Duyurular
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: 240 Komando alaydan nasıl çalındı  (Okunma Sayısı 1278 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
no_fear_06
:::...gOrGiAs...:::
Global Moderator
Süper Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1 574


düŞmAn kElİmEsİnİN AnLmInI DoStLaRıMdAn öGrEnDiM


Üyelik Bilgileri Site
« : Temmuz 16, 2008, 12:22:02 ÖÖ »

240 Komando alaydan nasıl çalındıKomando Alay Komutanı Uludağ, 240Komanda erinin cepheye gitmeden çalındığını iddia ediyor ve isimvererek bazı subaylara ağır ithamlar yöneltiyor...
Kurmay Albay Ahmet Uludağ, doğru çıkması halinde Türkiye tarihinin enbüyük skandallı sayılabilecek, müthiş bir iddia savunuyor: Güneydoğu'daçatışmaya gitmesi beklenen 240 er emir ve talimatlar çiğnenerek gerihizmetlere çekilerek yerlerine yeterli eğitim almamış acemi erleresilah verildi... Uludağ, konu hakkında isim vererek bazı komutanlarısuçladığı gibi bununla da yetinmeyerek, dönemin Genelkurmay Başkanıİsmail Hakkı Karadayı'ya varana dek, pek çok üstdüzey rütbeliyi deskandalı örtbas etmekle itham ediyor..
Peki kim bu Ahmet Uludağ, şöhret kovalayan emekli bir subay mı, yoksaeğitim görmemeiş erleri cephheye sürmek zorunda kaldığı için vicdanınınsesini dinleyerek onların hakkını arayan babacan bir komutan mı?Böylesi cesur bir çıkışı neden yaptı ve ne denli önemli bir iddiaortaya attığının farkında mı?
Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya gönderdiği yazıda yer alan ifadelere bakarsak, bu sorunun cevabı çok net: "Benfalanca kantinde sakız beş kuruş daha pahalı satılıyor, diye şikayettebulunmadım. 240 komando erbaş ve erinin emirlere aykın olarak ve hangimenfaat karşılığı Güneydoğu'ya gönderilmediği hakkında 2. Piyade TugayKomutanı, 15. Kolordu Komutanı ve 1. Ordu Komutanı'nı şikayetetmiştim!"
Uludağ'ın yazdığı dilekçeleri kanıt göstererek ortaya attığı iddialar yargıçları hayli terletecek davalar gündeme getirebilir.
KURMAY ALBAY AHMET ULUDAĞ KİM?
Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ, 1947'de Eskişehir'de doğdu. 1965'teKara Harp Okulu'na girerek 1967'de topçu subay çıktı. 1968'de Topçu veFüze Okulu'ndan, 1978'de Kara Harp Akademisi'nden, 1989'da SilahlıKuvvetler Akademisi'nden, 1990 yılında da Pakistan Savunma Koleji'ndenmezun oldu.
PakistanQuad-i Azam Üniversitesi'nde savunma ve strateji konusunda yükseklisans yaptı. Topçu batarya komutanlığı, tümen ve tugaylarda karargâhsubaylığı, Kara Harp Okulu'nda tabur komutanlığı ve öğretmenlik yaptı.1994-1995 yıllarında Güneydogu'da Komando Alay Komutanlığı göreviniüstlendi... 1995 yılında yazdığı dilekçelerle 240 komandonun akibetiniaraştırdı. Aynı yılın ağustos ayında İzmit 15. Kolordu KurmayBaşkanlığı'na tayin edildi. Ancak Uludağ, kendi ifadesiyle "çalınanaskerleri" konusunda suça ortak olmakla eleştirdiği bu birime gitmeyiistemedi ve kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Uludağ emekli olduktansonra da 240 komandonun peşini bırakmadı ve son olarak geçtiğimiz ayyayınlanan "Çalınan 240 Komando Askeri" adlı kitapla konuyu kamuoyuna duyurmuş oldu...
240 KOMANDO CEPHEDEN KAÇIRILDI İDDİASI?
Kuzey Irak'ta ve Güneydoğu'da PKK ile mücadele için özel olarak kurulantaktik alaylardan biri olan ve 1994 yılında görevlendirilen 151.Komando Alayı'nın komutanı Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ'ıniddiasına göre, 240 komando emirlere aykırı olarak Güneydoğu'ya çatışmaortamına gönderilmemek için bu alaydan çalındı! "Geri hizmete verilenkomandoların yerine 148 acemi er 'komando kılığında' 151. KomandoAlayı'nda görevlendirildi! Bunun sorumlusu Adapazarı'ndaki 2. PiyadeTugay Komutanı Tuğgeneral Rauf Aydın!
Dönemin Genelkurmay Başkanı; Kara Kuvvetleri, 15. Kolordu ve 1. Ordu komutanları da buna göz yumdu! (Uludağ'ınsuçladığı askeri yetkililer dönemin Genelkurmay Başkanı ismail HakkıKaradayı, Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Bayar, 15. Kolordu KomutanıKorgeneral Nahit Şenoğul ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hikmet Koksal!)Bu yüzden de Kuzey Irak'a eğitim seviyesi ve fiziki kabiliyeti komandotaburundan az olan bir iç güvenlik taburu gitti! 240 komandoyubirliğinde tutan ve Güneydoğu'ya gitmekten alıkoyduğu öne sürülenTuğgeneral Rauf Aydın ise daha sonra atandığı Diyarbakır'daki AtmacaOperasyonu'nda 27 şehit birden verdi. Bu, bir operasyonda bu denlişehit verilen ilk çatışmaydı!"
151. ALAYIN HİKAYESİ
151. Komando Alayı, sabit bir kışlası olmayan seyyar bir birlikti ve1994'ün ağustos ayından itibaren tam bir yıl süre ile Güneydoğu'dakioperasyonlarda aktif görev aldı. Aktel Dergisi Muhabiri Ürün DiriKurmay Albay Ahmet Uludağ 'ın komutasında alaya bağlı Mehmetçikler, birgün Tatvan'da, bir gün Bitlis'te, Muş'ta, Siirt'te teröristlerleçarpışıyordu. Alayın Karargah Takımı İle l'inci Komando Taburu'na herüç ayda bir, yani her tertip erlerden yaklaşık 150 komando eriningelmesi gerekiyordu.
KurmayAlbay Ahmet Uludağ'ın kitabında yer alan bilgileri Aktüel dergisi içinhaberleştiren Ürün Dirier'in haberinde yer alan bilgilere göre skandalişte bu noktada fark ediliyor. Uludağ, yaşananları kendi cephesindenaktarmayı şu şekilde sürdürüyor:
"Eğitim merkezlerinde eğitimini tamamlayan komando erleriniAdapazan'nda toplaması ve Güneydoğu'daki bu alayın o anda neredeolduğunu öğrenmesi, otobüs kiralaması, yol güzergâhındaki gamizonlarlakoordinasyon içinde emniyetli bir şekilde ulaştırması için" Adapazarı2'nci Piyade Tugay Komutanlığı'na da özel görev verilmişti.

