|
no_fear_06
|
 |
« : Temmuz 16, 2008, 12:31:41 ÖÖ » |
|
Enver Paşa denildiğinde hiç kuşkusuz ilk akla gelen‘Sarıkamış Faciası..” Binlerce askerin dondurucu soğukta şehit düşmesiyıllar boyu hafızalara kazınan ve unutamayacağımız dramatik bir vakıa..Ancak Enver Paşa’nın başka birçok özelliklerinin yanında ÇanakkaleSavaşları’ndaki rölü, nedense pek dile getirilmedi... Bugün 18 Mart 2008… Çanakkale Zaferi’nin 93.yoldönümü… Peki Enver Paşa’nın Çanakkale Savaşlarındaki rolü neydi?Enver Paşa’nın torunu Arzu Enver Sadıkoğlu Cafesiyaset’e yaptığıaçıklamada dedesinin Çanakkale Savaşlarındaki yerini ve rolünü anlattı.Dedeniz Enver Paşa'nın, Çanakale Savaşı'ndakirolü pek konuşulmuyor...Esasen merhum o savaşta da ön plandaydı...Bukonuda neler söylemek istersiniz? Devler ülkesinde devler savaşı olarak adlandırılanÇanakkale savaşının ordularının başkumandan vekili Harbiye Nazırı EnverPaşadır.Yanya kahramanı Esat Paşa kolordu kumandanı Mustafa Kemal iseyarbay rütbesinde tümen komutanıdır. Rusya müttefikleri Fransa ve İngiltere'den Kafkasyacephesinde karşılaştığı baskıyı azaltması için Çanakkale'de saldırıyageçmelerini istemiştir. İngiltere'de Lloyd George ve Winston ChurchillFransa'da da Briand Çanakkale Savaşını bir an evvel başlatmakistiyorlardı. Hatta Churchill bunu Haziran 1915teki nutkunda "Geliboluyarımadasında dünyayı hayret düşürecek büyük bir zaferin öncesindeolduklarını" söylemiştir.Seneler sonra babam Ali Enver (Enver paşanın tek oğlu) Türkiye'ye döndükten sonra askeri eğitim alıp hava kuvvetlerine katılır.2. Dünya Savaşı sırasında İngiltere'de Türkordusunun diğer pilotları ile RAF'da eğitim görürler. O dönemde RaufOrbay Londra'da sefirdir ve dönemin başbakanı Winston Churchill'e EnverPaşanın oğlunun Londra'da olduğunu söyler. Churchill babamı tanımayı çok arzu eder vegörüşmelerinde de babama Enver paşadan övgü ve saygı ile bahseder. veşöyle der: "Senin baban Enver Paşa benim siyasi hayatımı 20 yıl geriyeattı..." Churchill, bu sözleriyle ‘Çanakkale yenilgisini’ kastetmektedir. İtilafkuvvetlerinin Çanakkale Boğazına geldikleri 12 Ağustos 1914 ile gerçekbüyük saldırıya başladıkları 19 Şubat 1915 arasındaki 6 aylık dönemiiyi değerlendiren Enver Paşa gereken takviyeleri (silah ve ordu) yaptı.Askerlerimizin destansı kahramanlığı ve dedemincephede ve cephe gerisinde aldığı komuta kararları ile 19 Aralık 1915 ekadar süren bu kanlı savunma savaşı İtilaf devletlerinin yenilgisi ilesona erdi. İki tarafın da çok büyük kayıplar verdiği bu savaşınneredeyse bizim kahraman askerlerimiz kadar yürekli diğer askerleri deAnzak'lardı. Anzac(Australia New Zealand Army Corps) Avustralya'lı veYeni Zelanda'lı askerlerden oluşuyordu.Ve kendilerini onları hiçilgilendirmeyen bu savaşın içinde bulmuşlardı. Yine seneler sonra sevgili babam Ali Enver'i genç yaşındakaybettiğimizde bu sözünü ettiğim Anzak'lar Avustralya'dan gelipbabamın Türkiye'deki cenazesinde hazır bulunmuşlardı. Dedeniz hep Sarıkamış Harekatı ile gündeme geldi.Oysa Çanakkale savaşında Mustafa Kemal'la yanyana çarpıştı..Dedenizinbu bağlamda vatan sevgisi ve memleket uğruna yaptıkları noktasındaneler söylemek istersiniz?Dedem her zaman vatan ve millet sevgisini herşeyinüstünde tutmuş bir kahramandır.Cepheden cepheye koşmuş, 41 yıllık kısahayatına milleti uğruna verdiği binlerce mücadeleyisığdırmıştır.Canından çok sevdiği ailesinden bu uğurda hep uzak kalmışdoğumuna çok sevindiği biricik oğlunu bile göremeden şehit olmuştur.Babaannem Naciye Sultana yazdığı binlerce mektupta onlardan(ailesinden) uzakta olmanın onu çok üzdüğünü ama vatanı ve milletiuğruna savaşmanın onun kutsal görevi olduğunu yazmış ve hep sabırlametanet telkin etmiştir.Yukarıda