|
no_fear_06
|
 |
« : Temmuz 12, 2008, 02:54:33 ÖÖ » |
|
İmparator Alexius ve Antiokya (Antakya) Kuşatması 1097, Bizans İmparatorluğu
Avrupa'da hem politik, hem de dinsel olarak bir güç bölünmesiyaşanıyordu. Dokuz yüz yıllık tarihinde Roma İmparatorluğu'nun doğusuve batısı arasındaki fark çok belirgindi ve ayrılması doğaldı. Ozamanlar Batı'da Bizans İmparatorluğu pek önemli görülmüyordu.Asillerin ve baştakilerin günlük yaşamları ise merak ediliyordu.
İznik Konsülünün aldığı kararlar bile Hıristiyanların çıkarlarındandaha az önemliydi. Hükümetler bölünmüş olsa bile Büyük Romaİmparatorluğu'ndaki yerlerini hatırlıyorlardı. Bu öyle güçlü bir imajdıki, bin yıl sonra bile Avusturya monarşisi kıskançlığını sürdürecekti.Yunanca konuşan ve kendilerine Rhomaio, imparatorluklarına Romaniadiyen vatandaşlar da vardı. Avrupa'yı bölen din değildi,Konstantinopol'de tahta çıkan imparator Alexius'du.
İslam orduları Suriye'yi ve Balkanların çoğunu fethettiğinde Bizans'ınvergi geliri de hayli düştü. Sonuç olarak imparator gelirleriniartırmanın yollarını aradı. Birçok çabasından biri de Roma'daki Papa'yıyardıma çağırmak oldu. Uydurulan bahane de kutsal topraklarıözgürleştirmekti.
Papa'nın ise bir sorunu vardı. Pek çok işsiz asker etrafta başı boşdolanıyordu. Alexius'dan yardım isteyen bir mektup alınca, Tanrı'nıniki soruna birden bir çözüm gönderdiğine inandı. Papa Urban kutsaltoprakları kurtarmak için yapılacak bir haçlı seferi için çağrıdabulunmaya başladı. İşsiz ve sabırsız askerler, topraktan yeterincekazanamayan çiftçiler ve onur kazanmak isteyen soylular ya da evlerindesıkılanlar söz verilen cennet mekanlarını kazanmak için orduya katıldı.
Alexius birkaç bin adam beklerken binlerce şövalye ve askerin çağrısınayanıt verip Konstantinopol'e gelmekte olduğunu öğrendi. Bu kadar çokinsanı kendi şehrinde barındıramazdı Alexius. Ayrıca gelenlerin,ülkesinden arta kalanı elinden alma ihtimali de yüksekti. Gelenlerinçoğunun burnu büyük, şiddet düşkünü ve aynı zamanda cahil olması dadurumu zorlaştırıyordu. Zaten bir yüzyıl sonra bu korkulan dagerçekleşecekti. Konstantinopol Osmanlı Türklerine geçtiğinde nüfusyüzde altmış azalmış olacaktı.
Bizans İmparatoru bir çözüm buldu. Haçlı ordusu ulaştığında askerlerona bağlılık yemini etmeden kimseyi içeri almayacağını açıkladı. Buaynı zamanda fethettikleri toprakların da ona ait olması anlamınageliyordu. Bu, iyi güzeldi de, bağlılık ilan edilen lordun dasorumlulukları vardır. En önemlisi de yardım ve koruma sağlamalıydı.Batı krallıklarında bu çoğu zaman yakalanan bir şövalye için gereklifidyeyi ödeyip onu kurtarmak anlamına gelirdi. Bu, bütün şövalyelerinhatta düşmanların bile birbirini tanıdığı küçük Batı krallıklarındauygulanan bir yöntemdi. Ama Alexius, güçten düşmüş olsa da büyük birimparatorluğun başındaydı. Büyük bir ihtimalle o zamanlardaKonstantinopol'de Paris'tekinden çok insan yaşıyordu.
Alexius yeni "kullarım" apar topar savaşa gönderdi ve birkaç ay içindebu ordu bir Selçuklu Türk birliğini yendi, Antiokia'yı'u (Antakya)kuşattı. Kuşatma uzun sürdü, bu da Selçuklulara yeni bir ordu kurmakiçin zaman kazandırdı. Haçlılar Alexius'un zamanında gönderdiği erzaksayesinde kuşatmayı başarıyla sonuçlandırdı. Ama birkaç ay sonra bu kezSelçuklu ordusu Antioch'u kuşattı. Ancak Selçuklular surları aşamadıama bir süre sonra yeni bir ordu daha oluşturdular.
Batı'da beklendiği gibi Haçlılar bağlılık yemini ettikleri lordun gelipkendilerini kurtarmasını beklediler. Alexius'un ise sadece bir ordusuvardı. Hem Konstantinopol'ü korumak, hem de işgale karşı savaşmak gibiiki işlevi vardı ordunun. Alexius'un kullarına yardım etmesi gerekenbir tanrı gibi mi, yoksa ülkesini koruması gereken bir imparator gibimi davranacağına karar vermesi gerekiyordu. Antioch'a ilerlerse hızlıve kayıpsız bir zafer kazanması gerekirdi, çünkü ordusu zarar görürseKonstantinopol'ü savunacak kimse kalmayacaktı. Oraya kadar gidip debaşaramazsa geri dönüşü, telafisi yoktu. Türkler koruma sözü verdiğimilyonlarca insana ulaşacaktı.
Karar Romalı stratejisine uyuyordu. Ordusu bir garanti olarak duracaktıve haçlıları kendi imkanlarıyla bırakacaktı. Onların sadece lorduolmuştu ve imparatorluğu daha önce gelirdi. Haçlılar bunu bir ihanetolarak gördü ve çok sinirlendi. Ama öfke önemsiz bir tepkiydi. Bir aysonra büyük bir sürpriz yaparak, haçlı ordusu Antioch'dan kaçmayıbaşardı. Bu kaçışın ardından moral bulan askerler başka şehirleri elegeçirdiler. Alexius'a verdikleri bağlılık sözünden Alexius'un ihanetidolayısıyla kurtulmuşlardı. Artık kendi krallarının emirlerine uymayakarar verdiler. Bu haçlılar artık kahraman olmuştu. Batı Avrupa'yadöndüler ve Alexius'un onursuzluğundan ve iki yüzlülüğündenbahsettiler.
Alexius'un korumayı seçtiği şehir sakinlerinden biri olsaydınız doğrukararı verdiğini düşünürdünüz. Haçlılar zaten güçsüzleştiği ve onlardanumut kesildiği için askeri açıdan da doğru karar buydu. Ancak Batıdünyasının soylularını yardıma ihtiyaçları olduğunda yalnız bırakmaklaiki Avrupa'yı birbirinden ayırdı ve bu ayrım hala devam ediyor.
Zaten çabaları da başkenti kurtarmak için yeterli olmadı. Alexius'unaldığı bu karar yüzünden Bizans'ın düşmanları olduğu fikriyle büyüyenbir sonraki nesil, Konstantinopol'ü Hıristiyan dünyasının bir parçasıolarak görmedi. Şehir 1453'te de Türklerin eline geçti.
|