Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Atatürk ve Çocuk Sevgisi  (Okunma Sayısı 2011 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
no_fear_06
:::...gOrGiAs...:::
Global Moderator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1 574


düŞmAn kElİmEsİnİN AnLmInI DoStLaRıMdAn öGrEnDiM


Üyelik Bilgileri Site
« : Ağustos 07, 2007, 11:48:50 ÖS »

Atatürk, yaşamı boyunca tümsevdiklerine hangi yaşta olursa olsun "çocuk" diye seslenirdi. Onunsözlüğünde çocuk sevgi demekti. O'nun çocuğu yoktu ama içinde bitiptükenmeyen bir çocuk sevgisi vardı. Bundan dolayı yüreği aradaburkulmuş mudur bilmiyorum ama galiba bu ihtimal çok düşük; bütün Türkçocukları onun öz yavruları gibiydi. Atatürk, çocukların riyakârlıkbilmeden bütün istek ve arzularını içlerinden geldiği gibiaçıklamalarından çok hoşlanırdı. Son yıllarını da çok sevdiği birçocukla geçirdi. Ülkü, Atatürk'ün çocuk sevgisinin bir simgesi oldu.


O'nun açık mavi gözleri heryerde çocukları arardı. Çağdaş ve mutlu Türkiye'yi çocuklarda görür veçocuklarda bulurdu. Tüm yurt gezilerinde çocuklara sevgi ile yaklaşır,onlarla uzun uzun konuşurdu. Vedat Demirci'nin anılarındanöğrenildiğine göre; Atatürk bir gün çocuk balosuna gider. Ortalıkta birşaşkınlık havası doğar. Küçük bir oğlan salonun orta yerinde kalır. Buyavru hayranlıkla bir süre Atatürk'e baktıktan sonra: "Atatürk’üm, seniöpmek istiyorum" der. Ortalığa bir sessizlik dalgası yayılır. Bu derinsessizliği Atatürk'ün sesi bozar "Öyleyse, gel öp" der. Çocuk koşarakAtatürk'ün boynuna sarılır. O sırada diğer çocuklar da: "Biz de.. Bizde.." diye bağırırlar. Böylece tüm çocuklar Ata'yı doya doya öperler.Bu görüntü çoğu kişiyi ağlatır. Büyük Atatürk de ağlar. Evet, Türkçocuklarının bu engin sevgisi için ağlar. Hem de sevinç gözyaşlarınıdökerek. O gün çevresindekilere övünçle: İşte benim kuşaklarım" der.


Atatürk çocuk davasınınönemini her ortamda vurgulayarak çocuklara yönelik hizmetlerderehberlik yapmayı sürdürmüştür. 17 Ekim 1922 yılında Bursa’da kendinikarşılayan çocuklara aşağıdaki şekilde seslenerek nasıl bir gençlikistediğini belirtmiştir:


‘Küçük hanımlar, küçük beyler


Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız.


Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.


Kendinizin Ne Kadar Önemli,Değerli Olduğunuzu Düşünerek Ona Göre Çalışınız. Sizlerden Çok ŞeyBekliyoruz.’ (Atatürk Albümü–1992)


Evet, Atatürk’ün çocuk sevgisiçok büyüktü, peki ya ondan sonra gelenlerin, her fırsatta ‘Atamİzindeyiz!’ diyenlerin çocuk sevgisi nasıldı? ‘Atatürk’ten sonra gelenhiç bir cumhurbaşkanı, başbakan veya bir asker bir çocuğu elinden tutupda resim sergisi gezmeye götürmedi. Hiç bir cumhurbaşkanı veya başbakançocuğu protokol sırasının en önüne oturtmadı. Hiçbir başbakan birçocuğu salıncakta sallamadı. Bir çocuğu taşıttan kendi elleriyleindirmedi. Bir yabancı konukla birlikteyken yanına çocuk almadı. Biryetişkini dinlerken gösterdiği ciddiyetle dinlemedi. Onlarla birliktedenize girmedi, objektiflere poz vermedi. Onlarla gezintilere çıkmadı.Onlara el öptürtmemezlik yapmadı. Tüm bunlar bir yana, 1938’denitibaren bu ülkede yetişkin insan-çocuk insan dostluğu, arkadaşlığıdiye bir şey kalmadı. Türkiye’nin markası, Atatürk’teki çocuk sevgisive onun çocuğa verdiği değer olmalıdır. Eşsiz bir örnektir. Ama o büyükinsanın çocuklara yaklaşımını bu ülkenin anne babaları ve öğretmenleribile örnek almıyor ki başkalarına örnek gösterilebilsin...’ (1)





KAYNAKÇA


Sönmez, C. (2004) Atatürk’te Çocuk Sevgisi Atatürk Araştırma Merkezi

Kocatürk, U. (2005) Atatürk Çizgisinde Geçmişten Geleceğe Atatürk Araştırma Merkezi

Atatürk (2006) Çocuklar İçin Nutuk Derleyen; Levent F. Yılmaz, Lamia
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas