Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Baş Ağrısı  (Okunma Sayısı 1093 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3 075



Üyelik Bilgileri Site
« : Ağustos 09, 2007, 04:20:04 ÖÖ »

Baş ağrısı
astım
Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder,gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdekiküçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığabenzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grupnedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısıne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazıkimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzerişeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklindekendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurlarınortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku daastım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmekyapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had Bronşit sonucu astım krizigörülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.
ateş
Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin heryerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülenısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece dahadüşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar.Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücutısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme,titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücutkırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkliidrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı,grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulakiltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir.Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.
bademcik iltihabı
Bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. Bademciklerşiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir.Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve kalp hastalıklarına neden olabilir.
başdönmeleri
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir. Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı.Araç tutmaları. Ani hava değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaçzehirlenmeleri. Düşük veya yüksek tansiyon. Damar sertliği ve bazı kalphastalıkları. Kansızlık ve kan hastalıkları. Mikrobik hastalıklar.Beyin hastalıkları. Sara ve bazı ruh hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. baş dönmelerine yapılacak ilk iş; hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.
böbrek iltihabı
Böbreklerin iç kısımlarının iltihaplanmasıdır. Tıp dilinde piyelonefritadı verilir. İki çeşiti vardır: Akut Böbrek İltihabı : Ani olarakortaya çıkan, titreme, kaburga altlarında ve yanlarında başlayıp,kasıklara kadar yayılan bir ağrı ile kendini gösterir. Sık sık idraragitmek ihtiyacı duyulur. İdrar çıkarken de yanma ve ağrı hissedilir.İlk önlem olarak belin iki yanına sıcak su torbası konur. Bol su,limonata ve açık çay içilir. Kronik Böbrek İltihabı : Akut böbrekiltihabının gereği gibi tedavi edilmemiş olması, kronik böbrekiltihabının başlıca nedenidir. Hastada iştahsızlık, ateş, halsizlik, baş ağrısı,ağrılı idrar etme ve bel ağrıları görülür. Yapılacak ilk iş, bol bolmeyva suları içmek ve aşağıdaki reçetelerden birini uygulamaktır.Ayrıca tuz ve hayvani gıdalar azaltılmalıdır.
çocuk felci
Omuriliğin ön kordonlarının iltihaplanması sonucu felçle neticelenenbir hastalıktır. Tıp dilinde poliomelitis denir. Bilhassa yaz vesonbahar aylarında görülür. Nedeni bir çeşit virüstür. Lağım sularınınyiyeceklere bulaşması, sineklerin taşıdığı mikroplar, hastalığayakalanmış kişinin ağız ve burnundan çıkan damlacıklarla bulaşır. Çocukfelcine küçükler yakalanabileceği gibi büyükler de yakalanabilir.Hastalık mikrop kapıldıktan 7-21 gün içinde ortaya çıkar. Hastada ateş,baş ağrısı, boğaz ağrısı, kusma, yorgunluk, boyunda kasılma, ve sırt ağrıları vardır. Hastalığın ilk günlerinde gerekli tedaviye başlanmazsa, özellikle kol ve bacaklarda felç görülür. Hastalığın başlangıcındahastayı diğer kimselerden ayırmak ve yatırmak gerekir. Çocuk felcindenkorunmak için Salk aşısı veya Sabin aşısı yaptırmak gerekir. Bu aşınınilki çocuk 6 aylık olmadan önce, ikincisi ilk aşıdan 2 ay sonra,üçüncüsü, ikinci aşıdan 6 ay sonra yapılır. 5 ve 15 yaşlarında datekrarlanır. Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.
