ÖÖ Gönderen: celluze » Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas