|
boxcigar
|
 |
« : Temmuz 28, 2007, 07:58:20 ÖS » |
|
Feza Gürsey
Babası askeri doktor Ahmet Reşit Gürsey, annesi ise TürkiyeCumhuriyeti'nin öncü bilim kadınlarından kimyager Remziye Hisar'dır.Anne-babasının çocuklarının eğitimi üzerine titizlikle eğilmesi veküçük yaşta İstanbul aydın çevresinin içinde yer almak onun çok yönlüve sanata düşkün kişiliğinin oluşmasını sağladı.
Feza Gürsey Galatasaray Lisesi'ndeki eğitimini 1940 yılında tamamladı.1944 yılında da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik–FizikDalı'ndan mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’ndeki fizik asistanlığısırasında M.E.B. tarafından yapılan sınavı kazanarak İngiltere’deImperial College’de doktora yapma imkanını elde etti. Kuaterniyonlarınalan teorisine uygulanmaları konusunda yaptığı ve 1950'de tamamladığıçalışması, bilim dünyasında uyandırdığı yankıların yanısıra, onun içinde yaşam boyu sürecek bir araştırma ilgisinin odak noktası oldu.
1950-51 yılları arasında Cambridge Üniversitesi'nde doktora sonrasıçalışmalar yaptıktan sonra 1951'de İstanbul Üniversitesi'ne fizikasistanı olarak tayin edildi. 1952'de kendisiyle birlikte fizikasistanlığı yapmakta olan Suha Pamir ile evlendi. Bu evlilikten Yusufisminde bir çocukları oldu.
1953'de İstanbul Üniversitesi’nden doçent unvanını aldı. 1954-61yılları arasında süre öğretim üyeliği boyunca Türk bilim tarihinin ilkve son Teorik Fizik Kürsüsü'nün temelini oluşturan iki öğretimüyesinden biri olarak kürsünün geleceğini hazırlamıştı. Bu arada1957-61 yılları arasında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'nda, PrincetonÜniversitesi'nde İleri Araştırma Enstitüsü'nde ve ColumbiaÜniversitesi'nde araştırmalar yapmış olan Feza Gürsey'in bu dönemi onunbilimsel açıdan en verimli dönemlerinden biri olmuş, bu sırada onahayatının sonuna kadar hayranlık duyan ve onu destekleyen Nobel FizikÖdülü sahibi Wolfgang Pauli ile, atom bombasının babası olarak bilinenJ.R. Oppenheimer ile, yine Nobel Ödüllü fizikçiler olan E. Wigner, T.D.Lee ve C.N. Yang ile tanışmış, onlarla dostluklar kurmuştu.
Uluslararası ününe ve önünde açılan yurtdışı prestijli iş olanaklarınarağmen 1961'de Türkiye'ye döndü ve ODTÜ’nün sunduğu profesörlükunvanını kabul ederek ODTÜ Teorik Fizik Bölümü'nün kurulmasında önemlibir rol üstlendi. 1960'lı yıllarda Kiral Bakışım Kuralını ortayakoyarak uzay-zaman bakışımı çalışmalarının genişletilmesine ön ayakolan Gürsey, kuantum renk dinamiği kuramı çevçevesinde çalışmalara imzaatmıştır.
1974 yılına kadar ODTÜ'de ve Yale Üniversitesi'nde dönüşümlü olaraköğretim üyeliği görevine devam eden Feza Gürsey, sayısız öğrenciyetiştirdi ve etkin bir araştırma grubu kurdu. 1974'de YaleÜniversitesi'nde kürsü başkanlığına getirildi. 1990'lı yıllarda emekliolarak Türkiye'ye dönmeye hazırlanırken prostat kanserine yakalandı.Feza Gürsey, bu hastalıktan 13 Nisan 1992'de A.B.D.'nin New Havenkentinde hayata gözlerini kapattı.
1993'te Ankara'da kurulan Türkiye'nin ilk bilim merkezine adı verilmiştir.