damar sertliği
Vücuttaki kan damarlarının bir kısmının veya tamamının sertleşmesisonucu, esnekliklerini keybetmesine; halk arasında damar kireçlenmesitıp dilinde ise Arterio Skleroz veya Atheremo denir. Nedeni, kandamarlarının iç kısımlardaki hücrelerin esnekliğini kaybedip,zayıflaması veya kandaki yağlı maddelerin birikinti yaparak, damarıdarlaştırmasıdır. Belirtileri baş dönmesi, baş ağrısı,titreme, yürürken sendeleme, düşünme ve öğrenme gücünde zayıflama,sinirlilik veya damarın sertleştiği bölgelerde ağrılar görülür. İlkbelirtiler görüldüğünde önlem alınacak olursa, korkulacak bir şeyyoktur. Hastanın neşe ve cesaretini kaybetmemesi ve doktoruntavsiyelerini yerine getirmesi iyileşmede atılacak ilk önemli adımdır.Damar sertliği teşhisi konan kimse, perhiz yapmalı, alkol ve sigaragibi keyif verici maddeleri bırakmalı, yumurta, tereyağı ve benzeriyiyecekleri terk etmeli, tuzu da azaltmalıdır. Ayak damarlarındameydana gelebilecek herhangi bir hastalığı önlemek için de dar ayakkabıgiymekten kaçınmalıdır.
dizanteri
Bulaşıcı ve salgın bir hastalıktır. Hastada, ishal görülür. Dışkısı kanlı ve sümüklüdür. İştahsızlık karın ağrısıve ateş de vardır Su veya besinlerle bulaşır. İki çeşit dizanterivardır. Amipli Dizanteri : Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün sonrahastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastada kanlı ishal, ateş, karınkrampları, kilo kaybı, ve halsizlik görülür. Basilli Dizanteri :Mikrobun vücuda girmesinden 2-7 gün sonra belirtileri ortaya çıkar.Hastalığın salgın halini almasında kara sinekler başrolü oynar. Hastada; kanlı ve balgam kıvamında ishal, karın ağrısı, halsizlik ve ateş görülür. Yapılacak ilk iş; hastayı, sağlamlardan ayırmaktır.
frengi
Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir.Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisnaedilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. Mikrop vücudagirdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar.Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlardavajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta,meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla akıntılıbir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücudagirmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.
gastrit
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan birhastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcınedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamurişleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktardaçay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabukçabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar,karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veyaromatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, başdönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerinebastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar veson bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır.Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir.Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çokçiğnenerek yenir.
gıda zehirlenmeleri
Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veyabayat balık yedikten sonra görülür. Belirtileri : Hasta solumakta,yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısıve bulanık gördüğünden şikayet eder. Bazı hastalarda kabızlık,bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır.Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneyegötürülür.
göz ağrısı
Göz ağrısınınnedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin yorulması,gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı bircisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.
halsizlik
Bazı kimseler, aşırı yorgunluktan, çalışamamaktan, baş ağrısından, sırt ağrılarından, hazımsızlıktan veya huzursuzluktan şikayet ederler. Bu duruma tıp dilinde debilite veya asteni denir.
idrar zorluğu
Hastanın günlerce idrara çıkmaması şeklinde kendini gösteren buhastalığa; tıp dilinde Anüri adı verilir. Mesane (idrar torbası)boştur. Hastada uyuklama, baş ağrısı, adalelerindeoynama ve kusma görülebilir. Nedeni böbrek hastalıkları, mesane, veyarahim hastalıkları, yaralanma ve idrar yollarında taş bulunmasıdır.Tedavi için doktora başvurmak gerekir.
kalp ağrısı
Kalp üzerinde hissedilen ağrıya tıp dilinde prekardiyal ağrı denir. Kalp ağrısınefes darlığı ve şok ile görülürse; enfarktüs krizinden şüphe edilir.Bu gibi durumlarda hastayı fazla hareket ettirmemek, istirahat etmesinisağlamak ve doktora başvurmak gerekir. Kalbin ön kısmında devamlı olarak ağrı varsa; nedeni psikolojik olabilir.
kan çıbanı
Kılların dibinde başlayıpsüratle büyüyen bir iltihaptır. Özellikle sırt, ense ve yüzde meydanagelir. Nedeni stafilokok cinsi mikroptur. Tıp dilinde füronkül denir.Kan çıbanı küçük kırmızı ve sert bir şişliktir. Büyüdükçe ağrısı ve gerginliği artar. En sonunda başverir. Bir süre sonra da orta kısmı yumuşar, sarılaşır ve içindekicerahat boşalır. Kabuk döküldükten sonra da yerinde ufak bir iz kalır.Kan çıbanlarını, kesinlikle sıkmamak ve hatta dokunmamak gerekir.
