Yaramazadam (Arşiv Ana sayfa) => Bilim Adamlari

Konu: Louis Pasteur

Sayfa: [ 1 ]

boxcigar 28.07.2007 23:04:35
(1822 -1895) Bilim tarihinde pek az bilim adamı Louis Pasteur ölçüsündeinsan yaşamım doğrudan etkileyen buluşlar ortaya koymuştur. Günlükdilimize bile geçen "pastörizasyon" terimi onun buluşlarından yalnızcabirini dile getirmektedir.

Kristaller üzerindeki kuramsal çalışmalarının yanı sıra kimihastalıklara bağışıklık sağlama yolundaki çalışmaları, bu aradaözellikle "şarbon" (ya da antraks) denilen koyun ve sığırlarda görülenbulaşıcı hastalıkla kuduza karşı geliştirdiği aşı yöntemi ona dünyaçapında ün kazandırmıştır. Bugün Fransa'da pek çok bulvar ve alan onunadını taşımaktadır. Kendi kurduğu "Pasteur Enstitüsü" dünyanın öndegelen araştırma merkezlerinden biridir. Fransızların gözünde Pasteurulusal bir kahramansa, bunun nedeni onun yalnızca büyük bir bilim adamıolması değil, aynı zamanda, yaşamı boyunca ortaya koyduğu özveri veinsanlığa hizmet tutkusuydu.

Louis, Fransız Devrimiyle özgürlüğüne kavuşan bir kölenin torunuydu.Babası, Napolyon ordusunda üstün atılım gücüyle "Legion de Honour" alanbir ast-subâydı. Baba Pasteur'ün, Napolyon'un düşmesiyle ordudanayrılmasına karşın İmparator'un anısına beslediği derin bağlılıkduygusu, ilerde oğlu Louis'in olağan üstü direnç ve yeteneklerim deyönlendiren katıksız yurtseverliğe dönüşmüştü.

Geçimini dericilikle sağlayan Pasteur ailesi yoksuldu, ama çocuklarınıneğitimi için her türlü sıkıntıyı göze almıştı. Louis daha küçükyaşlarında güçlükleri göğüslemede sergilediği direnç ve istenç gücüyledikkatleri çekiyor, coşkuyla başladığı okul öğreniminde kendisiylebirlikte kardeşlerinin de başarılı olması için uğraş veriyordu.

Gerçi okulda pek parlak bir öğrenci değildi; dahası, ilk gençlikyıllarında ilerde büyük bilim adamı olacağını gösteren bir belirti deyoktu ortada. Tam tersine, Louis'in belirgin merakı portre çizmekti.Üstün bir yeteneği yansıtan tabloları, bugün de, Pasteur Enstitüsündeasılı durmaktadır.

Louis 19 yaşma geldiğinde sanatı bırakır, bilime yönelir. Başlangıçtaöğretmenlerinin yönlendirmesiyle öğretmen olmaya karar verir, ünlüeğitim enstitüsü Ecole Normale Superieure'e başvurur. Giriş sınavınıkazanmasına karşın, matematik, fizik ve kimyada derslere dahahazırlıklı başlamak için öğrenimine bir yıl sonra başlar.

Amacı iyi bir öğretmen olarak yetişmekti. Ne var ki, öğreniminitamamladığında tüm ilgi ve coşkusunun bilimsel araştırmaya yönelikolduğunu fark eder. Kristaller üzerindeki ilk çalışmaları onu bir türbüyülemişti. Öğrencisinin özgün düşünme ve kavrayış gücünü sezen kimyaprofesörü onu, basit araçlarla yeni kurduğu laboratuvarına araştırmaasistanı olarak alır. Bu genç bilim adamının hayal bile edemediği birfırsattı.

