Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Galileo Galilei  (Okunma Sayısı 558 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 28, 2007, 08:29:22 ÖS »

(1564-1642) Modern bilimin oluşumunda ilk atılımlar astronomide kendinigösterdi; ama daha kapsamlı devrim 17. yüzyılda gerçekleşti. TemeliGalileo'nun dinamik konusundaki çalışmalarıyla atılan bu devrim, Newtonmekaniğiyle yetkinliğe ulaştı.

Fiziğin "babası" diye anılan Galileo, aynı zamanda, güneş-merkezlisistem için sürdürdüğü mücadele ile düşünce özgürlüğüne öncülüketmiştir. Onun düşüncemize büyük bir katkısı da, deney sonuçları ilematematiği birleştirmesi, öylece bilimsel yöntemi bugünkü anlamdaişlemiş olmasıdır. Şu sözleri ilginçtir:

Felsefe (bilim demek istiyor) gözlerimiz önünde açık duran "evren"dediğimiz o görkemli kitapta yazılıdır. Ancak yazıldığı dili vealfabesini öğrenmedikçe bu kitabı okuyamayız. Kitabın yazıldığı dil,matematiğin dilidir; harfleri üçgen, daire ve diğer geometrikşekillerdir. Bu dil ve harfler olmaksızın, kitabın bir tek sözcüğünüanlamaya olanak yoktur.

Rönesans'ın büyük sanatçısı Michelangelo'nun öldüğü yıl dünyaya gelen,Newton'un doğduğu yıl dünyadan ayrılan Galileo, Francis Bacon,Descartes, Kepler ve Shakespeare gibi ünlülerle çağdaştı. TemeldeOrtaçağ bağnazlığına bir "isyan" diye niteleyebileceğimiz Rönesans'ınson döneminde yaşayan Galileo, yeni arayış ve atılımlarıyla kendisiniönceleyen Leonardo da Vinci ve Copernicus türünden evrensel biryetenek, yeniçağın unutulmaz bir mimarıdır.

İtalya'nın eğik kulesi ile ünlü Pisa kentinde dünyaya gelen GalileoGalilei öğrenimine bir manastırda başladı. Babası kentinsoylularındandı, ancak geliri sosyal konumuna koşut değildi; ailegeçimini üstü-örtük biçimde müzik ve matematik çalışmalarıylasağlıyordu.

Galileo'nun üstün yetenekleri daha küçük yaşında belirginlikkazanmıştı. Sanata büyük bir yatkınlığı vardı: ut ve org çalmanın yanısıra güzel resim çalışmalarıyla da dikkati çekiyordu. Ayrıca oyuncaktüründen araç yapımında üstün el becerisine sahipti. O dönemde Pisa,kendi ölçüsünde bir sanat ve öğrenim merkeziydi.

Galileo tüm yeteneklerine gelişme olanağı veren canlı bir ortamdabüyüdü. Babasının yönlendirmesiyle üniversite öğrenimine tıpfakültesinde başladı, ama hekimlik onu çekmiyordu. Fiziğe, bu aradaArchimedes'in çalışmalarına özel bir ilgisi vardı. Bir rastlantı olarakgeometri üzerine dinlediği bir konferans önüne yeni, kendisinibüyüleyen bir dünya açar; tıp derslerim bir yana iterek önce kapıaralıklarından, sonra kayıtlı öğrencisi olarak matematik dersleriniizlemeye koyulur.

Ne var ki, bir süre sonra ailesinin geçim sıkıntısı nedeniyleüniversiteden ayrılmak zorunda kalır; geçimini özel dersler vererekkazanmaya başlar. Çok geçmeden kimi buluş ve çalışmalarıyla adınıduyuran Galileo, öğrenimini yarıda kestiği üniversitesine matematikokutmam olarak çağrılır.

