Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü'nde yeni konuğumuz gençyıldızlarımızdan Serdar Özkan... Beşiktaşımız'ın Altyapısı'nda yetişenve bu sezon A Takımımız ile çıktığı Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turuilk maçında, Sheriff karşısında ortaya koyduğu performanslaotoritelerin hayranlığını kazanan Serdar ile samimi bir sohbetgerçekleştirdik...
1987 yılında Düzce'de doğan ve 2000 yılında Altyapımız'da oynarkenprofesyonelliğe adım atan Serdar Özkan, Beşiktaşımız'ın FC Sheriff'i1-0 yendiği Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu ilk maçında sergilediğifutbolla hem alkışları topladı hem de gelecek için umut verdi. 70 kezMilli takım forması giyen Serdar ile kısa futbol geçmişini, özelhayatını ve hedeflerini konuştuk...
Altyapıda kaç sene oynadın?
2 sene minik, 2 sene yıldız, B Genç ve A Genç
Altyapıdan sonra Sayın Ertuğrul Sağlamhariç 4 hoca ile çalıştın. Sayın Lucescu, Sayın Del Bosque, Sayın RızaÇalımbay, Sayın Jean Tigana... Hepsi seni sezon öncesi kamplaraçağırmıştı. Sezon başı çalıştın; ama sezon başlayınca kiralık olarakbaşka takımlara gittin. Bu durum seni üzdü mü?
Sayın Lucescu ile 3-4 maç oynamıştım. Sonra devre arasındaİstanbulspor’a kiralık gittim. O ara milli maçlar vardı. İstanbul’daçok fazla oynamadım; oradan Akçaabat'a gittim. Akçaabat'ta bir sezonda35 maç oynadım. Tabiî ki bu beni üzdü. İdeallerim vardı veideallerimden uzaklaştığımı düşündüm. Ama hiçbir zaman kendimibırakmadım. Kendimi salmadım ve çok çalıştım.
Sheriff maçında güzel bir futbol ortaya koydun ve bir anda spor medyasında en çok konuşulan isim haline geldin...
Sheriff maçı benim için yıllardır içimde biriken bir hırsınpatlamasıydı. Ama yine de tam anlamı ile Serdar Özkan olarakoynamadığıma inanıyorum. Kimse beni daha önce izlememişti belki ama,gerçek Serdar bu değil. Gün geçtikçe performansımı daha üst seviyeyeçekeceğim. Ben hırslı bir insanım ve Serdar Özkan’ın daha iyiolabileceğini biliyorum ve bunun için çok çalışacağım
Anadolu takımlarında oynarken neler hissediyordun. İstanbul, Beşiktaş aklının bir kenarında var mıydı?
Şunu söylemeliyim ki Anadolu takımından büyük takıma gelip tekrarAnadolu'ya dönersen pek fazla problem yaşamazsın. Anadolu'yu görmüşsün,ordan büyük takıma gelmişsin. Ama büyük takımdan Anadolu'ya gidersenproblemler yaşayabiliyorsun. Buradaki imkanlar, tesisler, soyunma odasıve aklınıza gelebilecek herşey; orada bunları bulamıyorsunuz. Bunlar daproblem oluyor. İlk defa başka bir şehre gitmişsiniz, adapte olmayaçalışıyorsunuz. Bu yüzden de problemler olabiliyor.
Geçtiğimiz sezon başında yine kampa geldin ama yine Anadolu'ya gitmek zorunda kaldın...
Geçtiğimiz sezon en çok üzüldüğüm şey hazırlık kampının sonrasındamilli takımda Portekiz maçında sakatlanmam oldu. Sonra da forma şansıbulamadım. Diğer Anadolu takımlarına gittiğim zaman içimde her zamanbir burukluk vardı. Çünkü baktığım zaman milli takımda kaptanlığınıyaptığım kadroda oynayan oyunculardan Arda, İlhan Parlak, Özgürcan,Mehmet Sedef gibi arkadaşlarım büyük takım forması giyiyordu. Gördüğümzaman üzülüyordum. İçimde burukluk hissediyordum. "Onlar orada, benonların kaptanı olmama rağmen buradayım" diye büyük üzüntü duyuyordum.Ama hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım. Her zaman çok çalıştım. Belkide onları izlemek bana daha çok hırs verdi.
Anadolu’da oynamanın sana katkısı oldu mu?
Bana en büyük katkısı buraların değerini anlamam oldu.
Sheriff maçından sonra yakın çevrendenne gibi tepkiler aldın? Mesela az önce isimlerini saydığın arkadaşlarınsenin hırsını biliyorlardı. Üzüntünü de biliyorlardı…
Gerçekten yakın arkadaşlarım beni teker teker aradılar. Birçoğu "Geçoldu ama temiz oldu" ifadesini kullandılar. Ben de öyle olduğunainanıyorum; geç oldu ama hayırlısı buymuş.
Sheriff maçının 18 kişilik kadrosundabulunan oyuncularımızın 9'u 23 yaşın altındaydı. Senin için avantajama, genel olarak nasıl değerlendiriyorsun bu durumu?