kanda kolestrol yüksekliği
Kolestrol, kanda, sinirlerde, beyinde, karaciğerde, dalakta, böbreküstü bezlerinde ve safrada bulunan, yağ yapısında, kristal gibi beyazgörünümde bir maddedir. Görevi dokulardaki su dengesini sağlamak,alyuvarları zehirlere karşı korumak, sinir dokularının dayanıklığınısağlamak ve deri altında, dışarıdan gelecek mikroplara karşıkoruyuculuk yapmaktır. 100 gram kanda; 180-230 miligram kolestrolbulunur. Bu miktar normaldir. 230 miligram kolestrol miktarı, kandakolestrolün yükselmiş olduğuna işarettir. Tedavi edilmezse;damarsertliği, beyin ve kalpteki ince damarların tıkanmasına nedenolur. Meydana Gelişi : Böbrek üstü bezleri, husyeler, yumurtalıklarbünyenin ihtiyacı olan kolestrolü imal ederler. Ayrıca hayvansalyağlar, süt, yumurta ve bitkisel hormonlarla da kolestrol alınır.Kanda, kolestrolün yükseldiğini anlamak için bir seri test yapmakgerekir. Ayrıca, hastanın cildinde oluşan sarı lekeler, göz altlarındabeliren siyah halkalar, göz akında görülen sarı lekecikler, genelyorgunluk, iştahsızlık, hazımsızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, görme zayıflığı, ağız acılığı, nefes ve ter kokusu kolestrolün yükselmiş olduğuna işaret olabilir.
kızıl
Kendine has bir deri döküntüsü ve boğaz ağrısıile ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde scarlatinadenir. Nedeni, bademciklere yerleşen bir çeşit mikroptur. Hastalıkaniden ortaya çıkan baş ağrısı, titreme, boğaz yanması, bulantı, ve havale ile başlar.Ateş yükselir. Nabız hızlanır ve bademcikler de şişer. Bu belirtilerinortaya çıkmasından çok kısa bir süre sonra, ağız çevresi hariç vücudundiğer yerlerinde kırmızı lekeler belirir. Dilin üstü de beyaz birtabakayla kaplanır. Bu tabaka 3 gün sonra kalkar ve dil ağaç çileğigörünümünü alır. Hastalık en fazla 6 hafta içinde geçer. Bulaşmayıönlemek amacıyla, hastanın odası ayrılır. başkaları ilegörüşmesi engellenir. Odası sık sık havalandırılır. Sulu vesindirilmesi kolay yiyecekler verilir. İyi tedavi edilmezse böbrekiltihabına neden olabilir.
kuduz
Kuduz hayvanın ısırması ve salyasının insan vücudundaki herhangi birsıyrıktan girip, kana karışması sonucu ortaya çıkan bulaşıcı veöldürücü bir hastalıktır. Tıp dilinde rabies veya hydrophobia denir.Kuduz virüsü, vücuda girdikten sonra sinir sistemine yerleşerek, beynekadar gelir ve orada iltihap yapar. Bu iltihaplanma, ısırıldıktan sonrageçen 7 ila 60 gün arasında meydana gelir. Bu nedenle kuduz aşısının busüre içinde yapılması gerekir. Kuduz belirtileri ortaya çıktıktan sonrayapılacak kuduz aşısı ile kuduz serumunun kıymeti yoktur. Kuduzhastalığının başlangıcında, yorgunluk, durgunluk, sinir bozukluğu, baş ağrısı ve kalpte sıkışma görülür. Hasta yerinde duramayacak kadar sıkıntılıdır. Bir süre sonra boğaz ve solunum yollarındaki kramplar başlar. Bu dönemde sudan da korkmaya başlar.Kuduz şüphesi olan bir hayvan ısırdıktan sonra ısırılan yerden bol kanakıtılır. Sonra oksijenli suyla yıkanıp, tentürdiyot sürülür. Bu işlemsık sık tekrarlanır.
