|
boxcigar
|
 |
« : Temmuz 28, 2007, 07:53:29 ÖS » |
|
El Biruni Birunî Eserlerindeki yüksek fen bilgileri, kendinden sekiz asır sonragelen fen bilim adamlarını dahi hayrette bırakmış, bugünkü fenninmimarlarının rehberi olmuş büyük fen ve islâm âlimidir...
Arapça yazdığı kitaplarda sık sık Türkçe kelimeler kullanması , ilkastronomi gözlemlerini Türklerin oturduğu bölgelerde yapması onun Türkolduğunu göstermektedir, ve bu yüzden Türk bilgini olaraktanınmaktadır. İsmi Muhammed bin Ahmed el Birunî el- Harezmi olupkünyesi Ebû Reyhan’dır. Birunî ya da Beyruni ismiyle ün yapmış olup,batı dünyasında Ali Boron adıyla tanınmaktadır. Çok yönlü bir bilginolan Birunî matematik, astronomi, tıp, trigonometri, fizik, doğabilim,eczacılık, jeoloji, sosyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, etnoloji ,dinler tarihi, filoloji , botanik, mineraloji gibi alanlarda 100 denfazla eser vermiştir. Birunî Türkçe, Arapça, Farsça, Sanskritçe,Yunanca, İbranice bilmekteydi ve sadece İslâm aleminde değil tümdünyada tanınmakta ve saygıyla anılmaktadır.
Vasili V. Bartold tarafından “en büyük İslâm bilgini” olarak nitelenenBirunî akılcı ve nesnel yöntemiyle yalnız İslam dünyasının değil,çağının en büyük bilginleri arasında yer alır. Eserlerinin çoğu batıdillerine çevrilmiş ve defalarca basılmıştır. 1973 yılında doğumunun1000. yıldönümü olması nedeniyle UNESCO’nun önayak olması ile bütündünyada anılmıştır. Hayatı Birunî 973 (H. 362) yılında Zilhicce ayınınüçüncü günü Kas’da doğmuştur.
Küçük yaşta iken babasını kaybetmiş çok zor şartlar altındayetişmiştir. Daha çocuk yaşta üstün kabiliyeti ve keskin zekası iledikkatleri üzerine çekmiş, Harezmşah hanedanından meşhur âlim vematematikçi Ebu Nasr Mensûr bin Ali Irak onu himayesi altına almıştır.Onun aracılığıyla Harizm sarayına girerek dönemin ünlü bilginlerindenmatematik ve astronomi öğrenimi görmüştür. Ebu Abbas memnun binMuhammed Kas kentini alarak Batı Harizm Sülalesinin egemenliğine sonverince (995), bir süre Rey’de kaldıktan sonra Cürcan’a yerleşerekSultan Kabus Vüşmgir’in sarayına girmiş, orada el-Âsâru’l-bâkiye ani’lkuruni’l-haliye adlı tarih ve kronoloji alanındaki ünlü yapıtınısultana sunmuştur (1001). Yeniden Harizm’e dönerek (1003 ya da 1009)çalışmalarını Sultan Memnun bin el- Memnun’un sarayında sürdürmüş,sarayda başta İbni Sina olmak üzere Ebu-Nasr, İbni Miskeveyh gibidönemin meşhur âlimleriyle tanışarak yakınlık kurmuştur.
Gazneli Mahmut’un 1017’de Harezm devletine son vermesiyle Gazne’yegelerek , 44 yaşında iken Gaznelilerin himayesine girmiştir. GazneliMahmut’tan olduğu gibi oğlu Mesut ve torunu Mevdut’tan da yardım destekve saygı görmüştür. Gazneli Mahmut’un Hindistan seferinde, Sultan’ınbaş danışmanlığını ve hazine genel müdürlüğünü yapmış, Gazneli Mahmutonun için “Sarayımızın en değerli hazinesidir” demiştir. Hindistan’ınfethinin ardından Hindistan’ın Nendene şehri civarında çeşitli ilmiçalışmalar yapan Birunî, orada Sanskritçe’yi öğrenmiş, Hintlilerin örfve adetlerini incelemiş ,sonra tekrar Gazne’ye dönmüş, ömrünün gerikalanını orada geçirmiştir ve bu, bilimsel çalışmalar yönünden enverimli dönemi olmuştur. Uzun yıllar boyunca hazırladığı TahdiduNihayeti’l- Emâkın adlı kitabını bu dönemde tamamlamıştır (1025).