Galileo başına buyruk bir kişidir. Meslek yaşamının daha başında biryandan bilimsel çalışmalarıyla ün kazanırken, öte yandan Aristotelesgeleneğine açtığı "savaş" nedeniyle çok geçmeden dışlanan biri olur.Üniversiteler bilimde Aristoteles düşüncesinin birer kalesiydi.Galileo'nun pervasız eleştirileri, açık sözlülüğü, dahası çevresiniküçümseyici tutumu kolayca bağışlanamazdı. Pisa'da tutunması güçleşincepatronu Dük'ün aracılığıyla Padua Üniversitesine matematik profesörüolarak geçmeyi başarır.

Galileo'nun başlıca ve en özgün çalışması fizikte "dinamik" diyebilinen nesnelerin devinimlerine ilişkin etkinliğidir. Bu çalışmanınbir sonucu eylemsizlik ilkesi, diğer bir sonucu serbest düşmeyasasıdır. "Statik" demlen dengesel ilişkiler Archimedes'inbuluşlarıyla açıklık kazanmıştı. Oysa devinim konusu Galileo'yagelinceyedek yanlış anlaşılmıştı.

Örneğin, devinim içinde olan bir nesnenin kendi haline bırakıldığındaduracağı, devinimini ancak bir dış gücün itmesi ya da çekmesiylesürdürebileceği sanılıyordu. Galileo ise bu sanıya ters düşen birdüşünce oluşturmuştu: devinen bir nesne, dış etkenlerden serbestkaldığında, devinimini tekdüze bir hızla sürdürür. Buna göre, dışetkenler devinimin değil, devinimin değişmesinin nedenidir. "İvme"denen bu değişiklik devinimin hızında ya da yönünde olabilir.

Nesnelerin deviniminde dış güçlerin etkisinin hızda değil ivmedekendini gösterdiği düşüncesi Galileo'ya, serbest düşmeye ilişkindeneylerim açıklama olanağını da sağlar. Yerleşik öğretiye göre, birnesnenin düşme hızı ağırlığıyla orantılıydı.

Örneğin, aynı yükseklikten bırakılan biri beş, diğeri bir kgağırlığındaki iki nesneden birincisi yere ikincisinin aldığı sürenin1/5'inde ulaşmalıydı. Söylentiye bakılırsa, Galileo herkesin inandığıbu düşüncenin yanlışlığını, Pisa Kulesi'nden değişik ağırlıklardakurşun parçalarım atarak seyircilerine, bu arada özellikle derslerinegitmekte olan profesörlere ispatlamaya çalışmıştı.

Serbest düşme yasası oldukça basit bir denklemle şöyle dilegelmektedir: [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor]Buna göre, serbest (ya da boşlukta) düşen bir nesnenin aldığı mesafe,düşme süresinin karesiyle doğru orantılıdır. Bu ilişki ağırlıkları veyamaddesel nitelikleri ne olursa olsun tüm nesneler için geçerlidir.

Devinime ilişkin eylemsizlik ilkesiyle serbest düşme yasasının kuramsalöneminin yanı sıra uygulamadaki önemi de çok geçmeden anlaşılır.Galileo, koruyucusu Tuscany Dükü'nün isteği üzerine top mermilerininizlediği yolu incelemeye koyulur. Yatay olarak atılan bir merminin birsüre yatay gittikten sonra birden dikey düşüşe geçtiği sanılıyordu.

Galileo yatay hızın (hava direnmesi bir yana) değişmeden süreceğinieylemsizlik ilkesiyle ortaya koymuştu. Ancak buna, düşme yasasıgereğince giderek artan düşme hızının da eklenmesi gerektiğini görmektegecikmez. Eylemsizlik ilkesiyle serbest düşme yasasının ışığında birmerminin izlediği yol kolayca belirlenebilir: önce devinimin yatayolduğu düşünülürse, mermi ilk saniyede aldığı yol kadar ikinci saniyedede yol alır; sonra devinimin dikey düşüş olduğu düşünülürse, mermidüşme süresiyle orantılı bir hızla düşer. Basit bir hesaplamayla,bileşik devinimin parabola biçiminde bir yol çizdiği gösterilebilir.