Pasteur hemen çalışmaya koyulur, ilk aşamada tartarik asit kristalleriüzerindeki optik deneylerini yoğunlaştırır. Çok geçmeden bilimçevrelerinin dikkatim çeken buluşları, kimi tanınmış bilim adamlarınınteşvikiyle Fransız Bilimler Akademisine sunulur.

Pasteur bilim dünyasınca tanınma yolundadır, ama Eğitim Bakanlığı onubir ortaokula öğretmen olarak atamakta ısrarlıdır. Akademinin ve kimibilim adamlarının giderek artan baskısına daha fazla karşı koyamayanBakanlık bir yıl sonra Pasteur'ün Strasburg Üniversitesi'ne yardımcıprofesör olarak dönmesine izin verir.

Pasteur'ün bir özelliği de kararlı olması, duraksamalarla vakitöldürmemesiydi. Üniversiteye gelişinin daha ilk haftasında Rektörekızıyla evlenmek istediğini bildirir. Başvuru mektubu ilginçtir:

Saklamama gerek yok, tümüyle yoksul bir kimseyim. Tek varlığımsağlığım, yürekliliğim ve üniversitedeki isimdir. ... Geleceğim,şimdiki eğilimim değişmezse, kimyasal araştırmalara adanmış olacaktır.Çalışmalarımdan beklediğim sonucu alırsam, ilerde Paris'e yerleşmeyidüşünüyorum.

İsteğimi olumlu bulursanız, resmi evlenme önerisi için babam hemenStrasburg'a gelecektir. İstek olumlu karşılandı. Pasteur yaşamı boyuncatüm bilimsel çalışmalarında kendisine destek veren, tutku vesorunlarını paylaşan Marie Laurent'le 1849'da yaşamını birleştirir.

Bayan Pasteur gerçekten özveri ve sevgi bağlılığıyla olağan üstü bireşti. Mutlu evlilik ne yazık ki, yıllar sonra trajik bir dönemdengeçer: Pasteurler dört çocuklarından üçünü küçük yaşlarında tifo vebenzer hastalıklar nedeniyle yitirirler. Geriye kalan oğulları yirmiyaşında iken 1871 savaşında Almanlara esir düşer.

Pasteur bilimsel çalışmalarını bir yana iterek eşiyle birlikte oğlunundönüşünü bekler; Fransa'nın yenilgisiyle birlikte cepheden kaçanbinlerce genç arasında oğlunu aramaya koyulur. Sonunda bulunduğundaoğlan bitkin ve ağır yaralıydı. Pasteur Almanları hiç bir zamanbağışlamadı; öyle ki, yıllar sonra bilimsel başarıları için Almanhükümetinin önerdiği madalyayı kabul etmedi.

Şimdi Paseur'ü bilimin öncüleri arasına yükselten bilimsel çalışmalarına değinelim.

Pasteur'ün yaşamımızı bugün de etkileyen buluşlarından birifermentasyon (mayalanma) olgusuna ilişkindir. "Fermentasyon" terimibilindiği gibi kimi maddelerde oluşan bir değişiklik sürecini dilegetirmektedir. Örneğin şarap üzümden bu işlemle elde edilir; istenirsegene bu işlemle sirkeye dönüştürülebilir. Aynı şekilde, sütün şekerilaktik aside dönüştüğünde süt ekşir. Yumurta ve et türünden maddeler defermentasyonla bozularak yenmez hale gelebilir.

Üretimi fermentasyona dayanan şarap Fransa'da çok önemli bir konuydu.Ne var ki, bu işlemin güvenilir teknolojisi henüz yeterincebilinmiyordu. Göreneklere bağlı yöntemler her zaman istenen sonucuvermiyor, kimi zaman şarap yerine sirke ya da kullanıma elvermeyenbozuk bir sıvı elde ediliyordu.

Sorunu ilk kez Pasteur bilimsel olarak incelemeye koyulur: sonundaulaştığı açıklama (fermentasyonun mikrop teorisi) geçerliğini bugün dekorumaktadır. Buna göre, doğada organik maddelerdeki hemen tümdeğişiklikler gözle görülemeyen birtakım küçük canlılar tarafındanoluşturulmaktadır.