Bu görev verilirken Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığıve 1'nci Ordu Komutanlığı'nca, yani sıralı bütün komutanlıklarca aynıyazılı verilmişti: "Bukomando erleri senin tugayına ait değil, bir komando erini dahikışlanda bırakmaya hakkın yok, hepsini Güneydoğu'daki 151'inci KomandoAlayı'na sevk et!"

Ancak alay komutanlığında göreve başlamasından iki ay sonra taburlarınpersonel durumunu inceleyen Uludağ, tertipler arasında büyükdengesizlik gördü. Birlikte beş tertipten asker vardı ve her tertiptenortalama 137 er olması gerekirken 1973/3 tertip erlerin mevcudu 464kişiydi. Yani normalden üç kat fazla. Oysa diğer tertiplerin miktarınormalin çok altındaydı.
Uludağ, bu durumun yaratacağı sakıncalan Adapazarı 2. Piyade Komutanlığı'na 15 Ekim 1994 tarihli yazıyla bildirdi: "Erdağılımı aynı kalırsa 1973/3 tertipler terhis olduktan sonra taburunmevcudu bir bölüğe düşecek ve operasyon görevini yapamayacak!" Uludağaynı yazıda doğacak er açığının önlenmesi için de talepte bulundu:"Adapazan'nda bırakılmış komando eri varsa gönderilmesi..."
Ancak yazıya cevap gönderilmedi. Bir süre sonra gönderilen emirle 1.Komando Taburu Adapazan'na geri çekildi ve bu taburun yerine bir içGüvenlik Taburu verildi.
240 KOMANDO GERİ DÖNMEDİ YERLERİNE ACEMİ VERİLDİ
Ancak üç ay sonra, Mart 1995'te Adapazarı'na geri çekilen komandotaburu Kuzey Irak'taki operasyonda yer alması için 151'inci KomandoAlayı'na yeniden katıldı. Taburun personel durumunu inceleyen AlbayUludağ şaşırtıcı bir tabloyla karşılaştı!
Taburda bulunması gereken 753 komando er ve erbaş eksiksiz mevcutdeğildi! Yani Adapazarı'ndaki 2. Piyade Tugayı'ndan gönderilen tabur240 komando eksikti. Daha da şaşırtıcı olanı kayıp 240 komandonunboşluğunu doldurmak için 148 acemi erin mavi komando beresigiydirilerek Alay'a gönderilmesiydi. Kuzey Irak'a gidecek özel taktikalayında topçu ve piyade sınıfına mensup 148 acemi er!
Uludağ bu durum karşısında düşündüklerini şu sözlerle özetliyor: "Böylebir şeyi kim, nasıl ve ne maksatla yapmış olabilir? Bu askerleri Irak'ayollamak ölüme yollamakla bir sayılır. Üstelik acemiliklerinden dolayıyapacakları hatalar tüm birliği tehlikeye atabilir. Dahası pusuya biledüşürebilir. Hayır, bu birlikle Kuzey Irak'a gidilemez!"
KAYBOLAN KOMADOLAR İÇİN DİLEKÇE TRAFİĞİ

