|
boxcigar
|
 |
« : Ağustos 21, 2007, 10:42:36 ÖS » |
|
Genelde kadınların hormonlarla ilgili bilgisi,menopoz dönemine gelinceye kadar oldukça eksik kalıyor. Erken yaşlardahormonların işlevleri hakkında bilinçlenmek ise, kadının genç kalmasınısağlıyor.
20'li Yaşlar
Ergenlik çağındaki birgenç kızın östrojen artışıyla, göğüsleri büyür, kalçalarıbelirginleşir, erojen bölgelerinde tüylenme olur. Adet gördükten sonraher ay yumurtalıklar yumurta hücresi üretir. Yirmili yaşlaragelindiğinde östrojen ve progesteron hormonları, beyinle 25 yıl kadarsürecek bir işbirliğine girerler. Her ay adet gününden iki hafta önceyumurtalıklar artan miktarda östrojen hormonu salgılar. Östrojenmiktarındaki bu artış aynı zamanda ruh halini de etkiler, araştırmalaröstrojenin yükseldiği günlerde kadınların daha asabi, alıngan vesaldırgan olduğunu, azaldığı günlerde ise kendilerini daha iyimser,mutlu ve sağlıklı hissettiklerini gösteriyor. 14 gün sonra ise her biryumurtalıktan bir yumurta hücresi rahime bırakılır. Bu günlerdeprogestoren miktarı artarken östrojen miktarı tekrar azalmaya başlar.
Östrojen saldırgan yapıyor
Östrojenhormonu, vajinanın nemli ve kaygan olmasını sağlayarak kadını cinselilişkiye hazırlayan bir hormon. Dahası, ilişki sırasında kadının vajinaduvarındaki damarlara daha fazla kan dolmasını sağlayarak , kadınınuyarılmasını, ilişkiden zevk almasını sağlıyor. Kadınların cinselisteğini artıranlar, testesteron hormonu ve her ay yumurtalıklar veböbreküstü bezleri tarafından salgılanan testesteron (erkeklik)hormonu. Testesteron seviyeleri yumurtalama sürecinde yükselirken,araştırmalar bu dönemde kadınların cinsel isteğinin arttığınıgösteriyor. Psikologlar insanın cinsel dürtülerinin oldukça karmaşıkolduğunu, cinsel arzuların hormonlar dahil pek çok faktöre bağlı olarakartabileceğini söylüyorlar. Duyguların yoğunluğu, maddi sorunlar ,eşlerin birbirlerine anlayışlı olup olmaması da cinsel arzuyubelirliyen etkenlerden.
Adet dönemi tuzu, kafeini kesin
Kadınlarınhemen hemen % 90'ı adet öncesi dönemde göğüslerde gerginlik, vücuttaşişkinlik, aşırı yeme, başağrıları, tahammülsüzlük gibi durumlarlakarşı karşıya kalıyorlar. Kadınların % 20'lik bir kısmı ise adetdönemini ağrılı bir şekilde geçiriyor. Araştırmalar adet öncesidönemdeki semptomların , kadının sex hormonları üzerinde rol oynamasınakarşın, bu etkilerin hamilelik ve menopoz dönemindeki kadar yoğunolmadığını gösteriyor. Bazı uzmanlar sex hormonlarının, adet dönemiöncesi rahatsızlıklarından çok, depresyon ve tiroid bozukluklarınabağlı olarak etkilendiğini iddia ediyorlar. Eğer her ay adet öncesirahatsızlıklarınız fazla ise, bu dönemde tuzu, şekeri ve kafeinliiçecekleri kesin. Alkolden kaçının, daha sık ve azar azar yemek yiyin.Ağır, yağlı yiyecekler yerine hafif, sebzeli yemekleri tercih edin.Ayrıca bugünlerdeki stresinizi azaltmaya, her gün yapacağınız yarımsaatlik bir jimnastik de yardımcı olacaktır.