kulak ağrısı
Kulak ağrısı başkabir hastalığın belirtisidir. Kulak borusu zarı iltihabı, kulak nezlesi,ortakulak iltihabı, kulak yolundaki çıban, boyun bezeleri, yüznevraljisi, bademcik iltihabı veya çene mafsalındaki hastalık, kulak ağrısına neden olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.
kulak iltihabı
Ortakulakta veya kulak arkası kemikte görülür. Vakit geçirilmeden doktora başvurmakgerekir. - Ortakulak İltihabı Bademcik veya gırtlakta meydana geleniltihaplar grip, kızamık, kuşpalazı, kızıl gibi hastalıklar ortakulağıniltihaplanmasına neden olabilir. Hastada, yüksek ateş ve kulak ağrısıgörülür. Kulağa sıcak pansumanlar yapmak, ağrıları dindirir. - KulakArkasındaki Kemiğin İltihabı Nedeni, genellikle ortakulaktakiiltihabın, kulak arkasındaki kemiğe doğru yayılmış olmasıdır. Hastadaateş, kulak ağrısı, koyu kulak akıntısı, halsizlik görülür. İşitme azalır. Çaresi ameliyattır.
kuşpalazı
Difteri de denilen bu hastalığa tutulanlarda yutkunma zorluğu, seskısıklığı, nefes darlığı, kuru öksürük, yüzde morarma, bademciklerüzerinde kurşuni beyaz renkte bir zar, boğaz ağrısı, boyunbezlerinde şişlik, iştahsızlık, kol ve bacaklarda ağrılar görülür. Ateş38-40 derece arasındadır. Nabız süratlidir. Hastalık başlangıcındateşhis edilip, hastanın nefesi tamamen kesilmeden müdahale edilmezse,ölümle sonuçlanır. Bulaşıcı bir hastalıktır. Hastanın bulunduğu yerdekihavaya yayılan mikroplarla bulaşır. Korunmak için en iyi çare difteriaşısı yaptırmaktır. Vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.
migren
Halk arasında yarım baş ağrısı diye bilinen ve soğuk bir terleme ile birlikte gelip, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel bir baş ağrısıdır.Ağrılar bazen dayanılmayacak kadar şiddetli olur. Birkaç dakikasürebileceği gibi saatlerce hatta günlerce devam eder. Migren, herhangibir hastalığın belirtisi olabildiği gibi, belirli bir neden olmadan dagörülebilir. İrsi olanlar da vardır. başın yarısındazonklamalar, bulantı ve bazen kusma görülür. Gözünün önünde siyahbenekler, bulanık lekeler, uçuşur. Bazı kimseler, konuşmakta da zorlukçekerler. Ağrı geldiği zaman, karanlık bir odada sırt üstü yatmakoldukça etkilidir. Ayrıca, hazımsızlığı önlemek, haftada iki kere ılıkbanyo yapmak, sebze yemek ve kahve, çay, sigara, içki, gibi zararlışeyleri terk etmek gerekir.
nevralji
Sinir ağrısına tıp dilinde nevralji denir. Bilhassa, yüzde ve baştahissedilir. Ama vücudun diğer taraflarında da bulunabilir. Nedeni soğukalgınlığı, şeker hastalığı, damar sertliği, veya ağrı yapan siniryakınında meydana gelen herhangi bir hastalıktır.
nezle
Burun içindeki ince zarın, üst solunum yollarının virütikiltihaplanmasıdır. Nezle bulaşıcıdır. Hastada burun akıntısı, hapşırma,boğaz ağrısı, baş ağrısı, öksürük bazen de ateşgörülür. 1-15 gün devam eder. İyi tedavi edilmezse müzminleşir.Tedavinin ilk şartı istirahat etmek ve kalabalık yerlerden uzakkalmaktır.
