|
boxcigar
|
 |
« Yanıtla #22 : Temmuz 26, 2007, 01:16:47 ÖÖ » |
|
Mezoterapi
Mezoterapi, uzun zamandan beri estetik tıptaen sık talep konusu olan lipodistrofi veya sellülit konusunda en seçkintedavi biçimini oluşturmaktadır. İlk kez 1952 'de Dr. Michel Pistortarafından uygulanmıştır. 1987 'de Fransız Tıp Akademisi tarafındangeleneksel tıbbın bir parçası olarak kabul edilmiştir. Fransa' daortalama 15.000 doktor, günde 60.000 den fazla hastayı mezoterapiyöntemi ile tedavi etmektedir. Uluslar arası Mezoterapi Derneğine üyeolan Avrupa, Afrika ve Güney Amerika'da 14 ülkede yöntem başarı ileuygulanmaktadır. Mezoterapinin kelime anlamı orta deri tedavisidir.Temeli, tedavi edilecek bölgeye 4-6 mm uzunluğunda çok ince iğnelerkullanılarak çok küçük miktarlarda ilaçları lokal olarak enjekte etmeyedayanan tamamen tıbbi bir eylemdir. Endikasyona göre değişen çeşitliilaç karışımları 5-10 dakika gibi bir süre içerisinde deri altınaenjekte edilir.
Hangi Durumlarda Uygulanır ?
ESTETİK KULLANIMLARI; Sellülit Saç Dökülmesi Ergenlik ve Hamilelikte Oluşan Çatlaklar Yüz Gençleştirme Yara İzleri, ( skatrisler ) DİĞER KULLANIM ALANLARI; Romatoloji Dolaşım Problemleri ( varis, varis ülserleri ) Migren Spor Hekimliği Mezoterapiseans aralıkları minimum 1 hafta olmalıdır.Bir seansta enjekte edilenilaç dozu 10 cc yi aşmamalıdır.Mezoterapide ortaya çıkan yan etkilergenellikle seans aralığı ya da dozaja dikkat edilmedi ise görülmektedir.
Uygulanmaması Gereken Durumlar
Kalp Yetmezliği Diyabet Böbrek Rahatsızlıklarında Antikuagülan Tedavi Altındaki Hastalarda Sonuç Mezoterapi,etkinliği bütün dünyada kanıtlanmış bir geleneksel tıp yöntemidir. Birçok ülkede uygulanıyor olması, her gün binlerce doktorun hastalarınauygulaması, yararlı bir yöntem olduğunun en güçlü kanıtıdır. Hasta ilehekim arasında etkin bir dialoğun olması sonuçların biran önce ve eniyi şekilde elde edilmesi için gereklidir. Ancak mezoterapiden, herzaman çok kısa sürelerde sonuç alıp, mucize bir düzelme debeklenmemelidir
Nasır
Nasır, aşağı yukarı herkesin bildiği bir sorundur.Genellikle kendi kendine tedavi edilebilir; ama çok ciddi olduğundadoktora göstermek gerekir. Nasır, sürtünme ya da basınç nedeniylederinin boynuzsu tabakasından oluşan bir oluşumdur. Ölü deri hücreleribirikerek bir keratin (protein) tabakası oluştururlar. Bu durumilerledikçe nasırın altındaki deri hücreleri iltihaplanır, ağrı verahatsızlık verir.
Nedenleri
Nasır, daha çokderinin aşırı sürtünmeyle karşılaştığı yerlerde ortaya çıkar. Elleriyleçalışan işçilerde ve çıplak ayakla dolaşanlarda, normal olarak ağrıvermeyen ve gerçek nasır olmayan deri kalınlaşması olabilir. Ancak,sözgelimi kemancılarda sürekli olarak çenelerini kemanın gövdesinedayamaktan ya da yeni ayakkabı alanlarda ayakkabının belirli noktalardaayağı vurmasından gerçek nasır oluşur.
Bütün sıkı ayakkabılarınve yüksek ökçelerin nasır oluşturabilmesine karşılık, nasır en çokayaktaki çıkıntılarda, parmaklar arasında ve topukta ortaya çıkar.Bunyonların üzerinde de nasır olur. Bunun nedeni, buradaki kemiğinçıkıntılı oluşu ve sürekli olarak ayakkabıya sürtünmesidir. Bu kemikçıkıntıları üzerindeki sert deri tabakası alt tabakaları koruduğundan,buralarda nasır sık görülür. Ancak nasır ve bunyon oluşumu arasındabundan öte bir ilişki yoktur. Bazı kişiler, özellikle de yaşlılar,nasıra daha eğilimlidirler.
Protez kullananlarda, derininaşınması nedeniyle de nasır olabilir. Böyle durumlarda nasır oluşturannedenin ortadan kaldırılması genellikle yeterlidir ama bazen nasırınalınması zorunlu hale gelebilir.
Belirtiler
Nasır,çevresindeki normal deriye göre daha sarımsı renkte, kalın bir deritabakasıdır. Koni biçiminde olabilir. Ayak parmakları arasındakinasırlar ise çoğunlukla yumuşaktır. Nasırlar günün sonunda ağrı yapar,ayrıca basınçla karşılaşınca rahatsızlık verirler. Kronikleştiğinde yada şiddetli olduğunda, çevresindeki deri kızarır ve nasır, hareketsizdurulurken bile çok ağrır. Belirtiler çok çeşitlidir ve bazen nasırısiğilden ayırmak zor olur. Ancak siğil genellikle daha ufaktır vebasınçla ağrı yapar. Derinin üst tabakası kazındığında siyahnoktacıklar halinde siğilin kökü ortaya çıkar.
Nasır rahatsızlıkverir ve ağrır, ama çoğunlukla tehlikeli değildir. Daha ciddi birsorun, "hiperkeratoz" denen, derinin avuç içinde ve tabanda hiçbirneden olmadan kalınlaşması ve bunun yayılması durumudur. Hiperkeratozhemen doktora gösterilmelidir. Nasırın tek tehlikesi, alınmasısırasında kirli aletlerin kullanılmasıyla enfeksiyon kapması veiltihaplanmasıdır. Özellikle şeker hastalarının bu konuya dikkat etmesigerekir. Ayaktaki kan dolaşımları zayıf olduğundan, enfeksiyonkolaylıkla kangrene dönüşebilir. Bu yüzden en iyisi nasırlarını biruzmana göstermeleridir.
Tedavi
Nasır,kalınlaşmış deri olduğu için, derinin üst tabakalarının temizlenmesiyletedavi edilir. Nasırlı kısım bir süre ıslatılıp yumuşatıldıktan sonraponza taşıyla ovulur. Bu, yeni oluşmaya başlayan nasırlar içinyeterlidir. Daha ileri durumlarda ise, nasır bir makasla ya da özelbıçaklarla alınır. Ancak bu işlem sırasında yumuşak deriyi kesmemeyedikkat edilmelidir. Yumuşatıp nasırı düşüren nasır yakıları da vardır.Salisilik asit (% 40 oranında) içeren bu yakılar nasırın tam üstüneuygulanır ve 24 saat bırakıldıktan sonra alınıp, yumuşayan nasır birponza taşıyla temizlenir. Tek uygulamada yumuşamayan nasıra yenidenyakı konur. Daha yaşlı kişiler bazen nasırlarıyla yaşama yolunuseçerler. Bunun için yumuşak tamponlar kullanılır. Ortası delik olan butamponlar nasırın ağrı vermesini önler. Şeker hastaları ve dolaşımsistemi bozukluğu olan kişiler ise, sık sık bir uzmana giderek gereklibakımı yaptırmalıdırlar.