Spermler 3 gün yaşayabiliyor
Henüzyirmili yaşlarda iken kadınların % 90'ı herhangi bir tedaviye ihtiyaçduymadan, doğal yollarla çocuk sahibi olabiliyor. Yumurtalıklardan heray salınan yumurta hücresi, sağlıklı bir sperm hücresiyle, ilişkidensonraki 10-12 saat içerisinde kolayca döllebilir. Sperm hücrelerininkadın vücudunda canlı kalma süresi 3 gün kadar, bu aynı zamanda,ilişkiden sonraki 2 gün içinde ,kadının hamile kalma şansının devamettiğini gösterir. Eğer düzenli bir sex hayatınız yoksa, ve de adetdöneminizin tam ortasındaki yumurtalama tarihinizi belirlemekistiyorsanız, ovulasyon belirtici araçlardan kullanabilirsiniz. Vücutısısının günlere göre değişimini ölçen bu aletlerle, vücuttaki ısınınen çok yükseldiği gün olan yumurtalama günlerinizi takip edebilirsiniz.
30'lu Yaşlar
Hayatın en yoğun tempolu yaşandığı 30'luyaşlarda , vücut daha fazla yorulmaya başlar ve buna bağlı olarak sexhormonları da düzensiz salgılanmaya başlar. Örneğin adet öncesi dönembazı kadınlar için, 20'li yaşlarda ağrısız geçerken, 30'lu yaşlaragelindiğinde fazla stresli bir iş veya ev hayatı yüzünden, ağrılıgeçebilir. Bu dönemde her zamankinden daha fazla sağlıklı olmaya,düzenli beslenmeye ve egzersiz yapmaya ihtiyacınız vardır. Bu yaşlardacinsel arzularınız testesteron hormonunun kontrolü altında olmasınarağmen, östrojen cinsel ilişki sırasında kadının en çok ihtiyaç duyduğuhormondur. Bu yaşlarda kadınlar cinselliği doyasıya ve özgürceyaşamanın tadına varırlar, düzenli bir sex hayatları vardır.İstatistikler haftada bir cinsel ilişkide bulunan kadınların kandakiöstrojen seviyelerinin yükseldiğini gösteriyor. Bu durumun da, kalp-damar dolaşım sistemini düzene sokmaktan tutun da ,baş ağrılarınıngiderilmesine kadar pek çok faydası bulunuyor.
30'lu yaşlarınortalarından sonlarına doğru hormonların düzensizleşmesi nedeniyle,adet dönemi öncesi sıkıntıları artar. Başağrıları, sinirlilik ,huzursuzluk ve tahammülsüzlük gitgide artan dozajlarda görülmeyebaşlar. Migreni bulunan kadınların % 60'ı bu dönemde migren krizinetutuluyorlar.
Başağrılarından şikayetçiyseniz bu dönemde alkolalmamaya dikkat etmelisiniz. Bazı kadınlarda, adet dönemi başağrılarını önlemede, östrojen ve doğum kontrol hapları faydalıolabiliyor.
40'lu Yaşlar
35 yaşından 40'lı yıllarınbaşlarına kadar kadınlar sex hayatlarının doruğunu yaşarlar. Ancak 40yaşından itibaren , menopoz öncesi dönemine girilmesiyle hormonlardahızlı bir değişim olur. Bu hızlı değişimle östrojen hormonu azalır,ateş basması, terleme, geceleri uyuyamama kadınların sık sık şikayetettiği durumlardır. Adet zamanları düzensizleşmeye başlar. Bazı aylaryumurtalıklardan yumurta salınmaz ve sonunda kadınlar adetten kesilir.Adetten kesildikten yaklaşık 1 yıl sonra da kadınlar menopoza girerler.Artık yumurtalıklardan projestoren ve östrojen üretilmemeye başlar.