salgın menenjit
Menegokok adı verilen bir çeşit mikrobun; beyin zarına yerleşmesi veorada iltihaplanmalar meydana getirmesi sonucu ortaya çıkan bulaşıcı vetehlikeli bir hastalıktır. Hastalık, boğazlarında mikrop taşıyanhastalar veya kendileri hasta olmadıkları halde boğazlarında menenjitmikrobu taşıyan sağlam kimseler tarafından bulaştırılır. Hastalık çoğukere üşüme, titreme ve ateşin birdenbire yükselmesiyle başlar. Halsizlik, başağrısı,ve kusma görülür. Dudak ve burun deliklerinin kenarlarında uçuklarbelirir. Gözlerini açmakta zorluk çeker. Bir süre sonra, ensesisertleşmeye ve başını öne eğememeye başlar. Hiç vakit geçirmeden tedaviye başlamakşarttır. Aksi halde, ölümle sonuçlanabilir. Bu günkü tedavi yöntemlerisayesinde hastanın sağlığına kavuşması mümkündür. Salgın menenjitsalgını sırasında sağlıklı kimseler hastalarla görüşmemelidir.Kalabalık yerlere gidilmemelidir. Bütün vücudun, özellikle ağız veburunun temiz tutulması gerekir.
sinirsel hazımsızlık
Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortayaçıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazlaçay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemekşikayetlerin artmasına neden olur. Hastanın karnında ağırlık hissivardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir. Geğirir, gazçıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve unutkanlıktan da şikayet edilir.
sinüzit
Çene, alın ve şakak kemikleri içinde bulunan ve buruna açılan içlerihava dolu boşlukların, sinüslerin iltihaplanması sonucu ortaya çıkanbir hastalıktır. Had ve müzmin olmak üzere iki çeşidi vardır. Nedeniburun iltihabı, nezle, grip, alerji, burundaki şekil bozuklukları veyaburuna kaçan yabancı cisimlerdir. Hastanın yüzünde zonklayıcı bir ağrı,burnunda tıkanma, akıntı ve baş ağrısıyla birlikte gelen ateş görülür.
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu birhastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şekermiktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar.Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğeredepo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır.Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandakişeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir.Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşitşeker hastalığı vardır. - Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arkatarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortayaçıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir.- Şekerli Diabet :Pankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucuortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitusdenir. Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlıkveya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir roloynar. Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacıvardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerindekaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhadadevamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık,aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları,hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykudasayıklama görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damarsertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt,karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır.- Diabetik Koma :Daha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni,insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülinvermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyenyaralardır. - Şeker Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adıverilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetliaçlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktardainsülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı yiyeceklerlebeslenmektir. Şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyoyapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ileovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erkenyatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özengöstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşüihmal etmemelidirler.
tansiyon yüksekliği
Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre yüksek olmasına halk arasındatansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise hipertansiyon denir. Bir çokhastalıkta tansiyon yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümününbüyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde, kanhücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezlerihastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon yüksekliğinin belirtileriarasında yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş ağrısı vardır.
tifo
Mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın mikrobu çomakşeklindedir. Tifo basili adı verilen bu mikrop, çoğunlukla tifoluhastaların dışkılarında veya idrarlarında, kanlarında, tükürüklerindeveya vücutlarında görülen deri döküntülerinde bulunur. Tifo salgınına,lağım suları karışmış içme suları veya lağım suları ile mikroplanmışyiyecek maddeleri neden olur. Salgın daha ziyade yaz ve sonbaharaylarında görülür. Hastalık, mikrop vücuda girdikten yaklaşık 7-15 günsonra ortaya çıkar. Hastalığın ilk günlerinde yorgunluk ve baş ağrıları görülür. Fakat hasta yatmak ihtiyacını hissetmez. Birkaç gün sonra ateş yavaş yavaş yükselmeye başlar. İştahsızlık, baş ağrısı,burun kanaması, bronşit, mide ve bağırsak bozuklukları ile birlikteishal görülür. İlk belirtilerin ortaya çıkmasını takip eden birkaç güniçinde ateşi daha da yükselir. Göğsünde karnında ve sırtında pireısırığına benzeyen kırmızı lekeler belirir. Bu günler içinde tansiyondüşer, nabız da yavaşlar. Hastalığın üçüncü haftasında karıngerginleşir ve şişer. Dışkı ise yumuşaklaşır, bağırsak kanamalarıgörülebilir. Bademcikler iltihaplanmış, hasta zayıflamıştır. Üçüncühaftanın sonlarından itibaren, ateş düşmeye ve diğer belirtilerkaybolmaya başlar. Tifo kalbi, beyni, böbrekleri, akciğerleri,karaciğeri, göz ve kulak sinirlerini etkiler. Bu nedenle iyi tedavişarttır. Hastaya süt, yoğurt, ayran, hoşaf, meyva suları, limonata,portakal suyu, yumurta sarısı, yumurtalı çorbalar, iki kere çekilmişetten yapılmış köfteler, sebze ve meyve püreleri verilir. Çok suiçirilir.
