|
no_fear_06
|
 |
« : Temmuz 16, 2008, 12:32:36 ÖÖ » |
|
İşte Ali Kemal’in Maliye Nazırı Cavid Bey’e bundan tam 98 yıl öncegönderdiği ve Londra’daki iki çocuğundan bahsedip yardım istediğimektup:
“Cavid Beyefendi,
Kemâlât-ı fıkriyyenizi ihtidadan beri asarınızdan, ef âlinizden anlar,tebcîl ederdim, dün bana karşı evsâfı muamelenizden uluvv-i kalbinizide gördüm, sevindim (Düşüncenizin olgunluğunu önceden bu yanaeserlerinizden ve yaptıklarınızdan anlar, yüceltirdim. Dün, bana karşıgösterdiğiniz güzel davranışınızdan yüce kalpliliğinizi de gördüm,sevindim).
Bu saika ile de (“böylelikle” anlamında) uzun müddet düşündükten sonrabir derece küstâhâne (küstah biçimde) olduğunu bildiğim halde yinesizden pek mahremâne (gizli) bir surette istirham etmeye cür’etediyorum:
Kayınvalidemin melfuf (ekteki) mektuplarını lütfen mütalâa ile(inceleyerek) anlarsınız, birçok seneden beri çetiklerimiz sevk-izarurisiyle (çektiklerimizin zorunlu sevkiyle) bugün iki ciğerpâremiİngiltere’de hiçbir medâr-ı maişeti (gelir kaynağı), benden başka damuîni (yardım edeni) olmayan o ihtiyar kadınla beraber sokakortalarında bırakmak felaketine uğradım. Bir felaket ki ecnebilere,bilhassa İngilizlere karşı haysiyet-i kavmiyyeme (ulusal onuruma) dedokunduğu için bence cidden tahammül-güdâzdır (dayanma gücümü ciddi birşekilde eritmektedir).
Hayatımı adeta zehirleyen bir musibetten yakamı kurtarmak, Londra’yagiderek çocuklarımla beraber bir köşede yerleşmek hâsılı (sözün kısası)arzettiğim gibi bir yandan o cüz’i (az) gelirimle, bir yandan isesa’y-i kalemimle (kalemimin emeğiyle) yaşamaya muvaffak olabilmek içinşimdilik üç bin frank kadar bir paraya ihtiyacım vardır. Dersaadet’teki(İstanbul’daki) emlâkimden biri, mesela vekâlet-i bey’ü ferâğını (satışve devir vekâletini) Selim Hüsnü’ye tevdi eylediğim (verdiğim) o ufakmülk satılınca faiziyle beraber tesviye olunmak (ödenmek) üzereemrinizle, lutf-ı vesâtetinizle (lûtfedip araya girmenizle)bildiklerinizden bir sarraf bu meblâğı bana ikrâz etse (borç verse) şudakikada yeniden hayat bulur, size ömrüm oldukça minettar kalırım.
İki sene evvel ben İkdam’da iken feleksede (talihsiz) bir arkadaşımbenden böyle bir hizmet istemişti, istediğine de derhal mazhar olmuştu(kavuşmuştu). Ahmet Cevdet Bey gibi en samimi refiklerimden(arkadaşlarımdan ) bu devr-i musibet-i hayatımda (hayatımın belâlıdöneminde) yaman bir bîgânelik (fena bir kayıtsızlık) gördüğüm için, bulûtfu sizin gibi pek uzaktan tanıdığım fakat kalben ve fikren pekziyade necîb (kalp ve fikir bakımından son derece temiz) bir zâtdanistirham eyliyorum.
Mümkün ise mes’ûlümü is’âf ediniz (arzumu yerine getiriniz), değilsebedbahtî-i hayatıma (hayatımın talihsizliğine) yanmaktan ve bu tasdîigarîb (zavallı bir şekilde verdiğim rahatsızlık) için affınızıdilemekten maâda (başka) elimden ne gelir? Bâkî arz-ı minnet ve ihtirâmeylerim, (minnetlerimi ve saygılarımı sunarım) efendim.
5 Ağustos 1910.
Ali Kemal
|