Değişik bir alışkanlık ya da yeni birayakkabı nedeniyle oluşan tek bir nasırın giderilmesi oldukça kolaydırve bir daha yinelemez. Büyük nasırlardan kurtulmak için, önce nedeninortadan kaldırılması gerekir. Ayak kemikleri üzerindeki ya da parmakaralarındaki yineleyen nasırlar, düzenli bakım ister. İyi uyanayakkabılar yardımcı olursa da, bu tür nasırlar genellikle kronikleşmeeğilimi gösterirler. En iyisi, daha başlangıçta tedavi için girişimdebulunmak ve düzenli ayak bakımını ihmal etmemektir
NEVÜSLER (BENLER)
Tıpta “Nevüs”, halk arasında “Ben” adıile anılan deri oluşumları, çok farklı görünümde ve yapıda olabilmekleberaber, genellikle kastedilen; yuvarlak veya oval deriden hafifkabarık 3-5 mm büyüklükte, siyah-kahverengi sertçe yapılardır. Bunlar;pigment üretici hücreye çok benzeyen özel hücrelerin deri içinde biralanda yuvalanması sonucu gelişirler. Doğuştan itibaren varolabilecekleri gibi çoğu çocukluk döneminde, bir kısmı da sonraki birzamanda ortaya çıkarlar. Benler 2 nedenle tıbbi açıdan önem taşırlar;
1- Bazı ben tiplerinin zamanla malignleşme (kötü huylu bir şekle dönme) riskine sahip olması,
2-Pigment üretici hücrelerden gelişen “Melanom” adındaki malignoluşumunun iyi huylu bir ben olarak algılanıp tedavisiz bırakılması.
Bunedenle risk taşıyan benlerin özelliklerinin ve bir benderastlanabilecek hangi değişimlerin önemli olduğunun bilinmesi gerekir;
· 0.5-1 cm’den büyük olması
· Sınırın girintili çıkıntılı asimetrik olması
· Rengin alacalı olması (yer yer siyah, kırmızı, kahverengi, beyaz)
· Ayak tabanı, el ayası ve parmak uçlarında yer alması
· Sayılan bu özellikleri taşıyan benlerin ailede de olması
· Geçmişte zaman zaman yanık yapacak şekilde yoğun güneşlenmelerin olması
Var olan bir benin;
· Neden yokken kanaması
· Üzerinde ülser gelişmesi
· Rengin hızla koyulaşması
· Rengin etrafa yayılması (veya etrafta beyazlanma olması)
· Kaşınma, acıma gibi belirtilerin olması
Günümüzdemalign melanom için en etkin tedavi, olabildiğince erken teşhis edilipcerrahi olarak etraflıca çıkarılmasıdır. Başlangıçta ve sonra zamanzaman yayılma olasılığına karşı gerekli incelemeler yapılır. Bir benecerrahi girişim uygulandığında malignleşebileceği veya yayılabileceğiinanışı YANLIŞ ve maalesef yaygın bir inanıştır. Ben veya bene benzeyenoluşumlarla ilgili herhangi bir kuşkuda sağlık kuruluşuna başvurmak endoğru davranış olacaktır.
Nörofibromatozis
Nörofibromatozis (NF), deri, sinir sistemi ve gözde belirtiler oluşturan ve genetik geçiş gösteren bir hastalıktır. Hastalığın tip 1 (NF1) ve tip 2 (NF2) olmak üzere iki alt tipi tanımlanmıştır. NF1, 17. kromozomdaki, NF2 ise 22. kromozomdaki gen defekti sonucunda gelişir. NF1, 3000 doğumda bir görülürken, NF2 sıklığının yaklaşık olarak 1/50000 olduğu tahmin edilmektedir.
Nörofibromatozis tip 1 tanı kriterleri. 1. Ergenlik öncesi dönemde 5 mm veya daha büyük, puberte sonrası dönemde 15 mm veya daha büyük deride sütlü kahve rengi döküntülerin olması ve sayısının altı veya daha fazla olması, 2. Herhangi bir tipte iki veya daha fazla nörofibromun (sinirlif kitlesi) olması 3. Koltuk altı veya kasık bölgesinde çillerin bulunması, 4. Gözde Ana görme sinirinde özel bir tümör (optik gliom)mevcut olması, 5. Gözde siyah tabakada (iris) İki veya daha fazla kabarcığın (lish nodülü veya iris hamartomu) bulunması, 6. Eklem yerlerinde kireçlenme,eklem deformasyonları ve uzun kemiklerde incelme gibi kemik anomalilerinin olması, 7. Birinci dereceden akrabalarında yukarıdaki tanı kriterlerine göreNF1 tanısı konulmuş insanların olması.
(*Tanı için yukarıdakilerden ikisi veya daha fazlası olgularda bulunmalıdır.)
Nörofibromatozis tip 2 tanı kriterleri. 1.mikroskopla hücreleri inceleyerek özel bir sinir tümörü olan schwannomagösterilmesi veya Manyetik rezonans inceleme ile (MR) ile her ikitaraflı vestibüler schwannoma bulunması, 2. Ebeveyn, kardeş veya çocukta NF2 bulunması ve, a)Tek taraflı vestibüler schwannoma, veya b)Meningiom(özel bir beyin tümörü) , gliom,(özel bir beyin tümörü)schwannoma(özel bir sinir tümörü) , Gözde lensin arka tarafında opaktgörüntüler ve beyin kireçlenmelerinden herhangi birinin olması, 3.İki veya daha fazla Meningiom(özel bir beyin tümörü) , gliom,(özel birbeyin tümörü) schwannoma(özel bir sinir tümörü) , Gözde lensin arkatarafında opakt görüntüler ve beyin kireçlenmelerinden herhangi birininbulunması.
TARİHÇE VE GENEL BİLGİLER: NF1 ilk defa von Recklinghausen tarafından tanımlanmış, otozomal dominat geçiş gösteren veya spontan mutasyon sonucunda gelişen bir hastalıktır. Görüldüğü gibi NF birçok sistemi tutabilmekte ve ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu nedenle olguların erken belirlenmesi ve tanı konulması önem kazanmaktadır. Bu amaçla prenatal tanı için DNA analizleri yapılabilir.10,11 Böylece istenmeyen gebelikler sonlandırılabilir. Olgulara erken tanı konulması hastaların yakından takip edilmelerine ve gelişecek komplikasyonların erkenden belirlenmesine olanak sağlar. Bu nedenle belirlenen olgunun tek olarak ele alınmaması, aile bireylerinin de kontrolden geçirilmesi daha uygun olacaktır.