Fiziğe katkıları Amerikan Fizik Derneği'nin çıkardığı 'Physics Today'dergisinin Mart 1993 sayısında, Yale Üniversitesi Fizik Bölümü'ndençalışma arkadaşları Prof. S.W. MacDowell ve Prof. C.M. Sommerfield'inyazdıkları anma yazısından kısaltılan aşağıdaki bölüm, Feza Gürsey'infiziğe olan katkılarını ve yurt dışında gördüğü saygınlığı çok iyianlatır:
"Yale Üniversitesi'nde J. Willard Gibbs Emeritus Profesörü Feza Gürsey13 Nisan 1992'de 71 yaşında hayata veda etti. Kendisi fizikselproblemlerde kullandığı matematiksel yöntemlerin (özellikle grupteorisi) özgünlüğü, zerafeti ve etkililiği ile hem de çok sayıdakiöğrencisi ile gayet yakından ilgilenen olağanüstü bir hoca olarakhatırlanacak...
"Feza'nın temel parçacıkların grup teoretik özellikleri ve kuvvetli vezayıf etkileşmelerin simetrileri hakkındaki ilk çalışmaları hemen ilgiçekti. Bunlarda kuvvetli etkileşmelerin 'kiral' adı verilen yeni birsimetrisi bulunduğu ilk defa öneriliyordu: Bu simetri son ve tamşeklini daha sonra meşhur lineer olmayan sigma modeli çerçevesindebuldu...
"1962 yazında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'nda Luigi Radicati ileberaber kuvvetli etkileşmelerin spin ve üniter spinden bağımsızlıklarıhakkında bir makale yazdı. Bunda SU(6) grubunun kuarklar için alçakenerjilerde geçerli bir yaklaşık simetri grubu olduğu ortaya konuyordu.Bu makalenin temel parçacıklar fiziğinde çok büyük ve kalıcı bir etkisioldu...
"Feza, bütün temel parçacık etkileşmelerini birleştirmeye adayteorilerin kurulmasına, E(6) ve E(7) gruplarına dayanan simetrileriönererek çok önemli bir katkı yaptı. Bu, istisnai Lie gruplarınınfizikte ilk kullanılışları oluyordu. Feza'nın matematiksel fiziğekatkıları derin ve yenilik getirici cinstendi...
"Mesela savunduğu kuaterniyonlara dayalı analitik fonksiyonların ayarteorilerinde kullanılması fikri, multi-instanton probleminin çözümündedaha sonra uygulandı. Derin ve geniş matematik bilgisini, fizikçiler vematematikçilerin arasındaki iletişim kopukluğunu gidermek içinkullandı. Özellikle Yale'de fizik ve matematik bölümleri arasında canlıbir alışveriş kurulmasında kuvvetli etkisi oldu...
"Fizik ve matematik Feza'nın ilk aşklarıydı.Fakat o aslında çok dahageniş ilgileri olan bir insandı. Engin tarih bilgisi hem fizik vematematiğin tarihini, hem de Ortadoğu'nun geçmişini ve geleneklerinikapsıyordu. Merakları edebiyat ve sanat dallarına, dünya olaylarına veüçüncü dünya ülkelerinin adalet ve kalkınma arayışlarında çektiklerizorluklara kadar uzanıyordu...
"Ölümü bütün fizik camiası için çok büyük bir kayıp oldu; fakatFeza'nın bıraktığı miras dostları ve gelecek fizikçi nesilleri arasındayaşamaya devam edecek."
Ödülleri 1969 Tübitak Bilim Ödülü 1977 S. Glashow ile birlikte J.R. Oppenheimer Ödülü ; R. Griffiths ile Doğa Bilimlerinde A. Cressey Morrison Ödülü 1979 Einstein Madalyası 1981 College de France’da konuk profesör ve College de France Madalyası 1984 İtalya Cumhuriyeti'nce verilen Commendatore unvanı 1986 Roma'da Konuk Profesörlük ödülü 1989 Türk Amerikan Bilimcileri ve Mühendisleri Derneğinin Seçkin Bilimci Ödülü 1990 Galatasaray Vakfı Madalyası
|