Burada, dinamikte son derece önemli bir ilkenin uygulamadaki ilkörneğim bulmaktayız. "Paralel kenar yasası" diye bilinen bu ilkeyegöre, birden fazla kuvvet aynı zamanda etkili olduğunda, sonuç sankiherbiri sırasıyla etki göstermiş gibi olur.

Örneğin, yol almakta olan bir geminin güvertesinde olduğunuzu düşünün:gemi ileri doğru yol alırken siz güvertenin bir yanından karşı yanınayürüyorsunuz. Bu demektir ki, siz hem karşı kenara hem de geminindevinim yönünde ilerlemektesiniz. Denize görecel konumunuzu belirlemekisterseniz, önce gemi ilerlerken durduğunuzu, sonra karşı kenarayürürken geminin durduğunu varsaymanız gerekir.

Bilimsel yaklaşımında Galileo bir yanıyla Kepler'e benzer bir tutumsergilemektedir: ikisinin arayışı da olguların gerisinde matematikselilişkiler bulmaya yöneliktir; şu farkla ki, Galileo için arananilişkiler mistik değil salt ussal niteliktedir. Onun gözlemden çok,ussal düşünceye verdiği önem şu sözlerinde de dile gelmektedir:

Aristarchus ile Copernicus'ta beni en çok şaşırtan şey, aklı duyularınaegemen kılmaları, inançlarını yüzeysel gözlemlerin değil aklın temelineoturtmalarıdır. (Çünkü, duyu verilerine bakılırsa dünya güneşinçevresinde değil, güneş dünyanın çevresinde dönmektedir!)

Galileo astronom olarak yetişmemişti, ama başı asıl bu alandakiçalışmalarıyla derde girer. Copernicus sistemi onu gençlik yıllarındanberi ilgilendirmekteydi. Teleskopun icadı sistemin doğruluğunuispatlama fırsatı getirmişti ona. Serbest düşmeye ilişkin deneyleribağnaz çevreleri öfkelendirmişti, ama engizisyonu fazla rahatsızetmemişti.

Bir Hollandalının iki mercekli bir araçla görme gücünü arttırdığınıduyar duymaz çalışmaya koyulan Galileo, çok geçmeden, daha güçlü kenditeleskopunu oluşturarak, gökyüzüne çevirir. Gözlemleri arasında enönemlisi Jüpiter'in dört gezegeniydi. Her şeyi alt-üst eden öyle birbuluş doğru olamazdı. Çünkü resmi öğretiye göre, sabit yıldızlardışında yalnızca yedi göksel nesneye (güneş, ay ve beş gezegen) olanakvardı.

Galileo bir şarlatan, teleskopu şeytanımsı bir araçtı. Öyle bir araçlagökyüzünü incelemeye kalkmak bile bağışlanmaz bir günahtı. Galileokendi ülkesinde sinsi bir kampanya ile karşı karşıya gelmişti artık.Ama onu ülkesi dışından duyulan bir ses sevindirmekte gecikmez: bu sesGalileo'nun gözlemlerini benimseyen dönemin ünlü astronomu Kepler'insesidir.

Galileo teologları öfkelendiren başka gözlemlerini de ortaya koymuştu.Bunlardan biri ay gibi Venüs'ün de evreleri olduğu gözlemiydi. Birdiğeri, ayın hep sanıldığı gibi pürüzsüz, yetkin bir nesne değil, dağ,vadi ve düzlükleriyle dünyaya benzer bir nesne olduğuydu. Teleskopayrıca güneşte birtakım lekelerin varlığını da göstermekteydi.