Pasteur bu mikroorganizmaların ısıyla kontrol altına alınabileceğinigöstererek şarap üretimim sağlam bir yöntemle güvenilir kılmaklakalmaz, "pastörizasyon" dediğimiz işlemle modern süt endüstrisine deyol açar.

Pasteur'ün önemli bir başka çalışması da ipekçiliği büyük birsıkıntıdan kurtarmasıdır. Hastalıklı ipek böcekleri, üreticileri sıksık büyük kayıplara uğratıyordu. Soruna çözüm bulması mikrop teorisiyleünlenen Pasteur'den istenir. Bilim adamı her zamanki yoğun ve dikkatliyaklaşımıyla sorunu değişik boyutlarıyla inceler; sağlıklı ipek böceğiyumurtalarını seçmede "pratik" diyebileceğimiz bir yöntem oluşturarakipekçiliği güvenilir bir üretim teknolojisine kavuşturur.

Pasteur'ün başarıları bir tür zincirleme tepki içinde biribirine yolaçmaktaydı. Kristaller üzerindeki çalışmaları onu canlı yaşamın gizemisorununa götürmüştü. Canlılar üzerindeki incelemeleri ise onufermentasyonu açıklayan mikrop teorisine ulaştırmıştı. Doğruluğundanartık kimsenin kuşku duymadığı bu teori başlangıçta tepkiylekarşılanmıştı: pek çok kimse için öyle bir düşünce uydurma bir açıklamaolmaktan ileri geçemezdi.

"Spontane üreme" diye bilinen yerleşik görüşe göre kurtçuk, tırtıl,tenya, sinek, fare vb. yaratıklar elverişli koşullarda kendiliğindenoluşmaktaydı. Oysa Pasteur "kendiliğinden oluşumu" mikroskopikorganizmalar için bile olanaksız görüyordu.

Mikrop teorisinin özellikle bulaşıcı hastalıkların denetim altınaalınması yolunda yeni araştırmalara yol açması kaçınılmazdı. Pasteurçok geçmeden şarbonun yanı sıra kangren, kan zehirlemesi, loğusahumması vb. hastalıklar üzerinde de araştırmaların yoğunlaştırır. Onunçarpıcı bir başarısı da kuduza karşı oluşturduğu aşıdır. Kuduzözellikle köpeklerin taşıdığı ölümcül bir hastalıktır.

Pasteur'e gelinceye dek kuduza karşı bilinen tek çare ışınları yerinkızgın bir demirle derinlemesine dağlanmasıydı. Kaldı ki, gecikmehalinde bu yöntemin, hastanın canını yakma dışında bir etkisi olmadığıda biliniyordu.

Pasteur hayvanlar üzerinde denediği ama insanlara henüz uygulamadığıaşısıyla dokuz yaşındaki bir çocuğun yaşamım kurtarır. Azgın birköpeğin ondört yerinden ısırdığı çocuğa kızgın demir uygulamasıyapılamazdı. Umutsuz annenin çırpınışına dayanamayan Pasteur aşısınıilk kez bu çocukta denemekten kendini alamaz. Sonuç çocuk içinkurtuluş, gelecek kuşaklar için bir müjde olur. Büyük bilim adamıölümünden önce yaşam felsefesini şöyle özetlemişti:

Hiç kuşkum yok ki, Bilim ve Barış cehalet ve savaşı yok edecektir.Ulusların yıkmak, yok etmek için değil, yaşamı yüceltmek içinbirleşeceğine, geleceğimizi bu yolda, uğraş verenlere borçluolacağımıza inanıyorum.

Pasteur'ün öyküsünde, anlamlı bir yaşam arayışındaki her genç için, çarpıcı ve güzel bir örnek vardır.


Sayfa: [ 1 ]