Yaramazadam (Arşiv Ana sayfa) => Fan Club

Konu: Jonny Deep Fun Clup

Sayfa: [ 1 ]

no_fear_06 04.08.2007 02:04:44

Johnny Depp
En karizmatik korsan...


         
                                    
                                                       
                            Tim Burton imzalı "Charlie'nin Çikolata Fabrikası"ndan bu yana hasret kaldığımız Johnny Depp, "Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı" filminde, şimdiden efsane olmuş Kaptan Jack Sparrow olarak hayranlarıyla bir kez daha buluşuyor. Korsanların son filminde, bu rol için ilham aldığı Keith Richards'la birlikte rol alacağını düşününce sabırsızlanmamak elde değil.          
                                                    

                            Amerikalı oyuncu Johnny Depp 9 Haziran 1963 tarihinde Amerika'nın Kentucky eyaletinin Owensboro kasabasında dünyaya geldi. Babası John, bir mühendisti. Annesi Betty Sue garsonluk yapıyordu. Ağabeyi D.P sonraları yazarlıkla uğraşacaktı. Johnny Deppçocukluk yıllarında, pek sevgili büyükbabasının evini çok sık ziyaretedecek ve zamanını kendisinden oldukça büyük,yaratıcısının-yaratıcısıyla birlikte geçirmekten zevk aldığını çoksonraları itiraf edecekti. Aynı yıl ailecek Florida'ya taşınan Depp ailesinin baba figürü, yani daha önce belirtildiği üzere John Depp bir iş bulacak ancak John Depp'in baba figürü ölüp başka diyarlara göçünce, ailenin tüm düzeni sarsılıverecekti.
Bu yaşananlar pek mühim gelişmelere sebebiyet verdi.
Cennet veya cehennemde - bilemiyoruz, ama Johnny ve D.P Depp'in büyük babaları, Betty Sue Depp'in kayınpederi ve pek muhterem John Depp'inbabası ölümüyle kapanmayacak yaralar açtı bu ailenin yaşantısında.Yıllarca çeşitli evler değiştirdiler ve hep mutsuz oldular. O muhteşembeyefendinin yerinin doldurulamayacağını bilemediler. Johnny öbür dünya korkusuyla tir tir titredi.



İncil ve gitar

Düzen, uzun yıllar bu eve uğramadı. Johnny, okulunusevmeyen bir çocuk olmuştu. Henüz on beş yaşındayken, mütemadiyenmünakaşa eden ebeveynleri, evlilik akitlerini feshetmek üzerinde tambir fikir birliğine ulaştılar. Annesinin, yani garsonluk yapan BettySue'nun pek muhterem ağabeyi, aşırı dinci ve münevver olmaktan çok uzakbir beyefendiydi ve pek tabii dini vecibelerini yerine getirmekten ayrıbir haz duyardı. Pek sevgili amcasının (yani annesi garson Betty Sue'nunçok mühim bir beyefendi olan ağabeyleri) kilisesinde (zaten kendisi birpapazdı) kuzenlerinin, Hristiyanların ulu ve eşsiz kitab-ımukaddesleri, İncil'den hareketle seslendirdikleri parçaların muhteşemezgileriyle hülyalara (yani düşlere, fantezilere, hayallere, rüyalara,ılgımlara, sanrılara, pusarıklara, fantasmalara) dalan Johnny Depp için, bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı, olması beklenemezdi.
Ezgilerin ademoğlunu kendinden geçiren kusursuzluğuyla pusarıklara dalan Depp,pek sevgili ve değerli anasının kendisine verdiği, toplamda 25 $'aulaşan banknotlarla gittiği müzik aletleri dükkanından bir gitarladöndü. Bir 'garaj' grubu kuran genç Johnny ve kadim dostları,bir süre sonra harikulade bir uyumun eşsiz matematiğiyle müzikyaptıklarının farkına vardılar. Ancak eşsiz oyuncunun dostları,komşuları, mektep hocaları ve kendisiyle yaptığımız mülâkatlardanedindiğimiz bilgiler ve bu bilgilerin yazıldığı sayfalardan şöyle birsonuca vardığımızı da söylemeden edemiyoruz: "Yaşı tutmadığı için arkadan girdi."Bu cümleyi aynen pek mühim ve eşsiz oyuncunun kendisinden ve ailedostları ve biricik hocalarından aldığımız enformasyon eşliğindeyazdığımızdan, yayınımızın herhangi bir sansür girişimiyle karşılaşmaolasılığına karşı yoğun bir acı duygusu şimdiden kalbimizin tâ en ırakköşelerinde belirmiştir. Evet: "Yaşı tutmadığı için arkadan girdi.""


Arka kapı

Fazlasıyla açık olan cümlemizden anlaşılacağı gibi barlara girmesi için Depp'inyalanlar söylemesi gerekiyordu; ama peki ya barlarda çalmak için? Busorunun pek esrarlı cevabını hiç düşündünüz mü? Tüm cihanda yaşanan buhakiki sorunun çaresi (yani dermanı, devası, emi, ilâcı, merhemi,panzehri, umarı) arka kapıdan girmekti. Grubun ismi ilk başlarda 'Flame' idiyse de daha sonraları 'Kids' ismi daha caiz görülecek ve hemen deruhte edilecekti.
Günümüzün gençleri tarafından 'A Perfect Day' isimli nağmesiyle tanınan Lou Reed'in turnesi sırasında ön grup olarak sahneye çıkan 'Kids', para kazanmak amacı ile telefon-reklamcılığı işini bir süre icra etmişti.

