|
boxcigar
|
 |
« : Temmuz 29, 2007, 01:50:53 ÖÖ » |
|
Dünya'nın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucuelde edilen verilerin desteklediği bir Yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bumodele göre, Yerküre'nin dış kısmında yaklaşık 70-100 km kalınlığındaoluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar butaşkürede yer alır.
Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağaManto adı verilir. Manto'nun altındaki çekirdeğin nikel-demirkarışımından oluştuğu kabul edilmektedir. Yer'in, yüzeyden derinegidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının,Yer'in çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek, çekirdeğin sıvıbir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Manto, genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe, içindeyerel sıvı ortamları bulundurmaktadır. Taşküre'nin altında Astenosferdenilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır. Burada oluşan kuvvetler,özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta vebirçok "Levha" lara bölünmektedir.
Üst Manto'da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ileoluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılarayükseldikçe Taşküre'de gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonlarınkırılmasıyla, levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadarbüyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerindeduran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup,birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareketetmektedirler.
Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde, levhalar birbirlerindenuzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magma da okyanus ortası sırtlarınıoluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerdesürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıyaManto'ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır.Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay, Taşküre'ninaltında devam edip gitmektedir.
İşte Yerkabuğu'nu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri,birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya daaltına girdikleri bu levhaların sınırları Dünya'da depremlerinoldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya'da olandepremlerin büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıklarılevha sınırlarında, dar kuşaklar üzerinde olusmaktadır.
Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında,harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareketedebilmesi için, bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir. İtilmekteolan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığızaman bir hareket oluşur. Bu hareket, çok kısa bir zaman birimindegerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadaryayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar.
Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönündenuzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır. Bu sırada Yeryüzü'nde, bazengözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve fay adı verilen arazikırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen Yeryüzü'nde gözlenemez, yüzeytabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuşve Yeryüzü'ne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yenidenoynayabilir.
Depremlerinin oluşumunun bu sekilde ve "Elastik Geri Sekme Kuramı" adıaltında anlatımı, 1911 yılında, Amerikalı Reid tarafından yapılmıştırve laboratuvarlarda da denenerek ispatlanmıştır. Bu kurama göre,herhangi bir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birimdeformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik birdeğere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca varolan sürtünme kuvvetiniyenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirinegöreli hareketlerini oluşturmaktadır.
Bu olay ani yer değiştirme hareketidir. Bu ani yer değiştirmeler isebir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin, açığa çıkması,boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuçolarak yer katmanlarının kırılma ve yırtılma hareketi ile olmaktadır.
Aslında kayaların, önceden bir birim yer değiştirme birikimineuğramadan kırılmaları olanaksızdır. Bu birim yer değiştirmehareketlerini, hareketsiz görülen Yerkabuğu'nda, üst mantoda oluşankonveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyonakadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonrada kırılmaktadır.
İşte bu kırılmalar sonucu depremler oluşmaktadır. Bu olaydan sonra dakayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan gerilmelerin ve enerjininbir kısmı ya da tamamı giderilmiş olmaktadır. Çoğunlukla bu depremolayı esnasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayınher iki tarafında ve ters yönde oluşmaktadırlar.
Faylar, genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çokyatay hareket sonucu meydana gelen faylara "Doğrultu Atımlı Fay" denir.Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veyasola hareketlerinden de bahsedilebilir ki bunlar sağ veya sol yönlüdoğrultulu atımlı faya bir örnektir.
Düşey hareketlerle meydana gelen faylara da "Eğim Atımlı Fay" denir.Fayların çoğunda hem yatay, hem de düşey hareket bulunabilir.
|