Östrojenhormonunun azalması kadınların sex arzusunun tamamen kaybolmasına nedenolmaz, hatta çoğu kadında yumurtalıklar, sex arzusunun en büyükkamçılayıcısı olan testesteronu üretmeye devam eder. Araştırmalarkadınların menopoz öncesi dönemde , sexe olan arzularının, eşleriylebir problem yaşamadıkça aynen devam ettiğini gösteriyor. Ancak östrojenüretiminin durmasıyla birlikte, kadının vajinal duvarları kurulaşır,elastikiyetini kaybeder ki bu da, sexi kadın için zor ve acılı bir halegetirir. Günümüzde üretilen östrojen kremleri bu soruna çözüm getiriyorgibi görünsede, doktorlar her kadının vajinal emme kapasitesi farklıolduğu için, ne kadar östrojenin kan dolaşımına katılacağı konusundahemfikir olamıyorlar.
Hormon Takviyesi
Menopozdan sonrakadınların yumurtalıkları östrojen üretemez hale gelir, artık kadınıntek doğal östrojen kaynağı yağ hücrelerindeki adrenal bezleridir. Fazlakilolu olmak genel sağlık için zararlı olmasına rağmen , bir diğergerçek kilolu kadınların, menopoz sonrası rahatsızlıklardan en azşikayetçi olduğudur. Östrojen kaybıyla vajina kuruluğunu veelastikiyetini kaybetmenin yanısıra, idrar yollarının enfeksiyonayatkınlığı da artar. Bunların yanında östrojen azalması kalphastalıkları riskini arttırır ve kemik erimesini hızlandırır. Pek çokdoktor günümüzde, kadınlara östrojen hormonu takviyesini tavsiyeediyor. Ancak tıp dünyasında östrojen ve progestorenin etkileri tamolarak kanıtlanmış değil. Örneğin progestoren hormonu östrojenlebirlikte alındığında rahim kanserini önler mi, veya tam tersi ikisibirlikte alındığında göğüs kanseri riskini arttırır mı, ya da östrojentakviyesi kalp hastalıklarını önler mi, gibi sorular halen gündemde.
Busorular halen gündemde ola dursun, bir başka gerçek var ki, o dakadınların menopozdan sonra 20-30 yıl kadar daha yaşadıkları. Durumböyle iken , sex hormonları takviyesi konusunda karar verebilmek içinyapılacak en doğru şey araştırmaların bir an önce sonuçlanmasınıbeklemek.
Hormonlarınız Yoldan Çıkarsa
Yetişkin birkadının sex hormonları, her ay sistemli bir şekilde salgılanır. Ancakfizyolojik ve psikolojik nedenlerden dolayı hormonlarınız dengesizsalgılanabilir. İşte bu zamanlarda neler oluyor gelin görelim ;
Yüzdeaşırı kıllanma, sivilceler, düzensiz adet görme ve hamile kalamamadurumu androjenlerin fazla miktarda çalıştığının göstergesidir.
Normaldeher ay rahim etrafını çevreleyen zar dokusu, beyinden gelen hormonalsinyallerle faaliyete geçer. Hormonlardaki değişimler, rahim zarınıniltihaplanmasına neden olabilir.
Östrojen hormonununuzun süre ile vücutta faaliyet göstermesi, göğüs kanserine davetiyeçıkarabilir. Araştırmalar 12 yaşından önce adet görmeye başlayan,menopoza 50'lili yaşlardan sonra giren, geç doğum yapan veya hiçdoğurmayan kadınların, vücutlarında uzun müddet östrojen salgılanmasınedeniyle, göğüs kanseri risk grubuna dahil olduğunu gösteriyor.
Depresyon,hızlı kilo verdiren rejimler, tiroid bozuklukları hormon dengenizibozar. Hormon dengesi bozulan kadınlar düzensiz adet görmeye başlar.Böyle zamanlarda her ay düzenli olarak vücut dışarısına atılmayıbekleyen kan, menstural kanama olmayınca, yumurtalıklardaki ufakkeseciklere dolar. Bunun sonucu polikistik over sendromu denilen,yumurtalık kistleri oluşur.
|