da belirttiğim ve herkesce bilindiği gibiMustafa Kemal ve dedem bir çok cephede birlikte savaşmışlardı. DedemAtatürk'ün askeri başarılarını her zaman takdir etmiş ; iltifatlarınıve taltiflerini hiçbir zaman esirgememiştir. Mustafa Kemal'i Çanakkalesavaşında yarbaylıktan albaylığa terfi ettirmiş 19. tümenin komutanıiken Anafartalar'da tüm kuvvetleri onun emrine vermiştir. MiralayMustafa Kemal savaşın bitiminde Paşa rütbesine çıkarılacaktır. Dedem veMustafa Kemal biribirlerinin askeri dehalarına her zaman saygıduymuşlardır. Dedemin memleketi için verdiği sayısız hizmetlerdenbugüne kadar pek bahsi geçmeyen birkaçından bahsedebilirim. Kaymakamrütbesi ile Balkan Savaşları sonucunda kaybedilen eski Osmanlıpayitahtı Edirne'yi bir yıldırım harekatı neticesi 1913'te düşmandankurtardı.Daha sonra Paşa rütbesini alıp ,başkumandan vekili olduğundailk olarak Balkan Savaşları sonucunda neredeyse tamamı yokolan Osmanlıordusunu yeniden yapılandırmaya başlayıp tüm imkansızlıklara rağmenyeni ve güçlü bir ordu kurmuştur. Sonraları Kurtululuş Savaşını kazananda bu şanlı ordu ve Enver paşa'nın eski silah arkadaşlarıdır. Irak Basra'da Kut-ül Amare'de Enver Paşa'nın amcasıHalil Paşa kumandasında ,Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusuimkansızı başararak İngiliz'lere karşı büyük bir zafer kazanmış İngilizKomutanı General Townsend ve 12.000 askeri esir almıştır.Bu yazıyı dedem için söylenen şu sözlerle bitirmekistiyorum: "O güneş gibi, aniden parladı, hükmünü icra etti ve birgüneş kızıllığında battı."ÇANAKKALE’DE NE OLDU?Emekli Tümgenaral Turhan Olcaytu, Çanakkale’de ne olduğunu şöyle anlattı:"3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasındaÇanakkale Boğazı'nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla GeliboluYarımadası'nda 25 Nisan 1915 - 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılankara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birerzafer destanıdır.
ÇanakkaleZaferini, büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir lider hediyeetmiştir. Türk bağımsızlık savaşının temelleri, Çanakkale'ninsularında, Conkbayırı'nda ve Anafartalar'da atılmış, bu zaferler TürkKurtuluş Savaşına maya çalmıştır.Türk Ulusu; İstanbul'u kurtaran Anafartalarkahramanı Mustafa Kemal Paşayı Çanakkale'den tanımış; 19 Mayıs 1919'daO, Samsun'a çıktığı gün Suriye ve Filistin cephelerinden terhis olarakAnadolu'ya dönen Türk halkı, "bu benim kahraman komutanımdı" diyerekO'nun etrafında kenetlenip İstiklal Savaşı'na katılmıştır.Türk Ulusu ve dünya O'nu böylece tanırken, O daConkbayırı'nın, Kocaçimen'in, kan deryası can pazarında ulusunun veTürk askerinin asıl cevherini yakından tanıyarak daha sonra girişeceğiBağımsızlık Savaşını kesin zaferle sonuçlandıracağı kanaatini daha ozamandan edinmiştir. 18 Mart zaferi kazanılmasaydı, düşman donanması,daha 1915'in Mart ayında İstanbul'a girerek Osmanlı İmparatorluğu'nuçökertebilecekti.Çanakkale Boğazı'nı denizden aşıp İstanbul'agiremeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915'ten başlayarak 8-9 Ocak1916'ya kadar süren Çanakkale kara savaşlarında Mustafa Kemaltarafından durdurulamasaydı, Birinci Dünya Savaşında Çarlık Rusyası enkısa yoldan müttefiklerinin yardımlarına kavuşacağı için yıkılmayacak,muhtemelen Ekim 1917 Bolşevik İhtilali de olmayabilecekti. Bu durumdaAlmanya'nın yenilgisi hızlanacak ve 1. Dünya Savaşı belki de 1915'tesona erecekti. Çanakkale Zaferi; harbin 4 yıl sürmesine, üçimparatorluğun (Osmanlı, Çarlık ve Avusturya/Macaristanİmparatorlukları) tarih sahnesinden silinmesine neden olmuştur.Gelibolu Yarımadası'nda düşmana kesin darbeler vurarak onları yenilgiyeuğratan Alb. Mustafa Kemal'in Anafartalar tepesinde yaktığı zafermeşalesi, Kurtuluş savaşımızın da yolunu aydınlatmıştır.Böylece 18 Mart deniz zaferimizi taçlandıran 25Nisandan sonraki kara savaşlarında, Mustafa Kemal'in etkin liderliğisayesinde kazanılan zaferlerin, ulusal tarihimize ve dünya tarihine yönveren etkin rolünü yukarda belirtilen noktalarda toplamak mümkündür. 