isminiz@yaramazadam.com
Sign up
Check e-mail
Abdülhak Adnan Adıvar
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  Yaramazadam > Eğitim Ogretim ve Kültür Servisi > Bilim ve Teknoloji > Bilim Tarihi > Abdülhak Adnan Adıvar
 




Şu an bu konuyu görüntüleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Abdülhak Adnan Adıvar  (Okunma Sayısı 109 defa)
Kasım 09, 2007, 06:58:29 pm
boxcigar
Administrator
Süper Üye
*****

REP +16/-1

Mesaj Sayısı: 3 085
Nerden:

Üyelik Bilgileri WWW Offline
« :»







Cumhuriyet döneminin ilk bilim tarihçisi Abdülhak Adnan Adıvar'dır(1882-1955). Ünlü romancılarımızdan Halide Edib Adıvar'ın kocası olanAdnan Adıvar, Fransa'da yaşadığı yıllarda yayımladığı La Science chezles Turcs Ottomans (Paris 1939) adlı eseri ile Osmanlılar dönemindekibilimsel uğraşlara ışık tutmuş ve bu alanda yapılan araştırmaların nekadar yetersiz olduğunu göstermiştir.

Adnan Adıvar, Türkiye'ye döndükten sonra, bu eserini İstanbul'dakielyazmalarını da inceleyerek düzeltmiş ve genişletmiş ve OsmanlıTürklerinde İlim (İstanbul 1943) adıyla Türkçe'ye tercüme etmiştir.Yaklaşımındaki öznelliğe ve bazı yönlerinin çürütülmesine rağmen,bugüne kadar bu konuyu işleyen daha mükemmel bir eser yazılamamıştır.

Türkiye'de bilim tarihi alanında ilk metin çalışması, Adnan Adıvar'ında katıldığı bir çalışma topluluğu tarafından yapılmıştır. Arapçametni, elde mevcut olan üç nüshayı karşılaştırmak suretiyle ŞerefettinYaltkaya tarafından kurulan ve Abdülhak Adnan Adıvar ile Henry Corbintarafından Fransızca'ya tercüme edilen bu çalışma, XV. yüzyıl Osmanlıdüşünürlerinden ve matematikçilerinden Molla Lütfi'nin "Sunak Taşınınİki Katının Alınması Hakkında" adlı küçük bir risalesidir ve 1940yılında Paris'te Fransızca olarak yayımlanmıştır.

Arapça metinle Fransızca tercümesinin baş tarafına Adıvar ve Corbintarafından yazılan 33 sayfalık geniş girişte, Molla Lütfi'nin hayatöyküsüne, risalenin kapsamına, probleminin tanıtılmasına, oluşturduğugeleneğe ve bazı yanlışlara ilişkin bilgiler verilmiştir.

Adnan Adıvar'ın bilim tarihimiz açısından önemli olan diğer bir eseride 1944 yılında İstanbul'da yayımlanan "Tarih Boyunca İlim ve Din" dir.Bilimlerdeki ve özellikle fizikteki yeni gelişmelerden sonra Batı'dayeniden gündeme gelen din ve bilim ilişkilerini, tarihi gelişimi içindeinceleyen bu eser, zengin içeriği nedeniyle genel bilim tarihigörünümündedir.

Adıvar'ın Türk kültür hayatını yönlendiren ve çoğu zaman unutulan enönemli çalışmalarından birisi de, bir süre İslâm Ansiklopedisi'niyayımlayan kurula başkanlık yapmasıdır. 1913-1938 yılları arasındaLeiden ve Londra'da "Encyclopaedia of Islam: A Dictionary of theGeography, Ethnography and Biography of the Muhammadan Peoples" adıyladört cilt ve bir ek halinde İngilizce olarak basılan ve İslâmmedeniyetini tanıtan bu ansiklopedi, Türk bilginlerinin de dikkatiniçekmiş ve 1939'da Ankara'da toplanan I. Türk Neşriyat Kongresi'nde,Türkçe'ye çevrilerek yayımlanması gündeme gelmiştir.

Alınan tavsiye kararı doğrultusunda yayını gerçekleştirmeyi üstlenenMilli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ndeAdnan Adıvar'ın başkanlığında bir kurul oluşturmuştur. Ancak kurulçeviriyle yetinmediği ve özellikle Türkler hakkında yeni maddelereklenmesine ve bazı maddelerin de genişletilmesine karar verdiği için(ve diğer teknik nedenlerden ötürü), ansiklopedi, beşinci ve on ikinciciltleri iki kısım olmak üzere toplam on üç cilde ulaşmış ve ancak 1988yılında, yani ilk cildinin yayımından tam 48 sene sonratamamlanabilmiştir.

İslâm Ansiklopedisi'ne Adnan Adıvar da bazı maddeler yazmıştır. Bunlararasında en önemlileri, Ali Kuşçu, Ebu'l-Kâsım Zehrâvi, Fârâbi,Hârizmi, İbn Bâcce, İbn Haldûn ve Kınalızâde maddeleridir.

Salih Zeki gibi, Adnan Adıvar da bilim felsefesi ile ilgilenmiş ve dahaziyade İngilizlerin kullanmış oldukları felsefe diline aşina olabilmekiçin Bertrand Russell'ın (1872-1970), tümevarım, tümdengelim, doğru veyanlış, sanı, felsefi bilginin sınırları, felsefenin kıymeti gibikonuları tartıştığı "The Problems of Philosophy" (Londra 1911) adlıeserini "Felsefe Meseleleri" (İstanbul 1935) adıyla Türkçe'ye tercümeetmiştir.
Logged

Kendini yalan ve aldatmadan kurtaramayan; her an verdiği söz ve yeminlere muhalif hareket eden ve bir türlü yüklendiği mesûliyetlerin ağırlığını hissetmeyen iki yüzlü ve müraî tiplerin gönül hayatları olabileceğine ihtimâl vermek, sadece bir aldanmışlıktır. Böylelerinden vefa beklemek ise bütün bütün gaflet ve safderûnluk ifâdesidir.
Sponsor Baglantilar


Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Start | Sayfa 0 | Sayfa 1 | Sayfa 2 | Sayfa 3 | Sayfa 4 | Sayfa 5 | Sayfa 6 | Sayfa 7 | Sayfa 8 | Sayfa 9 | Sayfa 10
Yaramazadam | Powered by SMF 1.1.3.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
| Sitemap Arşiv2 Program Arşiv Program Arşiv Sağlık Sağlık Rehberi


Yaramazadam Çöl Atesi v3 by rallyproco