KAYNAKLAR 1. Pivnick EK, Riccardi VM. The neurofibromatosis. In: Freedberg IM, Eisen AZ, Wolff K, Austen KF, Goldsmith LA, Katz SI, Fitzpatrick TB eds. Dermatology in General Medicine. 5th ed. New York: McGraw-Hill 1999: 2152-8. 2. Neurofibromatosis. Conference Statement. National Institues of Health Consensus Development Conference. Arch Neurol 1988; 45: 575-8. 3. Harper JI. Familial multible tumour syndrome. In: Champion RH, Burton JL, Burns DA, Breathnach SM eds. Textbook of Dermatology. 6th ed. Oxford: Blackwell Science Ltd 1998; 378-84. 4. Lazaro C, Gaona A, Ainsworth P, Tenconi R, Vidaud D, Kruyer H, Ars E, Volpini V, Estivill X. Sex differences in mutational rate and mutational mechanism in the NF1 gene in neurofibromatosis type 1 patients. Hum Genet 1996; 98: 696-9. 5. McGaughran JM, Harris DI, Donnai D, Teare D, MacLeod R, Westerbeek R, Kingston H, Super M, Harris R, Evans DG. A clinical study of type 1 neurofibromatosis in north west England. J Med Genet 1999; 36: 197-203. 6. Landau M, Krafchik BR. The diagnostic value of cafe-au-lait macules. J Am Acad Dermatol 1999; 40: 877-90. 7. Arnsmeier SL, Riccardi VM, Paller AS. Familial multible cafe au lait spots. Arch Dermatol 1994; 130: 1425-6. 8. Riccardi VM. Mast cell stabilization to decrease neurofibroma growth. Preliminary experience with ketotifen. Arch Dermatol 1987; 123: 1011-6. 9. North K, Joy P, Yuille D, Cocks N, Mobbs E, Hutchins P, McHugh K, de Silva M. Specific learning disability in children with neurofibromatosis type 1: significance of MRI abnormalities. Neurol 1994; 44: 878-83. 10. Hofman KJ, Boehm CD. Familial neurofibromatosis type 1: clinical experience with DNA testing. J Pediatr 1992; 120: 394-8. 11. Elyakim S, Lerer I, Zlotogora J, Sagi M, Gelman-Kohan Z, Merin S, Abeliovich D. Neurofibromatosis type I (NFI) in Israeli families: linkage analysis as a diagnostic tool. Am J Med Genet 1994; 53: 325-34.
Pemfigus
Genellikle ağız içinde yüzeyel soyulmalar veağrılı yaralar ile başlayan ve vücut cildine de yayılabilen ciddi birhastalıktır. Tetikleyicisi bilinmez ancak otoimmün diye tabir edilenvücudun kendi bağışıklık hücreleri ile oluşturduğu bir durumdur. Bazıilaçlarla oluşan pemfigus vakaları bildirilmiştir. Pemfigus vulgaris(klasik pemfigus) dışında yerel ozellikleri olan değişik pemfigustipleride vardır (fogo selvagem). Hastalığın cilt hastalıkları uzmanıtarafından gorülmesi ve biopsi ile tanı konulması gerekir.
Pemfigus Hastalığının Tedavisi
Tanısıkonulan pemfigus vulgariste çeşitli tedavi protokolleri vardır.Hastalık tablosunun yaygınlığı ve şiddetine göre tedavi seçilir.Tedavide kortikosteroid ve immunosupresifler dışında immunoglobulininfüzyonu ve plazmaferez gibi yöntemlerde vardır. Vücudun kendibağışıklık sistemi ile kendi cilt parçasına oluşturduğu bağışıklıkhücrelerinin düzeyi kanda ölçülebilmektedir. Bu düzeyin düşmesiiyileşmeyle paralel gider. Yaraların bakımı da ayrıca önem taşır,tedaviye rağmen sebat eden yaralarda yara içine kortizon enjeksiyonlarıyapılabilir. Aktüel literatürde patlıcan, muz vb gıdaların pemfigusuartırabileceği yazılmıştır, ancak bunların tıbbi gerçekliği yoktur.Zaten hastalıktan sorumlu olabileceğinden değilde ancak lokal olarakyara oluşturabileceğinden sözedilebilir. Tıbbi literatürde isesarımsağın pemfigus yaralarını ortaya çıkarabildiği kanıtlanmıştır. Çokönemli bir nokta şudur ki; her hasta kendisiyle ilgili gözlemini iyiyapmalıdır, yani kişisel özellikler her zaman farklı sonuçlardoğurabilir. Örneğin bazı kişilerde sarımsak, domates, bazılarında,patlıcan, biber, yaraları azdırabilirken bazı kişilerde hiçbir sakıncayaratmaz. Bu yüzden pemfiguslu kişi kendi kendini iyi gözlemlemeli vebuna göre davranış biçimi geliştirmelidir. Zaten kişi kontrollü tedavialtında ise çekinmesi gereken fazlaca bir şey olmayacaktır. Pemfigusundoğru tedavi edilmez ise öldürücü bir hastalık olabileceğini vetedavide kullanılan ilaçların çeşitli yan etkileri ilekarşılaşılabileceğini soylemek gerekir. Buna rağmen iyi kontrol altınaalınan bir hasta doktoru ile iletişim halinde olarak hayatını rahat birşekilde idame ettirebilir. Doktorunun kontrolünden çıkmamak üzere birsüre sonra kendi tedavisini düzenleyebilecek duruma gelebilir. Pemfigustedavisinde son yıllarda en sık kullanılan “Aberer protokolü”dür. Buprotokolde pemfigusun şiddetine göre kortikosteroid ve azathioprin adlıilaçlar başlanır ve hastalık kontrol altına alındıktan sonra idametedavisine geçilir. İdame tedavisinde kortikosteroidin belli çizelgeeşliğinde doz azaltımı yapılır ve günaşırı 30 mg 3-4 ay devam edilir,azathiprin kortikosteroidden 2-3 ay sonra kesilir. Bu tedavi sırasındahasta 2 haftalık kan tahlilleri ile izlenir. Tedavi süresince tuzsuz,karbonhidratsız, proteinli beslenmek yan etkileri azaltmak içinönemlidir. İlaçlar bağışıklık azalması yapacağından (hatırlayınız kipemfigus bağışıklık hücrelerinin gidip deriye oturmasındankaynaklanıyordu) infeksiyonlardan korunmak ta çok önemlidir. Tümönlemlerin alındığı durumda bile pemfiguslu kişinin karşılaşabileceğiyan etkiler arasında sivilcelenme, kilo alma, sürekli açlık hissi,depresyon, lokal tüylenme olabilir. Pemfigusla ilgili gelişmelerhızla artmakta ve belkide pemfigus adını ilerki onyıllarda unutacağızama şimdi pemfiguslu hastalarımızla birlikte onların hayatlarını endoğal şekilde idame ettirmeleri için gerekenleri tekrar sıralayalım:
1. Mutlaka bir cilt hastalıkları uzmanı tarafından takip altında olunuz. 2. Aklınızda ki her tür soruyu doktorunuza sorunuz. 3. Hastalığınız ile ilgili bilgilenip onunla birlikte en iyi şekilde yaşamanın yollarını öğreniniz. 4. Kendinizi iyi gözlemleyiniz, gözlemlerinizi doktorunuza kısa ve pratik şekilde özetleyerek yazınız. 5. Doktorunuz izin verdiği zaman ilaç dozunuzu kendiniz belirleyecek duruma gelebilirsiniz.