18 MART 1915 ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI VE ÖNCESİ Boğazsavunması, girişten itibaren "Dış-Orta-İç Tabyalar" olmak üzere üçsavunma grubu halinde tertiplenmişti. Boğaz kıyıları boyunca 20tabyamızda, çoğunluğu kısa menzilli ve eski model, 170 adet topmevzilendirilmişti. İtilaf Devletlerinin savaş gemilerinde çoğunluğubüyük çaplı uzun menzilli 247 adet en modern toplar bulunmaktaydı.İtilaf Devletlerinin Akdeniz Başkomutanı AmiralCarden, Boğazı geçerek İstanbul'a girmek için üç aşamalı saldırı planıyapmıştı. İstanbul'a bir ay içinde ulaşacağını hesaplamıştı. Plangereğince, 3 Kasım 1914 günü 7 zırhlı ile Boğaza bir keşif taarruzuyaptı. Girişteki tabyalarımız zarar gördü. İkinci saldırıyı 19-25 Şubat1915 tarihleri arasında 7 gün süreyle devam ettirdi. Türk topçusununatış menzili dışından yapılan bombardımanlar etkili oldu. 19 topumuz veBoğaz girişindeki tabyalarımız kullanılamaz hale geldi. 26 Şubat günüdüşman donanması Boğaza girdi orta kesimdeki tabyalar 8 saat süreylekesintisiz bombardımana tabi tutulup sarsıldı. Bu başarılar üzerineAmiral Carden, Londra'ya çektiği bir telgrafta, 14 gün içerisindeİstanbul'a ulaşabileceğini müjdeliyordu. Amiral, hazırlıklarınıtamamlamaktaydı. Son darbe 18 Martta indirilecekti. Ne var ki, kağıtüzerinde yapılan bu savaş planında, Türk'ün kahramanlığı ve savaş azmihesaba katılmadığı için evdeki hesap çarşıya uymayacaktı.
18 MART 1915 GÜNÜ SAVAŞI18 Mart günü, bundan 85 yıl önce, Çanakkale'deufukları ümit ve zafer neşesi kaplayan bir gün daha doğdu. İtilafDonanması 18 savaş gemisiyle saat 10.00'da boğazı yarıp geçmek üzeregirmeye başladılar. İlk ateşi TRIUMPH zırhlısı, Çanakkale'ye 12 Km.mesafedeyken saat 11.15'te açtı. Savunma planımıza göre, gemilertopçularımızın ateş menziline girinceye kadar pusuda bekleyecek vebaskın tarzında ateş açılacaktı. Nitekim böyle yapıldı. Düşman;yaklaştıkça, topçularımızın giderek yoğunlaşan isabetli atışlarıylakarşılaşıyordu. Saat 12.00'ye geldiğinde orta kesimdeki 3 tabyamız ağırhasar almış, ama ayakta kalan diğer topçularımızın hedefini şaşmayanmermileri AGAMENNON zırhlısının çelik yeleğini parçalamış, INFLEXIBLEzırhlısının komuta köprüsü uçurulmuş ve bu arada düşman donanmasıÇanakkale'ye 7 Km. kadar sokulmayı başarmıştı. Savaşın en şiddetlianları yaşanıyordu. Türk topçuları Boğazı cehenneme çeviriyor, düşmanzırhlıları da kıyı şeridindeki mevzilerimizi hallaç pamuğu gibi atıyor,kıran kırana bir savaş oluyordu. Bu sırada Fransız GAULOIS zırhlısı aldığı ağıryaralarla saf dışı kalmış, BOUVET zırhlısı yırtılan çelik gömleğiniyenilemek üzere geriye kaçarken, bir gece önce Dz. Yzb. Hakkı'nınNUSRET mayın gemisiyle boğaza döşediği mayınlara çarparak 639 personeliile birlikte karanlık limanın sularına gömülerek kayboluyordu.BOUVET'in imdadına koşan SUFFREN ve GAULOIS da aynı akıbete uğramıştır.Saat 15.00'te IRRESISTIBLE ve onu takiben 16.00'da INFLEXIBLE ve 10dakika sonra OCEAN zırhlıları, tam ileri atılacaklarken onların daayakları Yzb. Hakkı'nın tuzağına takılarak batarken, INFLEXIBLEgüçlükle kurtularak römorkör yedeğinde İmroz'a dönüyordu. Böylece 6saatte 3 büyük zırhlısını kaybeden, bir bu kadarı da ağır hasarauğrayan gemilerini acıyla seyreden Amiral De ROBECK, kalanlarıkurtarabilme telaşıyla saat 17.30'da boynu bükük çekilme emriniveriyordu.
