Nöropeptid Nedir Somatosensoriel informasyonun iletiminde rol oynayan çeşitli nöropeptidler, nörotransmitterlerin hızlı başlayan ve çabuk sonlanan etkilerinin aksine olarak, serbestleştiklerinde daha göreceli ve uzun bir etkiye sahiptirler. Somatosensoriel sistemdeki devam
Akut Ağrı Mekanizması
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkAkut Ağrı Mekanizmaları Ağrıyı ileten sistemler başlıca şu komponentlerden oluşurlar: 1. Nosiseptörler periferik sinir sisteminde ağrılı uyaranı tanıyan özel reseptörlerdir. Primer nosiseptif afferent lifler, A-delta ve C lifleri ağrılı uyaranlarla ilgili devam
Beyin Sapı ve Diensefalik Mekanizma
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkBeyin Sapı, Orta Beyin ve Diensefalik Mekanizmalar Somatosensoriel inputlar, beyin sapı ve orta beyne iki şekilde iletilirler. Birincisi, anterolateral spinal kadran içinde yukarı çıkan spinal projeksiyon nöronlarının aksonları ve akson kollateral-leri bu traktusu devam
Ağrı Sınıflandırması
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkAğrı Sınıflandırması Ağrı bu güne kadar çok çeşitli şekillerde sınıflandırılmıştır. Zamana göre; akut ve kronik, kaynaklandığı bölgeye göre; somatik, viseral, sempatik, mekanizmasına göre; nosiseptif, nöropatik, deaferentasyon, reaktif ve psikosoma-tik, duyu devam
Ağrı ve Nosisepsiyon Nedir
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkAğrı ve Nosisepsiyon Nedir Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği (IASP), ağrıyı: “Vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, gerçek ya da olası bir doku hasarı ile birlikte bulunan, insanın geçmişteki deneyimleri ile ilgili, sensoriel, afektif, hoş devam
Kortikosteroidler Hakkında Bilgi
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkKortikosteroidler Geçmiş yıllarda kortikosteroidler, sepsisin erken dönemlerinde, kısa süreli (1-2 gün) ve yüksek dozda (30 mg/kg) kullanılmıştır. Ancak yüksek doz gluko-kortikoidlerin sağkalım oranını artır-madığı gösterilmiştir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda devam
Ağrı Fizyolojisi Temel Bilgiler
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkAĞRI FİZYOLOJİSİ, TEDAVİ İLKELERİ AĞRI TERİMLERİNİN TANIMLARI Ağrılı uyaran: Vücuda gerçek veya olası zarar verebilecek uyarı.Ağrı eşiği: Kişinin tanımlayabileceği en hafif ağrı düzeyi.Ağrı tolerans eşiği: Kişinin tolere edebileceği en şiddetli ağrı devam
Septik Şokta Sıvı Resüsitasyonu
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkSeptik Şokta Sıvı Resüsitasyonu Sıvı resüsitasyonunun amacı, doku perfuzyonu ve hücresel metabolizmaları normale çevirmektir. Sıvı replasmanı, kalp debisini ve sistemik oksijen sunumunu arttırır. Sıvı tedavisinde klinik kriterler; kan basıncı, kalp hızı, idrar atımı ve devam
Vazopressör ve İnotropik Tedavi
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkVazopressör ve İnotropik Tedavi Sıvı tedavisi ile yeterli arteriyel basınç ve organ perfüzyonu sağlanamazsa, vazopressör tedaviye başlanmalıdır. Septik şokta, kan basıncı monitorizas-yonu için mutlaka invaziv yöntem seçilmeli, sürekli kan basıncı devam
Organ Disfonksiyonu
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkOrgan Disfonksiyonu Kardiyovasküler Sistem Sepsiste dominant hemodinamik özellik, kapiller permeabilite artışı ve vazodilatasyondur. Ayrıca asidoz, hi-poksemi ve miyokardiyal ödeme bağlı olarak kardiyak disfonksiyon ortaya çıkar. Bunların yanısıra, dolaşımda miyo-kard devam
Septik Şok ve Mods Sendromu
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkSeptik Şok Genel Bilgiler Yeterli sıvı tedavisine yanıt vermeyen hipotansiyonun (sistolik arter basıncı 90 mmHg’nın altında veya ortalama arter basıncı 60 mmHg’nin altında) eşlik ettiği sepsis tablosudur. Temel olarak şok, dokuların metabolik gereksi devam
Sepsis ve Bakteriyemi Nedir
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkSepsis Nedir Sepsis, enfeksiyona karşı organizmanın gösterdiği inflamatuar bir yanıttır. Endojen mediyatörler tarafından oluşturulan ve enfeksiyona karşı oluşan sistemik yanıtın progresif aşamalarını gösteren sepsis ve sekelleri, başlangıçtaki hasarı takiben, devam
Nörojenik Şok Genel Bilgiler
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkNörojenik Şok Genel Bilgiler Nörojenik şok, arteriyol ve venüller üzerindeki vazodilatatör ve vazokons-trüktör mekanizmaların dengesinin bozulması sonucu ortaya çıkar. İstenmeyen bir olaya aniden maruz kalma (örn; kan görme, kötü bir haber duyma, aniden şiddetli devam
Anaflaktik Şok Hakkında Bilgiler
Haziran 1st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkAnaflaktik Şok Hakkında Genel Bilgiler Anaflaktik şok, maruz kalınan aller-jik bir madde sonucu, mast hücresi ve bazofıllerden aniden inflamatuar medi-yatörlerin salınımı sonucu ortaya çıkan ağır bir dolaşım bozukluğudur. Uyaran maddeyle temastan sonra, saniyeler veya devam
Kardiyojenik Şok Genel Bilgileri
Mayıs 21st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkKardiyojenik Şok Hakkında Bilgiler Kardiyojenik şok, yeterli doku per-füzyonunu sürdürmek için gerekli olan kalp debisini sağlamada yetersiz kalması sonucu ortaya çıkar. Kalbin pompalama gücünü azaltıp, kalp debisinin düşmesine neden olan hastalıklar kardiyojenik devam
Hemorajik Şok Tedavisi
Mayıs 21st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkHemorajik Şok TedavisiSıvı, kan ve vazoaktif ilaçlar kullanılmaktadır. Sıvı Tedavisi Hızlı sıvı replasmanı hipovolemik şok tedavisinin temel taşıdır. Sıvılar, de-fisiti yerine koyacak şekilde ve hızda infıize edilmelidir. Genç hastalarda hızlı sıvı replasmanı devam
Hipovolemik Şok Hakkında Bilgiler
Mayıs 21st, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkHipovolemik Şok Hakkında Bilgiler Hipovolemik şok; hipoperfüzyon bulguları olan bir hastada ilk düşünülen şok tipidir. Hipovolemi etyolojisine göre hemorajik ve nonhemorajik şok olarak ikiye ayrılır. Hemorajik şok, damar dışına olan kan kaybı sonucu ortaya çıkar. devam
Şok ve Şokun Klinik Tedavisi
Mayıs 19th, 2010 by admin | No Comments | Filed in SağlıkŞok ve Şokun Tedavisi Şok, dokuların normal metabolik ihtiyaçlarını karşılayabilmesine yetecek kan akımının sağlanamadığı, pek çok organ sistemini etkileyen sistemik bir bozukluktur. Başka bir tanıma göre ise; akut sistemik hipoperfuzyonla (kan akımında azalma) başlayıp, devam