Bu gözlemler "Tanrısal düzen" diye bakılan gökyüzünün hiç de kusursuz,yetkin bir şey olmadığı demekti. Kilise artık sessiz kalamazdı. Aldığıilk ivedi önlem, kutsal kitabın kimi tümcelerine dayanarak iki buyrukortaya koymak oldu:

Birinci buyruk: Güneşin dünyanın çevresinde dönmeyen, merkezde sabitolduğu düşüncesi kutsal öğretiye aykırı, saçma ve yanlış bir savdır.

İkinci buyruk: Dünyanın, merkezde sabit değil, güneş çevresinde birgezegen olduğu görüşü felsefe açısından saçma ve yanlış, teolojiaçısından gerçek inanca ters düşen bir savdır.

İkinci önlem, davranış ve düşüncesi bu buyruklara ters düştüğügerekçesiyle Galileo'yu yargılamaktır. 1616'da Engizisyon önüneçağrılan Galileo istendiği üzere, Copernicus sistemini artık ne sözlüne de yazılı hiç bir şekilde savunmayacağını bildirerek bağışlanmasınıdiler; sonra, aldığı talimat gereğince köşesine çekilerek bir süresuskunluk içine girer. Bir süre, çünkü suskunluk onun yaratılışınaaykırı bir davranıştı.

Nitekim, dostu Kardinal Barberini'nin Papalık makamına gelmesiyleyüreklenen Galileo yeniden işe koyulur, Dünya'nın İki Büyük SistemiÜzerine Diyalog adlı kitabını yazar. 1632'de yayımlanan kitapta ikisistemin (Ptolemy sistemi ile Copernicus sisteminin) görünürde yansızbir karşılaştırılması yapılmakta, birinden birine üstünlüktanınmamaktadır. Ama bu sadece bir görüntü.

Bir yandan güneş-merkezli sistemin doğruluğu birtakım incetartışmalarla kanıtlanırken, öte yandan resmi görüşle sinsice alayedilir. Etkili bir dille kaleme alınan kitap piyasaya çıkmasıylabeklenmeyen bir ilgi toplar, Avrupa'nın hemen her ülkesinde genişokuyucu kitlesi bulur. Bu ilgi karşısında iyice köpüren kilise yenidenharekete geçer; Galileo bir kez daha Engizisyon önüne çıkmaya zorlanır.Yaşlı ve hasta bilgin hücreye atılır, yargı önünde tövbe etmediğitakdirde işkence göreceği söylenir. Galileo çaresizdir; eline verilenmetni diz çökerek okur:

Ben Galileo Galilei, geçmişteki tüm yanlış ve aykırı düşüncelerimdendolayı huzurunuzda kendimi lanetliyor, bir daha öyle saçmalıklaradüşmeyeceğime, kutsal öğretiye aykırı hiç bir fikir taşımayacağımayemin ederim. Otuz yıl önce Bruno'yu yakarak cezalandıran Engizisyon,Galileo'ya daha yumuşak davranır, ev hapsine mahkûm etmekle yetinir.Yaşlı bilgin yaşamının son yıllarında çökmüştür, görme yetisini tümüyleyitirir; ama boş durmaz. Devinim üzerindeki araştırmalarını içeren enbüyük yapıtını (İki Yeni Bilim Üzerine Diyalog) gizlice hazırlar,dostlarının aracılığıyla Hollanda'da yayımlatır.

Engizisyon Galileo'yu mahkûm eder; ama o mahkûmiyet Galileo'nun değil,dinsel bağnazlığın kendi ölüm fermanı olur. Kilise işlediği ayıbınezikliğinden bugün bile tam kurtulmuş değildir.

[Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor] [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor]

(Solda) Galilei'nin 1636'ya doğru. Flaman Joost Suttermans tarafından yapılmış portresi. Uffizi Müzesi, Floransa.

(Sağda) Galilei, Pisa Katedrali'nde bir lambanın salınımını incelerken,henüz on dokuz yaşındaydı, ama modern fiziğin temel kanunlarını keşfegötürecek ilk denemelerine çoktan başlamıştı. Luigi Sabatelle'nintablosu, Zooloji Müzesi, Floransa.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas