Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Evrim Kurami ve insan  (Okunma Sayısı 1025 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 29, 2007, 03:49:43 ÖÖ »

Evrim kuramına göre insan, binlerce yıl önce, hayvanlarla ortak birkökeni olan ilkel yaratıklardan türemiştir. Bu hükme, en azından, bualandaki araştırmaların yeni sonuçlarına bakarak varabiliyoruz. Çünkü,son yüzyıl içinde bilimin kaydettiği büyük ilerlemelere rağmen,insanlığın gerçek kökeni henüz kesinlikle tanınabilmiş değildir.Sözgelimi, son yıllarda en çok benimsenen görüş, insanın maymundangeldiği düşüncesiydi, insanla maymun arasında şaşırtıcı benzerliklervardır; her ikisi de primatlar takımındandır. Ancak bunlar tek biratadan gelmiş olsalar bile gerçekte ayrı gelişim göstermiş iki türdür.

İlk İnsanımsılar

Milyonlarca yıl önce yaşamış en uzak atalarımız olan insanımsılarkonusunda pek bir şey bilmiyoruz. İnsana ait fosiller, yani toprakaltında korunagelmiş kemikler çok az ve eksiktir: bunlardan ancakbirkaç parça ele geçmiştir. Bununla birlikte bu insanımsılardan ikisibiraz daha iyi tanınmaktadır: İtalya'da bulunmuş oreopitekus ile ondört milyon yıl kadar önce yaşamış olan ve Hindistan'da bulunanramapitekus.

Şempanzeye çok benzeyen ramapitekus her halde ağaçlara tırmanıyor,tanelerle ve köklerle besleniyordu. Hiç kuşkusuz etini yediğihayvanları öldürmek ve parçalamak için, keskin taşları kullanıyordu:ramapitekus fosilinin yakınlarında, birkaç yerinden kırılmış hayvankemiği parçalarına rastlanmıştır. Bunun için ramapitekusun insannitelikleri taşıdığı düşünülebilir.

Australopitekus

Gerçekten, gelişmiş ilk atalarımız sayılabilecek insanımsılar,çağımızdan dört ile bir milyon yıl önce yaşamışlardı. İlk olarak GüneyAfrika'da bulunan bu yaratıklar önce maymuna benzetildi; onun içinbunlara australopitekus dendi (austral, güney; pithekus, maymun).

Bunların genel görünümü, şempanze ve gorili andırıyordu: çene yoktu,alın dar ve çökük, kaş yayları belirgindi. Ama daha o zaman bile birçokyönden insan özelliği taşıyorlardı: ayakta durmayı biliyorlar, artıkağaçlarda yaşamıyorlar ve taşları kaba saba yontarak âletleryapabiliyorlardı. Boyları bugünkü Pigmeler'inki gibi kısaydı (1,20 mkadar); Afrika'nın güney ve doğu kesiminde savanlarda geziniyor,avcılık yapıyorlardı. Ayrıca öteki primatların tersine, hem etle, hemotla besleniyorlardı.

Bu nedenlerle, gelişmiş bir maymun olan australopitekusu insanın ilkatası sayabiliriz. Gene bu nedenlerle günümüzde birçok uzman, onaaustralantropus (Yunanca anthropos, insan'dan, güney insanı) veya Homohabilis (âlet yapabilen insan) demeyi daha uygun bulur.

Dikilen İnsan

Australopitekus, ikinci bir insan türünün atalarıdır: bu türe Homoerektus, dikilen insan denir; yani bu yaratık kesinlikle dikdurabiliyor ve iki ayağı üzerinde yürüyebiliyordu. Ünlü Cava insanı(pitekantropus), Pekin insanı (sinantropus), Mauer insanı (Almanya) veMontmaurin insanı (Fransa) bu gruptandır.

Dikilen insan, Australopitekustan daha büyüktü; ama gene de ilkelözellikler taşıyordu: ileriye doğru uzunca küçük kafatası, çenebulunmayışı, iri köpekdişleri. Böyle olmakla birlikte bu insan nispetengeliştirilmiş taş âletler (iki yüzü yontulmuş çakmaktaşı) yapabiliyor,avda korkunç bir silâh ödevi gören kargılar, ucu sivri uzun kazıklarkullanıyordu: Almanya'da kaburgalarına 2,50 metre uzunlukta bir kargısaplanmış bir filin iskeleti bulunmuştur.

Bu «dikilen insan» henüz ateş yakmayı bilmiyordu, ama hiç olmazsa,yıldırımın çıkardığı yangınlardan sonra yayılan ateşi söndürmemeyibiliyordu. Bu da, insana vahşî hayvanları uzak tutma, ısınma vebesinlerini pişirme olanağını sağlayan önemli bir ilerlemedir.

Bilen İnsan

Bilen insanın (Homo sapiens), 100,000 yıl önce ortaya çıkması, buevrimin son aşamasıdır. Bu insan ilkel özelliklerini hâlâ korumaklabirlikte (kısa boy, güçlü çene kemikleri) çeşitli taş âletler yapmayıbiliyordu. Ayrıca, Neandertal insanı, basit bir dil kullanmağa vedinsel törenler yapmağa (ölülere tapınma) başlamıştı.

Sonra, 70,000 yıl kadar önce, daha gelişmiş başka Homo sapiens'lerortaya çıktı. Bunların en tanınmışı hiç kuşkusuz, adını Fransa'daDordogne yöresinde bulunduğu yerden alan Kromanyon (CroMagnon)insanıdır; Grimaldi insanı (Monaco yakınlarında bulunmuş) ile Şansölad(Chancelade) insanını da (Dordogne) bunlar arasında sayabiliriz.Kromanyon insanı oldukça uzun boyludur (1,80 ile 2 metre arasında);ayrıca bu Homo sapiens'lerin anatomisi de tıpkı bizimki gibidir.

Bundan sonra insanın görünüşü, ancak çevresine (özellikle iklime) vebeslenme alışkanlıklarına göre değişmiş, bugün yaşayan çeşitli ırklarmeydana gelmiştir. Bu insanların hayatına uzun süre, yiyeceğiniaraştırma ihtiyacı yön vermiştir: bazıları anayurduyla yetinirken,bazıları av hayvanlarının göçlerini izlemiş ya da elverişsizbölgelerden uzaklaşmak için yer değiştirmiştir. Sözgelimi, Amerika'yayerleşme böyle olmuştur: Asya'dan yola çıkan küçük topluluklar, 40,000yıl önce, Bering Boğazı'nı aşıp Amerika'ya yayıldılar ve M.Ö. 6,000yıllarına doğru ta Patagonya'ya kadar ulaştılar.

Zanaatçılar ve Sanatçılar

Bu ilk gelişmiş insanlar teknik bilgilerini gösteren sayısız kanıtbırakmışlardır. Bunlar önce taş âletler kullanıyorlardı; taştan,özellikle Tarihöncesi bilginlerinin kazağı adını verdikleri bıçaklaryapıyorlardı. Kemiği de işlemeğe başlamışlardı, onu bıçak, mızrak ucuveya zıpkın biçiminde yontuyorlardı; bundan da, uzaktan avlanmayı vebalıkçılığı bildikleri sonucu çıkartılabilir.

M.Ö. 30,000 yıllarına doğru mağara duvarlarında resimler belirmeğebaşladı. Bu «duvar sanatı» Dordogne'daki Lascaux Mağarası'nda veyaİspanya'daki Altamira Mağarası'nda bulunan çok güzel duvar resimleri(freskler) sayesinde ün kazandı. Bu duvar resimlerinde atalarımızıngözetleyip avladığı hayvanlar görülür: mamutlar, bizonlar, aslan gibiyırtıcı hayvanlar v.b. Mağara insanlarının resim yapmakta pullandıklarımalzeme de çok çeşitliydi: aşıboyası, limonit, manganez oksitleri,tebeşir.

Günlük Yaşam

Hayvanları avlamak ve onlar karşısındaki güçsüzlüğünü gidermek içinTarihöncesi insanı kurnazlıklara başvurdu: böylece ilk tuzaklar ortayaçıktı. Sözgelimi mamutları avlamak için onların her gün geçtiği yollaraçukur kazıp üzerini dallarla, yosun ve toprakla örtüyorlardı. Birhayvan, çukurun içine düşünce, geçidin iki yanında pusuya yatanavcılar, oklarla veya kargılarla onu öldürüyordu.

