|
no_fear_06
|
 |
« : Temmuz 30, 2007, 01:09:35 ÖS » |
|
Beynin beslenmesi ihmal edildiği için zihinselengelli çocukların sayısında artış olduğunu açıklayan Prof. Dr. M. EmelAlphan "Beslenme yanlışlarlarıyla oluşan hasar çocuklarındavranışlarını, öğrenme kapasitelerini ve ruhsal durumlarını olumsuzetkiliyor" dedi
Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitimi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.M. Emel Alphan, yanlış beslenme alışkanlarının arttığını belirterek,otizm, disleksi, down sendromu ve hiperaktivite gibi genetikhastalıkların son yıllarda dünyada ve ülkemizde hızlı bir artışgösterdiğini kaydetti. Prof. Dr. Alphan, şunları kaydetti: ''Aslında bizim genetiğimizde son20 yıldır herhangi bir değişiklik olmadı. Değişen, çevreselfaktörlerden birisi olan beslenme. Son yüzyılda yapılan beslenmeönerileri fiziksel büyüme ve proteinle ilişkili. Biz proteinlibesinlerin alınmasına özen gösterdik, fakat esas olan beyninbeslenmesi... Beynin beslenmesi ihmal edildiği için son yıllardazihinsel engelli çocukların sayısında artış var. Modern ülkelerinçoğunda, insanlar daha fazla yiyor ama iyi beslenemiyorlar. Budeğişiklik, besinleri üretip, tüketirken besinlerde oluşturduğumuz bazıbesin ögelerindeki kayıplar nedeniyle 'tip B' malnütrisyonu (beslenmeyetersizliği) oluşmasına neden oldu.'' 50 BESİN ÖĞESİNE İHTİYACIMIZ VAR ''Rafine edilmiş, tüketime hazır, sebze ve meyvelerden yoksun birgıdayla beslediğimiz çocuklarımızı fiziksel risklere soktuğumuzu artıkitiraf etmeliyiz'' diyen Prof. Dr. Emel Alphan, şöyle devam etti:''Uygun beslenme; beynin, vücudun gelişimi ve beyin ile vücuttakihücrelerin yapımı, yakıtı ve yenilenmesi için gereklidir. İhtiyacımızolan 50 besin ögesini besinlerimizle sağlamalıyız. Bu besin ögeleri;vitaminler, mineraller, elzem (omega-3 ve omega-6 ) yağ asitleridir ''Beynin yüzde 60'ının yağdan oluştuğunu, hücre yapısının temel ögesininde omega-3 olduğuna işaret eden Prof. Dr. Alphan, şunları kaydetti: OMEGA DENGESİ BOZULDU ''Endüstrileşmenin başladığı dönemlerden itibaren rafine edilmişbesinlerin üretilip tüketilmesiyle omega-3'de azalma oldu. Omega-3 veomega 6 dengesi bozuldu. Margarinler ve tüketime hazır fırınlanmış veyakızartılmış besinler, yüksek düzeyde hidrojene yağ ve trans yağiçerirler. Bunlar yapay olarak doyurulmuş yağlardır ve besleyiciözellikleri yoktur ve fazla sağlık riski taşırlar. Trans yağ asitleri;kek, bisküvi, kraker gibi atıştırmalıklar ile margarin, kızartılmışpatates, patates cipsi, mısır cipsi, popkorn, hamur yapımındakullanılan katı yağlar, şekerlemeler ve kahvaltılık tahıl gibibesinlerde bulunur" BESLENMEMİZE NELER EKLENDİ? Prof. Dr. Emel Alphan, son yıllarda yanlış beslenme alışkanlıklarınayol açan beslenme diyetine tarımda kullanılan sentetik kimyasallar veçevredeki endüstriyel kirlilik, antibiyotikler, besinlere eklenenbüyüme hormonları ve benzerleri ile besleyici olmayan katkı maddeleri;koruyucular, renklendiriciler, tatlandırıcılar, tat değiştiren ajanlareklendiğini kaydetti. Rafine edilmiş, paketlenmiş ve işlenmişbesinlerden dolayı elzem besin ögesi ve posaların çıktığını,besinlerdeki vitamin ve mineral içeriğinin azaldığını belirtti. Denizürünleri, yeşil sebzeler, fındık, fıstık, ceviz, badem, ve omega-3'ünçocukların favori besinleri listesinde yer almadığını kaydetti. DEMiR HiPERAKTiViTEYi DUSURUYOR Prof. Dr. Emel Alphan, depresyonun, beslenme ile kuvvetli ilişkisibulunduğunu deniz ürünlerinde bulunan omega- 3 yağ asitlerinin bundankoruyucu etkisinin olduğunu kaydetti. Alphan, bir araştırmada, omega-3verilen grubun, boş ilaç verilen diğer grupla karşılaştırıldığı zamanokuma ve heceleme düzeylerinin yükseldiğini ve hiperaktif davranışlardaanlamlı düşüşler olduğuna dikkat çekti. ABD'de yapılan ''Ulusal Diyetve Beslenme'' araştırmasında, 2-18 yaş arasındaki çocuklarda vitamin A,çinko ve demirin gereksinimlerden anlamlı derecede düşük olduğununtespit edildiğini hiperaktif çocuklarda yapılan araştırmalarda beslenmediyetlerine çinko ve demir eklenmesiyle davranışlarda olumludeğişiklikler sağladığını vurguladı. Prof. Dr. Alphan, hiperaktifçocuklara renklendirici ve koruyucu içermeyen bir beslenme diyetiuygulandığında davranışlarda önemli azalmalar olduğunu bildirdi.
|