ÇANAKKALE ZAFERİÇanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değilyakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. ÇanakkaleBoğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşmaisteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir. 1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri buisteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançlaİngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıktaBozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradanistihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrultabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniyetabyalarını havan topu ile dövdüler. Cephaneliğimize isabet eden topmermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehitdüştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerindegösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğazsularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateşyağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir denemeyaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metreilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı.Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehitdüştü. 19Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli birbombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşamadoğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniyetabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı. İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarınaulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarakgörüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuçalınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevdenalındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart1915 günü donan¬mayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'daolacağını Londra'ya bildirdi.Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı AlbayCevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emriniverdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile ogece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi.Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.18 Mart 1915: İngiliz ve Fransız savaş gemilerindenoluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyinÇanakkale Boğazı'na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda,İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson veAgamemnon savaş gemileri bulunuyordu.İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasındaOcean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yeralmıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaşgemilerinden oluşuyordu.İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasınıkolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Buumut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli birateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli birateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarınayüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeyeçalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamızsaldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşebaşlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımınakoştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmayabaşladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıylakarşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bukorkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanıbir yabancı yazar şöyle anlatıyor:«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir.Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntılarınarasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerindefışkıran sayısız su sütun¬ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar,bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı.Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplaryer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryalarıbüyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerekİngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalaroldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar,manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinindöşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulanüzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiyebataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmezkitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.«Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvetmüthiş bir patla¬mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir dumanyükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu.Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıpgiderse o da öylece kayıp gitti.» Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateşettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayıntarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateşaçtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panikiçinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible,İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra QueenElisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nıdenizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale Boğazı'nıngeçilemeyeceğini öğrendiler.İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaşgemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. ArtıkÇanakkale kara savaşları başlı¬yordu. Kara savaşında düşmanın neredençıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe veSeddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadoluyakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı VonSanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi. Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadansaldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da,savaştı. Cephanesi biten askerlere: — Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ; — «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceyekadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlargeçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperlerarası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir askerayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adımbaşına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşmandalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal,Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanınattığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancakcebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılarkazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı. Çanakkale karasavaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır,Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 - 9 Ocak'ta Seddülbahirdüşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlakumutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozgunauğrayarak çekip gitti.Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı,Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacakUlusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu. Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılansavaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destansavaşlara birer örnektir.
SEVGİLİ ARKADAŞLAR!Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyüksavaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyendüşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’ualmak istiyorlardı.Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarınakarşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşıyapmıştır. 300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda,düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. ÇanakkaleSavaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşmangemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Martgününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransızgemileri, 3 Kasım 1914’de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateşaçtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorundakaldılar. 19 Şubat 1915’de düşman donanması kesin hücuma başladı.Osmanlı ordusunun karşı ateşi ile tekrar geri çekildiler. 18 Mart1915’de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum dahabaşlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geriçekilmek zorunda kaldı.Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerinianlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler.İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürgeülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmayabaşladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleride geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesiAnafartalara yapılan çıkarma harekatını Mustafa Kemal komutasındakibirliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleriarasında , yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur. Sevgili arkadaşlar! Çanakkale Savaşları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Dahageniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızıöneriyoruz. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolaysahip olmadığımızın bilinmesi gerekir. Allah bizlere, bir daha böyle bir savaş göstermesin!"
|