XIX. yy .da ortaya çıkarılan Solutre kemikliğinde (Fransa) dik biryarın dibinde yığın halinde binlerce at kemiği bulundu. Bununöncekinden farklı bir av tekniği olduğu sanılıyor: avcılar her halde atsürüsünü yarın başına kadar sürerek oradan aşağı atlamağa zorluyorlardı.

Tarihöncesi insanı, soğuktan ve tehlikelerden korunmak için başlangıçtadoğal barınaklardan, özellikle mağaralardan yararlanırdı; öteden berikullanılan «mağara adamı» deyimi buradan gelir. Homo sapiens önce çadıryapmağa, sonra dallardan ve hayvan postlarından kaba-saba kulübelerdikmeğe başladı, ilk giyecekler ve mücevherler de (delinip gerdanlıkgibi dizilmiş deniz kabukları ve dişler) aynı dönemde ortaya çıktı.

Yontmataş (Paleolitik) adı, ilk insanların ortaya çıkıp geliştiği ouzun Tarihöncesi dönemi belirtir. Bunu Mezolitik Devir ve daha sonra,M.Ö. 5000 yılında başlayan ve Tarihöncesi ile tarih çağları arasındabir geçiş dönemi olarak yer alan Cilâlıtaş Devri (Neolitik) izler.

Cilâlıtaş Devri (Neolitik)

Bir «Cilâlıtaş devrimi»nden söz edilebilir. Söz konusu devrim şiddetsizve savaşsız olduğu halde bu deyim bir abartma sayılamaz. Bu dönembirçok işin (çömlekçilik, dokumacılık, taşın cilâlanması) gelişmesineve ilk uygarlıkların doğmasına sahne oldu. Köyler kurulmağa veözellikle insanlar çiftçi olmağa başladı. İnsan, avcılıktan vazgeçmedensığır, koyun, domuz yetiştirdi, niteliklerini beğendiği bitkileriüretti.

Megalitlerin (Yunanca rnega, büyük ve lithos, taş sözcüklerinden) çoğubu çağda dikildi: bunlar menhirler ve dolmenlerdir. Dolmenler, dikinetaşların üzerine yerleştirilmiş yassı taşlardır. Toprağa dikinesaplanmış kocaman kaya parçaları halindeki bazı menhirlerin ağırlığı300 tonu bulur. Bunlar kimi daire biçiminde, kimi dizi halinde(sözgelimi Carnac dizileri) dikilmiştir.

Bu dönem eserleri arasında, kazıklar üzerine oturtulmuş göl köylerinive bugün yok olmuş bir hayvan türünü canlandıran AccerlerTasilisi'ndeki (Sahra) freskleri sayabiliriz.

Tarihin Şafağı

Cilâlıtaş Devri'nin sonunda önce bakır, sonra bakırla kalayın dayanıklıalaşımı olan tunç (bronz) ortaya çıktı, bu da Maden Çağı'nın başlangıcıoldu. Tunç balta, yavaş yavaş cilâlı taştan yapılmış baltanın yerinialırken, madenleri işleme sanatı da gelişmeğe başladı. Usta. dökümcülersilâh döktüler (kılıç, kargı), âlet (oraklar) ve süs eşyası(bilezikler, yüzükler) yaptılar. Demir, Avrupa'da ancak Milattan öncebirinci binyılda kullanılmağa başladı.

Ama madenleri bulmak, taşları bulmak kadar kolay olmuyordu; madensağlamak için insan, bir alışveriş sistemi icat etmek zorunda kaldı:böylece ticaret ortaya çıktı ve bunun en önemli sonuçlarından birişehirlerin kurulması oldu. Şehirler kısa zamanda mal alışverişindeolduğu gibi siyasî hayatta da büyük rol oynamağa başladı. Surlarlakuşatılmış siteler zenginlerin, kralların ve din adamlarının yaşadığıyerler oldu ve zamanla çevredeki köyleri de zorla boyunduruk altınaaldı: böylece devlet doğdu. Nihayet, yazının icadıyla insanlık, kesinolarak tarih çağına girdi.

İnsan Gelişiminin Aşamaları



1. «Australopitekus», ayakta durabildiği için, insanımsıların ilki sayılır.