Futbolda bu tabirler vardır; genç-tecrübeli diye. Ama bence gençfutbolcu da birkaç maç sonra tecrübe kazanabilir. Gençler de oynayaraktecrübe kazanacak. Ben 2. ligde 50-55 maç oynadım. Ben de tecrübesizsayılmam. Kendimi öyle görmüyorum. Diğer arkadaşlarım için de yaşlarıgenç olabilir ama oynadıkça tecrübesizliklerini ortadankaldıracaklardır.
Altyapıdan arkadaşların da var şu andaTakımımız'da. Artık alttan bir jenerasyon gelmeye başladı. Buarkadaşlarınla birlikte önceden de oynadınız. Sonuçta yeni bir nesilolacak. O nesli sen nasıl buluyorsun?
100. yılda Paf Takım da şampiyon olmuştu. O zamandan sonra 4 kişi ATakım'a çıkmıştık. 86-87 grubundan çok iyi oyuncular var. Onları dayabana atmamak lazım. Mehmet Sedef var, ben varım, İbrahim Kaş var, CanErdem var –çok da iyi bir oyuncu- bakıyorsunuz onun bir altında Batuhanvar... Son dönemlerde altyapıdan oyuncu gelmiyor diye ümitsizliğekapılanlar olmuştu ama, bunu kırdığımıza inanıyorum. Bizimjenarasyondan iyi oyuncular geliyor. Bizim dönemimizden kiralıkgidenler var; Adem, Ergun, Sezer, Nail ve Rıza gibi. Aynı nesilden 6-7oyuncu kiralık oynuyor. Hepsinin takıma katılacağına ve daha iyi işleryapacağımıza inanıyorum.
Daha önce A Takım'da çalıştığınantrenörler arasında en genci Sayın Ertuğrul Sağlam; sence genç birhoca ile çalışmanın artıları nedir eksileri nedir?
Ertuğrul hocamız 7-8 sene önce bizim yerimizdeydi, şimdi ise karşımızdaduruyor. Bizi çok iyi anladığına inanıyorum. Bize hoca gibi değil deabi gibi davranıyor. Abi-kardeş ilişkisi içindeyiz. Yeri geldiğindehoca-oyuncu oluyoruz. En büyük artısı bu.
Türkiye’de profesyonellik ne durumda genç futbolcular arasında? Nasıl bir çizgide olması lazım gençlerin?
Şimdi Avrupa’daki futbolcular 32-33 yaşındaki futbolcununprofesyonelliğini 22-23 yaşında yaşıyorlar. Bizim de bunu yapmamızlazım. Otuzlu yaşların profesyonelliğini yirmili yaşlara indirmemizlazım. Bir sürü milli maç oynadım. Hiçbir rakibimiz bizi ezemedi.Onlardan daha iyiydik. Tekniğimiz, fiziğimiz her şeyimiz iyiydi amabelli bir yerde tıkanıyorduk. Çünkü onlar profesyonel yaşamayıöğrenmişlerdi. Biz de ne zaman otuzlu yaşların profesyonelliğiniyirmili yaşlara çekersek, o zaman Türk futbolu için en doğru şeyiyapacağız. Sonuç itibariyle ağaç yaşken eğilir. Ailenin eğitimi,altyapının eğitimi çok önemli. Kişinin kendini de çok iyi yetiştirmesilazım. Şimdi televizyonlarda magazin programı izliyoruz. Heryermagazine dönmüş; gazetesi, interneti, her yerde magazinle yaşıyoruz.Genç arkadaşlarımız da artık bunlara özeniyorlar. Ama kendinigeliştirebilen, aileden iyi eğitim almış, iyi altyapı eğitimi almışolan kişilerin kendini bozmayacağına da ben eminim. Profesyonellik,oyuncunun içinde de olmalı.
Peki hedeflerin neler?
20 yaşında çoğu futbolcu Avrupa’da büyük işler başarabiliyor. Ben artıkgenç-yaşlı futbolcu ayrımının kaldığına inanmıyorum. Bu senedenitibaren Beşiktaş’a yararlı bir futbolcu olmak ve şampiyonluklaryaşamak istiyorum. Umarım bu katkıyı da sağlayabilirim. Ligde şampiyonolup, Avrupa’da da gidebildiğimiz yere kadar gideriz. Milli formayıgiymek ve önemli başarılara imza atmak. Ve olursa İspanya Ligi'ndeoynamak istiyorum.
Serdar Özkan'ın saha içindeki özellikleri nelerdir?
Yıllardır hocalarımın hepsi beni forvete yakın, orta sahada kullandı.İkinci ligde ise sağ kanatta oynadım. İkisi birleşti bende. Bu da benimiçin iyi bir kazanç oldu.
Örnek aldığın profesyonel futbolcu var mı?
Ahmet Yıldırım’ı çok beğeniyordum.
Futbol dışındaki hayatın nasıl?
Ailemle vakit geçirmekten hoşlanıyorum. Yeğenlerim var onlarlaoynuyorum. Onlara hediye almayı çok seviyorum. Eğer sabah antrenmanıvarsa tesislerde kalıyorum, yoksa evde oluyorum zaten. Yatma saatlerimçok erken; günlük 8 saatlik uykumu almaya çalışıyorum. Zaten biraz geçkalacak olsam, annem beni zorla yatağa gönderiyor. Ben ne kadar,"büyüdüm artık" falan desem de pek etkili olmuyor anneme karşı.
BJK.com
|