üremi
Karaciğerde meydana gelip, kan vasıtasıyla böbreklere taşınan veidrarla dışarı atılan zararlı maddelere üre denir. Ürenin, idrarladışarıya atılmayıp, vücutta kalmasından meydana gelen hastalığa daüremi denir. Nedeni, böbrek hastalıkları ve prostat büyümesidir.Hastada devamlı baş ağrısı, görme bulanıklığı, hıçkırık,gündüzleri uyuma ihtiyacı ve geceleri de uykusuzluk görülür. Vakitkaybetmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Ayrıca tedaviyeyardımcı omak amacıyla hastanın üşütmemesi, yorulmaması, düzenlibeslenmesi, sigara veya alkolü bırakması gerekir.
yılancık
Küçük yara veya sıyrıklardan giren mikropların neden olduğu ve tıpdilinde Erizipel denilen bir çeşit deri hastalığıdır. Halk arasındakızılyürük denir. Mikrop kapıldıktan bir kaç saat veya birkaç günsonra; hastada ateş ve titreme görülür. Bilhassa, yüz, burun kanatlarıveya baldırlarda; çevresi kabarık, yaygın kızarıklık ve ağrı görülür.Bu bölge, bir süre sonra şişer, deri gerilir. Ayrıca iştahsızlık ve baş ağrısıda görülebilir. Yılancık ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır.Bunun için de iyi bir tedavi şarttır. Tedavinin ilk şartı, yatakistirahatidir.
zatürree
Halk arasında akciğer iltihabı tıp dilinde ise pnömani denir. 3 çeşidivardır. - Lober Pnömoni : Pnömokok adı verilen mikropların neden olduğuhad akciğer iltihabıdır. Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soğukalgınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığın zeminini hazırlar.Hastalık ani baş ağrısı, titreme, kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş, 40 dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye başlar.Öksürük, kısa sürelidir. Balgam, kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzükızarmış, dudaklarının etrafı kabarmış, cildi kuru ve dili de paslıdır.Geceleri kriz gelebilir. - Virüs Zatürreesi : Virüslerin neden olduğubir çeşit zatürreedir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonundagörülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalığın ateşi 39dereceye kadar yükselir. Kendini son derece yorgun hisseder. Öksürüğükuru fakat az balgamlıdır. Kol ve bacaklarında da ağrılar vardır. -Bronköpnomoni : İyi tedavi edilmeyen grip, boğmaca, bronşit veyakızamıktan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Nedeni, akciğer vebronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık, bronşit gibi başlar,tedbir alınmazsa, 2-3 gün içinde ağırlaşır. Ateş sabahları 38 dereceiken akşamları 40 dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük, cerahatlive bazen de kanlı balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta güçlükçeker, rengi de soluktur. Doktor tedavisi şarttır. Diğer tarftan, hastaistirahat ettirilir ve morali üstün seviyede tutulur. Yanına fazlamisafir kabul edilmez. Ağrı olan tarafına içine sıcak su doldurulmuşşişe konur. Sıcak su buharı teneffüs ettirilir. Ateşi yükseldiği zamanda; vücudu ıslak bezle silinir. Ateş düşürücü ilaçlar verilmez.
Kayıtlı

SuSkUnLuGuM aSaLeTiMdEnDiR, hEr SöZe VeRiLeCeK bİr CeVaBıM vAr...LaKiN öNcE lAfA bAkArIm LaFmI dİyE sOnRa SöLeYeNe BaKaRıM ADAM MI dıye!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas