Yaramazadam (Arşiv Ana sayfa) => Icatlar ve Kesifler

Konu: Konserve

Sayfa: [ 1 ]

boxcigar 09.11.2007 19:34:48
Napolyon savaşları kimyacıların dikkatini bir ihtiyaca daha çekmişti:Yiyecek sıkıntısı. Askerlerin, hele denizcilerin, yiyeceklerinibirlikte götürmelerini ve bunların uzun süre dayanmasını sağlamakgerekiyordu. Taze et bulunmadığından eskiden beri fümesi, kurusu ya dasalamurasıyla yetinilmekteydi. Buna reçel ve peynir katmak tek beslenmeyolu olarak biliniyordu. Ancak, bu sınırlı imkânlar, savaş geniş biralana yayılınca ve ulaşım gittikçe zorlaşınca sağlık bakımından kötüsonuçlar vermeye başladı. Hükümet, bilim adamlarına baş vurdu. Et vesebzelerin besleyici niteliklerini ve tazeliklerini kaybetmeden uzunzaman saklanabilmelerini sağlayacak bir yöntem bulana 12.000 franklıkbir ödül vaat etti.

Bu ödül 1810'da Nicolas Appert'e (1750-1841) verildi. Bu adam deşLombards sokağında bir şekerci olup Champagne'da, şarap mahzenlerindegeçen çıraklık yıllarında bu konuyla ilgili bazı gözlemler yapmıştı.Kendi kendine "Yiyecekleri bozan mayalar olduğuna göre, bunlarıkaynatmak yoluyla yok edilemez mi?" şeklinde düşünüyordu. Bu, Pasteurkeşifleri öncesinden dâhice bir esinlenmeydi. Pasteur de "Etudes sur levın-Şarap Üzerine İncelemeler" adlı kitabında aynı şeyi kabul etmiştir.Böylece Appert 1795'ten başlayarak yiyecekleri, sıkı sıkı kapatılmışkutularda ve bir Papin kazanının içinde kaynatmaya başladı.

Bu yöntemin iyi sonuç vermesinden sonra Appert, orduya yiyecek sağlamaişinin sorumlusu oldu. Elli işçinin çalıştığı Massy'deki fabrikasındacam kavanozlar içinde üç aya kadar taze kalan et, balık, sebze ve sütimal etmekteydi.

Savaş rastlantıları, bu şişelerden bazılarının İngiliz askerlerinineline geçmesine yol açtı. Teknisyenler hayretle bunları incelemeyekoyuldular ve 1812'de Bermondsey'de aynı yöntemle konserve yapan birfabrika kurdular. Pratik insanlar olduklarından, ağır ve nazik birmadde olan camın uygun bir malzeme olmadığını düşünerek onun yerinemaden kullanmanın çarelerini aramaya koyuldular. 1814�te Donkun ve Hailfirması ilk teneke konserve kutularını piyasaya sürdü. Ama bunlaröylesine sağlamdı ki, kalem ve çekiçle açılması gerekiyordu.

Konserve sanayinin kurulması yalnız askerleri^ değil, denizcilerin vekâşiflerin de çok işine yaramıştı. Kalitesi de iyi olsa gerekti. ÇünküParry'nin 1824'te Kuzey Kutbuna götürmüş olduğu, konserveler, 1937'deaçıldığında içindekilerin hâlâ yenebilecek durumda olduğu görüldü.

Böylece, Appert'in icadından ilk yararlananlar askerler, denizciler vekâşifler oldular. Konserve yalnız aylar boyu taze yiyecek sağlamaklakalmıyor, az da yer tutuyordu. Yöntem daha da geliştirilebilirdi. Dahasonra ağırlığı hafifletmenin ve aynı hacme daha fazla yiyeceksığdırmanın yollarını aramaya koyuldular. İlk akla gelenler, etinkemiklerini ve buna benzer fazlalıkları ayıklamak oldu.

Bu işi de 1838'de Alman Justus Liebig (1803-1873) ele aldı.

Liebig otuz beş yaşında olduğu halde dünyanın en ileri gelenkimyacılarından biriydi. Çocukluğunda kötü bir öğrenci olmuş, hiç birlise onu kabul etmek istememişti. Babası onu bir eczacının yanına çırakverdiğinde orada da sevilmemiş, ama 1822'de Gay-Lussac laboratuvarınagirince ilerlemenin yolunu bulmuştu, iki yıl sonra da Humboldt'untavsiyesi üzerine kendisine Giessen (Hesse) Üniversitesinde kimyakürsüsü verilmişti. Bundan sonra genç adam kendini araştırmalarınadileğince verebildi. Öğrenciler yetiştirdi, laboratuvar kurdu,icatlarda bulundu. Bütün Avrupa'nın gözü şimdi teorik çalışmalarınyanında pratik sorunlara da seve seve eğilen, bu doğuştan kimyacı gençadamdaydı.

Liebig 1838'e kadar kloroformu, kloralı bulmuş, yağları vealbüminoidleri incelemişti. Ette ne kadar çok yararsız maddelerbulunduğunu tespit ederek şaştı. Bir sığırda yüzde 28 kemik ve üçte birsu bulunmaktaydı bu su çıkarıldı mı, et 5 ton yerine 2 ton gelirdi.Böylece fazla yer tutmamakla kalmaz, susuz daha da iyi saklanabilirdi.

Ette yalnız besleyici olan şeyleri saklayıp gerisini yok etme fikri bugenç kimyacının buluşudur. Böylece besin gerçekten en küçük hacmineindirilmiş bulunuyordu. Appert'in eserini tamamlayan bu yöntembeslenmekte gerçek bir devrim yaratmıştı. Pek yakında da (1865), GüneyAmerika'dan ithal edilen etlere Avrupa artık yünün yan ürünü, deri vekemik tozu gözüyle bakmayacak, tersine bir 'Liebig özü' halini alanyiyecekler Avrupa'yı beslemeye başlayacaktır. Öte yandan 1856'daİngiliz sanayicisi Borden, sütün dörtte bir suyunu çıkarıp buna beşteiki oranında şeker ekleyerek toz süt imaline başladı.

Kimya elini besin sorununa uzatmıştı.


Sayfa: [ 1 ]