Yaramazadam (Arşiv Ana sayfa) => Araştırma Sonuçları

Konu: Yeni Bir Beyin

Sayfa: [ 1 ]

boxcigar 09.11.2007 22:09:07
Sinir ucu hücreleri üzerinde yapılan son araştırmalar beyindeki hasarınonarılabileceğini ve kimi bölümlerinin yeniden yaratılabileceğiniortaya koyuyor.

Sinirbilim uzmanları, bırakın beyin naklini akıllarından geçirmeyi,beyin dokusu nakli yönünde ilk deneysel adımlar atmadan çok önce, bilimadamları bu tür olası bir cerrahi girişimin sonuçlarını enine boyunatartıyorlar, beyin nakli ameliyatında alıcı mı, yoksa verici mi olmanındaha iyi olduğu sorusuna bir yanıt getirmeye çalışıyorlardı.

Bir başka deyişle, Tom ile beyinlerinizi değiş tokuş ettiğinizivarsayalım. Bu durumda gerçek siz, beyni Tom'un bedenine iliştirilmişkişi midir yoksa Tom'un beyninin nakledildiği kişi midir?

Bu sorunun yanıtının Tom'un bedenindeki kişi olduğu kanıtlanabilir,çünkü yaşamınızın en özel ve su yüzüne çıkmasından en çok çekindiğinizayrıntıları bilen o. Bedeninizi daha önce taşıyan kişinin dizinde birsorun olabilir, ama o bunun nedenini bilemeyecektir.

Beyin değiş tokuşuyla ilgili kuramsal görüşlerini toparlayan TuftsÜniversitesi bilim adamlarından Daniel Dennett, böylesi bir alışverişinhiç de adil olmadığı sonucuna varıyor, "Şimdiki bedenimle ilişkiminkesildiği açıkça ortadaydı, ama beynimden soyutlanmam olanaksızdı.Deneyimlerim beyin naklinde kişinin genellikle alıcıdan çok, vericiolmak istediğini gösteriyor" diyordu.

Tüm beyin nakli günümüzde de bilimkurgu özelliğini koruyor. Bilimadamları böylesi bir şeyin tümden olanaksız olduğunu düşünüp bir yanaatmasalar da, gerekli bağlantıların aşırı karmaşık olmasından ötürü,bunun en azından önümüzdeki 20 yıl içinde gerçekleşemeyeceğineinanıyorlar. Öte yandan, beyin hücreleri naklinin geleceği söz konusuolduğunda, bunun çok farklı bir şey olduğunu öne sürüyorlar.

Beyin Hücresi Nakilleri ve Sonuçlar

Bugüne dek yapılan beyin hücresi nakilleri farklı sonuçlar ortayakoydu. Sözgelimi, bir milyonu aşkın Amerikalıyı giderek devinim vekonuşma yetisinden yoksun bırakan parkinson hastalığının sağaltımınabir gözatalım. Hastalık, iletilerin beyinden bedenin öteki bölümlerinegönderilmesinde etkili olan dopamin adlı kimyasalı üreten beyinhücrelerinin giderek bozulmasından kaynaklanıyor.

10 yıl kadar önce İsveçli bilim adamları insan dölütünden aldıklarıdopamin üreten hücreleri parkinsonlu hastaların beyinlerine aktarmayabaşladılar. Bu işlem sonucunda hastaların bir bölümünün devingenliğindeolumlu bir gelişme meydana geldiyse de, bu gelişme genellikle kısmioldu, kimilerinde de hiçbir gelişme olmadı.

Yöntem zamanla daha başarılı olsa, kürtajla alınan dölüt hücrelerininkullanılması yönündeki törel sorunların üstesinden gelinse bilegelecekte yaygın biçimde uygulanması çok güç. Çünkü bu işlemde herhasta için 15 dölütten alınan hücrelerin hiç beklemeden aktarılmasıgerekiyor.

Durum böyle olmakla birlikte, Başkan George Bush'un deyimiyle, "BeyninOn Yılı" sona ererken sinirbilim uzmanları beyin hücre nakillerininparkinson ve lzheimer gibi hastalıkları iyileştirmese bile en azındandurduracağına giderek inanıyorlar.

Daha bir yıl öncesine dek bile böylesi birşeye saçmalık gözüylebakılmaktaydı. Gelgelelim, geçenlerde, dölüt aşamasındaki beyinhücrelerinin herhangi türde beyin hücresine dönüşebilen, sinir ucuhücreleri adı verilen ana hücreler içerdiğinin bulunmasıyla birlikte bugörüş de geçerlilik kazandı.

Harvard Tıp Fakültesi bilim adamlarından Dr. Evan Snyder, buhücrelerden aldığı örneklerle laboratuvarda "kitle üretimine" geçti.Snyder, hücrelerin zarar gören erişkin beynine aktarılmaları durumundaölü hücrelerin yerini tutmalarını bekliyor.

Tıp uzmanları, eğitimlerini aldıklarına kendilerine erişkin beynininesnek olmadığı, bir başka deyişle, sinir hücrelerinin kendileriniyenileyemedikleri öğretildi. Bıçakla elinizi kestiğinizde, deri yenihücreler ürettiğinden kesiğin açtığı yara birkaç gün içinde kapanırken,beyne kötü bir şey olduğunda böylesi bir onarıma tanık olunmuyordu.Acaba bu neden böyleydi?

Snyder, bugüne dek, beynin plastik olmadığı, yeni hücreler üretmediği,bireyin gereksindiğinden çok daha fazla sayıda beyin hücresiyledoğduğu, ancak yaşlandıkça bunların sayısının giderek azaldığı görüşüegemendi. 60'lı yılların başlarında dirimbilimciler erişkin farebeyninin iki yerinde yeni hücreler üretildiğini buldular.

Ne var ki söz konusu buluş kemirgenlere özgü önemsiz bir özellik olarakyorumlanarak hemen unutuluverdi. 80'li yılların ortalarında RockefellerÜniversitesi'nden Fernando Nottebohm, erişkin bir kanaryanın beyniningünde 20 bin gibi bir hızla yeni sinir hücreleri üretebildiğinikeşfederek "kuşbeyinli" kavramına yeni bir boyut getirdi.

Başka bilim adamları da balık ve sürüngenlerde benzer bir özelliğedikkat çekmelerine karşın, insanların da aynı özelliğe sahip olupolmadıkları yönünde kesin bir kanıt elde edilemedi. İşin aslınabakarsanız, çoğu sinirbilim uzmanı böylesi bir olasılığı aklından bilegeçirmiyordu.

Snyder ise bu konuda pek emin değildi. Doğa birçok canlıya bu özelliğibağışlarken, insanoğlunu böylesi bir nimetten yoksun bırakmasıanlaşılır gibi değildi.

Snyder, 1992 yılında, fare beyinlerinden sapı andıran hücreleraldıklarını ve bunları yapay olarak yetiştirdiklerini belirten birrapor yayımladı. Daha sonra, sinir hücreleri beynin hücrelerinyenilenmediği bilinen çok küçük bir bölgesinde yok olan bir dizi fareüreten Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. Jeff Macklis ile birlikteçalışmaya başlayan Snyder, kendi ürettiği hücreleri bu farelereaktardı.

Hücreler hızla beynin zarar gören bölgesini saptayarak kendileriniyenilediler. Sinir ucu hücrelerini farelerdeki çoklu sklerozu andıranbir tür hastalığın sağaltımında kullanan Snyder, en son çalışmasındafelç gibi kitlesel beyin hastalıklarını da sinir ucu hücreleriylesağaltmayı başardı.

Farelerle ilgili her gelişme gerçekte insanlar için de atılmış bir adımsayılıyor. Bu tür bulgular her geçen gün artıyor. Son üç yıl içindebilim adamları beyin hücrelerinin insanı andıran kimi maymun türlerindede kendilerini yenilediklerini ortaya koydular. En önemli bulgu isegeçen yıl elde edildi. İsveç Halk Enstitüsü'nden Fred Gage ve ekibisinir hücrelerinin insan beyninin bellek ve öğrenmeden sorumluhipkampus bölgesinde üretildiğine tanık oldu.

Yeni Bir Buluş

Gage'nun buluşu Snyder'in verileriyle birlikte değerlendirildiğindesonuç çarpıcıydı. Buna bir de Princeton Üniversitesi'nden bir ekibingeçen ay elde ettiği bir buluş eklenince, bilim dünyasında yer yerindenoynadı. Sözkonusu ekip erişkin "makak" maymunlarının beyinlerindeki enkarmaşık bölge olan beyin zarında sürekli olarak yeni hücrelerüretildiğine tanık oldu.

Artık bilim adamları beyin hastalıklarının eninde sonundaiyileştirileceği konusunda son derece umutlular. 2020 yılınagelindiğinde bu tür sorunlara çözüm getirecek yöntemlerin geliştirilmişolacağına inanılıyor.

Tüm beyin nakli denli çarpıcı olmasa bile, beyin hücrelerinin birbaşkasına aktarılması da kimi felsefik sorunları gündeme getiriyor.Kimi bilim adamları bu tür bir uygulamanın bellekte bir değişime nedenolup olmayacağını, yeni hücrelerin eski anıları silip silmeyeceğinisorguluyorlar.

Snyder, tüm bunların "metasinirbilim" olduğuna dikkat çekerek,hücrelerin geçmişte yaşananları anımsamak yerine onları barındırankişiden etkileneceklerine inandığını belirtiyor ve bu yüzden vericiolmaktansa alıcı olmayı yeğlediğini öne sürüyor.


Sayfa: [ 1 ]