Sultan Mesud döneminde Ortaçağ asrtonomisinin en önemli kaynaklarındanolan El- Kanunü’l Mesudî adlı kitabı yazmış ve sultana ithaf etmiştir.Öteki çalışmalarının yanında, ünlü filozof ve bilgin Ebubekir Razi’ninkitaplarının, İslâm tarihi açısındam büyük değer taşıyan kataloğunuhazırlamıştır. Gazne’de ölen Birunî’nin ölüm tarihi tam olarakbilinmemektedir. Değişik kaynaklarda 1048-1061 yılları arasında değişentarihlerde vefat ettiği belirtilmektedir. Bilim Anlayışı Birunî, özgürdüşünce ve sağlam bilgiye aykırı düşen boş ve temelsiz inançlara,düşüncelere önem vermemesi bakımından bir Ortaçağ bilgini olmaktan çokbir Yeniçağ bilgini kabul edilebilir. Simya, sihir, büyü gibi batılinançlara inanmayan Birunî Kitabü’lCevahir fi Marifeti’l-Cevahir adlıkitabında yağmur taşıyla yağmur yağdıralamayacağı veya zümrütün yılanüzerinde etki yaptığı yolundaki inaçları yıkmaya çalışmıştır.
Birunî tükenmek bilmeyen bir gözlem ve araştırma çabasına nesnellikilkesini ve içten bir dindarlık ruhunu da ekleyerek her yönden yetkinbir kişilik sergilemiştir. Bir hipotezin deneyle doğrulanması düşüncesiyanında ölçmeye verdiği önem kendisini fizik ve matematik çağdaşkavranışına oldukça yaklaştırmıştır. Çünkü o bir felsefeci olmaktan çokbir bilim adamıdır. Bilim adamı olarak yapıcı ve eleştirel birzihniyette, bilimsel konularda sığ ve yüzeysel kalmaktan süreklikaçınmış, bu nedenle bütün ömrünü bilgi birikimlerini deney vegözlemlerle doğrulama uğruna harcamıştır. Birunî deney ,gözlem venesnellik ilkelerine dayanan bilimsel yönetemini doğa bilimlerininyanında sosyal bilimlerde de uygulamıştır. Birunî’ye göre ilmin hazzı,yani hakikatı araştırma zevki, en yüksek zevkler arasındadır. Buhususta kendisi şöyle demektedir: “ İlim adamına yani ilim hizmetçisinelazım ve kaçınılmaz olan şey, ilmin bütün sahalarında yeterli birseviyede olmasa bile, ilimler arasında bir ayırım yapmamak, herbirininhakkını vermektir.
Çünkü ilim güzeldir, lezzeti de kalıcıdır. Araştırma boyunca bu lezzetsürer gider. Çalışma bitince lezzet de son bulur. İlim adamı kendindenönce gelen âlimleri hor gözle bakmamalı, tevazû ile eserlerineyaklaşıp, istifade etmelidir. Böylece en doğru ve en sağlam bilgilereulaşacak, kusurlu, hatalı bilgilerden uzak durmuş olacaktır.
İlmin ilerlemesi ve gelişmesi için şunlar lüzumludur:
1. İlmi düşünceye serbestlik tanınmalı, yani ilimde söz sahibi olanlanlar fikir hürriyetine sahip olmalı. 2. İlmi çalışmalar açık ve sağlam metodlara dayanmalı. 3. İlim; bâtıl düşüncelerden, sihir ve hurafelerden arınmış olmalı. 4.Gerçek ilim adamlarına çalışma zevk , şevk ve gayretleri arttıranteşvik tedbirleri alınmalı. 5. İlmin ilerlemesi için lüzumlu her türlü maddi, sosyal, teknik şartlar ve imkanlar hazırlanmalı. 6. İlme, ilmî eserlere ve ilim adamlarına hürmet edilmeli, itibarları sağlanmalı. 7. İnsanların dikkat ve alâkaları ilmî konulara çekme çalışmaları yapılmalı. 8. Devletin ileri gelen adamları , ilmin gelişmesi için gereken tedbirleri tespit edip , hemen bunları tatbik etmeli. ”
Bazı Önemli Bilimsel Çalışmaları Astronomi ve Matematik İlk astronomigözlemlerini 990’da yapmıştır. Bu daha 17 yaşındayken astronomideverimli bir düzeye ulaştığını göstermektedir.
|