Pitriyazis rosea
Pitriazis rosea siklikla deri cizgileriboyunca yerlesen, oval eritematoz papuller, kucuk plaklar seklindegorulen oldukca sik rastlanan, gecici bir "papuloskuamoz"hastaliktir94. Etyolojisi bilinmemektedir fakat hastaligin sonbahar vekis mevsimlerinde salgin yapacak sekilde gorulmesi muhtemel viral birsebebi dusundurur. Erupsiyon genellikle govrenin ust kismi veyaekstremitede "haberci lezyon" denilen yuvarlak eritemli bir leke vepullanma seklinde baslar. Birkac gun ilâ hafta icinde dokuntuyayginlasir, simetrik tarzda ozellikle ust govre ve proksimalekstremiteleri tutar. Hastalik benign bir seyir izler ve kendiliginden2 ilâ 8 haftada yatisir, ancak bazi vakalar 1 yil kadar uzun surebilir. PATOLOJI.Oncu dokuntu ve yaygin lezyonlarin biyopsilerindeki ortak noktayuzeydeki hafif spongiyozlu parakeratotik pullanmadir fakatmikrovezikulasyon veya notrofilik infiltrasyon bulunmaz. Pullanmafokaldir ve gevsek olarak tutunur. Akantozun derecesi degisir vehaberci dokuntude daha buyuk ve daha psoriaziform olur. Papillerdermiste odem. dermal papilla uclarinda kucuk kanamalar vardir,eritrositler ve eritrosit kirintilari epidermise gecer. Vaskulitbulunmaz. Damar cevresi lenfosit infiltrasyonu genellikle yuzeyeldirfakat haberci dokuntude cogu kez dermisin derinliklerine dogru ilerler.Az sayida eozinofil olabilir fakat plazma hucreleri gorulmez. Pitriazisrosea guttat psoriazisten, psoriazisteki gibi stratum korneumdanotrofil bulunmamasiyla ayirdedilebilir. Ozellikle altin tuzlari vemeprobamat tedavisine sekonder pitriazis roseaya benzer ilacreaksiyonlari vardir. Bu lezyonda eozinofil olmaksizin az sayida plazmahucresinin varligi kuvvetle sekonder sifilizi akla getirir. Viralekzantemler pitriazis roseanin yaygin sekline benzeyebilir.
Psikolojik cilk hastalıkları
Dermatolojik yani başka birdeyişle cilt hastalıklarının bir çoğunda psikolojik faktörler roloynamaktadır. Psikokütan dermatozlardaysa psikolojik rahatsızlık önplandadır ve bu hastalığın bir göstergesi olarak ciltte lezyonlaroluşmaktadır. Gerçekte psikokütan dermatozların kesin bir sınıflamasıyoksada burda
1.Artefakt dermatiti
2.Nörotik ekskoriasyonlardan bahsetmek istiyorum:
Artefakt dermatiti
Esasındaprimer olarak bir psikiyatrik rahatsızlık olmakla beraber kişininderisindeki problemler sebebiyle dermatologların teşhis koyduğu birhastalıktır. Tanı koymak bazen zor olmakla beraber lezyonlar çoğuhastada tipik tanı koydurucuda olabilir.
Hipokrat zamanındanberi rastlanılmaktadır. Hastanın kendi derisindekesme,delme,yolma,sıkıştırma,çimdikleme,vurma,enje ksiyon ve benzerieylemlerle bilinçli veya bilinçsiz olarak yaptığı yıkımlar sonucuaniden ortaya çıkan lezyonlar vardır. Dediğim gibi bir psikiyatrikproblem olan hastalıkta bu lezyonların oluşturulması sırasında acıyanasıl dayandıkları bazen hayret uyandırır.
Artefakt dermatitindeciltteki bulguları yani lezyonlar düzensiz ve dağınık olup, ellerinözellikle de sağ elin uzanabileceği alanlardadır. Bayanlarda genellikleyüz,el ve kollarda yerleşir.
Artefakt dermatitinde belirtiler,yıkım için kullanılan malzemelerin niteliğine bağlı olarakdeğişmektedir: Hasta lezyonları oluşturmak için jilet,bıçak,camparçaları yada kendi tırnaklarını kullanarak kesikler,yarıklaroluşturabilir.Lezyon şekilleri hiç bir deri rahatsızlığına benzemeyentürden köşeli,düzensiz yada geometrik biçimli olabilir. Çoğunlukladalezyon boyutları 1 cm den büyüktür bazen tüm karın yada kolun tamamındaolabilir. Bunlardan başka hasta lezyonları oluşturmak için asit yadaalkali ajanlar,fenol,gümüş nitrat gibi maddelerde kullanabilir yadavücudunda sigara söndürerek lezyon oluşturabilir.Bu durumlardayerçekimine bağlı olarak sıvı maddelerin akması yada etraftaki deriyebulaşmasıyla çizgisel yada yılanvari lezyonlar göze çarpabilir. Burayakadar yazdığım durumlarda tanı koymak genellikle zor değildir iyi birmuayeneyle tanı konulabilmektedir.
Bunun dışında deri altınaalkali,nişasta,silikon,yağ,gaita,tükürük,idrar,mür ekkep enjekteedenler,göz kapaklarına hava enjekte edip ödem oluşturanlar, allerjikhastalığı olup özellikle bu allerjenlere kendini maruz bırakıphastalığının alevlenmesine sebep olanlarda vardır.Bu hasta grubundalezyonlar başka deri hastalıklarını taklit edeceğinden tanılarıdazordur.
Artefakt dermatiti kadınlarda erkeklere oranla daha sıkgörülür. Her yaşta görülebilmekle birlikte ergenlik ve gençerişkinlikte daha sıktır. Hastalar çoğunlukla içe dönük,emosyonelyönden olgunlaşmamış ve bencil yapılı kişilerdir bazen anoreksi ve dealkol bağımlılık problemleri de olabilir. Hastalık ergenlik dönemindeebeveynlerle iletişim bozukluğu, kıskançlık ,fiziksel yada cinseltravmalar sonrası yada ani gelişen strese karşı geçici bir uyumbozukluğu sonucu başlayabilir.
Hastaların genellikle yüzeyseldeolsa tıbbi bilgileri vardır.Kendisi veya çok yakın bir aile üyesisağlık sektöründe çalışan hasta sayısı oldukça fazladır.Tüm bunlarhastaların lezyonları daha profesyonelce taklit ederek gerçek derihastalıklarına benzetmelerini sağlamaktadır.
Bu gruptakihastalar lezyonlarının aniden çıktığını söyler ve çok ayrıntılıhastalık öyküsü verirler.Bazende lezyonların gelişiminden hiç haberdarolmadıklarını belirtebilirler.
Tanıyı koymada bazen çok zorlukçekilebilinir.Hastalar lezyonları kendilerinin yaptığını inkar ederlerhatta bazı olgularda tanı konulup bunun psikiyatrik bir problemdenkaynaklandığı ve de psikiyatri konsültasyonu istendiğinde hastadadermatoloğa karşı düşmanca tavırlar gelişebilir. Bu hastalar oldukçazeki olabilirler ve bazen bu tür lezyonları kendi ailesinden intikamalmak,üzerlerine ilgi çekmek içinde yapabilmektedirler.Dikkatli hareketedilmesi gereken bir hasta grubudur.Hatta kendisinin hastalığını ortayaçıkaran bir hocamıza silahlı saldırıda bulunan bir hastamız buhastalıkta ne kadar dikkatli davranılması gerektiğine çok güzel birörnektir.
Bu grup hastaların askerlikten kaçmak,sigortadan paraalmak,işten kaçmak gibi kendilerine çıkar sağlama amacıyla(malingering) vücutlarında yaralar oluşturan kişilerden ayırdedilmesigerekir. Çünkü bu gruptakiler gerçekten hastadırlar bazen küçükkazançları olsada bunlar ilgi,sevgi..gibi kazançlardır...
Psoriatik Artrit
Psöriyatik artrit nedir?
Psöriyatikartrit, kronik bir cilt ve tırnak hastalığı olan sedef hastalığıyla(psöriyazis) birlikte görülen bir iltihabi artrit tipidir. Buhastalığın beş tipi vardır:
Öncelikle el ve ayak parmaklarındaki küçük eklemleri tutan artrit
Kol ve bacaklardaki eklemleri tutan asimetrik artrit
Romatoid artrite (iltihaplı romatizmaya) benzeyen simetrik poliartrit (çok sayıda eklemi tutan artrit)
Nadir fakat ekleme son derece zarar veren ve şeklini bozan bir tip olan artritis mutilans
Sakroiliyak (omurgayla kalça kemiğini birbirine bağlayan eklem) eklemin ve omurganın artriti (psöriyatik spondilit)
Buartrit tiplerinin her birinin hangi sıklıkta görüldüğünü belirlemekzordur. Aynı hastada zamanla artritin tipi değişebilir ve bazıhastalarda birden fazla tip bir arada görülebilir. Bazen artrite ekolarak gözde ya da bağların ve tendonların (kasın kemiğe tutunduğuyapı) kemiğe yapıştığı yerde, örneğin topukta, iltihaplanma vardır,ikinci durumda o bölgede ağrı ortaya çıkar.