Uludağ durumu derhal 6. Zırhlı Tugay ve Bitlis Güvenlik Komutanı'ylaJandarma Asayiş Komutanı'na bildirdi. Tabur denetlendi ve KuzeyIrak'taki operasyon için uygun olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerinegörevlendirme emrinde değişiklik yapıldı ve eksik komando taburununyerine üç ay önce Adapazarı'na geri çekilen iç Güvenlik Taburugönderildi. Ve Kuzey Irak'taki operasyona eğitim seviyesi ve fizikikabiliyetleri komando taburuna göre daha az olan iç Güvenlik Taburugitti....

Bir buçuk ay süren Kuzey Irak'taki Çelik-1 Operasyonumdan dört şehitledönen Kurmay Albay Uludağ, 3 Mayıs 1995'te Adapazarı 2. Piyade TugayKomutanlığı'na bir dilekçe yazdı.
Uludağ, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 151. Komando Alayı içingönderilen fakat Adapazarı'nda bırakılan komando erlerini istedi. Yanıt18 Mayıs'ta geldi. 2. Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Rauf Aydın cevapyazısında kışlanın emniyeti, silah, bina ve araçların bakımı İçinkomando erlerden bîr kısmının Adapazarı'nda bırakıldığım belirtiyordu.
Uludağ aynı dilekçeyi İzmit'teki 15. Kolordu Komutam Korgeneral NahitŞenoğul'a da göndermişti. Şenoğul'dan gelen yanıt da aynıydı. Uludağyaptığı araştırmada gönderilmeyen komando erlerine verilen görevleri deöğrendi. Kimi Adapazarı 2. Piyade Tugayı'nda çaycılık yapıyordu, kimiKefken Kampı'nda motel sorumlusu olarak görevlendirilmişti. Bir bölümüde tören mangasında görevliydi. Ancak Kara Kuvvetleri KomutanlığıPersonel Dairesi kayıtlarına göre askerler Güneydoğu'da olmalıydı.
KORGEREL AKTULGA'NIN HERKES CEPHEYE EMRİ
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bu durumu bildiren bir yazı gönderenUludağ'a beklediği yanıt 18 Temmuz 1995'te, Kara Kuvvetleri KurmayBaşkanı Korgeneral Doğu Aktulga'nın bütün birliklere gönderilen emriylegeldi. "OlağanüstüHal Bölgesi'nde (OHAL) geçici görevle bulunan birliklere tertip edilenerbaş ve erlerin tamamının, birliklerine sevk edileceği emirlerdebelirtilmiş olmasına rağmen söz konusu birliklere tertip edilen piyadesınıfı komando eğitimi görmüş erbaş ve erlerin tamamının bazıbirliklerce sevk edilmediği tespit edilmiştir. Bu erbaş ve erlerintamamı OHAL bölgesine sevk edilecek, hiçbir suretle değişik amaçlarlave başka görev yerlerinde kullanılmayacaktır."

Ancak bu emir de yerine getirilmedi ve Adapazarı'ndaki komandolar 151. Komando Alayı'na yine gönderilmedi.
KARA KUVVETLERİNE GÖRE VUKUAT YOK!

Bunun yerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanı TümgeneralAhmet Ozteker'den dört ay sonra, 17 Kasım 1995'te şu yazı geldi: "Başvurularınızdaki iddialar incelenmiş olup şikayet ettiğiniz konuların verilmiş emirlere uygun olduğu tespit edilmiştir." Genelkurmay Personel Başkan Vekili Tümgeneral Bahtiyar Türker imzalı yazıda da benzer bir cümle yer alıyordu.
Uludağ aslında bu cevapların Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Bayar veGenelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'ya ait olduğunuiddia ediyor ve diyor ki "GenelkurmayBaşkanı ya da Kara Kuvvetleri Komutanı'nın bilgisi olmadan bir personelbu tür bir yazı yazamaz. O zaman onlar da bunu desteklediler demek ki!"
ULUDAĞ: HAKSIZSAM BANA DAVA NEREDE?

Uludağ bu durumda kesinlikle soruşturma yapılması ve olayın askerimahkemeye intikal ettirilmesi gerektiğini savunuyor. BU gerçekleşmediğiiçin de şaşkınlığa düştüğünü belirtiyor. "Üstelikbenim yalan söylediğim düşünülüyorsa bana dava açılması gerekiyordu.Ancak dava da açılmadı. Belli kî olay örtbas edilmeye çalışılıyordu.Olayın üzerinden 12 yıl geçti. Zamanaşımı süresi olan 15 yıl geçmediğiiçin hâlâ bir soruşturma ve dava açılmasını bekliyorum"
ULUDAĞ'IN YANIT BEKLEDİĞİ İKİ SORU:
Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ, "Çalınan 240 Komando Askeri" adlı kitabında açıkça dile getirdiği olayla ilgili iki soruya bugün de yanıt bekliyor:
* 240 komandoyu neden Adapazan'nda tuttular?
* 240 kişi neye göre seçildi?"

ERLER İKİ NEDENLE ÇALINMIŞ OLABİLİR

"Yolsuzluk" olarak nitelendirdiği bu olayın nasıl gerçekleştiği konusunda da Uludağ'ın tahminleri şöyle:
* "Komandolar Güneydoğu'ya Adapazarı'ndan gidiyor, terhis edilincede önce Adapazan'na gönderiliyordu. Komandolar Adapazan'ndaGüneydoğu'ya gitmiş gibi gösterilmiş olabilir. Tuğgeneral Rauf Aydın'ınböyle bir olayı gerçekleştirmesinin birinci nedeni 240 komandonunhatırı sayılır kişilerin çocukları olma ihtimali." Uludağ bu 240kişinin içinde Güneydoğu'da görev yapmak isteyenler olduğunu vearkadaşları aracılığıyla bu isteklerini "Beni Güneydoğu'ya aldırın"diyerek kendisine duyurduklarını da söylüyor: "Bu askerler kayınlardanörtbas etmek için görüntü amaçlı kullanılıyor olabilir...
*"İkinci seçenek de 240 komandonun Rauf Aydın'ın birliğini denetimlerdegüçlü göstermek amacıyla kullanılmış olabileceği. Böylece Aydınbirliğini başarılı göstererek denetimlerde yüksek not alıp terfiedebilirdi."

11'İ SIHHIYE ERİYDİ VE ÇOK ÖNEMLİYDİ
15. Kolordu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay'a bir dilekçeyazmış Uludağ. Ancak 240 askerden 1995 yılının temmuz ayında yalnız19'unu alabilmiş. Uludağ, "Diğerlerihiçbir zaman Güneydoğu'ya gönderilmedi" diyerek şu sözleri ekliyor."Bunlar belirli kişilerin çocukları olabilir. Ama 11'İ sıhhîye eriydi.Bizim için her şeyden önemli. Aynı anda 10 yaralı olabiliyor."
ÜÇ AYLIK ERİN KOMANDO BİRLİĞİNDE İŞİ NE?

Sadece 1995 yılının temmuz ayında 15. Kolordu Komutanlığı, Uludağ'a biryazı göndererek Adapazan İçin tertip edilen 1975/1 tertip devre kaybıerlerden 40-50'sini takviye er olarak gönderebileceklerini belirtmiş.Ama Uludağ soruyor: "Üç aylık eğitimini bile tamamlamamış devre kaybı erlerin komando birliğinde ne işi olabilir?"

Uludağ'ın verdiği bilgiye göre, iki ay sonra Genelkurmay Başkanı İsmailHakkı Karadayı, Adapazarı'ndaki 2. Piyade Tugay Komutam Tuğgeneral RaufAydın'ı Güneydoğu'da, Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde görevlendirmiş.
Uludağ, tugayıyla Diyarbakır'a giden Rauf Aydın'ın burada katıldığıAtmaca Operasyonu'nun skandalla sonuçlandığını da iddia ediyor: "27kişi öldü Dicle'deki operasyonda. Bu bir operasyonda bu denli çokkişinin şehit olduğu ilk olaydı. Genelkurmay Başkanı'na yazdığım 27Kasım 1995 tarihli şikayet dilekçesinde PKK'ya dolaylı şekilde destekveren bir generalin Güneydoğu'ya gönderilmesi bir ceza mı, mükafat mı,diye yazmıştım."
ULUDAĞ'A GÖRE TUĞGENERAL'İN TAYİNİ SÜRGÜN
"Bu bence birtür ceza ama Aydın hakkında hiç soruşturma açılmadı. Generallerhakkında soruşturma açtırma emri verme yetkisi GenelkurmayBaşkanı'nındır. Soruşturma açtırmadığına göre benim iddialanm doğrudeğil. Doğru değilse ciddi hakaretlerde bulundum, bana dava açılmasıgerekirdi. O da yapılmadı. İddialarımı İncelemesi ve askeri mahkemeyevermesi lazımdı. Bana da dava açan olmadı."
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Ve Theme Design By Cadosoas