Mezuniyet

Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi, 'Kids'in de bir sonu oldu ve bu esnada, aktris Lori Allison ile evlenen Johnny Depp, eşinin girişimiyle pek muazzez bir oyuncu olan Nicolas Cage ile tanıştı ve bu sayede, tüysüz ve dalyan gibi bir centilmen olan Depp, ilk sinema filminde rol almayı başardı. Wes Craven'ın "A Nightmare on Elm Street" ve müteakiben "Private Resort" filmleriyle oyunculuk konusundaki şevki artan tüysüz centilmen Depp, Los Angeles'da Loft Studio'da dersler almaya başladı. Her şey çok güzeldi.
Ilık bir yaz günü oyunculuk mektebinden mezun olan Johnny Depp, politik eserleriyle cemaatin bir bölümü üzerinde garaz ve köpürme, cemaatin bir başka bölümü üzerinde müptelâlık yaratan Oliver Stone'un Akademi Armağanı ile mükâfatlandırılan "Platoon" isimli eserinde rol aldı. Ardından menajerinin ısrarlarıyla "21 Jump Street" isimli televizyon dizisinde, tam üç sene boyunca oyunculuk yapan Depp, sonunda sıkıldı, diziden izin istedi ve kendi yoluna gitti.
İnsanın kanını donduran harikulâde filmleriyle tanıdığımız John Waters'ın bugün artık bir 'kült' kademesine ulaşmış "Cry-Baby" isimli eserinde rol alan Depp'in kısmeti, ahir senelerde pek yavan sergüzeştlerle karmakarışık oldu. Özellikle biricik dostu River Phoenix'in, Depp'in Los Angeles'daki gece kulübü 'Viper Room'daaşırı dozda uyuşturucu alarak ahreti boylaması, magazin basınınınkalemşörlerinin eleştiri oklarının kendisine yönelmesine sebebiyetverdi.


Düşüşler ve inişler

Johnny Depp aynı günlerde "Edward Scissorhands"de birlikte rol aldığı Winona Ryder'dan ayrıldı.Kadınlar konusundaki başarısızlığı, sanatçının oyunculuğunda eşi görülmemiş bir yükselişe yol açtı. "What's Eating Gilbert Grape?", Jim Jarmusch isimli alelâcayip yönetmenin "Dead Man" ve Al Pacino isimli mütekâmil ve nadide oyuncunun "Donnie Brasco" isimli filmlerindeki performanslarıyla, dârıdünyanın en işgüzar sanatkârları arasında sayılmaktadır.

Eserleri

Maziye şöyle bir baktığımızda, ırak görüşlü mecnun yönetmen Terry Gilliam'ın "Fear and Loathing in Las Vegas" ve kozmosta yer alan her ümmeti hayret dolu bakışlarla yapayalnız bırakan Tim Burton'un "Sleepy Hollow"filmleriyle ve nihayetinde genç damlara karşı eziyet veren tutumlarıylatanınan ve bize göre arzımızın en cafcaflı isimlerinden Roman Polanski'nin "The Ninth Gate"iyle oyunculuk maharetini kanıtlayan Johnny Depp'i en son "Chocolat" (2000), "Blow" (2001) ve "From Hell"adlı yapımlarda peş peşe izlemiş, sonra gözden kaybetmiştik. Geçtiğimizyıl, İstanbul'un en biricik aktivitelerinden olan Film Festivali'ndegördük ki, yine Terry Gilliam adlı çılgının peşine düşmüş İspanyol çöllerinde mecnun olmakta. "La Mancha'da Kaybolanlar"gibi, bir filmin nasıl çekilemediğini anlatan bir belgeselde göründüğükısa sürede bile izleyiciyi aurasının çevresinde toparlayan bu 'cool'yakışıklı, daha sonra sinemalarımıza uğradığı "Karayip Korsanları"nda yarattığı özgün karakteri Jack Sparrow ve "Gizli Pencere"de hayatı kâbus halini alan yazar Mort Rainey karakterleriyle akıllara kazınmış; hemen sonra "Düşler Ülkesi"ndeki performansıyla da Oscar'a aday olmuştu. "Karanlıktan Önce"de devrim sonrası Küba'sında biri eşcinsel, diğeri de devrim yanlısı bir hapishane müdürü olan iki zıt karakteri canlandıran Depp,perdede az ama öz görünmüş ve kısa sürede filme damgasını vurmuştu. Bufilmde, yakışıklı aktörün başarılı performansına doyamayanlar, Tim Burton ustanın son filmi "Charlie'nin Çikolata Fabrikası"nda Depp'e sıradışı Willy Wonka karakterinde fazlasıyla doymuşlardı.

Ancak özellikle sıkı fanatiklerinin, ona doymaları pek de mümkün değil. Neyse ki, Johnny Deppde, insanların ona duyduğu sempatiye lâyık olmak için canla başlaçalışıyor ve hep birbirinden iyi, izleyicileri mest eden filmlerdekarşımıza çıkıyor. "Karayip Korsanları" serisinin ikinci filmi "Ölü Adamın Sandığı"ndada kendine has tarzıyla döktürdükten sonra, eminiz onu pek çoksinemasever korsan olarak hatırlamak isteyecek, korsanların en tuhafı,en uçarısı ve en karizmatiği olarak...

                           




JonnY Resimler






Sayfa: [ 1 ]