Nedeni
Tamnedeni bilinmemektedir, fakat bağışıklık, genetik ve çevreselfaktörlerin birlikte etki ettiklerinden şüphe edilmektedir. Psöriyatikartritli hastaların %40'a varan bir bölümünün ailelerinde psöriyazis yada artrit öyküsü vardır.
Sağlık üzerindeki etkisi
Psöriyatik artrit ABD'de bulunan 3 milyon psöriyazis hastasının en az %10'unda görülmektedir.
Kadınlardave erkeklerde eşit sıklıkta görülmekte ve genellikle 30-50 yaşlarıarasında başlamaktadır, fakat çocuklukta da başlayabilir.
Psöriyatik artrit, hastaların %15'e kadar bir kısmında psöriyazis tanısı konulmadan önce başlayabilir.
Tanı
Kesinbir tanı konulmadan önce, psöriyazis için karakteristik olan cilt vetırnak değişiklikleri gösterilmelidir. Bazı hastalarda sedimentasyonyüksekliği, hafif anemi ve kan ürik asit düzeyi yüksekliği bulunabilir.Gut olmadığı kanıtlanmalıdır.
Tedavi
Psöriyatikartritin tedavisi başlangıçta steroid olmayan antiinflamatuvarilaçlardan ibarettir, fakat artrit bu ilaçlara yanıt vermezsemetotreksat kullanılması gekebilir. Antimalariyal (sıtma tedavisindekullanılan) bir ilaç olan hidroksiklorokin de etkili olabilir fakatbazı hastalarda bu ilaçla psöriyaziste alevlenme görülebilir.Sulfasalazin adlı ilaç bazı psöriyatik artrit hastalarında çok faydalıolmaktadır. Hastalığın ağır şekillerinde azatioprin kullanılabilir.
Doğrudaneklemin için uygulanan kortikosteroid enjeksiyonları faydalı olabilir.Son zamanlarda siklosporin ile iyi sonuçlar alınmaktadır, fakat builacın böbrek üzerinde yan etkileri olduğu için, diğer tedavilere cevapvermeyen ilerleyici hastalıkta kullanılmalıdır. Uygun egzersizler çokönemlidir. Eklem harabiyeti gelişen hastalarda
Psoriazis sedef hastalığı
Psoriazis epidermisin asiriproliferasyonu ile karakterize kronik "papuloskuamoz" hastaliktir.Vakalarin cogunun kendine has bir klinik gorunumu vardir fakat bircokatipik tablo gorulebilir88. Bu lezyonlarin ortak noktasi ortasi gumusibir pullanma gosteren kucuk eritemli papuller seklindeki uniterlezyonlaridir. Bu papuller, plaklar olusturacak sekilde birlesirler.Gumusi pullanmalar parakeratotik stratum korneum icinde notrofillericerir. Notrofiller Zumbuch'un akut pustuler psoriazisinde deridepustul, hatta "pu golcukleri" olusturacak kadar yogun olabilir.Psoriazis vulgaris' in pullanan plaklari diz ve dirsekler gibi travmave surtunmeye acik bolgelerde daha siktir fakat sacli deriyi veya digerbolgeleri de tutabilirler. El, ayak ve tirnaklar etkilenebilir. Buhastalarin hayati tehdit edici ya da von Zumbusch formundaki gibi tumvucutta pustuller, ates, elektrolit bozukluklari ve periferiknotropeniyle seyreden eritroderma olusturmayan kronik ve oldukca stabilbir psoriazis formu vardir. Tedavi edilmeyen agir hastalardahipoalbuminemi, elektrolit kaybi ve sepsisten olum olusabilir. Inversepsoriazis' te plaklar baslica intertriginoz bolgeleri tutarlar.Hallopeau'nun acrodermatitis continua' sinda psoriazis el ve ayaklarasinirlidir. Gebelikte alevlenen psoriazis yanlislikla "kacinilmasigereken bir terim olan" "impetigo herpetiformis" seklindeisimlendirilir. Streptokok enfeksiyonlarindan sonra hastaliktaalevlenme olabilir. Bir bolgeye uygulanan travma burada lezyonolusumuna sebep olabilir (Koebner isareti). Gumusi pullarin kazinmasitoplu igne ucu seklinde kanama noktalarinin belirmesine yol acabilir(Auspitz isareti). Andrew'nun pustuler bakterid' i avuc ici ve ayaktabanlarina lokalize pustuler bir dermatit seklidir. Bu lezyonunpustuler psoriazis ile tartismali bir iliskisi bulunur ve sistemikantibiyotik tedavisine cevap verisiyle ayirdedilir69. PATOLOJI. Tamolarak gelismis psoriazis plaklarinin histopatolojik ozellikleriayirdettiricidir. Ancak erken formlar ve kismen tedavi edilen vakalarintaninmasi zor olabilir. Tam gelismis plaklarda yuzeydeki pullanmadiffuz olarak parakeratotiktir ve fokal notrofil kumelenmeleri (Munroapseleri) ihtiva eder. Bu pullanmanin altindaki epidermis granulertabakasini kaybeder ve rete ridgelerdeki uzamayla hiperplaziye ugrar.Rete ridgeler genellikle oldukca uniform sekil ve buyukluk gosterirler.Stratum spinozumun ust tabakalari ve stratum granulozumdakikeratinositler arasinda notrofillerin birikimiyle intraepidermalpustuller (Kogoj'un spongiotik pustulu) olusur. Genel olarakkeratinositler RNA iceriginin artisi nedeniyle oldukca bazofiliksitoplazmali gorunurler. Mitozlar coktur ve bazal tabakanin uzerinedogru da cikarlar. Cekirdekler buyuk, cekirdekcikler belirgindir fakatgercek anlamda nukleer atipi bulunmaz. Papiller dermis ozellikle dermalpapilla uclarinda odemlidir. Kan damarlari genis ve kivrintilidir,duvarlari incelmistir ve cok kucuk segmentler halinde epidermis bazalmembranina temas ederler. Bu damarlar etrafinda ve papiller dermiste azmiktarda notrofil bulunabilir. Eozinofiller ve plazma hucreleri yokturveya cok nadirdir. Genellikle yuzeyel vaskuler pleksus cevresinde ortaderecede yogun bir lenfsitik infiltrat bulunur. Erken lezyonlardavaskuler dilatasyon ile epidermise dogru goc eden az sayida notrofil velenfosit gorulur. Pullanma olan yerde granuler tabaka azalir vepullanma bolgesi parakeratotik hucre kumeleri tepelerinde notrofillerbulunacak sekilde parakeratotik hal alir. Dermal papilla uclarindakucuk kanamalar olabilir. Gec lezyonlar genellikle regresyona veyatravmaya ugradiklarinda ya da kismen tedavi edildiklerindeayirdettirici histolojik tablolarini kaybederler. Regresyona ugrayanlezyonlarda pullanmalar ortokeratoz ve parakeratoz karisimindan olusur.Travma rete ridgelerin duzensiz akantoza ugramasina yol acar. Topikalsteroid tedavisinden sonra notrofillerin miktari azalir. Yuzeydekiortokeratoz sahalari altinda