2. «Parantropus», güçlü çene kemiklerine ve öğütücü dişlerine bakılırsa, herhalde bir otçuldu.

3. «Gelişmiş Australopitekus»: beyin hacmi büyümüştür; bazı âletlerkullanabilmektedir; bu yüzden «Homo habilis» (becerikli insan) diye deanılır.



4. «Homo erektus» (dikilen insan): boyu 1,60 m ile 1,80 m arasında değişir.

5. «Homo sapiens» (bilen insan), bugünkü türün ilk temsilcisidir; 100,000 yılı aşkın bir süre önce ortaya çıkmıştır.

6. Solo adamı, Cava'da yaşamış ve soyu tükenmiş olan bir «Homo sapiens»ırkıdır; onunla eş özelliklere sahip olduğu bilinmektedir.



7. Neandertal insanı, dünyanın dört yanma geniş ölçüde yayılmış ve bundan 35,000 yıl kadar önce soyu tükenmişti.

8. Kromanyon insanı, çağdaş insandan (9) önceki son aşamadır veAvrupa'da Neandertal insanının yerini aldığı sanılmaktadır. Foz'undeseni.

Tarihöncesi İnsan Avı

Kalıntıların araştırılması günümüzde, uzman ekipler tarafındanyürütülür. Paleontoloji uzmanları bu araştırmaları düzenler ve yönetir:jeologlar, yerleşme bölgesinin niteliğini inceler, topograflar bu yeritam olarak saptayıp bir haritaya geçirir. Resimci bütün fosillerin veeşyanın durumunu tespit ederken, fotoğrafçı onların resimlerini çeker.Nihayet, teknisyen işe Karışır, bulunan eşyayı temizleyip eski halinegelecek biçimde onardıktan sonra laboratuvar uzmanlarına teslim eder.

Primatlar

Zoolojik sınıflandırmada primatlar bir memeli takımıdır ve üç alttakımaayrılır: insanlar, maymunlar ve makiler. Maymunlardan bazıları insanlaöylesine benzerlik taşırlar ki, bunlar uzun süre gelişim halindeinsanımsılar sayılmıştır. Bugün ise bunun bir gerçek olmadığıbilinmektedir: aslında bunlar ayrı türlerdir.

Piltdown İnsanı

1908 yılında İngiltere'nin güneyinde bulunan «Piltdown insanı»nın birsahtecilik olduğu ancak 1953 yılında anlaşıldı. Kafatası bir insanınkafatası, çene kemiği ise, yapay olarak eskitilmiş bir maymunun çenekemiğiydi. Yıllar boyu Piltdown insanı, insan ile maymun arasındadoğrudan doğruya bir akrabalık olduğuna inanan herkese bir dayanaknoktası oldu, kanıt ödevi gördü. Yeni bilimsel inceleme yöntemleri butür şakaların önünü almıştır.

Göl Siteleri

Cilâlıtaş Devri'nde yaşayan insanlar karların ve buzulların erimesiyüzünden suların çoğalması sonucu meydana gelen taşkınlardan ve subaskınlarından sakınmak ve korunmak için evlerini bazı bölgelerde,yüksek yerlere veya göllerin ortasında, kazıklar üzerine yapıyordu.

Kocaman ağaç kütükleri göl çamuruna saplandıktan sonra, üzeri dallarlaörtülüp bir çeşit platform meydana getiriliyor, sonra bunun üstünekulübeler kuruluyordu. Bir iskele, göl sitesini kıyıya bağlıyordu. Bugöl evleri özellikle İsviçre'de, Savoie'da (Bourget Gölü), Kuzeyİtalya'da, Almanya'da, Avusturya ve İngiltere'de pek çoktu. Günümüzde,Yeni Gine, Malezya ve Çinhindi'nde yaşayan bazı kabileler hâlâ bunabenzer evler yapmaktadırlar.



(Solda) Tarihöncesi'ne ait âletler: Magdaleniyen Dönem'den (M.Ö. 15,000yıl) kalma, geyik boynuzundan yapılmış zıpkın ve taş çapla.

(Sağda) Kromanyon insanının kafatası. 1868'de Eyzies (Dordogne, Fransa)yakınlarında bulunan bu kafatası, insanoğlunun en yakın atasınıngörünüşüne sahiptir.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas