|
||
| insan iç dünyasına biryolculuk; bir daha geri dönmemek üzere belkide, tabi birazda kendinibulma sorgulama. cevap bulamadıgın gerçek yaşamda sorularıncevabı.insan neden ve niçinlerini yaşarken toplumla düştügü çelişkilerive cevapları .bir temel yoksa zaten okumakta anlamsız okuyan için.varolmanın sebeplerini bu kadar içsel derinliklerinde anlatan başka kitapyok .düşüncenin ırmaklarında isenin ve yaşamın kıyısındaysanız; iştesize bir fırsat kendi kendin olmak için, [FONT="]Bir yerlerde tıkanıp kaldığındahayat,soluk almak güçleştiğinde; yüreğin susup, mantığın sürüklemeyebaşladığında ayaklarını,dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak.... Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın birnehir,kendisinin bir sal olup da, o dursa da yolculuğun devam ettiğinianlamalı. Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; küçük şeylerle başlamalı belki;örneğin, birkaç durak önce inip servisten, otobüsten, yürümeli evekadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; gördüğünü hissedebilmeli! Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,değerli olabilmeli hayat! İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için! Başkasının yerine koyabilmeli kendini; ağlayan birine 'Gül', inleyenbirine 'Sus' dememeli! Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli! Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; sevgisiz, soysuz kalarak! Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine... Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını... Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna, fırtınada boranda; öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın! Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu olmayı beklememeli! Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı, bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı! Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç çaresizkalmamışsan; dermanı olamazsın dertlerin, ağlamayı bilmiyorsan;neşesizdir kahkahaların,merhaba dememişsen; anlamsızdır elvedaların... Ne, herkesi düşünmekten kendini; ne kendini düşünmekten herkesiunutmamalı! Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hepalmak için... Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,söyleyecek bir şeybulamadığında da dinleyebilmeli! Aklı ve kalbiyle katılabilmelisohbetlere... Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerletekrarlamaması için! Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömürharcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarınızorlayacak! Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi; ama kapasitesi sınırlıolmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin,zaman bulabilsin;bir teşekkür, bir elveda için... Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; asla vazgeçmemeli sevmek veöğrenmekten; ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini defark edebilmeli insan! Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi... Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı [/FONT] [FONT="] [/FONT] [FONT="] [/FONT] [FONT="]oguz atay/ tutunamayanlar [/FONT] HAYATTAN YOK ÇIKARIM..! Çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaklardır. Her olayda bir kenaraçekilenler gerçektende bir kenarda kalacaklardır. Yaptıkları işleringizli kalmasını isteyenler bunda başarıya ulaşacaklardır. Kimse onlarınvarlığıyla tedirgin olmayacaktır. Bir gün öldükleri zaman arkalarındaküçük bir iz, bir anı, bir gözyaşı bir eser bırakmadan yokolacaklardır. Gazetedeki ölüm ilanları yedinci safta da bir kenardakalacak kimsenin gözüne çarpmayacaktır. Hayattan çıkarı olmayanlarölümünde çıkarı olmayacaktır. Ölüm bile onların ölümünden de çıkarıolmayacaktır. Ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir.Herkesin mezarında güller ve menekşeler büyürken, onların mezarındaotlar büyüyecektir. Mezarları bir kenarda kalmasa bile büyük muhteşemanıtların arasında sıkışıp kaybolacaktır. Cennetteki muhallebicide degarson onlarla ilgilenmeyecektir. Ağız tadıyla bir keşkül yiyemedenmasadan kalkacaklardır. “Hayattan çıkarı olmayanların hayatı çıkmazasürüklenecektir.” Kendini beğenmişliğin cezasını daha bu dünyadançekmeye başlayacaklardır. Sıkıntılarını kimseyle paylaşmasınıbilmedikleri için yalnız başlarına ıstırap çekeceklerdir. Duygualışverişlerinden nasipleri olmayacaktır. Duygusuz, hareketsiz, tatsız,bir hayat yaşadıkları sanılacaktır. Istırapları ne yüzlerindekiçizgilerinden, ne de saçlarının beyazlaşmasından anlaşılacaktır.Çektikleri acılarla yüzlerinin buruşmasına, saçlarının beyazlaşmasınaizin verilmeyecektir. Güldükleri zaman sevinçli ağladıkları zamankederli oldukları sanılacaktır. Hayattan çıkarları olmadığı da aslakabul edilmeyecektir. Böyle bir yanlışlığa düşülmeyecektir.Aslında, hayattan çıkarları olduğu ispat edilecektir. Çıkarlarınıkorumak için canları çıktığı halde, bunu beceremedikleri için,çıkarıyokmuşdabirşeybeklemiyormuşcasınagillerden göründükleri yüzlerinevurulacaktır. Onlarda bu saldırılarda bir karşılık bulamayacaklardır.Kendilerini yokladıkları zaman bütün ileri sürülenlerin gerçekolduğunu, hayatlarını boş yere harcadıklarını, ne yazık ki artık çokgeç kaldıklarını onlarda açık ve seçik olarak göreceklerdir. İşte o andahi, delice bir harekette bulunmalarına anlamsız bir hayatı anlamsızbir şekilde bitirmelerine göz yumulmayacaklardır. Kendileriniöldüremeyeceklerdir. Onlara anlatılacaktır ki böyle bir davranış, bütünyaşantılarıyla çelişki içindedir, gerçekle bir ilgisi yoktur,kendilerini öldürürlerse onlar hakkında varılan isabetli yargılarıçürütmek için gene boş bir çaba göstermiş olurlar. Bu hiçbir şeyideğiştirmez. Onlar bu rezilliğe de katlanarak sürünmeye devamedeceklerdir. Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğruolmalarına imkan var mıdır? Hayattan çıkarı olmamak hem Tanrının hem deinsanların gözünde affedilemez bir suçtur; gelişip yayılması içingerekli her türlü tedbir alınacaktır. Bütün tarih, bütün iktisad, bütünsosyoloji, bütün psikoloji kısaca bütün lojiler hayatın çıkarlılığadayandığını göstermek için yırtınacaklardır, yırtınmalıdır. Anlatılmadan anlaşılmaya Aşık TUTUNAMAYANLAR [FONT="] çıkmazların prantezlerini bende açma..şiddetle öneriyorum, içsel magaralarında bir çelişki... [/FONT] <!-- / message --><!-- sig --> __________________ [FONT="]yaşamımızbir kaçamaktır aslında.. koskocaman bir kalabalıkta kaçamak bakışlargibidir.. görmek istedigimiz şeyi nasıl görecegimizden çok nasılbaktıgımız gibi .. bazende yüregimizin magaralarında büyüttügümüzacılarımız aşklarımız sevdalırımız kendimizden kaçamaklarımzdır.. birumut olurlar bazen .bazen bir tokat gibi suratımıza patlatılangerçekler.. ve bizim alışk oldugumuz yaşamsal aldanışlarımızın..içimizi aldattıkları.. ve bazen arayışlarımız hayallerimizin. kafamızınbir kenarında gizledigimiz heyacanlarımız.. tüketirken nefesimizifarkında olmadan.. farkettigimiz ve farkettirmeden içimizde yaşadıgımızyaralı sevdalarımız.ki (onlar hiç iyleşmezler ve belkide hiçiyleşmemeleliler) huzurumuzu içimizin derinliklerinde herkesten gizlive bazen kendimizden bile yaşatıgımız.. ve büyüttügümüz.. bodurbıraktıgımız ama her zaman yaşattgımız bizi ayaktatutan..hücerelerimizin çogalması gibi istemsizce ve kılcaldamarımızdaki kanın ansısızın hızlı akması,yürümesi ayak başucuparmagımıza vardıgında bize hatırlatması.....işte bizi bizi eden..[/FONT] |
||