granuler tabaka geri doner. Topikalsteroidler papiller dermal odemi azaltir, dermal papilladaki kandamarlari daha az dilate ve incedir. Kalan histolojik ozelliklerpsoriazis icin tani koydurucu degildir. Yuzeyel mantarenfeksiyonlarinin olusturdugu lezyonlar gross ve mikroskopik olarakpsoriazise cok benzer. Bu biyopsi orneklerinin mantar varligi acisindanPAS boyalariyla taranmasi onerilir. Eozinofiller bulundugu zaman,psoriatik diatezi olan bir hastada ilâc reaksiyonu gozdengecirilmelidir. Bu gibi bir karisik infiltrasyon bir ilâc reaksiyonubolgesine lokalize Koebner fenomeninde sik gorulur. Yogun plazmahucresiyle az miktarda eozinofil varligi spiroketler icin ozelboyalarin yapilmasini ve lupus eritematozus icin immunolojikcalismalarin yapilmasini gerekli kilar. Kronik fotodermatit depsoriaziform olabilir fakat genellikle lenfoid infiltrat plazmahucreleri ve eozinofil icerir. Bazi AIDS'li hastalarda psoriazistenplazma hucrelerinin dermiste bulunusuyla ayrilan psoriaziform birdermatit ("AIDS'in psoriaziform dermatiti") olabilir. Epidermistekipullanma daha azdir (hasta kasimadigi surece notrofil icermez) velenfositik infiltrasyon, keratinositlerde tek hucre nekrozu,lenfositlerin karyorektik nekrozu ile ayirdedilir. Psoriazisvulgarisin HLA-B13, HLA-B17 ve HLA-Cw6 ile birlikteligi vardir. Erkenlezyonlarda lenfositlerin epidermisteki keratinositlere tutunmasiniuyaran ICAM-1 bulunabilir. Lezyonlarin gelisiminde lenfositler velenfokinler rol oynayabilir. Siddetli psoriazisi olanhastalardakeratinosit yuzeylerinde HLA-DR antikorlariyla, sinif II doku uyumantijenlerinde pozitiflik tesbit edilmesi bu hastalarda psoriatikartrit gelisme riskine isaret eder ve bu durum psoriazisli hastalarin%7 kadarinda gozlenir. Seboreik dermatit. Seboreik dermatit geneltoplumun %3 kadarinda gorulen, sebebi bilinmeyen, kronik, pullanan,spongiotik ve psoriaziform bir dermatittir. Hastaligin siddeti cok sikgorulen sacli derinin minimal kepeklenmesinden, siddetli eritroderma,pullanma ve aralarinda ates, ishal gibi sistemik semptomlarinbulundugu, sekonder bakteriyel enfeksiyonlar araciligiyla olume nedenolabilen nadir gorulen Leiner hastaligina (veya yenidoganin eritrodermadeskuamativa'si) kadar genis bir dagilim gosterir. Seboreik dermatitsacli deri, supraorbital bolgeler, yuz, gogus orta kismi veintertriginoz bolgeler gibi sebase follikullerin belirgin oldugusahalardaki deriyi etkiler. Bakteri ve mantarlarla ozellikle Candidaalbicans ile sekonder enfeksiyon olabilir. Klinik incelemede uniterlezyon sarimtrak "yagli" gorunumde pullanmasi olan eritemli birpapuldur. Kasinti siktir. PATOLOJI. Seboreik dermatitin erkenlezyonlari kil follikullerinin deliklerinde notrofil ve lenfositlerinbulundugu spongiyoza sahiptir fakat lezyonlarin siddeti arttikcainterfollikuler epitele de ilerleme olur. Yuzeydeki kabuk bir miktarnotrofil iceren sivi birikimi sahalarinin bulundugu parakeratozdanolusur. Epidermal hiperplazinin sekli psoriazise benzer fakatpsoriazise gore spongiyoz daha coktur. Yuzeydeki kurut icinde sikliklabircok Pityrosporum maya mikroorganizmasi bulunur. Etyoloji, genetikfaktorler, sebase lipidin karakteri ve deri yuzeyinin mikrobiyolojikortamina bagli oldugundan karmasiktir. Topikal steroidler gibiPityrosporum ovale (Malassezia ovale)' nin tedavisi de bir miktarrahatlama saglayabilir. Seboreik dermatitin Parkinson hastaligi gibibazi norolojik hastaliklarla ilgi cekici bir beraberligi de vardir.AIDS'te siddetli bir sebore benzeri dermatit, ilerleyen immunolojikyetmezligin sik gorulen bir bulgusudur.
PİŞİK
Bebek Bezi ve Pişik Yenidoğan bebek, tuvalet kontrolünü hayatının ilk dönemlerinde yapamaz.Bebek idrar ve dışkısını kontrolsüzce dışarı atar. Bu atıklar, bebeğinson derece hassas olan cildi üzerine, tahriş edici etkiye sahiptir.Cildin yüzeyindeki ince, koruyucu yağ tabakası, bu nem ve atıklarcageçilir ve cilt tahriş olur.
Buna fırsat vermemek amacı ile,insanoğlu çok eski devirlerden beri, bebeklerin altına, atıklarıemebilecek ve cildi mümkün olduğunca kuru tutacak yaprak, toprak vedaha sonraları bezler koymuşlardır. Günümüzde kağıt bazlı, bir kezkullanımlık bebek bezleri, bu konuda en yaygın kullanılan çözümdür.
İsterkumaş, ister kağıt bezler kullanılsın, zaman zaman bebeklerin poposundakendisini parlak kırmızı renk ile gösteren tahriş durumları ortayaçıkar. Bu tablo pişik olarak adlandırılır. Neyse ki pişikler çoğunluklaçok ciddi tablolar halinde seyretmez. Bazı basit, temel koruyucuişlemler, bebeği pişikten veya daha ciddi durumlardan korur.
Kumaşya da kağıt bezlerin kullanılmasında en önemli konu, sıkdeğiştirmektir. Kullanılan bez ne zaman ıslanır veya dışkı ilekirlenirse değiştirilmelidir. Amaç bebeğin altının kuru tutulmasıdır.
Eğeryeteri sıklıkta, bezleri değiştiriyorsanız, başka hiçbir şeyeihtiyacınız yoktur. Talk pudrası, günümüzde çocuk sağlığı uzmanlarıncaönerilmemektedir. Eğer ille de bir pudra tatbik etmek gerekirse, mısırnişastası (bu amaca yönelik olarak hazırlanmış) önerilmektedir. Yapılanbazı çalışmaların, kullanılan pudra zerreciklerinin havada asılıkaldığı ve solunum ile bebeğin akciğerlerine gittiği, nadir de olsapnömoni (akciğerde enfeksiyon, zatüre) yaptığı gösterilmiştir. Yeterlisıklıkta altı değişen bebeğin, pudraya ihtiyacı yoktur. Özellikle,büyükanne-babalar torunlarına bol bol pudra serpmek, losyon sürmektenbüyük keyif almaktadırlar. Bu yaklaşım pişiği engellemez. Bazı çocuksağlığı uzmanlarına göre, kullanılan pudra ve parfüm içeren bazıürünler, aslında bebek cildi için pişiklere neden olabilecek kimyasalmaddeler içermektedir. Bu tür ürünlerin alerjik madde içermediğindenemin olmalısınız.
Bebeğin, kirli altını temizlemenin en etkinyolu sabunlu su ile yıkamak, su ile durulamak ve kurulamaktır. Bir çokaile kokulu sabun veya alkol içeren ürünler kullanırlar. Bu ürünler depişiklere neden olabilirler. Pişik görüldüğünde, hemen sadece sabunlusu ile temizliğe dönülmelidir. Bazı uzmanlar, dışkı yapılmış poponun,içine 1-2 damla bebek yağı ilave edilmiş ılık su ile hafifçeyıkanmasını önermektedirler. Bu alan, daha sonra temiz, yumuşak, emicibir bez ile temizlenir.
Bebeğin altının değişimi sırasında 10-15dakika süre ile bez bağlanmadan, bebeğin altının açık olması ve havaile teması da oldukça koruyucudur.
Bebeğin altı bağlanırken, mümkün olduğunca bel bölgesinde gevşek bağlanmalı ve havanın bez içinde dolaşması sağlanmalıdır.
Bebeğinaltı bağlandıktan sonra naylon bir külot (muşamba) veya sızdırmayıengelleyici katman koyulmamalıdır. Cildin hava almasını engellediğigibi nemin de içeride kalmasına neden olarak pişiklerin oluşumuna nedenolur.
Eğer Pişik Varsa Bebeğin altını sabunlu su ile temizleyin,durulayın ve kurulayın.Pişik olan bölgeleri, idrar ve dışkıdan korumakiçin kalın tabakalar halinde, pişik için eczanelerde satılan kremlerdenkullanınız.
Ne Zaman Doktora Gitmeli?
Bütünbebeklerde zaman zaman pişik görülebilir. Bunlar yüzeysel tahrişlerdir.Yukarıda açıkladığımız basit önlemler ile birkaç gün içinde geçmiyorise doktorunuza başvurmalısınız. Pişik ilerledikçe cilt, daha parlakkırmızı bir renk alır, kasıklar da kızarır, kırmızı alanlardanodaklanan yuvarlak kırmızı lekeler sağlam ciltte de görülür. Çok ağrılıhale gelir, kaşıntı olabilir. Özellikle pişik kremlerine rağmen 3-4 gündevam eden olgularda, maya veya mantar enfeksiyonu düşünülür. Eğerpişik alanlarında sivilcemsi yapılar, küçük kabarcıklar görülüyor isemikrobik enfeksiyonlar düşünülmeli ve hekime gidilmelidir.
Bebek Bezi ve Sağlık
Bebekbezi, bebeğinizin sağlığı açısından size büyük ipuçları verir. Bebeğingünde kaç kez idrar yaptığını veya dışkılama yaptığını takipedebilirsiniz.
Bu da size -Bebeğinizin yeterli su alıp almadığını -Yeni aldığı besine karşı reaksiyonunu -Üriner ve sindirim sistemi sağlığı hakkında bilgi edinmenizi sağlar.
Normaldebebeğin idrar rengi neredeyse renksizdir veya hafif sarıdır. Alınanbesinler, ilaçlar ve bazı hastalıklar idrar renginin değişmesine nedenolur. Özellikle yeni doğan bebekler yeteri kadar su alamıyorlar iseidrar rengi pembe olabilir. Bunun nedeni ürat kristalleridir. Böyledurumlarda doktorunuza başvurmalısınız.Doktorunuz bebeğin idrarını testederek, renk değişikliğinin susuzluktan mı yoksa başka bir nedenden miolduğunu ayırt edecektir.
Bebek bezlerini tuvalete atmayınız. Kullan-at bezlerde mutlaka bebeğinizin cins, kilo ve yaşına göre uygun ürünler kullanınız.
Saç Dökülmesi
Hazırlayan : Doç. Dr. Burhan Aksakal Gazi Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı
Saçlar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
Herbir saçın yaşam döngüsü vardır. Bunlar yaklaşık olarak üç yıl ya dadaha fazla süren aktif dönem, hemen bunu izleyen ve birkaç gün sürengeçiş dönemi ve ardından da üç ay kadar devam eden dinlenme dönemidir.Saçlar günde yaklaşık olarak 1/3 mm uzar. Fizyolojik olarak bir güniçinde ortalama 100 kadar saç dökülmesi söz konusudur.
Saç dökülmesini tanımlar mısınız?
Saçdökülmesine tıp dilinde alopesi adı verilir. Saçların insan yaşamı içinyaşamsal önemi yoktur ancak çok önemli psikolojik işlevleri bulunur.Özellikle kadınlarda büyük stres yaratabilir.
Saç dökülmesine yol açan etmenler nelerdir?
Saç dökülmeleri nedbesiz (skarsız) veya nedbeli (skarlı) olabilir.
Skarsızolan alopesilerin en sık görülen nedeni androgenetik alopesi lerdir.Saçlarda incelmeyle başlayan hastalık erkeklerde daha şiddetliseyreder. Zemininde ırsi bir yatkınlığın olduğu düşünülmektedir.Tedavisinde bazı hormonal ilaçlar kullanılır. Halk arasında yanlışolarak saçkıran adıyla bilinen önemli bir skarsız alopesi nedeni dealopesi areata dır. Bu hastalığın en sık görülen şeklinde saçlı derideodaklar halinde saç dökülmeleri vardır. Vücudun savunma sistemlerindekiyetersizlik sonucunda bazı enfeksiyon odaklarının tetiklemesiyle ortayaçıktığı düşünülmektedir. Kendiliğinden de düzelebilen hastalığınşiddetli şekillerinde kortizonlu ilaçlar ve ışık (PUVA) tedavisikullanılabilir. Bu hastalıklar haricinde Telogen effuvium denilen aktifdönemdeki saçların bir anda ve çok sayıda dinlenme dönemine geçmesi ilegelişen bir tablo vardır. Burada yaygın bir saç dökülmesi olur. Saçlar3-4 ay içinde incelir ve seyrekleşir. Yenidoğan döneminde ve doğumsonrasında fizyolojik olarak görülebilir. Bundan başka siddetlienfeksiyon hastalıkları, ağır seyirli müzmin hastalıklar, büyük cerrahigirişimler, tiroid bezinin az çalışması, sara hastalığı için kullanılanilaçlar, hormonlar ve ağır metaller böylesi bir tabloya neden olabilir.Tedavisinde bu tabloya yol açan etmenlerin ortadan kaldırılmasıesastır. Bunlardan başka demir, protein, çinko eksiklikleri, radyasyontedavisi, frengi hastalığı ve mantar hastalıkları skarsız saçdökülmelerine yol açabilmektedir. Özellikle kadınlarda saçların arkadatopuz yapılması veya güneş gözlüklerinin sürekli olarak bir saçtutacağı gibi kafada tutulmasının da gerginlik tipi alopesiye nedenolabileceği unutulmamalıdır.
Skarlı alopesilerde ise saç kökütahrip olduğundan skarsız alopesilerdeki gibi saçların yeniden gelmeolasılığı söz konusu değildir. Şiddetli yaygın kimyasal veya termalyanıklar, deri kanserleri, ışın tedavileri, bazı şiddetli mantarenfeksiyonları ile bazı ciddi dermatolojik hastalıklar sonucundagörülebilirler.
Sonuç olarak ne söylenebilir?
Saçdökülmesi hangi nedene bağlı olursa olsun eğer bir kişi böyle birdurumdan yakınıyor ise hiç paniğe kapılmadan bir Deri Hastalıkları(Dermatoloji=Cildiye) uzmanına başvurmalıdır. Bazen çözümün çok basitolabileceği unutulmamalıdır.
SAÇ DÖKÜLMESİ:ALOPESİ
TANIM:
Saçdökülmesine tıp dilinde alopesi adı verilir. Saçların insan yaşamı içinyaşamsal önemi yoktur ancak çok önemli psikolojik işlevleri bulunur.Özellikle kadınlarda büyük stres yaratabilir.Her bir saçın yaşamdöngüsü vardır. Bunlar yaklaşık olarak üç yıl ya da daha fazla sürenaktif dönem, hemen bunu izleyen ve birkaç gün süren geçiş dönemi veardından da üç ay kadar devam eden dinlenme dönemidir. Saçlar gündeyaklaşık olarak 1/3 mm uzar. Normal şartlarda, her gün yaklaşık olarakkafamızdaki saçlardan 50-100 arasında saç telini kaybederiz. Anormalsaç dökülmesi durumlarında ise bu sayı artar ve taraklarınızda, banyove lavabo giderlerinde ve elbiselerinizde aşırı miktarda saçbiriktiğini görürsünüz.
NEDENLER: Saç dökülmelerinedbesiz (skarsız) veya nedbeli (skarlı) olabilir.Skarsız olanalopesilerin en sık görülen nedeni androgenetik(Erkeklik hormonunabağlı) alopesi lerdir. Saçlarda incelmeyle başlayan hastalık erkeklerdedaha şiddetli seyreder. Zemininde ırsi bir yatkınlığın olduğudüşünülmektedir. Tedavisinde bazı hormonal ilaçlar kullanılır. Halkarasında yanlış olarak saçkıran adıyla bilinen önemli bir skarsızalopesi nedeni de alopesi areata dır. Bu hastalığın en sık görülenşeklinde saçlı deride odaklar halinde saç dökülmeleri vardır. Vücudunsavunma sistemlerindeki yetersizlik sonucunda bazı enfeksiyonodaklarının tetiklemesiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.Kendiliğinden de düzelebilen hastalığın şiddetli şekillerindekortizonlu ilaçlar ve ışık (PUVA) tedavisi kullanılabilir. Buhastalıklar haricinde Telogen effuvium denilen aktif dönemdeki saçlarınbir anda ve çok sayıda dinlenme dönemine geçmesi ile gelişen bir tablovardır. Burada yaygın bir saç dökülmesi olur. Saçlar 3-4 ay içindeincelir ve seyrekleşir. Yenidoğan döneminde ve doğum sonrasındafizyolojik olarak görülebilir. Bundan başka siddetli enfeksiyonhastalıkları, ağır seyirli müzmin hastalıklar, büyük cerrahigirişimler, tiroid bezinin az çalışması, sara hastalığı için kullanılanilaçlar, hormonlar ve ağır metaller böylesi bir tabloya neden olabilir.Tedavisinde bu tabloya yol açan etmenlerin ortadan kaldırılmasıesastır. Bunlardan başka demir, protein, çinko eksiklikleri, radyasyontedavisi, frengi hastalığı ve mantar hastalıkları skarsız saçdökülmelerine yol açabilmektedir. Özellikle kadınlarda saçların arkadatopuz yapılması veya güneş gözlüklerinin sürekli olarak bir saçtutacağı gibi kafada tutulmasının da gerginlik tipi alopesiye nedenolabileceği unutulmamalıdır. Skarlı alopesilerde ise saç kökü tahripolduğundan skarsız alopesilerdeki gibi saçların yeniden gelme olasılığısöz konusu değildir. Şiddetli yaygın kimyasal veya termal yanıklar,deri kanserleri, ışın tedavileri, bazı şiddetli mantar enfeksiyonlarıile bazı ciddi dermatolojik hastalıklar sonucunda görülebilirler.
TANI: a) Hastalığın süresi, başlangıç yaşı, rekürrensler ve yayılım b) belirtiler( Hastalığın aktivasyondan önce veya saç büyümesi ile eş zamanlı yanma, kaşıntı, karıncalanma ) c) Stress ile şiddetlenme d) Genetik yatkınlık c)Fizik muayenedeki yaygın bulgular aşağıdakileri içermelidir: (1) Oval veya yuvarlak sınırlı, saç kaybı (2) Kısa, gittikçe sivrilen saçlar etkilenen bölgelerde bulunabilir ( ÜNLEM işareti saçlar ) (3) Tek veya çok sayıda alanlar saçlı deri ve yüzde görülür. Fakat kıllı bölgelerde de görülebilir. (4) Tüm saçların kaybı ( A. Totalis ) veya tüm vücut kıllarının kaybı ( A. Universalis ) şeklinde olabilir. (5) Skatris bulunmaz. (6) Klinik olarak belirgin inflamasyon nadir olmasına rağmen görülebilir.
TEDAVİ: Başarılıtedavi hastalığın başlangıç yaşına ve yaygınlığına bağlıdır. Erkençocuklukta başladı ise prognoz kötüdür. Eğer hastada tedaviye cevap 2-6ayda alınamazsa başka bir tedavi denenebilir.
1. Cerrahi Olmayan Tedaviler: Kortikosteroidler,Puva,Topikal Minoksidil, Saç Protezleri,Psikolojik Destek, Skuarik AsitDibütilester, Diphenylcyclopropenone, Cyclosporin,İsoprinosine..Mantara bağlı alopeside 6-12 hafta boyunca ilaç kullanmakve bazen şampuan (selenyum sülfit veya ketokonazol içeren) ile tedaviyidesteklemek gerekebilir.Lokal minoksidil (tansiyon düşürücü bir ilaç)veya oral finasteride (sadece erkeker için) kullanılabilir.
2. Cerrahi Seçilmişvakalarda kısmi saç replasman cerrahisi, Seçilmiş vakalarda kozmetiktatuaj, Yine saç ekimi denilen yöntemleri ve saçsız bölgenin ameliyatlaalındığı yöntemleri kullananlar vardır.
Mantara bağlı alopeside6-12 hafta boyunca ilaç kullanmak ve bazen şampuan (selenyum sülfitveya ketokonazol içeren) ile tedaviyi desteklemek gerekebilir.
Erkektipi ve kadın tipi saç dökülmesi gelişen bir çok kadın ve erkek geneldemutludur ve tedaviye gereksinim duymazlar. Tıbbi tedavi isteyenler içinise lokal minoksidil (tansiyon düşürücü bir ilaç) veya oral finasteride(sadece erkeker için) kullanılabilir. Yine saç ekimi denilen yöntemlerive saçsız bölgenin ameliyatla alındığı yöntemleri kullananlar var.
ÖNLEME: Bazıtür saç dökülmeleri, stesi azaltarak, iyi ve dengeli beslenerek, saçbakım teknikleri konusunda daha bilinçli davranarak ve saç dökülmesinenden olan ilaç kullanımından (mümkünse) kaçınarak engellenebilir.Mantar enfeksiyonlarına bağlı saç dökülmesi; saçları temiz tutarak veşapka, tarak gibi malzemeleri baçkaları ile paylaşmayarakengellenebilir. Erkek tipi alopesi de bazen bazı ilaçların kullanımıile engellenebilir.
SONUÇ VE TAVSİYELER: Saç dökülmesihangi nedene bağlı olursa olsun eğer bir kişi böyle bir durumdanyakınıyor ise hiç paniğe kapılmadan bir Deri Hastalıkları(Dermatoloji=Cildiye) uzmanına başvurmalıdır. Bazen çözümün çok basitolabileceği unutulmamalıdır.
KAYNAKLAR: • Bergfeld, WF Redmond, GP.: Andogeneic alopecia. Dermatologic Clinics, 5:491,1987 • Mitchell, A.V. Kruli, EA. (ends); Dermatologic Clinics, 5 (3): 483-603,1987 • Olsen, E.A.: Primary Çare, 16 (3) : 768-787,1989 • Bruke, K.E.: Pastgrad Med. 85 (6): 52-77. 1989
|